Bu sevdanın alnına ayrılık yazıldı,
Sınırlar cizildi, serhat direkleri
Boy-boya düzüldü.
Bir kuş da sekemez sınırlarda
Çığlıklar dustak onurlarda,
Ruzigarlar bile durğun,
Sevdalılar iç savaşında yorgun,
Felekler keşik çekmede,
Melekler göz yaşı dökmede...
***
Bu sevdanın alnına ayrılık yazıldı,
Bu sevda can çekişmede,kimse duymaz,
Bir duaya hasret, kimse kıymaz.
Bu sevda bir fatihaya hasret,
Ölüm çaresiz can almada,
Geceler şaşkın..Bu sevda uyumaz.
fon müzüğüyle güzel anlamlı dizeleriyle büyülendim iyiki varsın çok güzeldi kutlarım.
Şiir ayrı bir sanattır, matematikle büyüyen, edebiyatla yücelen. Edep ile biat edilen güçlü bir sanat.
Hece mi serbest mi tartışmalarının ne kadar abesle iştigal ettiğine dair ne güzel bir işarettir Abdurrahim Karakoçun şiirlerinde heceyi, Sezai Karakoç'un şiirlerinde serbest vezni tadımsamak...
ve işte bu şiirde de hece teknikleri öyle güçlü kullanılmış ki. Aynı zamanda mana ile de bütünleşince ortaya bir ESER peyda olmuş. Yürekten kutluyorum. Bu manidar ve aynı zamanda ölçüçü çalışmanızı.
Annesine küsen çocuk hırçınlığı,
Pamuktan şekerimi yağmur çalınca dudaklarımdan…
Mısralar sallanır rüzgârın sol kefesinde,
Bir ileri bir geri ağlar bakışlarım…
Biliyorum gidiyorsun ay dönerken evine,
Issız bahçende toprağınım, sürmeye gel yine…
ve biter şiir
güzeldi
her ne kadar okumakta geç kalmış olsamda
güzel br şiir okudum kutlarım :)
Yarım değil çeyrek bile etmeyeyecek kardan adamlar kaldı ancak ve o duygu üşütür işte insanı iliklerine kadar.
Hangi şehir uzaktır bilmiyorum insanın içinde,ama evet en çok eller üşür uzak bir şehirde.Camlarda buğu evet çoğunlukla bahane.Aşina olduğu bir sesin tınısıyla ısınabilir mi insan acaba.Ümitlerde çoktan kaybolmuşsa,iç ısıtan bir türkü kalır elde.
Çok güzeldi şairim..
Tebriklerimle...
Vivaldi'nin gölgesinde ismim bir kaç geçmiş, ne büyük onur bu benim için Yıldıraycığım, ama ne olur ne olmaz ben yine savunma hakkımı kullanmak istiyorum. Bu kez yazılı olacak, mazur gör arkadaşım. Başarıların daim olsun dostum.
Bir gün bulutların arasından,
Bir dost çıka geldi,gençten biri.
Bende bir telaş,
Hayatıma konuk uğramayalı
Üç beş asır olmuş
Emektar kayığım geldi aklıma
Adı dört mevsim yaz
Son üç harfi nereye çekersen çek
Ama boyası silik,
Uzaktan dört mevsim okunuyor
Konuğu Gölde bir gezdireyim dedim
Asıldım küreklere, bir tebessüm,bir tebessüm
Bir iki öykü de ekledim sıradan
Bende çene düştü, konukta kulak dikleşti.
Dili sessizleşti, gözü gözümün içinde eyleşti
Meğer konuk, uçmuş bir hayal alemine,
Yetenekten kanatları adet adet,boy boy,
Bir kürekte ellerim,nasırlarım irileşti,
Elin kalemi nasıl oldu da mekikleşti.
Sonradan işe galiba bir de hatun karıştı,
Bir sandal sefası işte böyle d...
Azı çoktan sayan biziz.
Yıldız yıldız kayan biziz.
Şiirdeki beyan biziz...
Sende ara sen de ara...
