İçimizde tuttuk bütün ahhları
Ayıp olur diye yuttuk yuhhları
Arada gönderin şu cerrrahları
Kanayan yarayı gelin bölüşek.
Çok güzeldi çok günceldi kayıtsız kalamazdım.
Elinize emeğinize sağlık mihman hocam
Hürmetle
''Aşk şiiri nasıl yazılır, nasıl bir şeydir'' diye soranlara '' İşte böyle bir şeydir, böyle yazılır'' diye örnek olarak gösterilecek mükemmel bir şiirdi.
Can-ı gönülden kutlarım.
Selam ve sevgiler.
Beni de yarattınız sıcağı sıcağına
Ve çoban eylediniz beyinsiz bir yığına
Sayenizde şu burnum çıktı taa Kaf Dağına
Meğer aslı var imiş, beni siz yarattınız.
Diyerek ben de kendimce eşlik edeyim dedim bu güzel ve anlamlı şiire.
Eğer sürç-ü lisan eylemişsek affola.
Selam ve sevgiler.
Suret ve siret
Biri gözün gördüğü, dünyanın tanıdığı yanımız.
Diğeri kalbin taşıdığı, hakikatin bildiği yanımız.
Derler ki
sûret, sîretin aynasıdır
İçte ne varsa,
bir yerden sonra dışa o sızar.
Ama bazen sûret aldatır
insan güzel görünür ama içi değildir
Bazen de sîret o kadar güzeldir ki
Sûret ikinci planda kalır,
insan “güzel” diye anılır.
Çok sevdiğim iki kelimedir bu Lütfiye Hocam.
İnsan = Siret ve Suret
Velhasıl
Sûret zamana aittir
sîret ise ebediyete.
Bu yüzden insan,
sûretiyle tanınır,
ama sîretiyle hatırlanır.
Akıllarda güzel kalmak ve güzel hatırlanmak duasıyla
En kalbi muhabbetlerimle💐
Tabir tam anlamıyla harika şairem
İhtiras sahibi harisler.
Kâh hırsla, kâh doyumsuzlukla gözü doymayanlar.
Hep banacılar
Manâya yabancılar
Neyin yarışıdır, neyin hırsıdır şu üç günlük dünyada?
Allah herkesi özel ve tek yaratmışken
ve şahsına münhasır olmak varken neden tenezzül edilir ki nahoş işlere?
Hele ki şiir yazma deryasında.
Kur'an'da geçen "Şuara" ayetinin nasiptarı olmak o kadar güzelken niye çirkinleştirilir bu güzel nimet?
Burası bir edebiyat sitesi
Adımız yazar,şair,kalem ehli falan filan...
Sıralanır gider ama evvela adımız insan, inanmış isek adımız müslüman.
Kul hakkı demişsiniz ne de güzel etmişsiniz.
Bir ince çizgi ki bu hak, kıldan ince kılıçtan keskin ve mağduru çok.
Üstüne yamin edilen kalemle Hak rızası kazanmak varken kul hakkına girmek çok büyük gaflet
Kim bu hastalığa düçar olmuş ise şifa bula inşaallah.
Fazlaca uzattım sözü
Çok güzel bir ...
Enflasyon kudurdu döviz patladı,
Zenginler servetin üçe katladı,
Fakirin nasırdan eli çatladı,
Evde ki kirayı gelin bölüşek.
Bende böyle dedim hocam maalesef her şey ateş pahası saygılar selamlar
Üstadım anlayacağımı anladım da bu yazınız bana şu tarihi fıkrayı hatırlattı:
Osmanlı ordusu ile Kavalalı Mehmet Ali paşa’nın oğlu İbrahim paşa komutasındaki Mısır ordusu Konya yakınlarında karşı karşıya gelmişler. İki ordu henüz savaşa tutuşmamış.
Osmanlı ordusunun başında sadrazam İzzet paşa var. Aynı zamanda da Fransa’dan getirilmiş meterolji mühendisi bir Fransız zabit.
Ertesi gün savaşa tutuşacak iki ordu.
İzzet paşa mühendise sormuş “Yarin hava nasıl olacak?”
Zabit o zaman yeni icat edilmiş olan barometreye bakar ve” Paşam barometrenin verilerine göre yarin hava günlük gülüstanlık”
Paşa orduya istirahat verir ama bakar ki yakındaki bir koyun çobanı alelacele koyunları, keçileri toparlamakla meşgul. Çobanı yanına çağırıp sebebini sorduğunda biraz sonra çok müthiş bir yağmurun geleceğini söyleyince başta mühendis ve subaylar olmak üzere kahkahayla gülmeye başlarlar.
Çoban hiç bozuntuya vermeden koyun ve keçilerini toparlayıp götürür.
Aradan bi...
Sevgi aşk iki yakın akraba sayılır. Ne de güzeldir gözlerden başlayıp yüreğe giden yollar. Kimi hakkını verir ve aşkla hemhal olur, kimi de ayrılığın hüznünde kendi dünyasına çekilir... Yinede güzeldir sevmek ve sevilmek...kutlarım yürekten kardeşimi...
Helal etmiyorum deyişinde bile bir iyilik bir rahmet bir hikmet var.
Umarım bu sözlerin karşısında doğru yolu bulur, ateşten kurtulur yoksa işi gerçekten zor mu zor...
