Diploma ya da diplomalar dediğiniz şeyler muhtelif duvarlara aslına kağıt parçaları eğer ki o diplomaları alan kişiler yaşadıkları hayatın, insanlara davranışlarının, diğer canlı varlıklara sevgi ile yaklaşmanın hakkını veremiyorlarsa amiyane tabir ile içine tükürmek lazım o diplomaların. İnsan sadece etten kemikten beş on litre kandan meydana çıkmış bir varlık değil ki bir de göğsümüzde yürek denen bir organ var, bir de ruhumuz var Rahman ve Rahim olandan armağan. Titremez mi o ruhumuz dünyanın herhangi bir coğrafyasında bir çocuk bombalarla parçalandığında, bir kadına tecavüz edildiğinde acımasızca. İllaki bunları hiç önemsemeyen, bana neci nemelazımcı insanlarda vardır, onlarda bizi hiç ilgilendirmiyor, bizde zaten onlara gereken ne saygı ne de sevgi var. Bizim Anadolu İnsanımızın değişik bir albenisi ve saygınlığı vardır bir çoklarımızın gözünde, okuma yazma bile bilmese, ilkokulu zar zor bitirmiş olsa da Nazım'ın dediği gibi ''Topraktan öğrenmiştir.'' bir çok şeyi, insanı insan ya...
Cennetmekan Fatih Sultan Mehmet Han da söylemiş hem de ne güzel söylemiş.. ''Türk olmak zordur dünya ile savaşırsın Türk olmamak daha zordur Türklerle savaşırsın.'' Ne mutlu hem Müslüman hem de Türk'üz... Kutlarım Kemal Hocam...
Hüzünlü bir hikaye baştan sona kutlarım içtenlikle...
Senin aklın arşa değmiş ama gönlün yere inmemiş..."
BAzen hayatımızda karşımısa çıkan bir çok şey
asıl meselenin gönüller yapmak olduğunu gösterir
ama biz nasılsa kaçırırız
çok güzel ve manidar bir yazıydı kutlarım
Yılmaz Erdoğanın dediği gibi diyorsun yani hocam tebrikler çok güzel selamlar sevgiler
Allah ülkemizi o karanlık, o kan kokan günlere döndürmesin tekrar. Polisin bile Pol- Der'ci, Pol- Bir'ci diye ikiye ayrıldığı o yıllar çok çok kötüydü her ne kadar bazı şerefsizler ''Eskiden her şey daha iyiydi'!' deseler de.
O Kırıkkale silahlarla alçak teröristlere karşı vermeye çalıştığınız mücadeleye de bizzat şahit oldum o yılların bir üniversite öğrencisi olarak. Sizin tabancalar ateş alıp da tek mermi gönderene kadar o günlerde anarşist dediğimiz teröristler takır takır tarıyorlardı.
Selam ve saygılar.
Kaleminize, yüreğinize sağlık... Âdem Efiloğlu’nun o sert mısralarını, pembe kelebeklerin kanadına bindirip böylesine yumuşak bir iklime taşımak büyük bir maharet. Satır aralarındaki o çocuksu neşe ile hayatın siyah-beyaz gerçekleri arasındaki gidiş gelişler, metne nefes alan bir ruh katmış. Bir şairin 'raconunu' bir kadının zarafetiyle yeniden yorumlamak; hüzne rağmen gülümsemeyi, acıya rağmen 'dayan yüreğim' demeyi bilmek gerçek bir gönül işi. Kelimeleriniz canlanmış, birer birer kağıttan çıkıp okuyanın omzunuza konuyor sanki. Bu içten mektup, edebiyatın sadece kelimelerden değil, bizzat hayatın o karmaşık ve derin süzgecinden geçtiğinin en güzel kanıtı olmuş. Tebessümle okudum. Aşk ile ama illaki aşk ile eyvallah...
Kıymetli arkadaşım; bu satırlar, bir ömre sığdırılmış vefayı ve memleket kokulu bir sadakati en saf haliyle mühürlemiş. Portakal bahçelerinin huzurunu, sahur vaktinin sessiz demlenişini ve bir dosta yaslanmanın güvenini ilmek ilmek işleyen, ruhu olan bir anlatım. Dünyanın tüm debdebesine karşı, tek bir damla emeğin hatırını her şeyin üstünde tutan bu yürekli sesleniş, gerçek sevdanın nevi şahsına münhasır bir belgesi olmuş. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.
