Münkir Münafığın Gönlü
Sazı çağırırım Aliden yana
Yarındaki gün hesabımız sorulur
Yüzü dönsün Aliden yana
Sazı bağlayanlar Hak yolun bilenler
Yedi’sini Kırk’ını ezelden bulanlar
Tuttu doğru yolun gerçek erenler
Saza nazar ederim Aliden yana
Münkir münafıkın yüzü kararsın
Yağmur olup gözden yaşı boşansın
Ahir hesap günü bağrı paralansın
Yüzü dönsün Aliden yana
Pir Sultan’ım eyder Hatâ kuluyem
Hak Muhammed Ali’nin yoluyem
Bu cihan içinde mestânelerem
Yüzü dönsün Aliden yana
Edebi İnceleme
Pir Sultan Abdal’ın "saz" ve "yol" temalarını birleştirdiği bir nefesidir. "Saz", Alevî-Bektaşî kültüründe sıradan bir müzik aleti değil, "telli kuran" (telli Kur’an) olarak adlandırılan kutsal bir araçtır; cem âyinlerinde ibadetin ayrılmaz parçasıdır.
İlk dörtlükteki "Münkir münafığın gönlü kararsın" bedduası, hakikati inkâr ve riyakârlık eden kişiye yöneltilir. "Sazı çağırırım Aliden yana" mısrası, sazın yönelişinin Hz. Ali’ye olduğunu söyler; saz çalmak bu bağlamda bir tür dua/zikr şeklini alır.
İkinci dörtlüğün "Yedi’sini Kırk’ını ezelden bulanlar" mısrası, Alevî-Bektaşî inancındaki "Yediler" (yedi büyük eren) ve "Kırklar" (kırklar meclisi) öğretisine atıfta bulunur. Bu silsileyi tanıyanlar, "doğru yol"a tutunmuş erenlerdir.
Üçüncü dörtlükteki "Yağmur olup gözden yaşı boşansın" mısrası, münafığın pişmanlık gözyaşını isteyen bir bedduadır. "Ahir hesap günü bağrı paralansın" mısrası ise mahşer tasavvuruna gönderme yapar.
Son dörtlükte Pir Sultan kendisini "Hatâ kuluyem" olarak tanımlar — yani Şah Hatâî’nin bağlısı. "Mestânelerem" tabiri, ilahî aşk içkisiyle sarhoş olduğunu söyleyen sufi terminolojisidir.