Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Kafası tutmaz ayar, fitne fesat söz yayar. Hem söz verir hem cayar, hayret ahir zamanda. ===== Şaşırsakta Ahir-i zamanda olacak bunlar, Bunlar yaygaracı tiplerdir, seni anlayanlar Çok iyi anlar... Değerli Yaşara Hocam, Yüreğine sağlık. Saygılarımla ...
Çıktım yine bir gün aşk pazarına Bir umut pahasına sattım da seni Ne çok özlemler etti ne çok Ama sonra kendimi satmak istedim de Bir sevda bile etmedi.. Yok! ANLAMI DERİN DİZELERDİ ÖZLEMİŞİM BU SAYFADA ŞİİR OKUMAYI KUTLARIM FATİH İLHAMIN BOL OLSUN HÜRMETLER.
"Beni sevmeyen kalp, aşka darılır" merhaba Kardelenim.. hoşgeldin çok fazla nette olmadığım için çok geç gördüm belki bağışla.. ne güzel bir şiir masum zarif tebriğim kalben sevgi dua ile...
bu çocuk (cocuk dedim yaşını bilemediğim için özür)şundan eminim ki belki sözümden kırılacak ama eminim ki adem beyden daha ilerde bir şaire olacak sezgilerimde de az yanılırım nedenini de herkes kendi düşünsün şiir yaşına göre çok çok iyi tabiki kafiye gibi bazı durumlar istisna edilebilir onları da ileriki yıllarda düzeltecektir ben de yegenimi öptüm yüregine saglık çocukça yazılmış ama büyük kocaman bir şiirdi sevgiler yegenim amcan hazani
Şu art niyet fabrikası denen kelimeyi ve elbette ki yazının tamamını okuduğumda aklıma gelen ilk şey "Şeytanın Avukatı" filmi oldu. Hani öyle bir kurgulama vardı ki yazınızda bir an sahne sahne filmi anımsadım sanırım. Hani okurken "evet" ler eşliğinde okudum; düşünce dünyanıza kolaylıkla alıp içinde gezinip kendimce düşünme, sorgulama ama en çok da etkilenme şansına sahip oldum. Ne düşündüm biliyor musunuz? Şu kelime ''Reklamın iyisi kötüsü olmaz.'' sahi böyle miydi? Altında yatan pek çok sosyolojik neden olsa da bana resmen cinayet gibi görünen ve neden bilmem en korkunç örnek geldi. Meşhur BBG evi kaynanası, Kaynana Semra. Bir anne bu sözün bedelini sanırım söze inandığı için çok ağır ödedi. Diyeceğim o ki Sokrat haklıydı. Doğrunun ipini hiç bırakmamak gerekiyor diyen yazınızı tebrik ediyorum. Düşündürdükleriniz için teşekkür ediyorum. Selam ile...
Bu yazı ÜSTAD'ın bir şiirindeki "öyle bir hayata düştük ki ,hayata kurulmuş pusu" diye bir tesbit yapmıştı,tuzaklar olunca av ve avcı da olacak,muhakkak.Avcı olmayı hiç istemem.Avlanmakta gurur kırıcı.O halde ne yapalım?"aldırma geç diyemem"Akif'in tavsiyesi. BALZAK 'da şöyle söylemişti;bir yere çıkmak için bir yere basmak lazım. Siz bu olayın farkına varmışsınız.Değerli yazınızı teprik ederim. SELAM VE SAYGILAR..
Usulünce yazılmış, gerek dörtlük uyakları gerekse şiirin ana uyağı yerli yerinde. Konu bütünlüğü iyi. Anlamı şairin görüşüdür. Katılıp katılmamak kişiden kişiye değişir. Orası ayrı. Biz şiir olarak baktığımızda şairini kutlamamız gerekiyor. Tebrikler.
