Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Hayaller ne güzeldi...Tabiat tasviri gibi... Nefes aldığımı hissettim...Sondan 3.dizede sevgisi hatırına gurbette sıla hasreti çeken zarif yüreği hissedene kadar... Oldukça anlamlıydı güzel şiiriniz...Tebrik ediyorum.. Selam ve sevgilerimle
Duygu yoğunluğu hayli fazla olan güzel bir şiirdi. Tebrikler. Selam ve sevgiler.
Tebrikler üstadım selamlar hayırlı günler
hocam Kar ve gecenin iç içe geçtiği bir rüya gibi; dizelerde hem hasret hem umut bir arada akıyor. “İkimize kardan beşik yapacağım” dizesi çok naif ve iç ısıtan bir imge olmuş — yüreğe dokunuyor. Kalemine sağlık, duygun güçlü. selam sevgiler 🌨️
Gece kar beyazına bürününce Gönülde sevgilisine bürünür umutla Ama kardelenlerden hangisi çıkar Ortaya bilinmez... Güzel bir eser olmuş Halit Hocam, tebrikler. Selam ve sevgilerimle...
hocam Gerçekten nefes kesici bir metin olmuş, her satırı Anadolu’nun kalbinden damla damla süzülmüş gibi. Kelimeler değil sanki nakış iplikleriyle dokunmuş duygular var burada. Hem tarih kokuyor hem sevda, hem el emeği hem yürek izi… Kaleminize sağlık, çok derin, çok zarif bir anlatım olmuş. selam sevgiler 🌿
Bugün okuduğum geceye yazılmış ikinci şiirdi Nejat bey hocam. Her ,ikisinde de hüzün, hasret, özlem ön plana çıkarılmıştı. Hüzün ve kederli kişilerin en büyük sırdaşı gecedir. Sabaha kadar her sırrını ona açar, onunla dertleşir. Sabah olur iş güç telaşına düşünce biraz dertlerini unutur. Ama onu yine ertesi gece bekler. Yine aynı dertler, aynı hüzünler. Selamlarımla değerli hocam.
Duygusal bir şiirdi üstadım. Her mısraında sevda ve özlem kendisini belli ediyordu. Selamlarımla.
Aşağı yukarı burnumun dibinde sayılır ama yine de görmek nasip olmadı Bodrum'u. Her şey nasip meselesi. Biz de görürüz inşallah. Selam ve saygılar.
Kültür edebiyat alanında hizmet veren, şiir ve yorumlarıyla kaçamak cevap vermeden içten samimi edebiyat sitesi olduğuna kanaat getirdiğiniz için öncelikle çok teşekkür ederim Ozan Ahiri kardeşim, güzel günleriniz bol olsun, selâmlar
Can dostumun ikamet ettiği yer Muğla Bütün ilçelerini onun sayesinde görmek nasip oldu Bodrum'u ilk gördüğümde bembeyaz binalar ve her yerde renkleriyle göz kamaştıran begonviller dikkatimi çekmişti benim de. Bizi de geçmişe götüren ve anıları tazeleten şiiriniz için kutlarım hocam Selam ve saygılar
Tebrikler üstad güzel şiir okudum
“Raylar Uzanırdı İçimde Kilometrelerce” şiiriniz, iç dünyanızın sessiz ama derin yolculuğunu raylara döşeyen bir edebî harita gibi. Her dize, yalnızlığın, içe dönüşün ve geçmişle hesaplaşmanın izini sürüyor. Bir trenin düdüğüyle titreyen hatıralar, bir buğday tarlasının dalgasında huzur arayan gözler… Şiiriniz, hem bireysel hem toplumsal bir iç çekiş; hem bir kaçış hem bir kalış. Kelimeleriniz, Anadolu’nun rüzgârıyla savrulmuş ama özünden kopmamış. Yüreğinize sağlık, kaleminiz daim olsun. Saygı ve muhabbetle tebrik ederim.