şiirdeki beyana...
eyvallah yüreğine ...
A DAN AH A KADAR HER ŞEYİANLATMIŞŞ KUTLUYORUM DOSTT ŞAİREM YÜREĞİNE SAĞLIK SEVGİ VE MUHABBETLE
İşte şimdi çıplak ayakla seğirtiyorum,
Kurnazca saklandığım körebede…
Gözleri bağlı sözcüklerimin,
Sakın bakma ellerime…
Nasır bağlamış tuttuğun günden beri,
Müebbet hapsindeyim kayboldum gölgende
BU KADARI BİLE KOSKOCA BİR ŞİİR BİR DERYA DESEM KIZMAZZSIN UMARIM DOSTT DERİN YÜREĞİNE SEVGİYLE MUHABBETLE DİYORUM HARİKAYDI SADECE KUTLANIR ALKIŞLANIR BU DİZELER DOST
Kardan adam ile kardan kadın eriyince
buluşurlar mı sahi
Suya karışmasalar bile
bir gül goncasında
yada çeşit çeşit çiçekte
Yada bir bedende
En çok su var hepsinde
Ve önemlisi
aşıklar yok olur belki
Ama aşklar kalır baki
Tebrikler
Yaklaşım ve şiir güzeldi
Selam ve muhabbetle...
üstadım sizin her zaman söylediğiniz bir söz vardır bana :her gecenin sabahı vardır diye şiirinizi ilk okuduğumda aklıma ilk gelen buydu aslında ve güneşi gördüm satırlarınızda varolun .
Pervane dudağına getirsin iki keklik,
Canlarımın yüreği olmasın delik deşik,
Aşkım boyun bükmesin, kalsın asrımda dimdik,
Yetim meydanlarıma dizilsin efelerim.
Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz Ömer Hocam
Tabi Ülke Cennet gibi olunca göz dikeni, fesadı da çok oluyor
Ne yazıkki hem içeride, hemde dışarıda
Bunun sonucunda YETİMİ bol bir ülkeyiz
Keşke böyle olmasak
Daha dün Kurtuluş Savaşında yüzbinlerce çocuğumuz babasız kaldı.
Yetmedi
1970 lerde oynanan oyunlar sonucu binlerce çocuğumuz yetim kaldı
Şimdi de doğu ve güneydoğuda Kardeşi kardeşe kırdırma politikası yürürlükte
Ve maalesef yüzyıllardır aynı yastığa baş koyduğumuz, aynı kıbleye döndüğümüz
ve aynı topraklar için kader birliği yaptığımız kardeş bildiğimiz insanlara yaptırıyorlar tetikçiliği
Oysa gönül isterdi
Şöyle kaykıla kaykıla bir harmandalı oynamak
Ama heveslerimizi hep kursağımızda bıraktılar
Ve biz uyanmadıkça bırakmaya da devam ed...
Aşk ta güneşin çiçekleri açar
onları seyreder gözler
dizer yüreğe
o çiçeklerden tek biridir
yürekteki ateş
her mevsimde dumanlıdır
her mevsim dumanlı yürekteki ateşe...
eyvallah yüreğe...
1725 demiş şair... En çok burası dikkatimi çekti... Ve aklıma neler geldi neler...
Güzel şiirdi... Tebrik ederim...
Gecikmiş yağmurlar
Affına sığınıyorum küskün ruhunun
Arıyorum boşlukları nafile
Yokluğunu bile bile
Ayrılmaz ayrılık,vafalıdır dostlukta
Öğrensem de sadakatı
Anlıyorum dönmeyeceksin.
yağmurlar gecikmiş ancak ben yine geldim...
eyvallah...
"Yağmur saçlı kız ağlıyor yorgan altında
Yalnız değil yirmi yaşında"
Şiir bütünüyle özgün ve güzel de alıntıladığım şu bölüm bir başka. Ya da bendeki özel çağrışımlar, bu başkalağın sebebi. Kişinin, kendi yaşının, kendisine yarenlik yapıyor olması çok etkin bir imgelem. Bunun düşüncesi bile müthiş.
