Evet gerçekten öykü tadında çok güzel bir şiir
tebrikler değerli hocam, değerli kardeşim
selamlar sevgiler
Hocam kaleminize sağlık, satırlarda çok farklı bir derinlik var. Her kelime ayrı bir duygu yüklü, her satırda ayrı bir çağrışım gizli. Okudukça yeni anlamlar doğuyor, insana farklı ufuklar açıyor. Gerçekten edebi yönü güçlü ve özel bir metin olmuş. emeğinize sağlık.
Selam sevgiler
Yüregine saglik hocam
ömrüne bereket
Selam ve dua ile
Kutlarim ustanin ask feryadini
Belli ki kalbine yazmis adini
Hakk askinin arzularim tadini
Asktir benim en muazzam ba$arim
Güzel bilgiler ögrendik hocam
Tesekkür ederiz
Bizim orda bazi virajli yollar var o yollara esek yolu denir
Yol yaparken esegi onden salip arkadan yol yaparmislar
Selam ve dua
Kardeşimin bu şiiri, derin bir duygusal yoğunluk ve varoluşsal sorgulamalarla dolu, insanın iç dünyasındaki çatışmaları, aşkı, hüznü, kaybı ve umudu işleyen katmanlı bir metin. Duygusal bir bakışla, şiir, insanın kendi kırılganlıkları, çelişkileri ve anlam arayışıyla yüzleşmesini yansıtıyor. Aşk, hem ilahi hem dünyevi bir bağlamda, şiirin merkezinde yer alıyor; bir yandan Mevla'ya bir sığınma olarak işaret ederken, diğer yandan insan ilişkilerindeki tutkuyu ve acıyı betimliyor.
Şiirde sıkça tekrar eden “delik” imgeleri (gök, cep, yürek), insanın eksikliklerini ve yaralarını sembolize ediyor; ancak bu yaralar, aynı zamanda insanın kendini bulduğu, anlam ürettiği bir alan olarak da sunuluyor. Ay, yıldızlar ve gece gibi doğa imgeleri, yalnızlık ve teselli arayışını güçlendiriyor. Kardeşim “çocuksu ve mahcup gülüşler” ile “yasımla yâd edilesi bir kavşak” gibi ifadeleri, nostalji ile geleceğe dair umudu harmanlıyor.
Duygusal açıdan, şiir bize insanın kusurlarıyla, kayıplarıyla ve se...
Hocam,
“Gün Doğmadan…”da acının, umutsuzluğun ve teslimiyetin ağır gölgesiyle başladığımız bir yolculuğu, sonunda Tanrı’nın dokunuşuyla umuda ve hayata bağlamışsınız.
Nebahat karakteri, servetini ve organlarını bağışlayacak kadar hayattan çekilmişken bir anda “üç kişilik bir aile” haberine uyanıyor; bu hem beklenmedik hem de çok etkileyici bir dönüş olmuş.
Dili, sahneleri, iç monologlarıyla roman gibi akan bir hikâye.
Kelimeleriniz okurun göğsüne oturuyor, sonra da umutla kaldırıyor.
Kaleminize sağlık.
Selam ve sevgilerimle…
Hocam,
şiirinizin her satırı adeta içsel bir yolculuğun, bir hesaplaşmanın ve bir kabullenişin yankısı olmuş.
Yer yer isyanın ateşi, yer yer teslimiyetin sükûtu; ama en çok da kalbin derinliklerinden kopup gelen bir iç ses var.
“Şiirin nabzını tutamamak” diye dile getirdiğiniz o duygu, aslında şiirin kalbinizde yaşadığının da kanıtı.
Çünkü nabzı kaybolan, aslında sessizlikte bile yankısını duyuran bir nefes bırakıyor geride.
Kaleminize sağlık hocam.
Selam ve sevgilerimle
Kardeşimin şiiri, nostalji, kayıp ve anlatılamamış bir sevginin hüznünü taşıyor. Gökyüzünün pırıl pırıl olduğu, kırlangıçların özgürce uçtuğu bir geçmiş, masumiyet ve saflıkla dolu bir zamanı temsil ediyor. Kırlangıçlar, özgürlüğün ve döngüsel hareketin sembolü; onların telaşı ve çığlıkları, yaşamın enerjisini ve geçiciliğini yansıtıyor. Ancak şair kardeşim, bu güzelliklerin arasında bir sevgiyi, belki de platonik bir aşkı, sessizce yaşamış; ne o sevgiyi ifade edebilmiş ne de paylaşabilmiş. Mahallenin yok oluşu, evin, kiraz ve ceviz ağaçlarının kayboluşu, sadece fiziksel bir kaybı değil, aynı zamanda çocukluğun, anıların ve masum duyguların da yitip gidişini simgeliyor. Kırlangıçların yuvasız kalması ve başka diyarlara göçmesi, değişimin kaçınılmazlığını ve geride kalan "adressiz mektuplar" ise söylenmemiş sözlerin, yaşanamamış duyguların ağırlığını ifade ediyor.
