Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

yaklaşık bir 15 dakikadır sayfadayım şiiri ve kritiği okumam baya zamanımı alsa da bir kritik tutkunu olarak haz aldım bu zorlu mücadelemden :) kritik sayfasının eğitici ve öğretici bir sayfa olduğunu düşünmüşümdür her zaman bilmediğim bir çok şeyi bu sayfa da öğrendim demekten utanmıyorum. son bir kaç kritiği okuyamamış olsam da ( bilgisayarım yoktu ) eminim o kriklerde de öğreneceğim çok şey varmıştır. yürek dolusu bir şiir emek ürünü bir kritikti doğrusu selam olsun bu güzel eseri bizlere sunan ve masaya yatırıp neşter vuran dost yüreklere . her iki şairemi de canı gönülden kutluyorum şiir yolunuz her daim ışıl ışıl olsun arkadaşlar. kutlarım Sevda hanım başarılarınız daim olsun. bir demet kır çiçeği bıraktım bu gece gönül sayfanıza lütfen kabul buyrun ...
Final kıt'a da serzeniş bir nebze yoğunlaşıyor gibi olsa da yine de gayet zarif bir sitem olmuş, duygu yüklü mısralara akan, Kutlarım dostum, Saygılarımla, çağatay
Kendisiyle barışık hem didaktik hem de satirik özellikleri bir arada taşıyan çok hoş bir şiir idi sayfanızdan okuduğum, Kutlarım efendim, Saygılarımla çağatay
Murad Dede’nin yanına destursuz gitsem de, o beni en sevimli haliyle karşılıyor. Dede’nin “yattığı yerden” anlayabilirsiniz: ”iki metre kareye “dünyalar” dolusu bir yürek sığdıracak kadar “mütevazi” olduğunu…Ve O'nun “güzel dileklere”, yiğit bir “sebep” olduğunu…”Hiç ummadığım yerde ve ummadığım zamanda, “dağ” olduğundan hep korktuğum o “heybet”; beni “Muradımın Kaynağına” kavuşturunca, önce dedeme dualar dökülüyor “dilimden”, sonra dileğim dökülüyor “yüreğimden”… Kütahya’dan ayrılırken “ yüce bir dağın başına” dileğimi emanet ediyorum… Sonra, tüm ürkekliğimin dağıldığını, Murad Dede’yi daha da yakından tanıma arzusunun, her şeyin önüne geçtiğini görüyorum… Bir yazı takılıyor gözüme… Murad Dede hakkında birkaç şey anlatıyor bu yazı… Ama biliyorum ki “MURÂD”, bu anlatılan kadar değil; “anlatılamayan kadar “yüce”… "DAĞLANIYORUM..." Biraz acı Biraz tatlı... Biraz hüzün Biraz sevinç... Hayatın içinde var olan bütün unsurlar hep vardı yanımızda...Fazl...
Tabiatı itibariyle hayatın ; mütemayildir kötüler azalmaya iyiler çoğalmaya Her olumsuzlukta olumlu, her yanlışta doğru, asgarisinden olsa da vardır damla tutam maya Güzele, fazilete, halise, ehvene, salihe dokunan, anlayan, gören gözlerdedir keramet Değildir fıkra Nasreddin Hoca, göl ve yoğurt yeter ki azimle tecrübe etmekten kimse yılmaya. MCU Kerametler çok güzeldi efendim:) Dolayısıyla Nasrettin Hoca'nın fıkrası da öyle... Tebrik ve saygılarımla...
Güler Hanım, Değerli Kardeşim, Yıllardan beri dilimde tüy bitti, yine de anlatamadım derdimi. Dilin iki türlü işlevi vardır: YIKMAK ve YAPMAK... Önemli olan yapmaktır. Yunus sözüyle " Gönüller Yapmak" tır. Ondan dolayı ağzımızdan çıkacak her söze, kalemimizle yazdığımız her heceye dikkat etmemiz gerekir. Çünkü çoğu zaman geri dönüşler yaşadığımızda karşımızdaki kişilerle eskisi gibi iletişim kuramayız. Bir kere yıktıysak, onun yerine bina inşa etmek oldukça güçtür. Ama maalesef bunu dostlarımızın çoğu anlamıyor ya da anlamak istemiyor. Güya şiir ve yazıları geliştirmek adına kelimeleri hoyratça ardı ardına sıralıyoruz. Halbuki gönül evi çok müstesnadır. Oraya paldır küldür girilmez. Çok düşünmek gerekir. Atalarımızın dediği gibi, kaş yapayım derken göz çıkarabiliriz. Neyse sözü fazla uzatmak istemiyorum Güler Hanım. Düşmanlıkların olmadığı, dostlukların yaşandığı şiir bahçelerinde hepimiz birer bülbül gibi şakımak dileğiyle. Hayırlı ramazanlar diliyorum efendim. Sela...
