Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

yaşanmışlıklar mı Eylül, onlar bulanık Porsuk çayında. şimdi, sen ve ben aynı şehirde ama başka iklimlerde. Yaşanmışlıklar bitse de anılar ilk günkü canlılığı ile uslarda kalır. Unutmak isteseniz de unutamazsınız. Çok duygulandım.Duyarlı gönlünüzden dökülen dizeleri beğeniyle okudum. Selam saygılar.
valla harika... sarhoşu anlatan bir şiir yarışması olsa inanın birinci olur... etkilendim... tebrikler Gamze hanım kaleminizin çok güçlü olduğuna inanıyorum... esen kalın şiirle kalın
kurban olurum kurban o kocaman yüreğini kâğıda döken ellere abimmm kutladı kardeşin :)
Safiye hanım çok güzel bir konu ve çok güzel bir anlatım şiir teknik olarakta içerik muhteva olarakta çok doyurucuydu anlatmak isten konu çok güzel anlatılmış şiir su gibi akıyor .. Hüzenlerin ve kırgınlıkların şiirlerde kalması dileklerile güne düşen bu güzel şiiri ve yüreği güzel şairemizi yürekten kutluyorum selamlar...
Kolay değil yürekteki karmaşadan kurtulmak değerli şairim, çok güzel dile gelmiş dizelerde. Kutluyorum selam ile...
Yıldızlara izin verdim bugün Gökyüzün de dans edecekler Bulutlara söyledim Aşkımı ziyaret edecekler Yağmurlara aldırmaksızın bu gece Şimşekler çakacak, bulutların arasından Kalp çizilecek havai fişeklerden bezenmiş Gökyüzünde parti verilecek Şampanyaları ben patlatacağım Şerefine aşk diye haykıracağım gökyüzüne yürek sesiniz susmasın..naif dokunuşlarla güzel bir eser ..
Aynalarda yüzüm, soluk resimler gibi duruyor Yabancılaşıyorum kendime, Hayat sevgi,aşk ne varsa, Dünya anlamsızlaşıyor gözümde, Acıyıp duruyor yüreğim, Rüzgarlarda savrulmuş gibi solmuş çiçeklerim, hayata bazen yaşadıklarımız durumlardan dolayı ikilem bir bakış içine gireriz..en haz aldığımız şeyler dahi bizi mutsuz kılmaz..sitemli ve hüzün doluyuzdur.. tebrık edıyorum..
Kim değil ki?.. Gerek umutlarını gerek hayallerini gerekse etrafındaki sevdiklerini kimler çaldırmadı ki!... Kimi gün '' Ya sabır'' Kimi gün kader Kimi gün ise koymaya kıyamadığımız noktayı virgülle süslemedik mi? Ya da içimizde birikenlerin altında ezilip, kendimiz adına bir şey yapmadığımızı görünce ne kadar verici olmuşuz keşfetmedik mi? Akabinde bu keşfin hep kendimizden eksilme ve kendimizi eskitme olduğunu görmedik mi? Tebrik ve saygılar Sayın Efnan.
Tebrik ederim dizelerinizi... Tüm şehitlerimizin mekanları cennet olsun dilerim Saygılarımla
Sayın Samyeli; Şiirinizin içeriği, anlatımı, kafiyeleri ve ayakları oldukça başarılı ve okuyucunun hafızasına yer edecek türden. Şiir akıcılığı ile sayfaya adeta mührünü vurmuş. Tam şarkı yapılacak bir hece. Affınıza sığınarak; Şiirinizde sıkıntılı gördüğüm bir iki hususa değinmeden geçmek istemedim. Şiirinizde belki de gözden kaçmış olan aşağıdaki dörtüğün ilk mısrası; "Senden gelecek/ bir haber beklerken" bu mısranın ilk durağı 5+6= 11 şeklinde düştüğü için mısra yürümüyor. Oysa bu mısra da diğerleri gibi 6+5= 11 olsaydı, mısranın akışkanlığını zorlamamış olacaktı. Bu mısraya mudahale etmeniz gerekir. Üst üstüne acı tütün eklerken Gönlümden geçeni dilde saklarken Otuz iki dişim sıkılı kaldı SAMYELYİM ama esemiyorum Feleğin yolunu kesemiyorum Kızsam bile sana küsemiyorum Sevdan yüreğimde çakılı kaldı . Son mahlas dörtlüğünün, ilk mısrasında klaviye hatası olabilir. 10 hecede son bulmuş. ...
