Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Yıllar gelip geçer, ömrüm biçare Maziye bakarım, hep pare pare Hayat denen oyun, açtı bin yare Gül denince gülmez, divane gönül ah gönül sen neleri söyletirsin insana bazen gül desek de gülmez gönül kutlarım şairem
Oysa Gözlerin sevdanın dişil güneşidir Doğunca iklim karanlığıma Kovar yanımdan Korkak bildiğim her şeyi Tutunurum sıcaklığına ellerinin Ellerin Mor karanfilim İncitmem/kokusunu Bugün ne hoş şiirler var.. Alıntıladığım bölüm yüreğime daha çok yakıştı, içim ısındı bu karda.. Lakin bilin ki bütünüyle de.. Çok güzeldi Taylan bey.. Tebrik saygı ve hürmetle...
Sitede paylaşımda bulunan kadın yazarların maşallahı var. Gerek nitelik gerekse üretkenlik açısından hemcinslerimden daha aktif olduklarını düşünüyorum. Kadın kimyasının (ruh hallerinin de elbette) duyguları formüle etme yahut kendini ele verme konusunda sınırsız bir özgürlüğü var. Biz erkekler daha ketum muyuz? Öyle sanıyorum ki bir noktadan sonra ‘erkekliğimize zeval verme’ konusunda tereddüt yaşıyoruz. Şiiriniz, diğer örneklerde de olduğu gibi yoğun bir duygunun eşliğinde kaleme alınmış. Sözcüklerle arası iyi. Kelime tasarrufu yerine müsrif olmayı tercih etmiş. İyi de etmiş. Kalemin tutumlu olmayanını okumayı seviyorum. Şiirdeki kimi sözcük ve tamlamaların diğerlerinden daha baskın, daha derine nüfuz eden bir yanı var: “irkilen sokaklar “ “huzursuz adımlar” “kalçaları değirmi” “göğüs kafesinde serçe” “eprimiş hayaller” “firar eden sevinçler” Tamlamaların ifadelerin dışında bilhassa ‘değirmi’ sözcüğü dikkat çekici. İki açıdan nitel...
duyuluyor nasırlı kaldırımlarda yalnızlığın ayak sesi. duyuluyor kaldırımlarda yalnızlığın ayak sesi. Aslı hanım şiirinizde nedense "nasır" kelimesi okuduğumda kulağımı tırmaladı. Ve attığımda şiirin anlamı çok da değişmiyor. Aslında demek istediğim şu ki düşünsel bağlamda "nasır" bir ayak hastalığı ve kaldırıma nasır olması manaca yanlış bir anlatım gibi sanki. Kaldırımların çok yürünmüş eskimiş olmasından dolayı belki "yıpranmış" olması olası, böyle de olabilirdi belki. Elbette ki tüm bunlar benim şahsi kanaatim. Yanlış anlamayacağınızı umuyorum beni. Geciken bahara hüzünlü bir vedaydı şiir... Hepimizin hayallerinin üşüdüğü yer zaten gece ve yalnızlığın, ıssızlığın ayak sesleriydi okuduğum. Tebrik ederim.
EVET , BEN DE DİYORUM , "GELME CEMRE ! " TIPKI SİZİN GİBİ... ÇİLELERİN KIRKINDAN ,İGİRMİSİNDEN (YİRMİSİNDEN ) GEÇTİKTEN SONRA ORTADA NE KALIR Kİ ,İŞTE BÖYLESİNE MÜKEMMEL SEVDA'DAN HUMA YÜREK KALIR . KURT ULUMALARINA "DUR " DEMEK MÜMKÜN OLABİLİR Mİ O ZAMAN ? O , İÇTEN GELEN BİR SESTİR... HİSSİYAT DA ELBETTE ÇOĞALMAYA DEVAM EDECEKTİR. HEY OYNAYAN YAVRULAR AĞAÇTA KUŞ YAVRULAR ELLERİN DERDİ BİTER BENİM DERDİM YAVRULAR ALA-ÇELPOV : 1. YAĞMURLA YAĞAN KAR ,RÜZGARLI KAR , FIRTINA ,TİPİ . 2. ŞUBAT SONLARINDAN MART ORTALARINA KADAR OLAN BÖLÜM (AZERBAYCAN'DA HALKIN KULLANDIĞI TAKVİME GÖRE KIŞIN SON BÖLÜMÜ) BOZ AYIN TİPİSİ , KARI ,SOĞUĞU YÜZÜME VURURKEN ,BENİM İÇİMDE ,BİLMEM KAÇINCI ÇİLENİN TUTUŞTURDUĞU ATEŞ YANMAKTADIR DİYOR ŞAİR. "SEN HER DEFA ÖLÜ BAHARLARA GEBE OLUYORSUN " ,EY CEMRE ! EVET EVET , GELME ÖYLEYSE ! " BAHARI NEYLERİZ OL GÜL'İZAR-I GONCE-FEMİN GÜLÜP AÇILMASI BİN NEV-BAHARA DEĞMEZ Mİ ? " İFADESİNDEN SONRA ,<br...