ne güzel bir sunum
kendi adıma çok teşekkür ederim
makamlar ve kariyer savaşları
insanlar birbirini itham eden diğer yanda yiten hayatlar
mesele insan olmak çünkü
ve siz bunu eşsiz dile getirmişsiniz
içten sevgilerimle değerli hocam kıymetli gönül dostum
haddinden de fazla bir ciddiyet saklı şiirin ruhunda
nice insan şiire ve şaire burun kıvırabilirken bizler aşkla şevkle düştük yola,
daha da öğreneceğimiz çok şey var ki
her gün bir sınav
her insan bir sınıf
bilgi ve yetenek ve de emekle doğuyor şiirler
var olun hocam
çok önemli bir noktaya vurgu yapmışsınız
içten selam saygılarımla
Canım arkadaşım; ruhun o hırçın akyuvarlarıyla, hayatın ak dediği karaya karşı verdiği kavgayı iliklerimde hissettim. Kimliğine yakışan o vakur sevgiyi, sığ suların gürültüsüne kurban etmeyen bu dik duruş sahiden hayranlık uyandırıcı. İnancın ve çocuksu masumiyetin pembe beyaz dokunuşuyla, bu kindar iklimde ne de güzel bir nefes alanı açmışsın kendine. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.
Yazında bahsettiğin o 'köylü amca' var ya; işte o, diploması yüreğinde yazılı olan gerçek münevverdir. Bizim oralarda, dedem Bekirov’ların neslinde ilim sadece kitapta değil, sofradaki ekmeği bölüşmekte, dilsiz canın iniltisini duymaktaydı.
Senin de dediğin gibi; aklın arşa değmesi yetmez, gönlün yere, toprağa, karıncaya inmesi gerek.
​Bugün Gazze’den yükselen ahı ciğerinde hissetmeyen, kapısındaki aç kedinin bakışından hicap duymayanın elindeki diploma, karanlıkta yol göstermeyen fersiz bir mumdan farksızdır.
​Nazım’ın dediği gibi yanmayı göze alanlara, 'bana ne' demeyip dert sahibi olanlara selam olsun. Bu güzel 'insanlık dersi' için teşekkürler değerli hocam. Gönlündeki o kutsal ışık hiç sönmesin.
Sevgiler🙏
Kesinlikle...
Hem de çok ciddidir üstadım.
İlhamınız âli olsun
Şaire ve şiire dair bu güzide esere bir dörtlükle eşlik etmek istedim nacizane
Saygılar
"Rabbin bahşettiğini nakşetmeli satıra
Yazdığı her bir kelâm işlemeli sadıra
Şahsına münhasırken konmamalı hazıra
Sızanlara diyorum, şiir ciddi bir iştir"
"Kendini sende unutmak" öyle bir gurbet ki; ne geriye dönecek bir yol bırakmış ne de ileriye gidecek bir "ben", mısralar adeta varlığın yoklukla imtihan edildiği o ıssız kıyıda duruyor. Çok beğendim. Aşk ile eyvallah.
Edebi derinliğin ancak "alın teri" ve "okuyup gelişmekle" mümkün olacağını savunan mısralar, samimiyeti teknikle birleştiren gerçek ozanlık geleneğine bir selam niteliğinde. Kaleminiz ve ilhamınız var olsun. Aşk ile eyvallah.
Modern yaşamın getirdiği karmakarışık fikirler ve ahlak edep dışı yaşamlar karşısında vicdan sahibi tertemiz kalmış ruhlar kalabalık içerisinde yaşasa bile kendisini yalnız hissediyor.
Şiir bu duyguyu başarılı bir şekilde işlemiş.
Selamlarımla.
Hayatın hoyratlığı, engebeleri ve Nuh tufanı gibi ince mitlerle öyle güzel bir eser ki okurken tüm imgeler gözlerimde uyandı. Canan üstadımın yürek sesini dinledim desem yanlış olmaz. Kutluyorum yürekten. Güzel eserlerinizi okumam dileklerimle. Saygılar selamlar.
Adem üstadımın yürek sesine kalemine öyle bir yakışmış ki iki kez okudum harika eserinizi. Hayatı aşkı doğal imgelerle bezeyen ve bizlerle paylaşan o naif yüreğinize bir gece selamı ekliyorum. Selamlar saygılar üstadım. Hayırlı sahurlar
Hayatta insan beynini ve kalbini meşkul eden binlerce konu varken, evet her kes aşıkmısın der.
Azıcık sessiz kalsan kimi düşünüyorsun derler.
Belki adam ödeyemediği faturaları düşünüyor.
Belki ona hiç sahgı duymayan eşini çocuklarını düşünüyor.
Belki nankör olana arkadaş yada akrabalarını düşünüyor.
Ama biz aşktan başka bir şeyin insanı yormayacağına insnmışız sanırım.
Sanki aşkı tanıyan varmış gibi sorarlar birde.
Sorsan aşkı tarif edemezler.
Aşk iradenin elden gitmesi.
Dalgınlık ise dertlerin üzerine gelmesidir, bu farkı görmüyorlar.
Kalemine yüreğine gönlünü sağlık hocam
Selam ve saygılarımla
Bunca roman, bunca destan, bunca şiir aşkı anlamaya yetmedi, yetmeyecek.
Güzeldi, beğenerek okudum değerli arkadaşım kutlarım
Sevgilerimle