sayfana şiir yakışıyor dostum fazlası ile çok beğendim kutlarım
Şehidi takan mı var, onları da olsun Aile Bakanlığı uzanacak kolsun İster mi bir evlat annenin yüzü solsun Devletin işi aşkın, hangisine koşa (!) * Şiir tadında okuduğum güzel şiiri yürekten kutlarım saygı ve sevi ile..
geçe onca yıla kimi bayılan delilik çağından akılı kaldı sıcakla sayıla dimi yayılan yünleri ağından a kılı kaldı ayı unutmuşsa gecesine üs bulutun önünde ecesine süs kolaysa biliniz nicesine küs gereği zağından akili kaldı gazına kömürse ekleyenine ısınsa sömürse tekleyenine yazınla ömürse bekleyenine ereği yağından yakılı kaldı geçeni yılları keza aklasan geçirmediğine eza paklasan olayına düşü feza haklasan aşılı bağından bakılı kaldı gönülden sitemi biriktirene kaporta sağlamı çiziktirene yeni kumaşına tip diktirene imliği sağından fakılı kaldı ozan efem şimdi tasarlandığı yamuktur anısı hasırlandığı fırtına boranda nasırlandığı emliği dağından çakılı kaldı sağlıcakla/kutlarım
Molla dergahında boynu bükük acizlerin duası ifadesindeki tezatlık müthişti Ziya Paşa'nın ifade ettiği gibi. "Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan neş'et eder.", hangi heplikte hangi hiçlik, hangi var oluşta yok oluş, ya da tam tersi eğilimler, hiçlik bir şehrin burçlarını nasıl yıkabilir ki ya da yıkılmışa asılabilir ki farklı fikirlerden hakikatın atası doğmasa. Çok etkilendim efendim şiirinizden, ifadeleriniz fevkalade güçlüydü, Saygılarımla, çağatay
Ağabey Hoş geldiniz, nerelerdesiniz ya ? : )) Çok özletiyorsunuz kendinizi, birikimi ve sosyal duyarlılığı çok yüksek bu şiirinizi yürekten kutlarım, Saygılarımla, çağatay
ne kadar kızıldıysa o kadar çok seviliyor demektir ve yine güzel bir çalışma okudum canımcım teşekkürler vede tebrikler kocaman yüreğine;)
Saatler gün oldu günlerse sene Gözlerim yollara takılı kaldı Hüzünle dost olduk ne yazık yine Kederler üstüme yıkılı kaldı ............................................. insan sevınce kederı hasretı her turlu acıyı peşinen kabul mu etmiş oluyor dost kalem guzel ötesı dızelerını çok begendım tebrıgım ve sevgımle..
Samyeli esemiyorum demiş ama sayfada öyle bir esinti var ki alıp götürüyor.İnsan sevdiğine küsemiyor sadece sitem edebiliyor.Özlemin büyüklüğü olsa gerek sitemi de büyük kılıyor. Her zaman ki gibi büyük beğeni ile okudum, damağımdaki tatla ayrılıyorum... Selam ve sevgilerimle...
SAMYELYİM ama esemiyorum Feleğin yolunu kesemiyorum Kızsam bile sana küsemiyorum Sevdan yüreğimde çakılı kaldı İnsan sevdiğine kızabilir mi arkadaşım.Ne kızar ne de küser. Sitemi de çok sevdiği içindir. Duygulu yürek sesini beğeniyle okudum.Fon resmi de çok güzeldi. Selam sevgiler.
:( kirpiklerim düşüyor üşüyorum üşüyor.... öncelikle müzik sessiz bir yakarış, sessiz bir dua gibi sardı içimi... sonra satırların geldi peşimden...dört bir yanımdan vurdu beni... üşüdüm karanlık sokaklarında her mısranın... yayıldı içime ansızın nidası aşkın.... ayrılığı ilmek ilmek dokurken zaman, hep yek geldi zarlar gönül oyunumda.... düştüm düşten bir zamana üşüyorum kirpiklerim düşüyor... düşüyorum...üşüyor, üşüyorum..... ........ ....