Gelir mi gelmez mi bilinmez..:(
Lakin bu sayfanın güzelim şiirleriyle, ayrılmaz bir bütün oluşturan Mustafa beyin seslendirmesi olmazsa olmazı bence..
Hüzündü çokça, yine gelirim ben şimdi kaçıyorum..
Her iki şairi de kutlarım ve emeklerinizi..
Saygı ve hürmetle, sevgimle Safiye sultan..
Gönül denen bu sırçayı
Topla dağılan parçayı
Dostelinle bu fırçayı
Sürmeden şair olunma
Bu duruma göre biz şair olduk mu dersiniz.
Notunuz kaçtır hocam.
Kaleminiz daim olsun.Selamlar.
kutlarım güzel dizelerinizi
uyumlu ve akıcı ve bütünüyle güzeldi
kalem var ola
çalışmalarınız sanatın şahı
hayranlarınızdanım sevgili şairem
Allah hayırlı uzun ömürler versin sizin gibi ustalarımıza
sevgim takdirlerim ve saygımla
Günahlarımı bir fahişenin sırtına yükledim. Zavallının beli iki büklüm olduğundan işini bırakmak zorunda kalmış.
Buraya kadar gayet güzel bir deneme okudum.
Fakat bu kısım üzgünüm sorgulattı beni. Talihsiz bir cümle kurulumu desem kızar mı eser sahibi? Bilmiyorum...
Fahişe kelimesinden ziyade, düşünce bağlamında hayatın sillesini yiyen bu insanları günahkar diye adlandırmıyorum ben. Hal böyle olunca açıkçası okuduğum anda üzdü bu kısım beni. Öte yandan yazarında benimle hem fikir olduğundan eminim. Bu yüzden belki "talihsiz bir cümle kurulumu" dedim.
Düşünmeden okuyamıyorum sanırım...
Teşekkür ederim.
Sağlık haberi var bu şiirde,
Sanal ortamda da sağlam dostluklar olabilir kanısı , bunun yaşanmış bir güzel örneğini verdi şair,
Vefa borcunun şiirle de ödenebileceği mesajı açıklıkla görüyoruz zaten.
Kısa bir ayrılış ve tekrar aramıza döneceği müjdesi ..
Baştan sona içten, naif ve doğaçlama oluşan güzel dizelerden oluşan duygu yüklü bir şiir.
Kutluyorum değerli şair Safiye Hanım sizi .
Öncelikle kutlarım. Tekrar o mukaddes topraklara gitmiş gibi oldum.
Yıllardır her fırsatta oraları ziyaret ederim. O büyüleyici havayı teneffüs etmenin acıyla karışık hazzı bir başka oluyor.
Yalnız son zamanlarda maalesef oraların da bozulmaya başladığını üzülerek gördüm. Çünkü hemen hemen her şehitliği adeta bir ticarethaneye dönüştürmüşler. Satıcılarla doldurmuşlar.
Oysa ben oraların 10 hatta 15 sene önceki doğal halini de çok iyi hatırlıyorum. Topraktan fışkıran şehit kemiklerini kendi gözlerimle görmüştüm.
Şimdilerde Eceabat'da bir söylenti dolaşıyor: Oralara lüks oteller, klüpler yapılacakmış. Zenginler yatlarıyla gelip konaklayacaklar, eğleneceklermiş. Yani diğer bir deyişle orayı turizme açacaklarmış. İnşallah bu bir dedikodudur. Yoksa bunu yapana bu millet kesin lanet okuyacaktır.
Kusura bakmayın, zamanınızı aldım.
