a b c dergah ı
Dergahımı açtım, yüreğim yeri.
Ne olursan ol gel, orası senin!
Gözümden gönlüme, alırken seri.
Ne olursan ol gel, orası senin!
) & (
Ne ararsan orda, dost sevgi saygı.
Gönlünden gönlüme,yol alır sevgi.
Gözünden gönlüme,çağlayan duygu.
Ne olursan ol gel. orası senin!
) & (
En baştan bu güne, karalı olsan.
Dertle yüreğinden, yaralı olsan.
İster sen oralı, buralı olsan.
Ne olursan ol gel. orası senin!
) & (
Sevgiye gark olun,sevgi yaşarsın.
Sevgi ile dolup, sevgi taşarsın.
Başta değilim ki, bizi aşarsın.
Ne olursan ol gel, orası senin!
) & (
Bu dergahta vardır, varların varı.
Gülücükler alır, feryadı zarı.
Biz engel saymayız,karlı diyarı.
Ne olursan ol gel, orası senin!
) & (
Congeri yüreğin, yol etti sana.
Yireğine basıp, geçersin Ona.
Candan cana, ekli olan vatana.
Ne olursan ol gel,bu gönül senin!
) & (
...
Yanarım gülistan içinde
Bu tek dize bile, kalabadaki yalnızlığımızda hissettiğimiz iç yangınının duman duman tütüşünü sergiliyor.
Ne Etsin Bu Garip Mehmet'in
SANIRIM VE DİLERİM MUHATABI YOL GÖSTERİR.
Saygım ve muhabbetimle...
Öyle cam tanelerine benzemiyor kopup giden parcalar candan
can'dan eksiliyor
yürekten düsüyor bir sevgili
sagir bir aksamda
agrili
sanri ertesi
acili...
öyle iste.
Patlayan lastiklerden salıncak kurmadık mı
Top peşinde koşturup tekmeler vurmadık mı
Papatyadan fal tutup sorular sormadık mı
Sanki sizler daldınız bende toprakta köktüm
kelimeleri bir çilingir gibi didiklemeniz ne kadar güzel ve ilham kaynaklarınızla hemhal olarak şiir potansiyelinizi hep biraz daha üzerine çkmanız ne ala kutlarım
Tozlu raflarda kalan, sarı ve solgun bir resim deyip geçmeyin ..
Resimde beş kardeş ..
Aynı anadan, aynı babadan aynı evde ve aynı yastıkta büyümüş beş kardeşin kız oğlan, boy boy sıralandığı bir eski resim..
Tozu üflenerek uzun bu resme bakış, deri iç çekişler ve geçmişda yaşanan anların filim şeridi gibi göz önünden akıp gitmesi..
Neler hatırlatır, hangi duygular yumağına sarar insan ruhunu.
Ağlayasın gelir, gülesin olur, iç çekişlerin, ahlar- vahlar ve en çok da "KEŞKELER" ..
İnsan anılarıyla yaşar..
Hatıra olarak saklanan her şey bir değer olur, kıymete biner ileriki yıllarda , bunları gâh koklayarak, gâh öperek, el ile okşayıp severek ,gâh da bağrımıza bastırıp offf diyerek feryat edip yaşarız o eski günlerimizi..
Hayalda anne, baba, kardeşler ve sevdiklerimiz ve evimiz, mahallemiz ..
HÜZÜN .. Yine hüzün..
ve gönül bahçelerinde kuruyan papatyalar, leylaklar ...
Salt beğendim demekle kalmadı, bir o kadar...
Yazınızı tebrik ederim Fuat bey...İnkarcıların Allah ' ın varlığını inkar etmelerinin sebebi gayet açık...Bunun için basit bir mantık kurmaları bile yeter . Eğer allah varsa dinler de doğrudur ve eğer dinler doğru ise İslam herkesin tabi olmak zorunda kalacağı son dindir..Bence sırf islama tabi olmak zorlarına gittiği için inkar yollarını seçiyorlar..Ama zaten Kuran -ı Kerim ' de bu kişilerin böyle davranacaklarını bizlere bildiriyor..Kıyamete kadar inkar kapısı açıktır..Eğer Cenab - ı Allah dileseydi herkes iman ederdi..Ama yüce yaradan dünya hayatını bu şekilde planlamış..Bizlere düşen ne olursa olsun içimizdeki iman ateşini söndürmemektir..
Selamlarımla..