Sevgilerimle Gülüm Hocam.
çok özel özgün ve değerli bir kalemin var sevgili kardeşim
seninle gurur duyuyorum manevi ablan olarak
selam sevgi duamla
Su gibi berrak, buram buram, çiçek çiçek aşk ve özlem taşıyor şiirinizde. Şairem, çok güzeldi. Tebrik ederim. Yürek sesiniz daim olsun dileklerimle
Evet, kelimelerin ötesinde bir deil vardır mutlaka. Bu dilin adı da sevgidir. Özellikle küçük çocukların kullandıkları bir dildir. Birbirlerinin ana dillerini bilmeyen farklı dilden, farklı ırktan çocuklar çok da güzel anlaşır, konuşurlar sevgi diliyle. Ama ne yazık ki büyüdükçe bu dili unutur insanoğlu.
Selam ve sevgiler.
Evet, ölmüş gitmiş adama ( yahut kadına ) sunî teneffüs, ya da kalp masajı yapmanın ne faydası olur ki?
Ölmeden önce '' İki gözü kör olası '' denilen bir şahsın, öldükten sonra badem gözlü ilan edilmesinin bir anlamı var mıdır?
Selam ve sevgiler.
Hocam Atmaca’nın gücü ve kararlılığı, tutkuyla birleşmiş bir destan gibi yüreklere dokunuyor.Savunma sanayimizde emeği geçen herkese teşekkürler; bu sevda, gökyüzünden denizlere uzanan bir aşk hikayesi gibi.Var olsunlar..SELAMLAR..
Aslında çoğumuz da o kadından farksızız… elimizdeki cam kürelerin peşinde koşarken, içimizde büyüyen boşluğu fark etmeyen. Ne kadar alırsak alalım neden doymadığımızın cevabı burada saklı: çünkü eksiklik, alınarak değil ancak verilerek susuyor.
Metindeki o sahne—bir çocuğun omzuna bırakılan hırka—belki de tüm yazının kalbi. Çünkü insan bazen tam o anda anlıyor: en büyük tamamlanma, kendinden bir parçayı başkasına verdiğin anda başlıyor.
Bugünün dünyasında bize sürekli “daha fazlasını al” diye bağıran bir düzen var. Ama bu yazı çok net bir şey söylüyor: Asıl mesele ne kadar topladığın değil, ne kadar dokunduğun.
Gerçekten çok derin, çok tamamlayıcı bir metin olmuş. Okuyup geçilecek değil… insanın içinde kalıp yankılanacak türden.
Kaleminize sağlık, gönlünüze sağlık.
Şiir, beklemenin dayanılmaz sancısını ve aşkın sabırsız özlemini tüm içtenliğiyle dile getiriyor. Her dize, sevgilinin gelmesini bekleyen bir yüreğin hem umudunu hem de çaresizliğini öyle güçlü bir biçimde yansıtıyor ki, “gel yarim” çağrısı hem bir yakarış hem de ruhun derin bir feryadı oluyor.Çok güzeldi Tebrikler..
İnsan ne ederse o diliyle eder kendine.
Allah'ın takdirine boyun eğmeyen köteğini yemeğe müstehak olur.
İbret verici bir hikayeydi.
.
Yazık ki
cehaletin alâsı isyanla yoğruluyor yine olan kadına oluyor.
Sonrasında o kişi acaba ben ne ettim deyip tevbe etti mi yoksa onu da kadına mâl edip, hilkat imtihanını da ona mı yükledi.?
Tıpkı cinsiyet faktöründe etkisi olmadığı halde erkek çocuk diye diretip kadıncağıza zulmettiği gibi.
Hayırlısını dilemek gerçekten en doğru olan
Ama ondan daha da doğru olan hem hayırlısı hem de kolay olanı dilemek.
Zira bazen hayırlı olan öyle zor olur ki insan o hayırdan da vazgeçer.
Velhasıl hocam
bu hikayeden alacağımız hisse:
Mevlam neylerse güzel eyler.
Rabbim kız- erkek sağlıklı, hayırlı evlatlar versin inşaallah kullarına...
Ve o evlatlara da aklı başında ebeveynler...
Selamlar saygılar
Bu yazıyı okurken insan sadece bir hikâye okumuyor, kendi vicdanıyla da yüzleşiyor. Özellikle “hayırlısıyla” kelimesinin ne kadar büyük bir anlam taşıdığını bu kadar çarpıcı anlatabilmek gerçekten çok etkileyici.
En vurucu tarafı ise şu: Aslında hepimiz iyi bir şey isterken bile eksik isteyebiliyoruz… ve bazen o eksik, en ağır sonuçları doğurabiliyor.
Kaleminize sağlık Sevgili hocam. Hem düşündüren hem de insanın içini sızlatan bir yazı okumuş oldum. Fakat okuyup geçilecek değil, durup kendine bakılacak bir yazıydı…
Şiir, sevginin nedenini sorgularken aslında onun sebeplerle değil, kalbin derinliklerinde hissedilen bir bütünlükle var olduğunu anlatıyor. Son dizelerde ise aşkın en saf haliyle, karşılıksız bir yansıma gibi aynı yerden filizlendiğini zarifçe dile getiriyor.TEBRİKLER..
Her zaman olduğu gibi yine senden harika bir şiir… Kutluyorum, üstat. Saygı ve selamlarımla