Yaşamak varken yaşanmamışlıklara titrer, Åžimdi bütün uzuvlarım. Yaşamak... Aşk işte yaşamak da bana göre. Aşkla yada aşksız... Aşksız yaşanır mı? Sanmıyorum. Ne kadar yaşarsan yaşa hep bir yanı eksik kalacak. Ama yaşamak işte doya doya... Yürek ki aşk la titrer... Ve harikaydı şu Erol Evgin şarkısı...Hepimiz için neler saklıdır sahi bu şarkının içinde. Öte yandan ne oluyor yahu. Kendi akağında aksana Safiye sultan:))) Yok şöyle desem sana, Safiye ben ne zaman heceleyeceğim. Cidden bak gördükçe okudukça yazdıklarını hecelemek istiyorum. Yapamayışımın sebebi cidden şu çok konuşan kız olmalı. Tebrik ederim bence daha çok serbest şiir yazmalısın. Selam ile..
Tatlı,akıcı anlamlı bir koşma. Şiiri sevdim ve beğendim. Peki eksiği var mı bu şiirin, eleştirilecek bir yer yok mu? Derseniz. Elbette bir şeyler deriz. Buraya yazdığımız yorumların hem şiirin yazarına hem okuyuna bir fayda vermesi dileğimizdir. Yoksa bilgiçlik taslama değil. Baştan söyleyelim. Öncelikle son dörtlükte Kalbimde bitmedi hala bu telaş 11 hece Senin hasretinle ederim savaş 11 hece Gözümden yaşlar bak yavaş yavaş 10 hece Aktıkça yüreğim ondan kanıyor 11 hece On heceli satır sanırım gözden kaçmış düzeltilmeli. İkinci husus: Giriş Dörtlüğü: a b a b şeklinde yazılmak istenmiş. Ayaklı koşmalarda ayak(Ana uyak) ilk dörtlüğün 2. satırında verilir.Bu şiir de ayaklı koşma olarak yazılmış 2.satırdaki ayağa göre her dörtlüğün ayakla uyaklı kelimeleri devam etmelidir. Herkes( 2. satır-Ana uyak satırı) Yıktıkça Baktıkça Döktükçe Çıktıkç...
bu iki dörtlük üzerine sayfalarca yorum yazılabilir bence şöyle baksanız altı üstü sekiz mısra fakat mısralara yüklenen anlam o kadar derin ki dizeleri irdelesek destan gibi bir yorum düşer bu sayfaya. bizler baharı beklerken birde bakmışız ki karakış dayanmış kapıya peki karakışa yakalanmamak için zor ile sevmeye çalışmaya gerek varmı istenmeden yenen aş ya karın ağrıtır ya da baş misali semekte zorlamakla olmaz ki olsada yüreklere huzur vermez ki kısa fakat anlamlı dörtlüklerdi bence kutlarım Ahmet bey ilhamınız bol olsun saygılar.
Küçük yaşta verdiler,Gül Kızı bir zengine. İstediği olmadı, düşemedi dengine. Durup durup dalıyor,hareli göz engine. Umutlar dikiş tutmaz,kadere olmaz yama. Köyündeki huzuru, başka yerde arama şiirin girişi aldı götürdü beni bir yerden bir yerlere kendimden bir çok şey buldum girişte. fakat genel olarak bakacak olursak şiir nasihatlerle yüklüydü. Atalar boşuna dememiş ;taş yerinde ağırdır diye insan hiç bir zaman kendinden yükseklere bakmamalı yükseklere bakınca insanın başı döner aptiyi saptiyi kaybeder aslı olan kendinden aşağıdakilere bakarak haline şükretmesi lazım insanın aradığı huzur dilindeki şükür dedir bence. nasihatler yerli yerinde ders alınacak bir şiirdi resim ise son derece güzel uyum sağlamış bence kutlarım Ülküm ilhamın bol olsun bir demet kırmızı gül bıraktım bu akşam sayfana canım benim.