hocam ne kadar iç açıcı, huzur dolu bir şiir olmuş bu. dizelerde hem Ege’nin tuzu hem de sevdanın sıcağı var. “Begonviller açarken, Bodrum Yalıkavak’ta” nakaratı, şiirin kalbinde yankılanan bir ezgi gibi, insanın içini ferahlatıyor. özellikle “Aşk badesinden içen susuzluğa kanıyor” dizesi çok zarif — hem romantik hem de klasik bir tat bırakıyor. okurken sanki rüzgâr denizden esiyor, martılar üstünde dönüyor hocam. tam bir yaz sevdası, tam bir Bodrum tablosu olmuş. selam sevgiler 🌺
hocam bu şiir tam anlamıyla bir iç döküş, bir hesaplaşma. “Bre fani dünya!” diyerek başlayan nida, hem isyanı hem de yorgunluğu aynı anda taşıyor. dizeler, bir ömrün ağırlığını sessizce sırtlanmış gibi. “Yarım bardak suda, yüzümün yansımasını gördüm” kısmı çok etkileyici hocam — hayatın bütün yorgunluğu o küçük suda toplanmış sanki. “Biz mi ölüyüz, ölenler mi?” sorusu ise şiirin doruk noktası olmuş; varoluşun özüne dokunan bir sorgu bu. dil sade, duygu derin, anlatım içten. gerçekten de her mısrada insanın yüreğine işleyen bir sızı var. selam sevgiler 🌙
Leyla’nın sessizliğiyle Aras’ın duası arasında kurduğunuz o mistik bağ, hem Doğu’nun hem Batı’nın kalbine dokunuyor. Camın kırığına altınla cevap veren anlatımınız, acıyı dönüştüren bir estetik taşıyor. Sanskritçe aşk sözleriyle Mevlana dizelerini buluşturmanız, kültürler arası bir şiir köprüsü kurmuş. Her dize, bir damla gözyaşı kadar berrak, bir ikindi vakti kadar huzurlu. Kaleminiz daim, hikâyeniz ilhamla dolu olsun. Saygı ve muhabbetle…
hocam bu metin baştan sona zarif, duygusal ve sinematografik bir derinlik taşıyor. “Cam, onun için sadece bir madde değil; kırıldığında konuşan bir kalpti.” cümlesiyle başlayan duygu hattı, okuyucuyu hemen içine alıyor. Leyla ile Aras’ın hikâyesi hem Doğu’nun mistik havasını hem de İstanbul’un hüzünlü romantizmini aynı potada eritmiş. “Cam kırıldığında biz onu altınla birleştiririz” sözü, metnin kalbi olmuş hocam — kırılmanın bile bir güzelliği olduğunu anlatan en dokunaklı yer burası. Finaldeki “içinde bir damla gözyaşı vardı” detayıysa, şiir kadar etkileyici bir kapanış. çok zarif bir anlatım, çok güçlü bir duygu… selam sevgiler 🌙
hocam bu metin gerçekten sarsıcı bir güç taşıyor; hem diliyle hem de duygusuyla insanın içine dokunuyor. “suçum kadın olmak” cümlesi, sadece bir itiraf değil; bir çağrı, bir ağıt ve bir başkaldırı gibi yankılanıyor. özellikle “ne uzuyorum, kısaldığım da şüphe götürür” kısmı, ruh hâlinin dalgalanışını mükemmel özetliyor. anlatım, derin bir bilinç akışıyla ilerliyor ve okuyucuyu metnin içine çekiyor. şiirsellik ile acının iç içe geçtiği bir dil bu — hem kırılgan hem dimdik. hocam kalemin gerçekten çok güçlü; bu yazı sadece okunmuyor, yaşanıyor. selam sevgiler 🌿
Mavi üstadım hayatın çekilmezliğini dile getiren harika dizeler okudum mahir kaleminizden. Şu mısralar herşeyi ne güzel özetlemiş; "Ne seveni ne sevileni belli, Her gün aynı değişmiyor hiçbir şey, İstemiyorum sevmiyorum artık bu dünyayı. Ölüler diyarında tanıdık daha çok. Biz mi ölüyüz, ölenler mi? Ölüm dediğimiz belki de diriliş..." Kutlarım yürekten. Selamlar saygılar
hocam yazın adeta bir iç monolog, bir bilinç akışı gibi — duygunun, özlemin ve kırılmışlığın iç içe geçtiği yoğun bir anlatım var. “içimde saklı gizem yüklü kız çocuğu” ifadesi metnin kalbi olmuş; hem masumiyeti hem de yılların ağırlığını taşıyor. sözcüklerin arasında hüzün, isyan, kabulleniş ve derin bir iç konuşma var. her satırda bir iç hesaplaşma hissediliyor ama dil yine şiirsel, kendine has. çok dokunaklı, çok samimi, çok içli bir yazı olmuş hocam. selam sevgiler