Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

İşte size (bilmeyenler için)1 Nisan şakasının tarihçesi: 15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya daki Endülüs üslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir. En sonunda 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur an bir elinde İncil; Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler. Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz... dediklerinde Haçlı ordusu komutanı Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur diye cevap verir ve BÜTÜN MÜSLÜMANLAR ORADA ŞEHİT EDİLİR. ...
Biz diyebilmeyi beceremeyen bencillerin maharetidir savaş İnsanoğlu rahmet sahibinden bağını kopardığı zaman yapamayacağı hiç bir şey olmaz yine harikaydın Hocam o şefkat dolu yüreğin hep kılavuzun olur inşallah Saygı selam ve muhabbetle..
Sayfasına bir girdim dostu sunmuş tasında Camlar yeni silinmiş toz yoktu paspasında Şu günlük hayatın kalemle kısasında Ben kendimi abime hala çırak bilirim .... :)) vay abim vay... hem akrostiş hem hece... hem de cefa değil vefa düşmüş satırlara... bana yeter bu sefa... :))) demek ki istanbul da bir semt adı değilmiş bu vefa... harikaydı... ne şanslı bir dostunuz var... Rabbim bir ömür boyu bozmasın bu dostluğunuzu... tebrik ederim... selam ve saygılarımla...
hiç gönül söz dinler mi abi... ha duvara konuştun ha ona... boşa saklanmamış gögüs kafesine .... tebrik ederim...güzeldi gönülle hasbihal... selam ve saygılarımla...
en güzel mertebe bana göre , hiçliğin mertebesi...erişebilene ne mutlu... varlık kıymetini taşıyamayanın sırtına her zaman yük olmuştur çünkü... hani derler ya azıcık aşım kaygısız başım... yüreğine sağlık arkadaşım... selam ve sevgilerimle... tebrik ederim...
Sevgili yürekten çıkmaya görsün yaşananlar hep hüzün dolu olacak sonrasında yürekten tebrikler günün bu güzel şiirine...
VE GERİDE DERİN BİR İNFİAL BIRAKTIN KUTLARIM ABLAM GÜZEL BİR ESERDİ
değmiştir bence canan hanım zira ben şahsen aşkla sevdayla geçmiş günlerin dışında kalan günlerimi yaşadım saymıyorum güzel ve duygu dolu bir şiirdi günün seçkisi olmayı ziyadesiyle hak eden bir eserdi tebrik ediyorum selam ve saygılarımla
BU DA BAŞKA BİR USLÜPLA HALİ PÜR MELALİMİZ MAALEFEF KUTLARIM BENİ ONURLANDIRDIN DEĞERLİ KARDEŞİM SELAM VE MUHABBETLERİMLE
Allah bu kararı kalbinize ve aklınıza yatırdıysa; Ve kalemizi aracı edip çağrı da bulunduruyorsa; Bekleyin şair... derler ya; bir gece ansızın diye... =) Bir gün ansızın. İnşallah en hayırlısıyla en tamam zamanda duyar çağrınızı... Güzeldi iç sesiniz. Kutlarım.
Kavga kavga çalkalanıyor dünya herkes kendi çıkarının yolunda kim öle kim kala kimin umurunda çok defa kanıyoruz çok defa yaralansan da kellim kellim la yenfa! Ve gümm! Tebrikle ...
İstanbul bir kemanın ritminde canlanıyor gözlerimin önünde... Bilmediğim kız kulesini hayal ede ede... Uğrayıp beyoğluna ve ardından martıların Hangi denizin kıyısında ekmek atmayı beklediğini elleri merak ede ede... Bir şiirde tadıyorum lezzetini ve içime çekiyorum kemanın tellerinden burnuma doğru süzülen o bilmediğim istanbul kokusunu... İstanbul deyince; hem biliyor hem bilmiyorum gibiyim onu... Tuhaf işte... İşte bu yüzden İstanbul'u şiirine resmeden bütün şairleri hayallerimi canlandıran bir film aktörü gibi görüyorum desem yalan olmaz =) Duygusallıktan direk gerçeğe döndük. İçimi titretti şiir Şair. Yaşadım yani havasını kokusunu. Böyle olunca; İstanbul diyorum. seni yaşamak ne zaman nasip olacak bana. Hİç görmeden adını bildiğim insanlardan farkı yok bu yüzden benim için. Yazdıklarıyla; yazdığının havasını yaşatmak da başarının ta kendisi desek yalan olmaz. Bu bakımda yine yeniden Tebrikler üstad. saygılar, selamlar.
yeşil biter yeşilin bittiği yerde ise hayat biter...etrafımız beton yığını haline geldi.... tebrik ederim... selam ve saygılarımla...
