hocam
Şiiriniz baştan sona bir hayat hikayesini, emekle yoğrulmuş bir kaderi derin duygularla anlatıyor.
Nigar ana’nın çilesi, Bahtiyar’ın sevgisi, Gülizar’ın vedası hepsi bir film gibi gözümün önünden geçti.
Anlatımınızda hem acı hem umut var; tam bir Anadolu hikayesi olmuş.
Kaleminiz, duygunuz daim olsun hocam selam sevgiler.
Merhaba kıymetli hocam
Bir göz atı verelim kıymetli satırlara
Bu şiir, tasavvufî aşk ile beşerî sevdanın birbirine karıştığı derin bir lirizm taşır. Şairin dili hem divan şiiri geleneğinden beslenmiş hem de modern duyuşun iç acısını taşır. Şiirin her kıtası, “Benim mezarımı kande kazdılar?” nakaratıyla bir aşkın yıkıcılığına ve teslimiyetine döner.
Yârim bir goncaydı devrân içinde
Bir nûr idi hicran tufân içinde
Adımla yazılı aşk meydân içinde
Benim mezarımı kande kazdılar?
Burada “yâr” bir gül goncası gibi, güzelliğin, saflığın ve bekâretin simgesidir. “Hicran tufanı” ise ayrılığın şiddetini anlatır. Şair “adımla yazılı aşk meydanı” derken, kaderin yazgısında adı aşk ile anılan bir kul olduğuna işaret eder. Son dizeyle bu kaderin nerede tamamlandığını, yani ruhsal “ölüm”ün veya teslimiyetin yerini sorgular: Benim mezarımı kande (nerede) kazdılar? yani “aşk beni nerede öldürdü?”
Gözlerim yaşlarla sel oldu taştı...
Ben bilirim ki her şiiri yazacak cesaret vardır değerli şairemde.
Her konuda şiir yazmak zaten cesaret ister.
Kaleminiz daim olsun.
Selamlarımla.
“Yemin Olsun”, kelimeleriyle değil, yüreğiyle yazılmış bir şiir olmuş; gönülden tebrik ediyorum.
Saygılarımla
Kaleminize, yüreğinize, inancınıza sağlık,
Her dizesiyle bir uyanışa çağrı gibi…
Saygı ve selamlarımla
yürek esintiniz daim olsun Osman hocam
selamlar saygılar
Zordur gerçekten evlat acısı hem de ne zor... Allah sabırlar versin acı hiç dinmez... Manidardı...
Seven bir gönül için sevilenin hasretini çekmek kadar zor bir şey yoktur.
Ama bu da sevmenin bedeli.
Tek çare sabırla vuslatı beklemek.
Selamlarımla.
Şimarıyorlar hocam. Öyle ölçüsüz şimarıyorlar ki söylediğiniz gibi "benim kim olduğumu biliyor musun?" "Haritadan kendine yer seç, görürsün günün" gibi efelik taslıyorlar. Sarhoşken araç kullananların ehliyetleri derhal iptal edilmeli ve bu tür kişiler üzerine "mim" düşülmeli. Yargı önünde "sorhoşluk hali" cezanın hafiflemesine neden olmamalı. "Kravatı var, düzgün adama benziyor ve pişman(mış)" gibi ucuz iyi hal indirimi de olmamalı. Çünkü buna yaslanarak arsızlığı artırıyorlar. Saygılar selamlar hocam
Evet, ''Yaşasın kötüler için cehennem ''
Cennet ve cehennem inancıdır zaten bu dünyadaki haksızlıklara, zulümlere, tüm kötülüklere katlanabilmemizin sebebi. O bakımdan zaman zaman hep derim: İyi ki cehennem var.
Selam ve saygılar.
Tebrik ederim kardeşim aynı yoldayız.😊
hocam, bu şiir baştan sona bir ağıt gibi okunuyor, her dörtlüğü yüreğe dokunan bir sızı taşıyor.
“Baba evvelinden göçüp te gitmiş / Yetim kalmış çocuk, hicranı yaşar” dizeleriyle başlıyor ve daha ilk anda içe oturan bir acıyı duyuruyor.
“Hülya” isminin anlamla buluşması da çok etkileyici olmuş — hem bir isim, hem bir kader, hem bir sembol gibi duruyor.
Son dörtlükte “Kazmış mezarını giymez kefeni” ifadesiyle dramatik zirveye ulaşıyor, şiirin duygusu orada tamamlanıyor.
