Merhaba sevgili arkadaşım.Profil resmin değişmiş.Az kalsın tanımayacaktım.
Ne anlamlı ne güzel bir yazı...
Kelebek benzetmesi de çok hoşuma gitti.
Peki ya bizlerin hayatı? Kelebekler istedikleri çiçekten çiçeğe konarken, sevdikleri
çiçeklerle birlikte olmanın hazını duyarken, kaç insan isteklerini yapabilmiştir? Bugün
insanlara kelebek misali yaşamak ister miydiniz? Diye sorsalar çok az kişi evet cevabı
verir.
Ben evet cevabı veriyorum.Çok yaşamak değil güzel yaşamak önemlidir.İstediği gibi,
istediği şeyleri yaparak yaşamak ne güzel.
Taa çocukluğumuzdan beri yaşantımızda
hep kısıtlama oldu.Annem benim arkadaşlarımı seçerdi onunla konuşma bunun evine gitme vs.
Büyüdük be sefer laf olur söz olur alem ne der gibi baskılarla istediğimizi yapamadık.
Bu yaşa geldik baskılar hala devam etmekte.
--An vardır ,yaşanması ömre bedel--
Biz bu anları hep kaçırdık.
Yazın beni aldı götürdü Nilgüncüğüm.Ne güzel bir konu b...
Birlikte ağlayabileceği dostları da olmalı insanların. Yaşamın ağır yükünü çekerken bir yüreğin yetmediği anlarda ona güç verecek başka bir yüreğin varlığı YAŞAMIN EN ANLAMLI BEKLENTİSİDİR: Çok güzeldi Melahat hnm. Beğeniyle okudum.
Şiiriniz bu günkü ruh halime hayli uygundu...
Bir kaç defa okudum...
Candan tebrik ederim...
Çok anlamlı ve güzel bir şiir.İnsan yüreğinin sonsuzluğunu çözebilmek imkansız.
Ve sadece şairler bu kadar hassas yüreğe sahiptir gibi gelir bana.
Ve yazar ve döker içini kısacıkta olsa dolu dolu dizelere.
Kutlarım efendim yıldızlar kadar parlak dizelerin şairini..Sevgiler.
Saf , arı-duru , anlaşılır , akıcı bir Türkçe ... Bir o kadar da , bin yıllık ecdat yadigarı Aruz ... Şiiri mana ve muhteva dahil... Şifa kaynağı bal niyetine damıtılmş öz şiir... Kimden mi bahsediyorum? İşte , Gülizar Hanım , işte şiir...
Tebriklerimle.
Hayat budur işte, kimi zaman hüzün, kimi zaman hayal edemeyeceğimiz güzelliktir.
Hayat bizim elimizde bırakalım zorlukları, müsaade edelim yüreğimize sarsın içine
güzellikleri. Dünya yaşamaya değer.
Çok haklısınız
HAYAT
yaşanmaya değer...
İçimizdeki güzellikleri dışara çıkarmak için bundan daha doğru zaman var mı ki....
İçtendi yazdıklarınız...
Resim de çok güzeldi...
Kutladım...
asıl hayat kelebek ömrü kadar da ne yazıkki bunu görmekten aciziz Nigün hanım,
misal kaç senedir şu dünyaya gelmişiz,geri dönüp baktığımız zaman sanki 3 gündür,zaman su gibi akıyor,dünya pervane gibi dönüyor başımızın döndüğün bile farkına varmıyoruz,keşke anlaya bilsek,
bari kelebek çiçeklerde koku lezzet alıyor,biz bu dünyada lezzet aldık mı?
çok anlamlı dizeler gönlüne sağlık Nilgün hanım,ilhamınız bol olsun...
ufkun ötelerinde sönmeyen yıldızlar iyiki var,dünya o yıldızların sayesinde ayakta duruyor hocam,yoksa nuh tufanından beter olacağız,Rabbim söndürtmesin inşallah,çok anlamlı dizeler kalem sel gibi akmış,ilham dolu yüreğini kutluyorum hocam..saygılar.
Bu çıkmaz sokakları etrafımda çizdikçe,
Engel kapılarını art ardına dizdikçe,
Buz dağları önümde ardı sıra durdukça,
Ördüğüm kördüğümü çözüp çıkamıyorum.
__
öncelikle nahif kaleminizden günün seçkisini tebrik ederim üstadım
sonra demeden edemeyeceğim
buzdağlarını kelimeleriyle maşuk inşa eder
kalbimizde eriyince sular seller gidiyor haberi yok
kalın sağlıcakla
Ahuzara düşürdün ömrü boşa geçirdin
Abı hayat diyerek zakkum zehir içirdin
Azraili görmeden ruhu tenden uçurdun
Diktin mezar taşımı kızgınım sana felek
Hayatın yollarında çekilen çilelerden damlayıp dökülmüş dizelere. Neden bilmem ilk "çakırdikeni" kelimesine takıldım kendimce. Artık bu şehirde değil diken yeşil bile göremiyoruz ya belki ondan nicedir görmeyişime içerledim bu dikenleri. Belki de bizim hayatımızın dikenleri de budur dedim. Ben mesela hep yeşil bir vadide çimenler içinde çıplak ayak bir yürüyüş hayal ediyorum kendimce. Sanırım hepimizin ortak hayalidir bu... Uzak yada yakın bilinmez ama dediğin gibi bazen sitemle düş yakamdan dediğimiz ne çok şey var sevgili Safiye.