O halde herkes kendi yaşı oranında mı kalabalık? Peki öyle...
Zaten biz de (bizden kasıt yaşıma müstezat, yirmi sekiz adet ben. Aslında buçuğu da var ama kendisini adamdan saymıyoruz.) bütün kalabalığımız ve alkışlarımızla bu şiiri tebrik ediyoruz.
İşittiniz mi?
Eyvallah
Yıldıray Bey bu nasıl bir şeydi...
Okurken aklımdan öyle şeyler geçti ki bunları sizinle paylaşmayı çok isterdim....
Ne yazık ki şuanda işteyim hepsi içimde kalmaya mahkum olacak...Anlatım, verdiği mesaj, içerikteki özgün ifadeler nasılda alıp götürdü beni...
Alıp götürdü diyorum çünkü düşüncelerimin içinde bir sürü odacıklar belirdi...
Ve her odacıkta bambaşka betimlemelerle şiirinizin içinde sürüklendim...
Nefisti...
Çok şiirdi...
Çalış çalış, durma sen de,
Çiçek çiçek her desende,
Vefakârım ben desen de,
Cefada pusu ararsın.
Bu kıtayı çok beğendim...Çok güzel işlenmiş... Şiirlerinizde seçtiğiniz konuları çok beğeniyorum... Tasavvuf, toplumun değerleri, insanların yaptıkları, yapamadıkları, gördükleri, göremedikleri kendinize has bir üslupla mısralara dökülüyor...
Bir süre sonra bende köklü bir değişiklik yapacağım şiirlerimde...
Artık sıkıldım ayrılık, aşk, özlem ve derinliği melankoliden oluşan şiirler yazmaya...
Artık daha farklı yazmam gerektiğini hissetmeye başladım...
Şimdi bu şiiri okuyunca daha da pekişti bu düşüncem...
Her ne kadar yoğun olduğunuzu bilsem de şiirlerinizi eklemeniz için fırsatlar yakalamanızı rica ediyorum...
Sizi okumak güzel...
Tebrikler...
şiirde bütünlük göremedim ben
girişi ile bitişi farklı bir anlamda gibi geldi bana
kafiye düzeninde serbest şiir olmasınıda ayrıca çok yakıştıramadım
biraz düzenleme ile daha güzel bir eser olabilir diye düşünüyorum
seslendirme gayet güzel olmuş kutlarım
susunca dil
tüm azalardan gelmeli ses
ya eriyip bitmeli
ya da, çekip gitmeli
muhteşem bir seslendirme...
şiir de bir o kadar güzel....
ama bir şey eksik sayfa düzeni onu da ben yapıyorum....
eyvallah....
Sabahtan bu yana gelip gelip gittiğim şiirlerden biri bu şiir.öylesine güzel saklanmış ki, sembollerle bezenmiş. Yer yer pastoral özellikler modern şiire konu olabilecek kadar törpülenerek çok güzel bir şekilde işlenmiş şiirde.
Betimlemeler dikkat çekici. Ben tek tek buraya yapıştırmak istemiyorum.
Zengin çağrışımlar var ki o çağrışımlar şiiri bir hayli arşınladıktan sonra bulunabilecek özellikte..
Oynadığımız bir kör ebeden başka nedir ki? Peki kör ebe oynarken çıplak ayak koşmakta neyin nesi, gözleri bağlanan biz değiliz.evet çıplak ayak koşuyoruz ki aşkın e hali kavlince bir yönelişin içinde buluyoruz sürekli kendimizi. Öyle olmasaydı Sevgilinin bir dokunuşuyla, duygularımızı neden kapatalım ki dış dünyaya.Bir o bilsin steriz işte bir tek o anlasın.bizi kendimize getirecek yegane iksir onun elindedir. Dolayısıyla şifadır işte o.
Her ne hikmetse hep ben (de) kaybetmişimdir misket oyununda.Dük yemişimdir hep.çatlamıştır bir yerler. Ve yama tutmaz,bir delik gibi yada çı...