Aşk ' a düştük bir kere Dönüş yok ki geriye Hüzünle dolsak bile Yapamayız ' O ' nsuz yine aşka düşen yüreklere selam olsun.... Değmeyenleri mi sevdik ? kutladım....
Değildir fıkra Nasreddin Hoca, göl ve yoğurt yeter ki azimle tecrübe etmekten kimse yılmaya. tek sıradan ne mısralar cıkar diyesim var, varolasınız üstadım....saygılar
Memleketimin havasını aldım yazınızda... Murad dağı'nın yaşamıma kattığı olumlu etkileri anımsadım birden ... Orta üçe gidiyordum o zamanlar en iyi dersim türkçeydi. Bir gün türkçe hocam kampa gitmek istermisin diye sorduğunda çok şaşırıp sevinmiştim. Kamp bir dağ kampıydı ''KIZILAY GENÇLİK KAMPI '' hemde Murad Dağın'da .Türkiye genelinde her şehirden başarılı ve maddi durumu iyi olmayan ailelerin kızları içinden seçiliyormuş. Dağın iç ve yüksek geniş bir düzlüğüne konuşlandırılmış cennetten bir köşeydi kampımız. Hele bungalov tipi evlerimiz, hiç görmediğim büyüklükte, güneşin, rüzgarın etkisiyle menevişlenerek dalgalanan yüzme havuzumuz ,sırayla mutfakta ve yemek sunumunda görevlendirilişimiz,izci edası ve disipliniyle yaptığımız dağ yürüyüşleri...Hepimizin birer milli yüzücü olacakmışçasına yüzmeyi öğretilişimiz. Ya geceleri yakılan ateş etrafındaki yapılan eğitici,bilgilendirici sohbetler.Ve veda gecesi kısıtlı imkanlarla sunduğumuz skeçler,parodiler, şiirler,şarkılar,da...
Vaaaay be :) Güzel,kısa ve öz ! Tebrikler
Aldı karşısına kilolu birini, konuşturdu da konuşturdu bu şiir var ya ... Duygularını, komplekslerini Şikayetlerini, sıkıntı ve takıntılarını bir bir döktü orta yere bu öbezite sorunlu kadın. Öğüt verdi Tiyo verdi Örnek verdi ve hepisinden de önemlisi; ilgililere DERS verdi ! Toplumsal ve kişisel sorunları görmek, izlemek, ortaya koymak ve çözümler üretmektir şairin görevidir deriz . Değerli Şair Safiye Hanım bu işlevini özenerek yaptı yapıyor ve yapacağa da benziyor. Görüyoruz, biliyoruz Çok da iyi yapıyor, çünkü bu konularda uyarıcı olmak, çare üretmek, sorunları azaltmak gibi süreçler de kendiliğinden azalabilir belki de !.. Kutluyorum Şair sizi ..
Cennette peygamberlerle olabilmemiz temennisiyle.. Rabbim onların şefaatine erdirsin desek de onlar gibi nefslerimize hakim olabilir miyiz bilmiyorum ve ne denli hak ederiz diyorum bir de.. Kalın sağlıkla efendim ve şiirle..
Yüzün *İs Gözün bürülü kan Trafikte beklerken doğar *tan Batar gemi Çıkar hadi Akla tüm kirliliğini Yeni bir aşk ol *Bul kendini içimde İstanbul * Aşk, şiiri kuduz köpek gibi arar.. demiştim bir sözümde... İstanbul aşkı bir şair için aşkların en güzellerinden birisidir diye düşünüyorum...Hatta ne yazılsa yeridir ve ne yazılsa da eksiktir diye düşünüyorum ayrıca... Kutladım...