Küçük yaşta verdiler,Gül Kızı bir zengine. İstediği olmadı, düşemedi dengine. Durup durup dalıyor,hareli göz engine. Umutlar dikiş tutmaz,kadere olmaz yama. Köyündeki huzuru, başka yerde arama Can ülküm o kadar güzeldi ki ve o kadar doğru tespitlerdi ki evet can, köylerimizde kırsal bölgelerimizde malesef ki yaşanılan şeyler hepsi...Küçük yaşta evlendirilen milyonlarca genç kızlarımızın ortak kaderi , küçük yaşta haberi bile olmadan ailelerin kararıyla evlendirilen ve sonrasında mutsuzluklar ve hayal kırıklıkları ve bunların getirdiği bir sürü olumsuzluklar... Ve buna neden olan en büyük sebeplerden biri de cehalet diyorum ben önce iülkem bunlardan sıyrılmalı ve okuyan aydın bir toplum olma yolunda olanaklarımızı daha çok zorlamalıyız ki bu cehaler tam olmasa da olma yoluna doğru birazcık yol katedebilsin dileğiyle diyorum can ve günümün şiiriydi harikaydı, duyarlı yüreğine sonsuz tebriklerim ve tşklerimle sevgimle...
Dilendim aşkına daldım hayale Dudağıma değen sırma piyale İçtikçe kaybolur korku çehremden Kalbim ayağınla ezik nihale Seraba yasladım sırtımı,hayalinden medet umdum.Gözlerimi kapattım.Aşk şarabını yudumladım.Ayrı bir dünya çizdim,içimdeki bu aşka. Şair ''ezik nihale'' derken bana göre kendi aşkını,yani içindeki sevme dürtüsünden bahsediyor. Serenat yaparken ayın gölgesi Şimşekten bakışım hasret belgesi Kanar tırnaklarım kalınca çıplak Yürüdüğüm yerler katran bölgesi İşte içindeki bu aşk;sevgilinin bahçesinde boy gösteriyor,işte ben burdayım,seni sen gibi sevmeye geldim diyor.Gözlerimden anlarsın ki,seni ne kadar özlemişim,o beni sana ispatlayacaktır. Ki sana gelene kadar,her şeyi göze aldım,fakat gelişimim yine boş olduğunu biliyorum.Beni sana getiren kader ,bizim alnımıza vuslatı yazmamıştır. Nasıl da tükendi ömür dediğim Rabbim çileleri görür dediğ...
Merhaba Nevin Hanım, Eğitsel ve son derece faydalı olarak okuduğum yazınızı içtenlikle kutlarım. Bazen aklıma takılır bir soru. Kendi geleceğimizi ilahi bir esinle videomuzu izletmiş olsalar; çocuk yetiştirirken yaptığımız hataların, gelecekteki yıllarda nasıl "sorun" olarak karşımıza çıkacağı konusunda, acaba yineler miyiz aynı hatalı davranışları?Kanımca yinelemeyiz. Çünkü asıl savaş dışımızda değil kendimizle yaptığımız savaştır. İçte huzur-barış olmayınca dışımız zaten savaş meydanı olarak görürüz. Çocuklarımıza VARLIK öğretiyoruz. Yokluğu tanımayan çocuklarımız yaşamın içinde bir tür obez kişilikler olup, özgüven sorunu yaşıyorlar. Aşırı baskıyla ve aşırı özgürlük sağlanarak yetiştirdiğimiz çocuklarımızla ileride rol ve kişilik çatışmaları ister istemez yaşanıyor. Öyle ki sosyalleşmiş agresif çocuklarımız gündemdeki yeri "ilaç bağımlısı" olarak karşımıza çıkıyor.Kısacası "kötü tohum eken kötü ürün biçer" misali, sizin de ifade ettiğiniz gibi ilk maddenin sağlıklı yönlerini kabul e...
kim seçiyorsa bilmiyorum ama ilk defa pratik uygulanabilir hayata yardımcı bir yazı seçilmiş... yazarı kutlamıştım dün.şimdi seçeni kutluyorum.efnan hanımın bu konuda yazı ve denemeleri çokça ıskalamamanızı öneririm. tebrik ediyorum tekrar güzel yazıyı....
