ses tok,
ne yalan demeli baştan ürktüm biraz usta:)
gökyüzündeki bulutlara yazılmıştı
belki yerdekiler anlamakta zorlanırlar diye.
ki,
dostuna dost bakan, dostluk akan dizelerdi
dağılsınlar diye yerlerini bilip
ve belliydi yürek içindeki fırtınanın şiddeti,
ve ben kendi kanıyor diye düşündüm beni, beni derken bile...
" yaş kemale erdi yormayın beni "
"hoşgörü diyorum kırmayın beni "
ben hala bu satırların etkisindeyim usta.
saygı ve dostlukla.
Bireyin toplum içindeki yeri ve bir çocuğun yaşamında aile yapısının önemini anlatan çok güzel bir öyküydü.
Kullanılan dilin sade ve yalın olması akıcılığı sağlamış.Kurgu ve anlatım çok güzeldi.
Tebrik ediyorum.
Çok çok nitelikli bir iç sesleniş idi Adem Bey. Sizin yerinizde olmayı hiç istemezdim, şiirlerime kim içten ve samimi yorum yapıyor kim site sahibi olduğum için abartıyor ya da küllen yalan yazıyor hep bunu anlamak ve test etmek durumunda kalırdım. Bazen hem şahsınızın hem de Zekeriya beyin öyle zor şiirlerine tanık oluyorum ki canım çıkıyor çözeceğim diye, o da tamamını değil ama önemli bölümünü anlayabiliyorum sanırım, resimden, yazı karakterinden, renklerden, müzik ya da seslendirme ve tonlamalarrdan, şiirin tekniğinden, yapılan yorumlardan veriler toparlayarak da girmeye çalışıyorum şiirin içine. Yazmış bazı arkadaşlarım " bu ne mana derinliği...şiir içinde şiir...eşsiz bir anlatım..." vs, çok şey var ama yararlı hiç bir şey yok bu nitelikteki ifadelerde, nedir derin olan, hangi şiirin içinde hangi şiir var, eşsiz olarak anlatılan ne hiç bir veri yok. İşbu ifadelerim bu sayfanın konusu olmamalı belki de ama yazmak istedim vesileyle.
Fevkalade insani dilek ve beklentiler şi...
Kendini küçük gören, başkalarına duyduğu saygıyı daima yetersiz görendir.Öylesine doyumsuz bir sevgi ve anlayışa odaklıdır ki hiç bir kuvvet o insana " önce ben" dedirtemez, hiç bir olay o insana önce kendisini düşündürtemez.Hep başkaları birinci plandadır.Başkalarının mutlu olması.Bir o kadar da kırılgan bir yapısı vardır.Kendisi kırılacağından başkalarının da kırılacağını düşünür en ufak bir olumsuzluğu bile mecbur kaldığı durumlarda, incitmeden nasıl ne şekilde yansıtabileceğini düşünmesi en büyük sorunu olur.
Bunun yanında farklı bir bakışla, aşırı şekilde kendini yetersiz gören, diğer insanlardan sürekli eksiği olduğunu düşünerek hareket eden insan da tıpkı büyüklenen insan gibi en tehlikeli insan grubuna girer.Hatta ve hatta onlardan daha kötüdür.Çünkü onu diğerinden ayıran olumsuz bir yönü olduğuna inanır.Hepp bişeyini tamamlama gayreti içinde olur, bunu kimi zaman yalanla, kimi zaman riyayla, kimi zaman hırsızlıkla yapmaktan geri kalmaz.Onun için yaşamak...
bu gece ilk sizin degerli çalışmanızı okudum hayran oldum ..her iki, dünya aleminide anlatıyor...ne güzel mesajlar verilmiş...Allah razı olsun...böyle mükemmek eserleri okumak bizler için ayrıcalık olsa gerek..tavsiye ederim....tüm şiir severler okuması dileğimle....saygılarımla...
Nakış gibi işlendim, yolların da süründüm
Bülbül olup şakıdım, tül perde de göründüm
Beni nihayet gördün, vuslat yolu beklenir
Eriyip yanar oldun, kalbin böyle teklenir
Harelidir gözlerim, seni her dem süzerim
Bilsen artık kıymetim, gözlerin de yüzerim
Şimdi mi söylüyorsun, bende kaybolduğunu
Bensiz zamanlarının; sende zayolduğunu
Çok mükemmel bir aşk şiiri okudum değerli kaleminizden sevgili Gülsen hanımcığım, görsellik, fondaki müzik ve şiirinizdeki duygu o kadar güzeldi ki, çok beğendim kutlarım emeğinizi, mutlu ve esen kalınız canım..
Selamlar sevgimle
* * *
Zannettim ki benimle, gelecek kalabalık
Ölenler neden aynı, gerisi yığın artık
Çiğnendi onurumuz, namusumuz satılık
Özümden dönüyorum, sesimi duyan var mı?
