Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Güzel bir çalışma olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selam ve saygılarımla
Hac mı umre mi üstadım? Allah kabul eylesin. Ne güzel dile getirmişsin. Candan kutlarım. Selam ve sevgiler.
Kesinlikle böyle olmalı gidişler. Mertçe, erkekçe, delikanlı gibi. No o öyle zırlamalar, sitemler, topuğa ya da kafaya sıkmalar, kafada bardak kırmalar... Her şeyin bir edebi, adanı olmalı. Candan tebrikler. Selam ve saygılar.
O acıyı ancak çeken bilir sevgili kardeşim. Hangi acı mı? Yazmışsın ya: Kuyruk acısı. İşte onu çok iyi bilirim. Selam ve sevgiler.
Yılmaz Bey burada birkaç farklı konu birbirine karışmış sanki. O yüzden ilk bakışta ikna edici gibi görünse de, ilmî açıdan ciddi problemler var açıklanması gereken Önce doğru olanı söyleyelim: Evet, namaz kelimesi Türkçeye Farsçadan geçmiştir. Kur'an'da ise es-salât kelimesi geçer. Bu, kitap kelimesi Arapça diye Türkçede kitap dememiz gibi doğal bir dil meselesidir. Ama buradan: *Kur'an'da namaz farz değildir. sonucunu çıkarmak doğru değil Çünkü Kur'an Arapça inmiştir. Elbette içinde Türkçe namaz kelimesi geçmez. Aynı mantıkla oruç kelimesi de Kur'an'da geçmez; onun yerine savm geçer. O zaman "oruç farz değildir" mi diyeceğiz? Elbette hayır. Hatta Tanrı kelimesi de Kur'an'da geçmez, çünkü Kur'an Arapçadır ve Allah lafzını kullanır. Bir diğer yanlışınız ise salât kelimesinin sözlük anlamlarını alıp ibadet anlamını dışarıda bırakmanız. Evet, salâtın sözlükte: dua, yönelme, destek olma gibi anlamları vardır. Ancak Kur'an'da bazı ayetlerde salât, açıkça belirli vakitleri, rükûyu,...
Hüzünle de olsa gidişler yine de arkaya pek bakmamalı... Anılar yine de bırakmaz bir zaman insanı... Kutlarım yürekten...
Özlemez mi insan sevdiğini vuslat olsun diye geceler boyu beklemez mi... Kutlarım içtenlikle...
Goethe'ye ait şu sözleri hatırlattı yazınız bana ...böyle asil sevmelere borçluyuz edebiyat denilen bu sanrıyı belkide : "Bu acıyı dünyada yalnız ben çekebilirim o halde sen beni sevmesen de ben beni seviyorum. (...) Seni seviyorsam, sana ne bundan?" kutluyorum asil ve mükemmel bir duruş ,güzel bir eser...selamlarımla.
Cevizin dibinde rüzgarlar eser Baltayı vurursan demiri keser Ağanın altına istersen çul ser, Dediysem sözümü sen dinle beyim!--------Güçlü kalemden güçlü bir eser Kutlarım üstad
Şiir yazmak bir sanattır. İster hece,ister serbest olsun yazmak yetenek ister. Şiir mutlaka kuralına göre yazılmalı. Kuralına göre de okunmalı. Güzel şiirler her zaman zevkle okunur. KUTLARIM.
İnşaallah bekldiğimiz ve umut ettiğimiz o imanlı, inançlı ve çevreye duyarlı gençler yetişirler İlyas Bey kardeşim. Allah'tan umut kesilmez. Kaleminiz daim olsun. Selamlarımla.
“Kıyametin koptuğunu görseniz de elinizdeki fidanı dikin" Hz. Muhammed (s.a.v) Yüce Resûl'ümüzün (sav) hadisini rehber edinen bir gençlik arzusuyla dolu duygularla yazılmış, duyarlı yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler üstadım. En kalbî selam, dua, sevgi ve saygılarımla. Cuma gecemiz hayırlı olsun.
Herkesin dileği vardır gönlünce, En hayırlısını iste nedense; Dil, kalp, dimağ ile hep kabul oldu, Müselles gücüyle görkemli oldu!-----------Kutlarım üstad.Güçlü bir eser okudum. Baki selam
Vefali güzel yüregine saglik ustam, cok degerli bir konuyu siirsellestirmen taktire sayandir.Kutlarim yürekten Konuyla baglantili gördügüm cok önemli bir gercegi buraya asiyorum ilgilenip faydalanmak grekir.. Zeytin ve incirin birlikte tüketilmesiyle meydana cikan deger.. -- 7 Japon bilim adamının Müslüman olma hikayesi... Sebebi zeytin ve incir... https://www.yeniakit.com.tr/haber/7-japon-bilim-adaminin-musluman-olma-hikayesi-sebebi-zeytin-ve-incir-548807.html El Ezher Üniversitesinde şifalı bitkiler ve ilaç profesörü ve eski dekanı olan Dr. Taha İbrahim El Halife 7 Japon Araştırmacının nasıl Müslüman olduğunu anlattı. Japon bilim adamları “İncir ve Zeytin” Kur'an'da belli bir sayıda geçiyor diye Müslüman oldu. maganin.com sitesinin haberine göre Japonyalı bir araştırma grubu, kendilerinin şu anda elde ettikleri araştırmaların sonucunu Kur’an-ı Kerim’in önceden beyan ettiğini öğrenince Müslüman oldular. Japonyalı grubun Müslüman olma hikayesi bir protein maddesini araştırmayla ...
