Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Bir sene önce, bir sene sonra, her gün onun için yazsak doymayız Nilgün hanım, Şair yüreğinize selam olsun beğeni ile okudum dizeleri. Saygılarımla...
Siz nasil bir yurek tasiyorsunuz fevkaladenin fevkinde tebrikler. Nimet hanim cok sevdigim taktir ettigim bir kalem arkadasim dostumdur. Bu guzel vefa yazilarinizi ozenerek okuyorum degene deger diyorum sizide gonulden kutluyorum. Paylasim icin tesekkurler. Saygilar,selamlar.
"Türkün destanını yazdın bu asra Âdemin sözüyle gürler her mısra Adını asarak saraya kasra İsmini kalplere kazdık ey atam,, ... Tüyleri diken diken eden bir çağlayan, destanî dizeler... Atamız'a da böyle incilerde seslenmek yakışırdı... Ecdat da rahat uyusun, mavi gözlü dev adam da... Ezan susmayacak, bayrak inmeyecek, yolunda canlar var... Ahde vefasız değil bu millet; zira bu topraklar bereketli, bu topraklar şehit kanlarıyla dolu; Akif de demiyor mu: "Kim bu cennet vatanın uğrana olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ, Etmesin tek vatanımdan dünyâda cüdâ... ,, ... İşte böyle bir toprak ve istisnalar kaideyi bozmaz/bozamaz... Bozanlar, bozgunculardır... Dış odaklıdır, hiçbir zaman da emellerine ulaşamayacaklardır... Konu itibariyle derya deniz bir konu... Tarihe sığmamış ki buraya sığsın... Ne güzel şiir, ne güzel kalem... Öpülesi bir kalem....
hüznü estirdin yine saçlarım uçuşuyor rüzgarın peşinde üşüdü bedenim titriyor yürek senin ellerinde yüreğim de senin izlerin kalıyor şiirini okuyunca her seferinde göz pınarlarım da yaşlar birikiyor hüznü yaşadım şiir bahçende bu sabah teşekkür ediyorum arkadaşım can dostum şair yüreğini kutluyorum ve gönülden tebrik ediyorum
bir bestesi eksik dudaklarımda tebriklerim ve sevgimle
Hüzün şâirine ne güzel davet, ne güzel sesleniş ve ne güzel bir gönül alış... İçtenlik, özgelik, dostluk, gönüldaşlık, kalemkeşlik, müziği içimizi saran, yapmacıksız saf ve doğal... Akar da akar kalpten... Aruz değerlendirmesi bize kapalı madem:) Çağatay abi ne diyorsa odur... Gönül söylemiş, söyletmiş sözünü... Suzuki arabanın arkasından gelen bazuki seslerini de duymuştum Çağatay hocamın kaleminde... Her şiirinde içten ve doğallığıyla keyif aldığım, esprilerinde güldüğüm sevdiğim bir sayfa bu sayfa... İşbu güzelliklere teşekkürler, sevgiler, hürmetler... ============================= e d i b / a h m e t
İnanınız gözyaşlarımı tutamadım Gülsen Hanım... Atam'ı çok özlemişim, çok derinden hissettim yokluğunu... Ve o al kırmızı al bayrağımla birlikte Atatürk'ümü, ilke ve devrimlerini yeniden yeniden damarlarımdaki kandan yakın hissettim kendimde şahaser eserinizle birlikte... Ruhu şad, mekânları cennet olsun tüm şehitlerimizin... O'nun ilke ve devrimlerini yaşatmak hepimizin en temel görevidir diye düşünüyorum Selâm ve saygılarımla Gülsen Hanım...
Şiir de yorum da mükemmeldi Adem Bey, tebrik ediyorum. Vefatının 74.yıldönümünde Ata'mızı rahmetle, şükranla ve özlemle anıyor, O'nun yokluğunu her geçen gün daha çok hissediyoruz. Tarihi şerefle şanla, kahramanlıklarla dolu eşsiz bir Milletin evlatları olarak her zaman tarihimizle, ecdadımızla gurur duyuyoruz.Haçlı seferlerinin önlenmesine, Kurtuluş Savaşı'nın hangi zor koşullarda kazanıldığına ve neler pahasına kazanıldığına, Ecdadımın başta İslâm dünyasına ve İslâma olan hizmetlerine girmemeye çalışacağım. Bunları anlatmaya sayfalar ve hatta haftalar yetmez biliyorum... Bu gün iki kutuplu dünya gerçeği gün gibi aşikardır artık. Neden mi, Bosna Katliamları daha hafızalarımızdan silinmedi henüz...Ve medeni avrupanın çifte standartlar uyguladığı müslümanlara yapılan ayrımcılıklar, BM, Nato ve Lahey Adalet Divanı'nın bu katliamlara seyirci kalmaları ve müsebbiplerinin yine bu kurum ve kuruluşlar tarafından nasıl korunup kollandıkları da dün gibi hafıza...