Doğmadan öldü bebek, nara düşüyor annem
Ekmek yok, su nerede, hayatımız cehennem
Vaatleri mutluluk, inancımdan dönersem
Düşünsem donuyorum, sesimi duyan var mı?
Cesetleri yığdılar, öbek öbek çukura
Sürüldük ovalardan, kaçıverdik dağlara
Ölüler duymaz artık, feryadımız sağlara
Kaybolduk sanıyorum, sesimi duyan var mı?
Sanmıyorum duyan olsun yakarışları,( " Kuran 7:179 - Araf Suresi 179. Ayet" Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır."Diyanet Vakfı) Böyle bir insan nesli nasıl duysun, nasıl görsün yardıma muhtaç bedenleri? Dil...
Rahmetli Hüdai'yi anımsattınız.Onun şiirlerinden aldığım tadı aldım
Tatlı bir şiir.
Tebrikler.
Güne yakışan bir şiir. Çok hoşuma geldi.
İbret, mesaj, sitem, uyanışa çağrı hepsi bir arada.
Anlaması gerekenler keşke anlasa.
Tebrikler.
Mutlu sonları seviyorum.Galiba pek göremediğimiz için.
Ellerin,yüreğin dert görmesin.
Sevgilerimle...
Öncelikle genetik olarak şairlik ruhu ve yazarlık yönü kuvvetli olan EFİLOĞLU kardeşleri, tebrik ediyorum..
Kaleminizin gücü tüm ailede mevcut, çocuklarınızın da, bu yöndeki eğilim ve yazma tutkusu aşikar..
Ben sn. yönetici Zekeriya Efiloğlu'nun tüm kitaplarına sahip şanslı bireylerden biri olarak, tüm gücünüzle edebiyat adına attığınız her adımın takipçisi, takdir eden ve yüreğinizdeki edebiyat aşkına hayranlık besleyen biriyim.. Ölüme uyanmak; benim için çook özel bir kitap oldu.. Sanırım uzun yıllar da geçse öyle kalacak, çünkü içerik ve adamakıllı bir roman olarak yıllarca böylesi yazılmaz kanaatindeyim..
Kitap umuyorum; diliyorum hak ettiği yerde olur..
Ölüme uyanmak; romanı bu potansiyele ve güce sahip..
Yazarı bir kez daha kutluyor, ömrünce başarılarının devamını diliyorum..
Nezdinizde..
Ve Baba yüreğinizi, Ağabey yüreğinizi kutluyor, selam saygım ve hürmetlerimi sunuyorum...
Daima.....
Yani siz de Adem Bey, hem benim kardeşim olacak, hem onun kitabı olacak, böyle üç beş satırla tevazulu bir şekilde tanıtacağım. Hiiiiç beğenmedim hiiiiç. Ne biçim olmuş. Müzik bilem yok, insan bi dı dı dıııım diye açılış yapar felan. Sizin kitabınız yok sanırım, eee boynuz kulağı geçer, belki bir gün siz de yazarsınız Adem beyciğim yaaa, fazla sorun etmeyin bence. Bi de böööyle almayın sakın ha der gibi şekle gerek yok, ben zeki bir adamım yemem öyle çaktırmadan almayın muhabbetlerini, kıskanmayın lütfen, Rabbim herkese vermiyor işte. . Severim ben Zekeriya Bey'i, favorilerine de kaç kere aldı, siz daha bir kere almadınız, dikkat etmiyorum sanmayın. Gülücük işareti de yapmıycam işte.
Kitap tanıtımı anlamında ben çok daha iyisini yaparım. Tabii ki önce okumam lazım, girdim ben de sitemiz üzerinden kitapkurdu'na aldım. Ha bii de sordum yıldız felan da satıyor musunuz diye, yokmuş, onu sizi sitemize yönlendiren kurumun sahibine soracaksınız dediler, Ramazan vakti açlık kafalarına...
öncelikle sizin nezdinizde değerli üstadımı kutluyorum...bazen düşününüyorum da; acaba Türkiyedekiler mi daha şamslı Avrupada ikamet eden biz Türklerden, çıkan her kitap istenildiği yerden el koymuş gibi alınıyor...bir kaç sene önce Almanyadan kitaplar getirtmek istediğimizde burnumuzdan geldi...şimdi de ne zaman gidersek o zaman alıyoruz İstanbul yada nerde isek...bulurum kitabı sanırım...okumak isterim bu değeri...selam ve saygılar adem bey....
Aldım bende değerli yöneticimizin kitabını
Yeni başladım
Salı günü olacağım yarı ameliyat sayılan bir tedaviden dolayı diyetteyim
Bu yüzden zorlanıyorum okurken
Hiç birşey yiyemediğimden, anlamak güç oluyor
Birazını okudum gayet güzel gidiyor
Sıkıcı kitapların aksine !
Raşide ve Rüstem ' in aşk savaşlarına meraktayımanlayacağınız
Tedaviden sonra bir çırpıda okuyacağım inşallah
Güzel bir tanıtım olmuş sizi de, desteğinizi de tebrik ederim ayrıca ...