Ya bu hayat bana göre değil,
ya da ben böyle bir hayatın içinde olmaktan sıkıntılıyım,
biliyorum çözemedim, yoksa ben mi mantıksızım
Yüzüme gülenlerden uzak duruyorum,
samimi olmuyorum artık.
manevi bant bağladım dudaklarıma
sadece hayırlısı olsun lafı ağzımda.
Kimseye kırgın değilim, kendimi yaşıyorum hayatta
hatasız muhakkak kul olmaz ,
öğrenerek yaşayacağız zamanla
beni üzen herkesi affediyorum... Kendim dışında !
tabiri yerindeyse çakıldım kaldım sayfanda
şiirin bu bölümünü ben yazmış olmalıydım dedim kendi kendime
dizelerde ne çok sen,ben,biz,o vardı
bu dizeler ile kim bilir kaç kişinin duygularına tercüman oldunuz...
yükledim şiiri gönül heybeme gidiyorum
tebriklerim kalsın gönül sayfanızda yanında da bir demet kırmızı gül selam ve dua ile...
...ama!
hayat dediğinizde muhasebe
ve hele böyle bir yürekle zaten tutmaz ki şair.
siz, " yoksa ben mi mantıksızım " derken,
ben ne de çok gülümsedim.
...ama!
eli çenesinde, bir masa başında hem şiir okuyup
ve hemde şiirinize yorum yazan birisi olarak,
evet ya dedim, evet
bende kırgın değilim kendim dışında olanlara...
... ama!
gecenin türküsünü söyleyip yalnız başına,
yine de affedebilmek insan denileni ve hem de
arka koltuklarında unutulmuş olarak yaşamın...
bu işte
ama'sız
yürek!
saygı ve dostlukla...
Ahir ömrümde sensiz, hüzzam ağıtlarım var
Karalayıp yırttığım, ıslak kağıtlarım var.
Sanma ki tek gidişin, eyledi beni melul
Öyleyse nedir buna sebep; bence “meçhul”
Belli ki ruhum artık kendisine kıyacak
Ki; nerden vurursan vur; asla acımayacak!
Alkışlıyorum, mest ettiniz. Tebrikler efendim. Tek kelimeyle şahane....
Akıntılar fazla
Söküldü yelkenimin dikişleri
Kürekler boşta
Tüm suçlu su mu anne
Bakma yüzüme kaş hizasından
Vallahi yorgunum
Af büyüklük dedin diye
Say sırtımdakileri
Ya da affettikçe
Kasemde biriken süzme deliğimi
Daha ne yapayım söyle
Gömleğim de eksik kalsın anne
Muhasebeler ne çok
Ne çok getiri götürü
Ka De Ve si cabası
Ama en çok ta
Kendime
Kendimi borçlandım anne
Alacağım rafta yer bırakmadı
Veresiyeye hibeli yüreğim
Yağ-bal konu-komşunun
Gönül çulumun üzerinde
Kuru yavana talimim anne
Kirpiğimde battı nurun
Gözlerim kararıyor
Yine gecemsi bir saat
Yine böğrümde saplısın
Acımtırak bir kıvranış
Seni çekip çıkaramıyorum anne
Affetti
Affettin
Affettim
Yüreğimi es geçtim
Kalemimi küstürdüm
Deee
Şiire haksızlık değil mi anne... Hüzün Şairi
Bu şiirimi anneler gününe saklıyordum ama dayanamadım sana misafir...
Kader bağırıp, sağa sola savurup hoyratça atsa da, galiba tüm suç kaderin değil, biraz da bizim yaptığımız yanlış seçimler mi hüzne boğuyor yüreğimizi; bilemiyorum.. Bildiğim bir şey var ki hatalarıyla insandır insan, dönülür çünkü ve açtığı yaraları onarıp tedavi ederken ruhunu da temizler pişmanlıklardan.. Ve yürek yangınını hafifletir, Nisan yağmurları gibi bir yağıp bir duran su serpintilerini de istemezsin aslında yanmak bile hoş gelir, tatlıdır çünkü çekilen her çile kutsal sayılır.. İhanete peşkeş çekilecek bir yürek taşımadığımızdan zor geliyordur aslında bazı incindiğimiz ve büyüttüğümüz soru(n)lar. İnsan.. Ne kadar severse ne kadar büyük severse sevsin, ihanete boyun eğmemeli diyelim.. Çünkü peşkeş çekilmeye layık sevmemişizdir, özeti bu gibi duruyor benim anladığımla..
Şiirlerinizden birini bu hafta toplantımızda seslendireceğim..:))
Bakalım nasıl olacak..
Büyük şiir yine..
