Asla hoşgörülmeyecek durumlar vardır . Onlarda din, vatan ve ahlâka karşı işlenen kabahatler..
Kişiye göre daha da artırılabilir tabi
Onun dışında bazı hatalar, hadsizlikler bir nebze hoşgörülebilir
Ancak o da bir yere kadar
Çünkü müsamaha biraz da muhakeme demektir.
Hoşgörü sınırları genişletiilirse
haddinden fazla, bu sefer de
muhatap kabahatini hüner
zannetmeye başlar
Ve haddi aşar
Hele ki kavramlar karmaşası yaşadığımız şu zamanda tanımlar bile değişti mesela hoşgörü ile tepki karıştı birbirine
Tıpkı laubalilik ile samimiyet
Kibir ile vakar
Cüret ile cesaret..... vs
bunlar da dahil bir çok kavram da
Şu söz çok güzeldir hani
ve biz hoşgörüyü bundan hasıl önemseriz
"Yaratılanı hoşgör Yararandan ötürü."
Ama ben bu cümleyi şöyle anlamak istiyorum" Yaradana ve onun yarattıklarına karşı hadsizleşen, zalimleşen yaratılmışlar müstesna
Derin bir şiirdi hocam
Tefekkür ...
Her dize kasımpatı çiçeklerinin varlığı gibiydi gür ve coşkun, pastırma yazının esiri, huşu içindeki koca yürekli insan, safında yanyana dururken kim durabilir bu kalemişahın karşında hele bi söyle
Mehmet Bey Üstadım
Selam ve sevgilerimle
Hoşgörü, "Ben ne yaparsam yapayım, karışamazsın." manasında değildir.
Kendine yapıldığında kabul edemeyeceğin ne varsa, başkasına yapıldığında da hoş göremezsin.
Hoşgörü, bir defalık, o da istemeden, farkında olmadan yapılan hata ve kusurlar için geçerlidir.
Suçlar için geçerli değildir ki.
Hele ki devlet, millet, vatan, din, namus, ahlâk, şeref, haysiyet, cana ve mala kastta hiç değil.
Suç işleyenden daha çok kızdığım, hatta tiksindiğim bir kesim var ki, o da suçluya arka çıkanlar.
O arka çıkanlar olmasa insanlar kolay kolay suç işleyemez.
Ama nokta kadar küçük de olsa, suç ortaklığına varacak kadar büyük de olsa, menfaatleri gereği suçluyu destekleyip, savunanların yüzünden bataklık kurutulamıyor bir türlü.
Çocuklarımız, ahlâki ve insanî prensip kavramları zihinlerine nakşedilmeden büyütülüyor maalesef..
Böyle olunca da potansiyel suçlu bireylere aramıza hoş geldin demek zorunda kalıyoruz.
Kanunlarımız bu zorunluluğu önlemek için var ama önl...
Ahir zamanın dertleri, acıları, imtihanları çok çetin Fikret abicim.
Sanmayalım sadece sizde bizde. Hepimizde. Laciverti az koyu, az açık. O kadar.
Atalarımız;. "Su akar yolunu bulur." demiş. Bu söz benim içimi çok rahatlatan bir sözdür.
Zamana bırakmak,. güç yetiremediğine sabretmek, kadere razı olmak.
Rahmetli anneciğimin bana söylediklerini size söylemiş gibi oldum ama
eskiler hayatın formüllerini sanki bizlerden daha iyi biliyorlardı.
Çok duygulu bir şiirdi. Dolayısıyla duygulandım ben de.
Sağlık sıhhat dileklerim, saygı ve selamlarımla.
hocam,
bu yazınızda içtenlik, netlik ve vicdan var.
özellikle son bölümlerdeki “Ben hâlâ mağaramdayım, yalnız değilim sadece kendi yankımı dinliyorum” cümlesi, hem bir duruşun hem de bir içsel huzurun sembolü olmuş.
toplumsal çürümeye karşı dik duruşu, değer erozyonuna başkaldırışı çok sade ama sarsıcı biçimde anlatmışsınız.
kaleminizde öfke yok, aksine bir bilgelik ve kabulleniş var; bu da yazının gücünü kat kat artırmış.
eline, yüreğine sağlık hocam.
samimi, gerçek ve dolu bir manifesto olmuş bu satırlar.
selam sevgiler 🌿
hocam
Şiir çok içten yazılmış, yürekten geldiği belli.
Her dizede bir sitem, bir dert hissediliyor.
“Kim hele söyle” demen çok güzel olmuş, şiire ayrı bir hava katmış.
Okurken insanın içi burkuluyor.