Duygusal açıdan, bu şiir bize sevgiyi ifade etmenin, anıların kıymetini bilmenin ve değişime rağmen umudu korumanın önem...
Dünyadaki çiçeklerin neredeyse yüzde doksan dokuzunun dikenleri yokken gidip güle gönül verirsen olacağı bu.
Selam ve saygılar.
Şiirin başlığını okuyunca ürperdim bir an.
Rabbim annenize sıhhatler versin inşallah.
Selam ve saygılar.
Osman hocam hüzün ve hasret kokan şiirinizi can-ı gönülden tebrik ederim kalemin daim ilhamın bol olsun Gardaşım selamlar sevgiler hayırlı cumalar
Gül hocam güzel şiirinizi can-ı gönülden tebrik ederim kalemin daim ilhamın bol olsun hocam selamlar hayırlı cumalar.
Takip ettigim günden beri gördüğüm özellikle tasavvuf siirlerinde, ruhsal tasvirlerde oldukça başarilisiniz. Bu da sizden okudugum güzel siirlerden birisi.
Gönül görülmez, ama her şeyimizi sakladigimiz sandığımiz...
Selamlar saygilar
Belki çok gaddarca bir düşünce olacak ama elimde bir yetki olsa şu sosyal medyanın hepsini kapatır milletin elinden de telefonların hepsini toplatırdım.
Yav üstadım tamam teknolojinin nimetidir bir şey demiyorum ama milletçe sosyal medya manyağı olduk.
Ne ahlak kaldı ne edep.
En büyük sebebi de bu sosyal medya .
Allah sonumuzu hayır eylesin.
Selamlarımla.
Hocam
Bu şiirde Mehmet Bey’in Türkçeye verdiği kıymet çok güzel anlatılmış.
Türk Dil Bayramı’nın ruhu satırlara yansımış.
Karaman’da çıkan fermanın tarihi önemi vurgulanmış.
Türkçe’nin millet için bir “ses bayrağı” olduğu ifade edilmiş.
Şair, Kaşgarlı Mahmud’dan Bilge Kağan’a kadar köklere bağlamış.
“Dil milleti millet yapan unsurdur” diyerek özü yakalamış.
Her kıtada hem tarih hem duygu var.
Okuyana da sahip çıkma sorumluluğunu hatırlatıyor.
Samimi, milli duyguları harekete geçiren bir şiir olmuş.
selam sevgiler
Hayatın akışı içinde çöp torbasının bile kabullenemeyeceği çöpler var hayatımız içinde. Ama hayat devam ederken çöpün kabullenemeyeceği şeyleri ki; bu insan da olabiliyor, mecburen katlanmak zorunda kalıyor insan. Yazınız ilgimi çekti üstadım. Yazınız bana şu sözleri söyletti: "Ömrümüzün sonuna kadar taşımaya mahkum olduğumuz her çöp torba aslında hayatımızın tortularıdır. Atmakla bitmeyen..." Selam ve saygılar
Güzel şiirdi hocam tebrikler saygılar selamlar
hocam
yazı gerçekten çok güzel bir metafor üzerine kurulmuş. Çöp torbası gibi basit ve gündelik bir şeyin hayatın birikmiş yüklerine benzetilmesi çok etkileyici olmuş.
çöpün içindekileri tek tek sayarken aslında insanın kendi iç dünyasına, ertelenmiş kararlarına, tutulmayan sözlerine işaret ediyorsun. Muz kabuğu, kahve filtresi, çikolata ambalajı gibi küçük ayrıntılar yazıya hem samimiyet hem de gerçeklik katmış.
metnin en güçlü yanı şu: herkesin her sabah yaşadığı sıradan bir anı alıp, oradan derin bir hayat dersi çıkarmış olman. “Bazı yükler sadece çöpe atılınca hafifler” cümlesi ise finali çok çarpıcı yapıyor.
okuyanın zihninde şu kalıyor: günlük hayatın küçük ayrıntılarında bile büyük anlamlar gizli. Yeter ki fark edelim ve gerektiğinde içimizdeki çöpleri de dışarı atabilelim.
selam sevgiler 🌹
Allah, ayakları altına cenneti serdiği analarımızı başımızdan eksik etmesin. Onların soluk alıp veriyor olmaları bile bizler için büyük bir nimettir. Ben bunu ancak bugün annemi kaybettikten seneler sonra idrak edebiliyorum.
Selam ve saygılar.