Tebriklerimi bıraktım sayfana en yeşilinden.
düzeyli kalem
asil bakış..
asi şiir
kutlarım
Şiirin temasına ve başlığına uygun bir saatte eklenildi bu şiir... Acaba yazılış tarihi ne zaman diye merak uyandı bende... Eğer yine bu saatlerde kaleme alınmışsa, şair içinde taşıdığı hisleri yaşayarak kaleme almış olmalı...
Ki biz kağıt ve kalemle uğraşanlar için bir nimet oluyor bazen geceler... Bazense sabaha kavuşmak için ba mbaşka bir dua... Beğeniyle okudum şiirinizi... Ancak kafama takılan bir durum söz konusu onuda sizinle paylaşmak isterim...
İlk kıta da;
"Sığınmışım geceler, şefkatli gölgenize" denilerek geceleri kişileştirerek konuşma hakimken;
İkinci kıta da;
"Her gece gölgenizde bir hüzün sarar beni, " denilerek bir anlatım bozukluğu var gibi geldi... Çünkü gece ile konuşma var..." Her gece " ifadesinin kullanımı sapma oluşturmuş... Çünkü zaten geceyle konuşuyorsunuz...
Tebrik ediyorum...
Selam ve hürmetlerimle...
''yalnızlığımdan kalktım bu sabah, epeyce mecbur.
gözlerimde yokluğundan buyana biriken uyku,
ağzımın içinde gittiğin yollara yetecek ziftle..''
Yalnızlığın başlangıcı epeyce sancılı geçmiş,sonlara doğru günlükle hasbihal her ne kadar alıştım havasında geçsede..yalnızlığa alışılmaz sadece alışmaya çalışılır...
Günlük belki bir seriye dönüşür şairin iç dökümhanesi olur...
Tebrikler güne düşen esere...
Ağlayan yaman ağlar şairem
öyle ağlar ki onunla cihan ağlar
bu şiirin ve tekniğinin önünde ancak şapka çıkartılır ve kutlanır
kutlarım şairem
Bu ömrüme bir liman ancak seni bilirim
Bütün ömrümde zaman, ancak seni bilirim
sen oldun mu herşeyim var bilirim
çekip gittin mi herşeyimi yitiririm...
hoş bir çalışma olmuş/aşmışsın aşmış...
tebrikle...
Dönerken kaybolmasın izlerim diye.
Tüm ışıklarını aç yüreğinin
fenerimi kapattım görünmesin ışığım
ayak izlerimi kapatıyorum takip edilmesin...
yalan sevmelere aldanışlarım
yeter olsun...
bırakın gideyim...
aşk...
demeyin...
hele hele beni hiç sevmeyin
sevip de
yolumdan döndürmeyin...
kaleme getirdin be can arkadaşım...yazmak güzel...hep yaz emi :)
tebriklerimle...
Kutlarım,beğeniyle ve gülümseyerek okudum...ilk defa yalnızlığın şiiri hüzünlendirmedi beni...Eyüpoğlu'nun bahsettiği türden mis kokan bir yalnızlık bu yalnızlık:))Sağlıcakla.
''yalnızlığın kadarsın
yalnızlığın mis kokmalı
yalnızlık dediğin büyük bir zindan
dünyanın en kalabalık zindanı
dinden imandan çıkarır
ama öyle bir adam eder ki insanı...''B.R.Eyüpoğlu
Çok güzel şiir daha da güzel olabilmesi için demlendirmeli bu şiiri... Tozunu tortusunu köpüğünü almalı... Siz nasıl şiir yazıyorsunuz bilmiyorum ancak ben şahsen her gün bir dizeyi onarıyorum canım sıkıldıkça gözüme battıkça...
Yani yazıldıktan sonra bir kaç gün okumuyorum ve bir kaç gün geçtikten sonra tekrar okuyorum...
Mesela bu şiirde;
//"Ben" aynı şehirde
Bıraktığın "aynı" yerdeyim,// tırnak işaretine aldığım kelimeler olmadan şiiri okuyun... Anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Fazladan ve tekrar cümlelerinden arınarak yazılmış şiirlerin ritmi daha bir anlaşılır okuyucu tarafından...
Sizi tebrik ediyorum...
Başarılar diliyorum...
Merhaba Müjgan Hanım,
Sizi yürekten kutluyorum. Harika bir öykü yazmışsınız. Hele ilk başlarda, sanki bir kızın yaşadıkları anlatılıyormuş
gibi bir hava vermeniz bir başka güzellik. "Şehirli"nin, önceki ve sonraki yaşam alanlarını gerçekçi bir biçimde aktarmışsınız. Öykünün güzeliğinin yanı sıra akıcı ve anlaşılır bir anlatım. Hatasız bir yazım. Öykü, bana göre
dört dörtlük.
Sizi bir kez daha kutluyor, başarılarınızın devamını diliyorum.
Saygılarımla.
hocam mevlananın bir sözü var,
sen gül ol da uğruna ötmeyen bülbül utansın
gülü anmayan bülbül,,bülbül olamaz zaten,Allah dikenlerin şerinden korusun,
harika bir çalışma gönlüne sağlık selam ve dua ile hocam...saygılar.