Hem şiir hem yorum muhteşemdi şairim.. Sanki mısralar ve yorum bizlerin ahde vefasızlığını gözler önüne sermiş te yüzümüze tokatla inmiş gibi geldi dinlerken Atamızı anlamaktan geçmez mi sevmek? Galiba bizler sevginin de ne demek olduğunu bilmediğimizden midir ne ki anlamadık yıllarca yazılan senaryolar da boğulduk ta gözümüzü açmadık nedense ? Ne gerçek yazan tarihe vasıl olduk ne de kendimize gelmeyi becerdik İnsan tarihini geçmişini bizler gibi inkâra giderse neticesi şimdi ki gibi birbirimize düşmek olacaktır. ''Yurtta Sulh Cihan da Sulh ''MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Atamın 9 KASIM gece saat 10 sularında ebedi hayata gözünü yumduğunu ve hiç bir doktorun o gece yanında bulunmadığını ancak sabah geldiklerinde atamızı vefaat etmiş olarak bulduklarını ve kayıtlara 10 KASIM olarak yazdıklarını söylemeden geçemedim sevgili şairim. Bu kadar kıymetli bir insanı tanımak için tarih araştırmamızı bütün yazan dostlarım...
Böyle güzel bır sıır anlatımını yazıp bızlerle paylastıgın ıcın tebrıkler basarılar....
Güne uygun, özellikle 10 Kasım için önem arzeden bir çalışma. 10 dörtlükten oluşan bir destan. Sanki 10 Kasıma 10 dörtlüklü bir şiir yazmak özellikle düşünülmüş gibi. Belki değildir ancak dikkatimi çekti. Bir şifre koyulmuş gibi. 10 Kasıma kadar her güne bir dörtlük yazmışcasına. Kafiyeler sesli ve sessiz bitişlerle ses ahengini yakalamış. Eğer şiirin tamamı sesli veya tamamı sessizle bitmiş olsaydı, şiir baştan ses ahengini kaybetmiş ve okuyucunun kulağını tırmalamış olacaktı. Şiire uygun kafiyeler kullanılmış. Anlatımı sade ve ayak sonlarını redifle besleyerek olması gerektiği gibi. Belliki şairimiz bu şiiri yazarken itina göstermiş ve emeğinin karşılığını güne seçilerek almış. Şarimizi kutlarken; Ulu Önder Atatürk'ü rahmetle anıyoruz.
kan çiçeklerinin öyküsünü bilir misiniz? Bosna da yakınlarını kaybedenler onlardan haber alamayan Bosnalı müslüman kardeşlerimiz , şehirleri alt üst etmişler ne ölenler ne de yaşayanlar arasında yokmuş yakınları ana babalar eşler çocuklar perişan.Sonra bakmşılar ki sehirdeki ıssız bölgelerde bazı alanlarda toprağın üstünde yığınla çiçek açıyor .Çok merak etmişler alan çok geniş ve toprak çiçek dolu.Kazmışlar nedenini öğrenmek için ve toplu mezarları bulmuşlar kadın çocuk demeden katledilmiş onlarca müslümanın cesetleri birbirlerine sarılmış halde.Bu çiçekleri de mavi kelebekleri takip ederek bulmuşlar. çünkü mavi kelebekler sadece bu çiçeklere konuyormuş...Bu ölüm çiçekleri sadece toplu mezarların üstünde açıyormuş.. .Avrupanın göbeğinde 312 bin kişi öldü.35 bini çocuktu.Dünya bu katliama seyirci kaldı. Uluslararası adalet divanı(UAD)bunu katliam olarak kabul etmedi ama Ermeni katliamı yapmıştır TÜRKLER derken zerre gerçek veriler ortaya koyamadılar. Artemis isim...
İyi Geceler Adem Bey, Öncelikle anlamlı güzel şiiriniz için sizi kutluyorum. Atatürk'le ilgili epey bir araştırma sonunda şu inanca ulaştım. Atatürk; Yüce Allah'ın Türk Milleti'ne bir hikmeti ve nimetidir. Bunu her zaman ve her platformda söylerim. Atamızın ruhunu yücelttiğmiz bugün bu inancımı bir kez daha yinelemekten onur duyarım. Saygılarımla.