Ne çok abarttılar hayatı... Bu denli bağlanarak zenginliğe, hırsa, kötülüğe, ... Oysa ne güzeldir yaşamak ne güzeldir önümüze sunulan nimetlerden yararlanmak, iyi olmak, birilerine iyilikte bulunmak... Unutturdular Üstadım. Unutturdular ve alıştırılmış bir toplum empoze ettiler şimdilerde... Bir şeyler yenilendikçe, geliştikçe; iyiye kullanmak ve kullandırmak yerine; nerede kötülük nerede işe yaramazlık varsa onu aşıladılar ve hala devam ediyorlar. Ve ısrarla inandığım ve kabul ettiğim ve etmek zorunda olduğumuz bir şey var ki; hepsinin kaynağı Allah korkusunun azalması; merhametin kalmaması ve inanç-ibadet zayıflığı... Önce inancını ve merhametini elinde tutarsa insanlar; biz yeni çağın oyuncağ değil; yeni çağ bizim oyuncağımız olur. İmkanlar iyiye kullanılır. Toplum bu kadar mal düşkünü olmaz. Allah unuttuğumuz şu gerçeği akıllarımızdan çıkarmasın Ölüm ve sonrası gibi bir gerçek varken; dünyaya kendinden geçercesine tamah etme...
iyileşmeyen tek yara dil yarası... insan olur olmaz yere kırarsa bir başka insanın kalbini ne yapsa tamir edemez bir daha.... sözü ağızdan çıkarmadan önce çok düşünmeli insan çok...ruhuma hitap etti şiiriniz.... tebrik ederim abi... selam ve saygılarımla...
VE KEMANIN TELLERİNDE AĞLADI İNSAN BOĞAZIN SULARINDA YANA YANA KUTLARIM
Okumak, okumak yine okumak hem bizim ufkumuzu açar hem de yaşadığımız topraklara değer katarız okuyarak aydınlanarak aydınlatarak tebrikler içtenlikle...
Bir saadet ölçüsü müdür yalnızlık yoksa bir bedbahtlık ölçüsü mü bilinmez ama Kimi tahtına kurulur kiminin tahtı başına yıkılır yalnız kalınca... Herkesin tahammül edebileceği bir durum da değildir yalnızlık... Hele hele istem dışındaysa gelişen olaylar ve karşı taraf tarafından yoksa hiç bir umut... Saz sesi ve yorum harikaydı... Hep diyorum, diyeceğim de '' serbest şiirlerinizin tınısı bambaşka... '' Tebrik ederim, Selam ve saygılarımla...
"Ölmek lazım ara sıra" Bu dize bitirdi beni Final yine bitirim Gönül dersini aldı bu günde, tebrikler Saygı selam ve muhabbetle...
Millet olmanın özelliği nütün omaktır. Bütün olabilmek ise, temeli bireylerin sağlam aileden gelmesi ile mümkündür. Peki Öksüz ve yetimlerin sağlam aile'ye neden sahip değildir. Halbuki asıl aile bir millletin tümünü temsil eden millettir.Öyle ise, millet öksüz ve yetimler,ne neden sahip cıkmaz da, sadece onları kan bağı olan insanların insaf ve izanına bırakıverir. İşte bunun cevabını verebilebilmliyiz.Öksü ve yetimler, bu toplumun vazgecilme unsurudurlar. Öyle ki, onlar da bizim gibi bir aile ferdi iken, anne ve babalarını kaybetmenin ve maddi yokluğunda eklenmesi ile her türlü imkandan yoksun kalmaltadırlar. Kısaca onlara sahip cıkmadığımız zaman, öksüz ve yetimleri toplum olarak hak etmedikleri bir şekilde cezalandıraktayız. Ümit ediyorum ki, toplumumuz bu yöndek bilincini yükseltir, ve öksüz -yetimlerimiz de toplumumuza daha faydalı bir birey haline gelirler. Tebrik ediyorum. Başrılarınızın devaını dilerim. Saygılarımla,