Paylaşım için çok teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Acısının sıcağıyla 'bir bebekten katil yaratan zihniyeti sorgulamak gerek'diyerek ve bence en sağduyulu yaklaşımı sergileyen Rafel Dink geçen yıllar içinde maalesef ki siyasetin kirli emellerine alet olmuşlardır.Toprağı bol olsun ancak Hırant Dink'in ardından hepimiz Ermeniyiz diye pankart açan insanların sağ duyusundan ve samimiyetinden şüphe ediyorum.Siyasetin kirli elleri değmiş bir acının gündemde tutulması şair hissiyatınca hoş görülebilir ancak ne var ki aynı hoş görüyü-üzülerek söylüyorum ki- istirmarcı, gizli emelleri olan insanlara göstermem mümkün değil.
Dilerim ki duyarlı şair yüreğiniz yüzlerce,binlerce insanların katledildiği Türk,İslam dünyasından mazlumların -Karabağ,doğu Türkistan,Filistin ve niceleri-dramını da satırlara nakşeder.Kaleminiz daim olsun.
Sağlıcakla.
Ha bitti ha bitecek çektiğim bu elemler
Duyguları dizemem yetmiyor ki kelamlar
Bacısından ağaya sağlık dolu selamlar
Amin dedim duana beraber bekliyoruz...
Sanal olan yalandır...
Aslolan sanalı gerçeğe çevirmek kalıcı dostluklar kurmaktır...
Zaman zaman yapabiliyoruz ancak yeterli değil ve sayısını arttırmamız gerekir...
Kendi iç dünyamıza yönelince ve sıkıntılarımızla başbaşa kalınca bunu daha çok hissediyoruz...
Ancak şu da unutulmamalıdır ki yine de uzaklardan bir yerlerden birileri bizi anımsıyor...
Eyvallah yüreğine Safiye SULTAN
'kaç kubbeye sığardı ki
şunca yıllık ömürde bir insanın gölgesi.
yok,
beceremedim hiç birine sığınmayı da işte...'
Kutlarım,kim bilir kaç yüreğe tercüman oldunuz...
bu enfes sözünüzü bir de sazınızdan dinlemeli
gıptayla izliyorum sizi
tebriklerim ve saygımla
Ben kaderi suçladım sana hiç çatamadım
İçe dönüp kapandım kalbini atamadım
Günden güne çoğalan dertleri satamadım
Hep yüreğim ağrıyor aşkı içinde saklar
Yıllarca kan ağladım iki göz iki çeşme
Her an karşıma çıkıp taze yaramı deşme
Yar benden artık vazgeç kuyunu derin eşme
Hep yüreğim ağrıyor aşkı içinde saklar
Bu saatte sayfana uğramamalıydım canom, neredeyse iki gözü iki çeşme olacaktım az kalsın, fondaki şarkı çok sevdiğim bir eser, şiirin içli mi içli gel de hüngür hüngür ağlama, zor tuttum kendimi. Çok içtendi dizelerdeki duygular, yanık bir türkü gibiydi şiirin canom, yüreğin dert görmesin, gönülden kutluyorum duyarlı kalemini, ilhamın gürül gürül aksın sen yazıkça, sağlıcakla kal mutluluklar içinde....
Sevgiler yüreğimden yüreğine kucak dolusu zerdali çiçekleriyle* * *
* * *
Yorgun düştü gönül kuşu
Dayandık Yüce Mevla’ya
Bulduk O’nda gerçek huşu
Cümle dertlere eyvallah
Allahtan gelen her şey güzeldir.
“İyilik ve güzellikten sana ne ererse Allah’tandır. Kötülük ve çirkinlikten sana ulaşan şeyse,
kendi nefsindendir. “ Nisa suresi 79
Mutlu bir dünyada yaşamak istiyor ama her baktığımız yerde mutsuzluk ve acı görüyorsak, bu aslında kendi eserimiz, kendi kararımız, kendi inancımız.
Şiirin finali bütün yükü üstüne almış.Çok beğendim dağ gülüm.Beğeni ve takdirle okudum.
Tekniği ve içerdiği duyguları itibariyle çok güzeldi.
Kalemin kavi, gönlün mutlu olsun.Selam sevgiler.