Razı oldum kadere,artık gücüm yetmiyor, Kopardığım takvimin, yaprakları bitmiyor. Hayalin gölge gibi ,yanımdan hiç gitmiyor. Sitem etme uzaktan, nolur beni üzme yar. Şiir, ruhumuzda ve yüreğimizde olanları kağıda nakşetmektir... demiştim bir sözümde... Yürekte olanları kağıda nakşetmek de ince işçilik isteyen bir iştir...Şair bu işi adeta yüreğini dokuyarak yapmaya çalışır.... Okuyucu yazılanın en iyi taktirini ortaya koyacak olan kişidir... Kah beğenir kah beğenmez ancak şair beğeniye takılmadan ve okuyucuya gereken saygıyı göstererek yoluna devam eder...Şiir hakikati arama işidir nihayetinde ve arayış bitmemiştir... Ben şiirinizi hem dinledim hem de okudum ve beğendim de... Sizin bütün şiirlerinizi beğeniyorum ayrıca...Ressamlığınızı da... Geçen de bir arkadaşım yazdığım bir şiir için neden böyle yaptın şöyle daha iyi olmaz mı demişti...Baktım haklı ve dedim ki haklısın ve değiştirdim...Eleştiriler hepimizi bir yerlere taşıyacak diye düş...
Tutun bir ağaca gölgesiz kalma Yaslan gövdesine uykundan olma Kur hayallerini, kendini salma Canın sıkmak çözüm, değil be Gezgin "Şiir yazmak, donanımı gerektirir. Salt esin perisini yakalayıp, sevmekle bu iş yürümez. Olsa olsa adımız tecavüzcüye çıkar… Şair olmak için, bir fırın ekmek yemek ve bir fırın dolusu kitap okumak gerekir… Şiir yazabilme gücüne erişebilmek için, insanlığın oluşturduğu tüm varsıllıklardan haberdar olmak zorundayız… Şair, günlük ve güncel olanın ötesine geçebilme cesaretiyle hareket eder… Şiir, şairde durduğu gibi durmaz. Topluma yönelir ve toplumun dönüştürücülüğüne teslim olur… Şair için çok şey söylenebilir. En az söylenmesi gereken, şair olduğudur. Şair olduğunu unuttuğunda, has şiir yazmaya başlar insan…" Serap Hanım sizi içten yazdığınız ve emek verdiğiniz şiirleriniz için kutlar başarılarınız devamını dilerim...
farklı ve çok güzeldi... tebriklerimle
"Gitme turnam vuracaklar" ne harika bir ezgi Yaşar Bey ruhumuzu nakşetti efil efil... Emeklerinize ve yüreğinize sağlık harika bir eserdi, nakış nakış işlenmiş... Selâm ve saygılarımla...
dudaklarımda kaç cehennem soğuttun çığlık oldum haykırdım bir elimden diğerine tutuklandım yüreğimi yokuş yukarı sürdüm kaç/ma saçımın ıslaklığından ne şiirdi ama... bitirdi beni mısralar... izninizle ' gönül damlası şiirler ' facemde paylaşıyorum tebrikleirmle bu müthiş kaleme
insanın başını avuçlarının arasına alıp bir kaç dakikada olsa kendi başına düşünmesini gerektiren dizelerdi. bu dizelerden alınacak çok ders var vesselam bu dizelerin üstüne bir şiir daha okumanın anlamı yok benim için gecenin finalini sizin sayfanızda yapmak nasip oldu böylece . kutlarım değerli kalem ilhamın bol olsun saygılar.
Paris'de GEÇEN ÇOK HOŞ BİR SEVDA ŞİİRİ OKUDUM MISRALARINIZDAN DESEM VURUR MUSUNUZ BENİ HOCAM ?? Bİ DİYEM YA : )) Yahu Hocam, vallahi süpersiniz ya French Molnar ile Necip Mahfuz'un Nobel Ödülünü nasıl bir arada işlemeyi hayal ettiniz, üstelik bizi Beyoğlu sokaklarından alıp da Hakkari, Diyarbakır, Adana, Konya, Trabzon, Edirne, Erzurum, Uşak sokaklarına götürürken, Nemeçek'im bilyaları yayılmış Taksim meydanına, berber Abbas dilber Hamideyi götürmüş havuzbaşına Antakya'da. Hocam hayran oldum, harikasınız, Ahmet'imin fonotiğide tam Kahireli Mısırlılar gibi muhteşem bir hava vermiş seslendirmeye. Olağanüstüydü Hocam, bu ne engin birikim, ne dolu bir şiir, bir şiir de bin şiir, bizim ülkemiz değil de Patagonyadır de mi hocam bu anlatılan yer ?? : )) Mükemmeldi hocam. mükemmel, ne diyim ki başka, Saygılarımla çağatay