Gerçek bir halk şiiri tadında, sade ama derin bir iç yanışı var.
selam sevgiler
hocam, metin tam bir inanç ve direnç türküsü olmuş, mazlumun sesiyle umut aynı kıtada buluşuyor.
İlahi aşkın ateşiyle yanan yürekler, karanlığı delen bir sabah vaadediyor; çok içten yazılmış hocam.
selam sevgiler
Ne güzel birini yüreğine koymak sevebiliyor olmak... Kutlarım kardeşimi...
Ne kadar zordur yetimlik ve öksüzlük.
Kime yanacak derdini.
Dert dinleyecek ne ana vardır ne de baba.
Gözyaşını kim dindirir?
Ana şefkatini kim verir, kim alır bağrına basar.
Boynu büküktür hep yetimin.
Rabbım yardımcıları olsun.
Duygusal bir şiirdi üstadım.
Okuyunca duygulanmamak elde değil.
Kaleminiz kavi olsun.
Selamlarımla.
Demir hocamdan bir iç seslenişi okudum beğeniyle. Soyut bir şiir gibi geldi bana ama böylesi eserler insanlara birşeyler fısıldıyor. Nar ,nur, amel defteri, ağaçlar, nal ve tavşan ayağı. Fatma ana, kadınlar ve ölgün çiçekler vazoda gibi imgeler harika. Gönül sesinize selam olsun üstadım. Gecenize gönlünüze esenlik diliyorum.
Yarın Allahın huzuruna çıktığımızda müminmisin yoksa kafir mi ona bakacaklar
Arap türk vs demiyecekler.
Bu gün bakıyorum ülkeme müslümanın burda işi yok diyen yaratıklarla doldu.
Helede şu içimizde kanserli hücre gibi çoğalan din düşmanları var ya onların yaracak yeri yok
Benim ülkemde, ben dindarım diye
Ne işin var burda bura laik bir ülke Arabistan'a git diyenler var ya
Hepsini sürgün etmek şart
Benim ülkemde benim inancımı eleştirecek kadar hadsizleşiyorlar
Biz müslümanlarında onlara tek sözümüz var
Burası müslüman bir ülke Avrupaya gidin.
Hocam tek kelimeyle harika bir şiir
Yürekten tebrik ediyorum
Saygılarımla
Her ''git'' diyene '' Başüstüne'' demiş olsaydık bugün dünyayı bir kaç kez dolanmış olurduk.
Git diyen kendisi gitsin bakalım gitmek o kadar kolaysa.
Selam ve saygılar.
1. Genel Değerlendirme
Şiir, modern serbest şiir formunda yazılmış; vezin, kafiye veya klasik ölçülere bağlı değil ama güçlü bir iç ritim barındırıyor. Duyguların dalgalanmasıyla oluşan bu ritim, akıcı bir anlatı şiiri havası veriyor.
Bu metin, aslında kayıp bir sevdanın ardından gelen iç hesaplaşmanın, suskunluk ve hatırlama arasındaki çelişkinin anlatısı.
Yani: “Unutmak istiyorum ama unutmamak da benim tek bağım ona.”
Bu duygu, şiirin her dizesinde yankılanıyor.
2. Bölüm Analizi
I. Giriş (İlk bölüm: “Pusludur yüzü gecenin…”)
“Pusludur yüzü gecenin / yıldızları sönerlerken bir bir…”
Bu giriş melankolik bir atmosfer kurar. “Puslu gece” bir bilinç durumu gibidir: kararsızlık, duygusal bulanıklık. “Yıldızların sönmesi” umutların tükenişini simgeler.
“Yüreğin sıkışır cenderede” dizesi, yalnızlığın fiziksel bir hâlini verir — içsel baskı, kaygı, nefes darlığı.
Bu bölümde duygusal kriz anı yaşanır: hayaller “kapılarını kırıp dışarı fırlar”. Artık...
Gülüm hocam ne güzel bir anlatım, ne güzel bir konu... Ve keşke insanlar dünyayı çocuk gözüyle ve çocuk yüreğiyle görüp anlayabilseydi, hayat/dünya bir başka güzel olurdu. İnsanın kendinden kopup gitmesi mümkündür ancak dönüş kaçınılmaz oluyor. Anılar, sevdikleri ve sevmedikleri hep insanın yüreğinde yer alıyor. Kutluyorum yürekten. Selamlar saygılar