Şu Yalan Dünyaya Geldim
Severim Kırklar’ı, Yediler’i
Üstadımız vardır bizim ezeli
Pir Sultan’ım haktan gayrı yol bilmem
Hak Muhammed Ali bizi yarattı
Yer yüzünden gökyüzüne erdirti
Bin bir adı vardır bir adı Settâr
Pir Sultan’ım haktan gayrı yol bilmem
Bilirim hâlimi her sözüm haktır
Doğru söze münkir olan kimsedir
Aşk ile gelenin yolu bektir
Pir Sultan’ım haktan gayrı yol bilmem
Pir Sultan Abdal’ım söz evvelinden
Hak Muhammed Ali’dir gönlüm derinden
Yedi cetlerimden, yedi pirimden
Pir Sultan’ım haktan gayrı yol bilmem
Edebi İnceleme
Pir Sultan Abdal’ın "haktan gayrı yol bilmem" nakaratlı, mutlak teslimiyet temalı nefeslerinden biridir. Şiirin ilk mısrası — "Şu yalan dünyaya geldim geleli" — halk şiirinin en bilinen kalıp ifadelerinden biri olarak yıllarca yaşamıştır.
İlk dörtlükteki "Kırklar" ve "Yediler", Alevî-Bektaşî inancındaki erenler topluluklarıdır. Kırklar Cemi, Hz. Muhammed’in göğe yükseliş gecesinde (Mîrac) Hz. Ali ile karşılaştığı manevî meclistir; Alevîlikteki cem âyininin kökeni de bu mecliste tasavvur edilir.
"Bin bir adı vardır bir adı Settâr" mısrası, Allah’ın "Settâr" (kusurları örten) ismine atıfta bulunur. Bu, halkın günahlarını örten merhamet anlayışına vurgu yapar.
Üçüncü dörtlüğün "Doğru söze münkir olan kimsedir" mısrası, hakikati inkâr edeni "kimse" (bir hiç) olarak küçümseyen, sözle hakikat arasında köprü kuran bir hikmet ifadesidir. "Aşk ile gelenin yolu bektir" mısrası, "yolu açıktır" anlamındadır.
Son dörtlükteki "Yedi cetlerimden, yedi pirimden" tabiri, manevî silsilenin yedi kuşak boyunca uzanmasını ifade eder; bu tasavvuf düzlemde "yedi seyr" (yedi seyahat: tabiat, fıtrat, ruh, kalp, sır, nefs, hak) makamlarına da çağrışım yapar.