Eline yüreğine sağlık hocam.
selam sevgiler
Toplum bozulduğunda, o toplum ne Allah’ı tanır ne Peygamber’i…
Adem hocam ne güzel bir şiir böyle. Hoşgörü diyoruz ama her şeyi de hoş görmek maalesef imkansız. Zaten ülkemizde kirli işlerin artış göstermesinin sebeplerinden biri de hoşgörüdür. Diğer sebebi de bananeci anlaıştır. Tepkisiz kalırsa bir toplum, şirret kişiler bundan güç elde ederler ve şirretliğin dozunu artırırlar ve toplumu sindirirler. Sami üstadımın cevabını da okudum ve gerekli izahı yapmış ki inanırım. Üstadım gecenize gönlünüze esenlikler diliyorum. Saygılar selamlar
Haklı, manidar çok güzel dizeler, ama adalet makamının sadece adı adalet makamı olmamalı hocam
Tebrikler, hayırlı geceler
Öncelikle çok güzel bir nazire olduğunu ve benim eski bir şiirime nazire olmasından dolayı mutlu olduğumu ifade ederek başlayayım söze.
Can-ı gönülden tebrik ederim ve derim ki: Allah'a andım olsun ki böyleleri için asla ve asla hoşgörü göstermem. Hoşgörü, affedilebilir kusurlar içindir oysa mesela şiirde ifade edildiği gibi vatana ihanetin affı yoktur. Kutsal değerlere saldırmanın, küfretmenin affı yoktur.
Selam ve sevgiler.
Boş ver üstad gelir geçer her şey.
Bu kadar üzülmeye değmez.
Sen bize lazımsın.
Allah ömür verirse atışmalar yapacağız daha.
İnan seni böyle üzgün görmeye gönlüm dayanmıyor.
Sabır üstadım sabır.
İmtihan dünyası.
Selamlarımla.
Gül hocam benim yorumum da size göre hangisini daha çok seviyorsanız terazinin kefesi hangi tara ağı basıyor sa o yarı seçin selamlar hayırlı cumalar.
Emeğine yüreğine sağlık değerli arkadaşım
Şiir yazmak kolayda, şair olmak işte o zor.
Tebrik ederim
Sevgilerimle
En az sizin kadar üzgün olmam lazım ama değilim:
Nedenini sormayın ama tahmin edeceğinizi umarım.
Ve sizi öyle iyi anlıyorum, değerli hocam.
Bu sınavdan daha da beteridir geçtiğim, annemle geçtiğimiz.
Ama doğru yolda olduğum için asla üstüme alınmıyorum hak etmediklerimi ve gerisini Rabbime bırakıyorum.
Bu şiirinizi anneme okumak isterdim ama kadın yeterince üzgün ve dertli.
Allah bizleri korusun Allah beterlerinden saklasın.
Yoğun bir gündü benim için aslında yoğun bir yıl ve değerli hocamın kalemini okumak benim için bir şereftir ama yorum bırakmaya ancak şimdi fırsat bulabildim.
Canınızı sıkmayın kıymetli ağabeyim gerçi denmekle olmuyor ama...
İçten selam sevgilerimle çok değerli hocam.
Kıymet bilmezler için üzülmeye değmez asla...
Vallahi üstadım maalesef içinde yaşadığımız çağda size de bana da yer kalmadı. Bize ters gelen '' Evliyim ama müsaitim '' mesajları zamanımız kocalarının bazılarına çok normal geliyor.
Hele hele de her ikimizin birden yaşadığı Fethiye'de daha çok rastlanıyor '' Evliyim ama müsaitim.'' Diyenlere. Ahlak ve sadakat maalesef yerlerde sürünüyor.
Selam ve saygılar.
Ben de şairliği pek yakıştıramam kendime. Ama yazarlığıma da toz kondurmam hani.
Bana kalırsa siz de ikisinden birine daha çok eğilin. Sizin yerinizde olsam yazarlığı tercih ederdim.
Selam ve saygılar.
Yüreğimi kanattın üstadım.
Konuyu bildiğim için ziyadesiyle üzüldüm.
Bu dünyada her insanın bir imtihanı var ve sen bu imtihanların en zorundan evladın ile imtihandan geçiyorsun. Allah yar ve yardımcın olsun.
Bazı şeyleri oluruna bırakmak lazım. Zaten yorgun olan kalbini daha da yorma.
Selam ve sevgiler.
Nasıl ki konuştuğumuz her bir kelimeden sorumluyuz ve konuşmamız bizi toplum içinde belli bir seviyeye yerleştirir, yazmak da aynen böyledir. Yazmak konuşmanın yazıya dökülmüş hâlidir.
Bazen konuşmak ve yazmak erdemdir, bazen de incitmemek adına susmak ve yazmamak.
Fikriyatınız derli toplu ve konunun can alıcı noktalarına temas edilerek kaleme alınmış.
Tebrik ederim. Selam ve saygılarımla.
Bazen sabretmek gerek deriz ama
bazı acıların sabırla da ilgisi yok:((
içini dökmüşsün ve bizimle paylaşmışsın abim
inşallah döner bir gün diyelim.