Samanyolu sessizce dökülürken, Zehmeri vurgunu sulara. Sen beni nar ateşlere atansın Dudaklarımda ıslık olurken adın, Dermansız derdime neşter salansın. Duyguların ve hüzünlerin dizelere aktarılışı yürek yakan cinstendi, bizlere çok güzel şiir yazıp okutturduğunuz için çok teşekkür ediyor hüzünlerin şiirlerde kalması ve yüreklerden uzak olması dileklerimi iletiyorum ayrıca şiirinize müzik çok güzel uymuş elinize ve yüreğinize sağlık şairem saygılar...
Sevdalanıp beni hergün ararsın, Leyla’n ile mutluluğa erersin. İnce beli sevgi ile sararsın, Vurulmuşum naçar kara gözlere. gözler kalbin aynasıdır...belki de aynısıdır... vurulmuşsa yürek gözlere sevginin denizinde yelken açmıştır en güzel aşka... Leyla Hanım tebrik ediyorum...
Cevapları Kaf dağının ardına saklanan sorular sormakmış şiir. Ayan olana sırrını beyan etmek , sonra susmak kara sevdaya nazır. Mem'in yüzünde Zîn gibi. Meczupluğu Mecnun'un Leyla'sına… Yüreğe ateş düşmedikten sonra, tutuşmaz kağıt hiçbir mısrayla, alev almaz insanlığın en serseri hücresi değil gözünle görmediğin cehennem… Rivayet odur ki yanmak da çare değil hakim olamıyorsan mihnetine aklı sende kalır bütün duaların elbette değil aklını bıraktığında cennet… Şiir okumak, güzel bir duygu. Sıcak biraz..İnsana dair. Özlediğine en çok. Ne çok şiirdi. Şiir saf bir duygu, karşılıksız, beklentisiz. İyilik yapıp denize atmak gibi hani. Temennisi; Balık bilmezse Halik bilir… Ve şiir nasıl yaşanıyorsa öyledir. Öyledir her sır sahibinde biraz aşikar… Teşekkür ederim sevgili şair. Eyvallah
" Ele verir talkını / Kendi yutar salkımı ".. " Ayranı yok i,çmeye/ Tahterevanla gider .ıçmaya " " Gözündeki merteği görmez/ el gözümde saman çöpü arar " " Tezekten terazinin .oktan olur kefesi" .. Ve daha nice ata Sözleri, deyimler ... Bu yergi tam da oturdu bugününün baş Yöneticilerine.. Tosya'ya pirince giderkek, evdeki bulgurdan da oldu, bizim ' sıfır sorunlu Dış Politikamız' ve onu yönlendirenler.. Hergün bir yenisi " tükürüp yalamalar"..
Her Aşkın gelişi bir bir başka olur sanırım.. Heyecanı,umudu,sevinçleri,hiç bitmesinleri beraberinde getirir ne güzel olur. Olur ammaaa ... Gel gör ki; Aşk, anlaşamadığı gönülleri yakar,yıkar, umitlerini söndürürse ki; olasıdır bu süreç, ihaneti ve inkarı da yanında götürür, ne acı ,ne hüzün !.. Ne kalır geriye o yağmur gibi berektli ve sevimli aşktan geriye ? Yıkık bir gönül, derin bir acı, sönük bir yürek ve kocaman bir HİÇ !. İşte şimdi aşksız kalan ben de bir HİÇİM ... Tövbe etmekte de haklıdır şiir. Bunca köklenmiş sevdadan acı bir ayrılık ve boşluk olunca . Şiir konuştu,,ben dinledim ve not aldım anladıklarımı , yorum diye de yazdım buraya . Çünkü,beğendim bu şiiri . Kutluyorum değerli şair Serap Hanım sizi, Saygılarımla..