Dünyaya ait sorunlar ve bu sorunların reçetesi de kalem tarafından verilerek nihai noktaya ulaşmış.Seviyorum bu kalemi.Bu kalemin yazdıkları ve üslubu sarmalıyor beni.Kendine has bir biçim özelliği bu.Eski ve yeniyi sinesinde saklamış bir umman gibi geliyor bana.
Tebriklerimle dost kalem...
Ne anladın,ne de bildin,
Ne aradın,ne de geldin,
Ne gözümün yaşın sildin,
Kaldı çağlaya-çağlaya.
ozanca bir şiirseverek okudum kutlarım
Ne arayan ne soran var,
Yanan yürekte talan var,
Sinsi sinsi ne yılan var,
Kaldım ağlayı ağlayı,
Gönül hep muhabbet ister,
Dost isen yüreğin göster,
Düşmen içinden kin bester,
Aktım çağlayı çağlayı....................Ahmet ACAR
Baharlar matem tutacaksa, baharlar yüreklerdeki yangını tutuşturmayacaksa gelmesin cemre ne havaya,ne suya ne de toprağa.
Sevda Hanım,
Şiiriniz hem güzel hem de farklıydı.İlhamlarınız daim olsun. Selam ve sevgilerimle. Ömer Öner
kan damlıyor sözlerinden
sus...
bırak evliya bilsinler
ölü diyorsun
ölüyse aşk
neden yüzü soğuk değil
değilse de öldür
varsın eşkiya desinler
eşkiya desinler bakalım...
eyvallah yüreğinize....
taş mı olmalıydım
rüzgarına dayanmak için
...
tarzınızı çok beğendim
bir şair daha kazandım
tebriklerimle
Ben bir yazıda belirtmiştim ama nerede olduğunu unuttum. O yüzden tekrarlamak istiyorum.
Bize tavsiye edilen birçok eylemin faydasını bilim adamları da buluyor daha sonra.
Örneğin suyu besmele ile içmek, suya güzel sözler söylemek suyun yapısını olumlu yönde değiştiriyor. Bunu Japon bilim adamları buldu.
Dinimizce tavsiye edilen her şeyi yabancı bilim adamları inceliyor. İsterdim ki bizden bilim adamları da bunları incelesin.
Tefekkür de öyle. Bu tavsiyede bir hikmet olacağını düşünen yine yabancı bilim adamları keşfediyor.
Tefekkür aynı zamanda insan ömrünü uzatıp, insanı da güzelleştiriyormuş.
Sebeplerini bilmesek de tavsiye ve emirleri uygulamalı. Önce düşünce var olur, daha sonra eylem gelir peşine.
Düşüncelerin rotası doğru oldukça eylemler de zarar vermez başkalarına.
Teşekkürler bu güzel yazıyı paylaştığınız için, selam ile
çok faydalı bir yazı yazmış yazar
odanın ışığını yakmak için ,düğmesine uzandığımızda ,ışığın yanacağına ne kadar inanıyorsak,Rabbimize de o derece güvenmeliyiz. ki Rahmana sırtımızı verebilseydik.Onu unutma gafletinde bulunmasaydık eğer, tabikide hiçbir zaman ruhen sıkıntılara düşmezdik diyorum. hem O güvenilecek en yüce makam değilmidir.her insanın ,diğerinden fakrlı yaratılma sebebi birçok nedene dayabilir.bunlardan bir tanesi bana göre , her insanın farklı bir frekansla Rahmana bağlanmasıdır ki Rabbim kullarını Cennetine koymak için sebebler gösterecektir.Onu sevmek ne güzeldir.bu sevgi dünyayı ve sıkıntılarını unutturabilir.yeryüzünü ayaklarının altından çekebilir. yaşadığımız şimdiki hayat,gerçek dünyaya giden asıl yoldur.ve oldukça kısadır...
diyorum kutluyorum yazıyı teşekkürler :) çok güzeldi.