Özel ve güzel bir konuya değinmişsiniz.. kutlarım... Bizim Trakyada da erkeğe "heyyy "diye bağrır kimiye yerde kadı... Yalnız yazılarımızın bir editör aracılığyla bakılması lazım mesela yazınızda "turk kadınının " bern diyorum kii çıkacak meydana Türkdilinle uğraşanlar yazılarımızı düzeltecekk...
Kadınlarımıza yazılmış çok doğru tespitlerle örgülü bir serbest çalışma okudum ... Ben daha çok yorumlarınızdaki nezakete hayranım... Kullandığınız dil öyle kadife ki beni kendinize hayran bırakan türdendi Sayın Aydoğan... Güzel çalışmalar ve hevesli dizelere imza atmanız temennisiyle... Sevgim sizinle...
Öncelikle eklediğiniz resme ve sayfa düzeninize hayran kaldığımı söylemeliyim... Genelde sitemizde sayfa düzenine karşı ilgisiz üyelerimiz mevcut... Zaman zaman bizle bu ilgisizliği dağıtmak için uğraşsak da bence şiir sayfa düzeni kelimelerdeki imlanın titizliği ve okuyucuda bıraktığı şairin şiirine verdiği değeri bu yapılanlar anlayabiliyoruz.... Sizin sayfanızın görsel anlamdaki uyumu her zaman takdir ettiğim bir durumdur. Şiirinize gelince; Hece şiirlerinde kıtaların son dizeleri; hem vurgu, hem mana, hem de okuyanı alıp götürmesi bakımından çok titizlikle seçilmesi gereken kelimelerden oluşması kanaatindeyim... Sebest şiirlerdeki aranan mükalite ve tınıdan ziyade hece de okuyucun beklediği genelde bu şekil vurgular oluyor... En azından şahsi kanaatim böyle... Bu şiirde ki vurgulara değindiğimde mükemmel bir hece binasının katlarının sağlamca inşa edildiğini daha ilk okumamda imrenerek gördüm... Genelde sembol ve imgeleri hece de anlamdan şaşmadan...
adın dudaklarımda çığlık öp ki susayım öp ki düşmesin çığlar öp ki yatağında açılsın kardelenler ------------------------------------- Bir busede uyanacaksa can, bir dudağa bir tene çölse sevda. O zaman ıslanmalı yer gök,kardelenler açmalı.. Çığlar erimeli zirvede gök çatlamalı.Öpmeli aşk en kızıl haliyle isyan durmalı şimdi susmak zamanıdır yürekler konuşmalı.Ve şair simsiyah geceleri yırtıp karanlığından gün buğusu camlara bu sevdayı yazmalı. Şiir ve şair ikisi bir bütün yıldızlar bu bütüne layık olmalı.KUTLUYORUM BU MUHTEŞEM DİZELERİN ŞAİRİNİ.
Bir gazete haberi okumuştum seneler evvel. Hatta kocaman iki sayfa ayrılmıştı bu haber için. Bu çöp toplayanların ki kastım gazete, metal ve plastik atıkların toplandığı depolar var. Hergün toplanan bu atıklar depolarda birikiyor, sonrasında fabrikadan gelen kamyonlarla sevk ediliyor muş. Deponun genç sahibi, atık gazetelerden oluşmuş bir kulenin tepesinde kitap okuyordu. Ve verdiği bilgiler içinde yüreğimi burkan çöpe atılan kitapların varlığından bahsediyordu. Hatta kitap atıklarının çok fazla olduğunu, kitapları tasnif ederek bir hayli büyük bir kütüphane kurduğunu, iyi bir okuyucu olduğunu, zaman zaman çok nadide kitapların bile çöpe atıldığını, böyle bir koleksiyon yaptığını anlatıyordu. Fazla olan kitapların yani aynı kitaptan bir kaç adet olduğunda ikinci el olarak satış yaptığını... Doğrusu okuduğumda etkilenip kitapları toplamak ve böyle devasa bir kütüphane kurmak için böyle bir iş yapabileceğimi düşünmüştüm o zaman. Hatta zaman zaman hala böyle düşündüğüm anlarda ...
Batı yafta vurmuş meclisinde yargılıyor bizleri Daha dün gün gibi aşikâr duruyor Karabağ’da kurumadı Ermeni’nin döktüğü kan izleri.. duyarlı yüreyinize merhabalar hocam...Hayinlere ar olsun...murdar ermeniye yarınan Sarkozilere tarıh min lanet okuyacak eminim...Tanrı Türkü korusun!...