Saygı ve sevgilerimle
Her şeyde önce kara kıtaya fevkalade saygılı ve duyarlı resim seçiminizden, fonda kullandığınız karaşın renklerden dolayı kendi adıma insaniyet namına teşekkür ederim. N.F. Kısakürek Üstada da gitti bir anda aklım bu karaşın muhabbetiyle, çok derin bir kelime, şiirinizde yok bu ifade ama toplam konsept tamtamlarla söylüyor Africaan American'ı.
Henüz ilk mısradaki altıgen acı çözümlemesi de önünde eğilinecek bir belirleme, çok kimse bilebilir ama kurguya giriş kesiti ve zamanlaması benim çok hoşuma gitti Zekeriya Bey.
Manalardaki anlam derinliği tüm yorumu lüzumsuz kılacak berraklıkta ve ilmek ilmek dokunmuş, kara kıtadan da sık sık taşarak her bir memleketi gerektiğince ve usuletince dolaşmış mısralarınız, ya da ben öyle görmek istedim. Bu duyarlılık haydi bir şiir yazayımla geliştirilebilir türden değil elbet, duyguları estetize edebilmek ve ana çerçeve kurallarına riayetten de imtina etmemek bu zor zanaat şiir sanatının özü işte, yani benim sınırlı bilgilerimle bakı...
Gözyaşları içinde okudum :(
Terörü , katilleri, yiğitleri, sızlayan ana - baba yüreklerini, yaşanamayan hayalleri anlatan
En güzel yazıydı okuduğum, bu güne kadar
Çok ama çoook tebrik ediyorum
Saygı ve sevgiler
Kaleminiz daim olsun
Afrika toplumlarının yaşadığı sorunların çözümü yalnızca uluslararası müdahaleyi ehlileştirmekten geçmiyor. Bugün Afrika'nın başına gelenler sömürgecilikten miras kalan yerel denetim ve kontrol mekanizmalarının uluslararası ekonomiyle kendine has bütünleşmesinin bir sonucu. Dolayısıyla Afrika sorununa uzun dönemli bir çözüm ancak ve ancak küresel ekonominin dönüştürülmesiyle mümkün olabilir.
Bu arada 21. yüzyıl boyunca yoksulluğun artış göstereceği tahmin edilen tek kıta da Afrika. Yoksullukla birlikte hareket eden ancak tarımsal koşulların iyileştirilememesinden de kaynaklanan açlık problemi ise Afrika'nın adeta vitrindeki sembolü olmuş durumda.
Büyük miktarlarda etik olmayan yatırım ve madenlerin, doğal kaynakların ve silâhların yasadışı ticareti kayıt ve kontrol dışı kalmıştır. Milyonlarca Afrikalı için kıtanın sınırsız doğal zenginlikleri nimetten çok, bir lanet gibidir.
Bu içler acısı manzaralar insanları etkilemeli...
Doğmadan öldü bebek, nara düşüyor annem
Ekmek yok, su nerede, hayatımız cehennem
Vaatleri mutluluk, inancımdan dönersem
Düşünsem donuyorum, sesimi duyan var mı?
gözlerim yaşardı, yazacaklarım boğazıma düğüm oldu :( GÜZEL DUYARLI YÜREĞİNİZE SELAM VE SAYGIMLA ÜSTADIM...
Öyle ki
duymamak icin sagir rolü yapiyor insanlik görmemek icin kör
anlamamak icin saf oldu'k
anlatmamak icin lal...
sustuk
sustuk
ta ki kardeslerimiz kül olana kadar
habi biri anlatsin bize
insanlik bunun neresinde:(
Yürrü be Çağatay abi, kim tutar seni desem kızar mısın bana :)
Beğendiğim için diyorum elbet bunu ki, kimin aklına gelir böylesi bir şiir düzeneği? Hoş gelse de yansıtabilir mi bu denli samimiyeti?
İlişkilerden dem verecek olursam elbet başında dürüstlük, samimiyet, anlayış, hoşgörü ki ardından zaten sevgi de saygı da dolayısıyla hepsinin toplamı olan aşk da gelir derim ben..
Tabi dostluk kavramında da aynı şeyler geçerli ve dahi arkadaşlıklarda da olması gereken bu derim.
Aman ya, hem kendi keyfi bilir öteki türlüsünde de :)
Gönlümüz welcome demesini de bilir tebessümle
hastiring going demesini de anasını satim :P :))
Sahi, yalana ben de gelemiyorum ki çok sevsem de nefret ediyorum böyle de acayip bir huyum var işte.
Bak şiiri benimsemiş gibi oldum ben :)
Umarım kimi yerdeki lakaytlığım için de alınmazsınız bana :)
Kalın siz hep sevgi ile ve sağlıkla olur mu... İyi ki var bu kalem buralarda :)