Atatürk birçok insanın başarmaya gücünün yetmediği işler başarmış ve sadece ülkemizde değil o bir dünya lideri olmuştur. Ün peşinde koşan bir lider değil, gelecek kuşakların sağlam temeller üzerinde kurulan bir ülkede yaşaması için uğraşmıştır. Birçok ülkede ünlü kişiler, liderler onu dünya lideri olarak görüp ardından takdir ve hüzünlerini belirtmişlerdir. “ Mustafa Kemal; hırpalanmış, silahı elinden alınmış olan ulusla el ele vererek tarihe yeni bir çağ açmak için mücadeleye atıldı ve mücadelesinde, ruh erkinin dünya yüzündeki bütün silahlardan üstün olduğunu kanıtladı. Tarih Profesörü Herbert MELZIG” Dizelerinizde yok olmaya başlayan bir milletin yükselişi ve bu uğurda harcanan emek çok güzel anlatılmış. Bu millet Atasını asla unutmaz unutturmaz. Allah Rahmet Eylesin… Emeğinize ve yüreğinize sağlık…
Türkün destanını yazdın bu asra Âdemin sözüyle gürler her mısra Adını asarak saraya kasra İsmini kalplere kazdık ey atam 55 yaşındayım Adem hocam. Kendimi bildiğimden beri bu güzel Cumhuriyeti bize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk'e hayranlık duydum. Onun için ne yazsak, onu ne kadar anlatmaya çalışsak yetmiyor. Ama sanırım bu günlerde daha çok yazmalıyız. Yazmalıyız ki onu unutanlar, unutturmaya çalışanlar, bu emellerinin boş olduğunu bilsinler. Ata'mızı sizin gibi ustaların kaleminden okumanında ayrı bir lezzeti var elbette. Ruhu şad olsun. Nur içinde yatsın. Yaşasın Cumhuriyet... Selam ve saygılarımla.
Kutlarım sizi Adem Bey, tamamen öz Türkçe ve bir kere dahi TDK'ya başvuruyu gerektirmeyecek yalınlıkta bir şiir almışsınız kaleme, şiir dilinde sanatsal imgelere elbette yer verilmeli ama özellikle böylesine önemli vatan millet ve mümhasır günlere dair yazılan eserlerde küçük büyük cahil okumuş herkesin anlayacağı açıklıkta yazmakta büyük fayda var diye düşünüyorum. Ben özellikle bu yönden çok etkilendim ve biri beş diğeri sekiz yaşımda iki kızımı yanıma çağırarak onlara da okudum, sorgusuz anladılar, harikaydı, Ellerinize sağlık, Anlama ne diyem ki ? Anlatmışsınız işte içlerimizdeki Atamızı tüm coşkusu ve folklorik unsurlarıyla, Tekraren kutlarım şahsınızı, Saygılarımla, çağatay
Ne diyem de Gülsen Şairem ? Helaliniz var; Allah razı olsun, Anadolu razı olsun, Atam razı olsun, Anneniz razı olsun, Aşk razı olsun hülasa tüm A ' lar razı olsunlar sizden, Kutlarım Şahsınızı, Saygılarımla, çağatay
Beni de çocukluğuma götürdün dostum. Küçük bir kız çocuğu kolalı yakası, siyah önlüğü, annesinin özenle taradığı sarı saçlarında, beyaz kurdelesi ve siren sesi eşliğinde saygı duruşunda. Sirenin ardından, olanca sesiyle KORKMA SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN ALSANCAK" O minicik yüreği nasılda çırpıyor. Çünkü ATA'sını bir kez daha anma mutluluğuna erdi. O sarı saçlı kız yarın da ANITKABİR'de anacak ATA'sını ve daha nice seneler. Hayır dostum, hiç bir emeği boşa gitmedi. Biz öyle bir milletiz ki, zamanı geldiğinde tek yumruk olmasını biliriz ve o zaman yaklaştı, yaklaşmakta... Emeğine yüreğine sağlık dostum. Sevgim saygım çokça...
dün denilen aşağıladı bizi yaşamak ve görmek dürtüsündeki bedenimizi. çok uzun koştuk bunca yılı ağzımız burnumuz köpük ki İngiliz tayı olsa daha fazla acı çekmesin diye vururduk * şunca acı yeter akşama tebriklerimle usta
Üstadım... Üstad Mehmet Akif bir gün çok sevdiği arkadaşı ile Galata köprüsünde buluşmak için randevulaşır. Randevu günü yağmur yağar. Yağmur ki, görülmemiş derecede Mehmet Akif oradadır ama arkadaşı gelmemiştir. Üstad bu durumdan sonra hastalanıp hastaneye yatar. Hasatanede o bekleten arkadaşı görüşmek ister. Akif istemez ve o kapı önündeyken şöyle der: Be ey köftehor, üç saat bekledim. Bir saat beni seviyorsa gelir dedim. Bir saatte ise seni sevdiğim için bekledim. Diğer saatte ise Allah rızası için bekledim. Birde ve ikide gelmedin bari Allah için gelseydin... Bundan sonra benim dostum olamazsın... der... Yazan kalemi kutlarım. Saygılar.