Şükran Hanım kısa mısralara manalardan ,manalardan mı sadece ? Duygulardan da öte duygulanmalardan doğan ilhamlarını demet demet güller halinde paylaşmış şiir dostlarıyla... Sevdacık sembol ... Nedir Sevdacık ? Şair soruyor : Ah sevdacık/ Sen kimsin ? Cevabını yine kendi veriyor Şair ; "Belki fani / Belki de perisin ". Meçhuldür varlığın ... Ama bildiğim bir şey var manasında diyor şair, " Sevdacık , biliyorum , sen bir gönül gezginisin ." "Dün gece gönlün açık penceresine konmamış mıydın? İşte orda " Kalbi boş ve yalnız / Ağlayan biri vardı " Evet , Sevdacık işte böyle ! Şiire has ne kadar güzellik varsa , derledi topladı hepsini ,sildi süpürdü , uçtu sevdacık şairler ülkesine ,İŞTE ORTAYA BU GÜZEL ŞİİR ÇIKTI . TEBRİKLERİMLE.
Uzun bir yürüyüş bile kesmiyor bazen içte kanayan yaraların acısını Sığındıkça belkilere Keşkeler bırakmıyor yakamızı... Yağmura kapıldım şu an'da bulunduğum şehirde gökyüzü ağlıyor, ben şiirin gizeminde... selamımdır gardaşıma ŞEN kalsın.
Ben bu şiirde sevdanın iki yakasına gidip geldim hem ıslandım hemde kanatlandım.... Tebrik ederim sevgili şair Çok güzeldi şiir Emeğine Yüreğine Sevdana sağlık Dostlukla....
Kayarken göktaşları geceme aktı düşler Aydan ışık koparıp yüzüme baktı düşler. Çoğalan, çoğaltan............ Oysa alıp götüren gamlı baraktı düşler Bağrımı yaralayan topuz mızraktı düşler Kıran, kırılan................ Gördüm ki mutluluğa koşan kısraktı düşler Kahkaha atıyordu şendi şakraktı düşler. Çoğalan, çoğaltan, çoğaldıkça kıran, kırılan umuda bakan yeşil yapraktı düşler... Yaprak bilmese de gamlı hazana niye düştüğünü.... Tebrik ederim.
Yalnızca ikinci dizedeki hece eksiği dışında tastamam ve hoş bir hece.Şiir yolunda avazınız dinmesin hiç.
Görseli çekici ve güzel dizayn! Şiir hece vezni kelime uyum cümle kurmak zirve sitem serzeniş oooooo seninle övünürüm güzel öğrencim eline kalemine sağlık:)
Hadi çık da gel !.. Anılar, yaşanmışlıklarımız, sevdalarımız ve kurgularımız vardı gelecek üzerine, yarım kaldı hepisi de. Hadi çık da gel nerdeysen ey vefasız yâr ! Gittin gideli ağlarım / geçti gençlik çağlarım .. Hep kaybeden ben oldum. Seni beklemekten ne dizlerimde dermen, ne gönlümde fermen kalmadı garî , di gel garii .. Sana kavuşmadan göç edip gitmeden vuslat erelim ne olur .. " Ayrılık ateşten bir ok / Nazlı yardan hiç haber yok " Oy dağlar, vay dağlar / sılada yarin ağlar ... Ben de katılıp durdum bu duygu ve haklı şiirin içli havasına da, konuştum durdum kendi kendime ta buralara kadar . Buna da aha bu şiir sebep oldu .. Kutluyorum değerli şair Safiye Hanım sizi...
uzun bir yürüyüş bel ki dizler parçalanacak kadar yapayalnız dizlerin feri tükenene kadar hasrete çekilen fotoğraf karelerinde yuvasından düşen bir serçenin çaresizliğinde ve bel ki ve bel ki havalar güneşe adanır ben tebessüme ve bel ki gamzelerimde yeşerir baharlar kutlarım şairim
O kadar zamansız gittin ki ey vefasız. Oysa nasılda alışmıştık birbirimize ... Severken, devilirken, mutluluğu yakalamış, paylaşırken geçip gitmen de yok mu ya ! Yüreğimi yaktın / günlerimi kararttın Sevdanla ölüme bıraktın da / kan ağlattın ey sevgili !... Yine de fazlaca bir öfke , ve düşmanlık yok sanki arada. Salt bir iç çekiş ve gizli sitem .. Kurgunun sağlamlığı, duygu aktarımını ve etkisini de güçlendirmiş bu güzel şiirde. Kutluyorum değerli şair azaptar Bey sizi..