Küçücük bir katkı yapayım Nuri ağabeyim alıntı yaparak ve usulca Sami ağabeyime seslenerek:)) "Türk edebiyatında 12'li hece ölçüsü (6+6 duraklı) özellikle Geçiş Dönemi ve Tasavvuf edebiyatında sıklıkla tercih edilmiştir. Bu ölçüyü kullanan öne çıkan şairler şunlardır:Hoca Ahmet Yesevi: Türk tasavvuf şiirinin kurucusudur ve meşhur eseri Divan-ı Hikmet'teki şiirlerini genellikle 12'li hece ölçüsüyle yazmıştır.Yunus Emre: Eserlerinde aruzun yanı sıra sade bir dille hece ölçüsünü de başarıyla kullanmıştır.Kaygusuz Abdal: Tekke şiirinin önemli bir temsilcisi olarak hece ölçüsünün farklı kalıplarını denemiştir" Kutladım çokçana Nuri ağabeyim. Selam ve saygılarımla. çağatay
Gazilik ve silah arkadaşlığı asla unutulmaz hele de beraber aynı cephede savaşılmışsa bir zamanlar. Yemende de çok fazla şehidimizde var bildiğim kadarıyla. Yıllar sonra Gazi arkadaşların bir araya gelip dertleşmesi birbirine yardım etmesi takdire şayan gerçekten. Şimdilerde ne Kurtuluş Savaşı Gazisi var ne de Yemen Gazileri, hepsi tarih oldu. Kore Gazileri ve Kıbrıs Gazileri hayatta.. Özetle güzel bir öykü olmuş değerli Hocam kutlarım yürekten...
İşte konun bam teli de tam burası, bunu başarabiliyor muyuz yani sizin deyişinizle ''Dünyanın gidişatını değiştirecek dokunuşlar yapmaya kudretimiz var mı?'' yoksa bile olmalı. Dünyanın hiç iyi görünmediği insancıl olarak ortada zulümler almış başını gidiyor. Sessiz kalmak bir bakıma suça ortak olmak. Cılız da olsa bir ses çıkarmak sessiz kalmaktan bin kat iyidir. Kötülerin ve kötülüklerin azalması iyilerin ve iyiliklerin çoğalması temennisiyle yazınızı çok beğendim. Kutlarım yürekten...
Hem anlam hem de teknik olarak çok şık bir şiir okudum sayfanızdan." yerdesin sen" kelime öbekli redif kullanımınız bir harika olmuş. Hele ki redif öncesi gelen zengin, tam, yarım kafiyeler ve hatta ilk kıtadaki tunç örneklemesi bence çok çok iyiydi. Nesirlerde kullanıldığı zaman Seci'-i Mütevâzî olarak tanımladığımız,- Hem seslerin hem de ölçünün (veznin) birbirine uyduğu türdür.- bu kafiye açılımınının 7+7 net duraklarla bezenmesi sebebiyle kullanımıyla işbu kafiye yapısının şiir iç kafiyesi olarak arzı endam edişini kendimce ve haddimce çokçana çokçana kutluyorum. Saygılarımla. çağatay
Toprak.. Sessizliğine bir ömür yatırdığımı fark etmelerim Seslenişinde kalp çarpıntılarım Bir an seninle karşılışıcam diye kelebeklerim. Gitmediğim, gidemediğin, Tozlu raflar arasında Tozunu tozuma katan kelimelerin.. Toprak.. Küçüklüğüme rast gelişim Bir babaya anlatır gibi şefkat isteyişim Bir abinin derin kavgasında isyanlarım En çok bir sevdanın dumanında Kendimden kendimi doğurana kadar yanışım Toprak.. Köklerinle dans etmeye cesaretim Serin karanlığında bekleyişim Farklı şehirlerde, farklı bedenler de başka benlik doğuruşlarımıza Uzanamayacak kadar güçlü prangalarına Yıllar önce çıkamayacak kadar korkak Kafeslerime Toprak.. Esmelerim, yağmalarım Senin toprağındaki sarı yapraklarım Senin toprağından bir ağacı doğuruşun. Bir çağlayanı yudum yudum doyuşların Toprak.. Kimbilir, belki bu sefer gerçekten Toparlayıp gitmeliyim sarı yapraklarımı. Eylülde aşkın yaşanmadığı bir gerçeklikten Toprağına bir kelime daha düşürmeden sessizce uğurlamalıyım; göğe doğru yükselen dallarını....
Sevda bir şarapsa eğer, mahzenine kavuştuğunu ne zaman anlar? Bir köpeğe bir tas su, bir iki lokma ekmek verildiğini gördüğü zaman. Yuvasız kuşlara kuş evleri yapıldığını gördüğü zaman. Yani merhametin her canlıyı kucakladığını gördüğü zaman... Helal olsun. Harika bir yazıydı. Candan tebrikler. Selam ve sevgiler.