Adem abim candan tebriklerimle..
Selam saygım ve hürmetlerimle daima...
Ağlayan mısralar, güneşin doğumundan itibaren ki hayat serüveni..
Sonrası biraz kül; biraz duman ellerimizde, batan güneşi izler gibiyiz hala; hep onu ve onunla yaşamaya devam eder gibi...
Nicedir böylesine tutkulu, özlem dolu mısralar yazamıyorum..
Sizleri okudukça ilhamın gelişi yakındır diye düşünüyorum..:)
Çok beğenmiş ve çok sevmiştim bu şiiri..
Yeniden okumak biat etmek gerekir değil mi?
Kaleminiz daim olsun..
Candan tebriklerimle Adem abicimm...
Hayret ediyorum gidenlere
öyle yürekliler ki sorma ! biz ya giderlserse cümlesini bile dilimze sarmaya korkarken düşünsene şair
düşünsene
onlar gitti
biz kaldık
biz aldık sevdanın kara kısmını.
O'nlarda sevgi heves
onlarda sevgi oyun...
Biz
iz
...
..
.
Yalnızlıkla birlikte yaşamayı öğrenmek ya da mecbur kalmak buna
hani mecbur kalmasak var ya...
üstadın bir sözü vardı:
" Kaldır kadehi ey sevgili önce gelişine sonra gidişine dibini bulunca gelmişine geçmişine ...." [ Can Yücel ]
Sahi ben neden gec kaldım bu şiire
şaşırmayın şair ben hep gec kalırım güzelliklere, geç gelir güzelik gözüme özüme ama bu geliş hep güzel olur..
ve yine sahi:)
ses sizin mi-su gibi yakışmış hasrete-
Tebriklerimle
bahar dediğin
kaç dakikalık kahve molasıdır ki ömürde.
güzel bir soru
sırf bu soruya cevaben bile onlarca şiir yazabilir insan
gelen bahar değil kara kışsa
bazen gitmeler kaçınılmaz oluyor demek ki
hüznün dem vurduğu yürek sesi bir şiir okudum sayfanızda
kutlarım Himmet bey ilhamınız bol olsun saygılar.
Bu gün söz veriyor yarın cayıyor
Vuslat için hala takvim sayıyor
Bakmıyor yüzüme yana kayıyor
Sözünde durmuyor sarhoş gözlerin
Bir olaya bir nesneye bir eşyaya bir hadiseye bir şiire bir her neyse bakıp ondan etkilenip sonra da onunla ilgili şiir yazabilmek çok önemli bir meziyettir diye düşünüyorum.. Siz bunu o kadar güzel yapıyorsunuz ki şiir adeta su gibi akıp gidiyor... Gözlerin önüne bir sıfat konularak yazılması ise ayrı bir güzellik olmuş...
Safiye Sultan tebrik ediyorum...
Şiirleriniz gayet güzel Ayşe hanım.
Dolu dolu şiirler.
Sıradan değil.
Genellikle serbest adına yazılan çoğu şiirleri okumuyorum.
Serbest şiire karşı olduğumdan değil, serbest adına "neneme mektup" babından yazıldıkları için.
Ama sizin şiirler gibi içinde anlam, ahenk ve musiki olanlara rastladığımda ise
hayranlıkla okurum. Az da olsa bende serbest tarz şiirler yazarım.
Kaliteli bir kalemsiniz. Yazmak yakışıyor.
Saygılar ve selamlar.
hiç mi zorlama olmaz
ne anlam ne ahenkte
enfesti ozanım
pir elinden aşk dolusunu içmişsiniz belli
tebriklerim ve selamlarımla
Hem gülümsetti hem de düşündürdü yazınız. Baş karakterin iç sesleri:
Olumlu ya da olumsuz olarak değişen aynı olaylara, olayın gidişatına göre getirdiği farklı bakış açıları çok güzeldi.
İnsanız ve bu ikilemleri hayatımızdaki olayların şekillerine göre hepimiz yaşıyoruz galiba.
Nereden baktığımız çok önemli.
Doğru bakış açısını yakalamak adına güzel bir paylaşımdı. Kutluyorum saygılar.
Güfte gibiydi.
Sanki güzel bir TSM fon seçilip üzerine bu şiir yazılmış gibi.
Okurken kendince beste yapmadan geçemiyor insan.
Hoş bir tınısı vardı şiirin.
Şairin kalitesi bende tescillidir zaten , şiirlerinin de öyle.
Kutluyorum kelâmınız tükenmesin İnşallah nicelerine...