Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Merhaba; Şiir çok güzel her zamanki gibi. Ancak bazı takıldığım yerler oldu. Anlayamadığım demek daha doğru olur. Sormak istiyorum size değerli hocam. Birincisi: Bitimsiz sevdaları, hayalimde yaşattım. Sevginin renklerini, tuvalime kuşattım. Mazlumları korudum ,zalimlere taş attım----> Bu dizedeki anlam üstteki dizelerden çok farklı Bunları düşünerek ,hayatından bezme yar-----> Bu bölümde hayatından bezecek bir durum yok üstte hani sevgiyi yaşamak hissetmek hayal etmek, mazlumları korumak zalimleri yermek kötü bir şey olmamasına rağmen siz bunları düşünerek hayatından bezme demişsiniz. Tuhaflık var gibi geldi anlamda... Yanılma payım da var olabilir o nedenle soruyorum.. Bir başka husus: "Maskeleri kaldırıp,bakmıyorlar özüne. Yalanları söylüyor, çekinmeden yüzüne. " Bu iki dizeden birincisinde bakmıyorlar diyerek çoğulu anlatmışsınız, sonra ikinci dizede söylüyor di...
Hep öyle sanmıştık usta Ne dersiniz toptan yanıldık mı ya da yakıldık mı Varla yok arası galiba artık her şey Tebrikler hüzne dokundu kalem...
ne kadar zarifçe kalemi güzel kendi güzel şairem tebriklerim ve sevgimle
Yaşlı gözlerinize bir kolaylık Usta..:) Ben iki şehirli düşlerin ayrı ayrı ölmesine söyleyecek söz bulamadığımdan susmuştum usta, İki şehrin dağları geçit vermiyor birbirine, yolun sonuna varınca yedi kuşaktan renkleri görecekler amma inat işte..! Vallahi ömrümü yediniz bu şiirlerle benim derdim bana yetiyor duy du zati.!!! Bu günlerde hiç konuşmuyorum demiştim bir yorumda Usta.. Yaşamın rengini soldurmak da neyin nesi, solmuşken iyiden iyiye. Ben de sanmıştım ki; Mavi boncuklar dağıtmak eskidendi, yakışmazdı kendini ve aşkın değerini bilene.. Ama bu sözlerin susmaları gerekir, zira konuşursa kopacak kıyameti.. Susmalardayım evet, ancak derdimin aynasına arada dönüp bakmam gerekli ve ondan payelenenleri gördükçe azalmalardayım.. Yani gittikçe eriyorum iki dağ arasında, ölüyor muyum acep Usta.. Not; Yaşamak istiyorsanız lütfen... Öldürmeyiniz.. Sürmeyiniz tarla kuşlarını... Süründürmeyiniz.. Neyse nokta daha mı iy...
şairlik biraz da her konuda yazabilmektir, siz bunu başaranlardansınız, beni çok onurlandırdınız tabi, valla özendim, imrendim, alkışlıyorum, muhteşemsiniz
enfesti... hele fondaki ağıt...ne desem bencede az... saygımla şair...
burda biraz durup acıdım hem Elif ve hem Memed'e usta. Memed diyor zaten diyeceğini de, Elif'in de içi kaynıyor, belli. belli sönmemiş küller altında közü. ama aklında kız, kızan, yetmez, biliyor bundan sonrasında ben deyip yaşasa da aşkı... saygı ve dostlukla.
Ramazan geceleri benim de unutamadığım anılarımla dolu.Hele ilk misafir davet ettiğimde yemekleri tekrar tekrar yapmak için ne çaba harcamıştım.sürekli annemi arıyordum.sonunda babam telefonu aldı "Ne pişirdiysen onları koy sofraya, bir daha ki ramazan daha güzel şeyler yaparsın" diyerek kapatınca bir daha arayamamıştım. Yurtta büyüyen bir çocuk tanımıştım.uzun sohbetimizin sonunda sizin yemek tercihinizdeki gibi bir durumla karşılaşmıştım.Bazı şeyler yaşanmadan anlaşılamıyor. Güzel bir yazı,yüreğinize sağlık. Sevgilerimle...
"Vatan aşkı imandandır" buyuran peygamber efendimizin hadislerini hatırlattı şiiriniz Sevda hanım. Keşke herkes bu duyguya varabilse, bu duyguyu tadabilse. Duyarlı yüreğini kutluyorum
sabah tatlı bir rüzgar esiyor şehrimde. duldasına saklayıp bedenimi vuruyorum içimden geldiğince vuruyorum ne çok ben diyen bir şiirle kendimi. yok, oysa umut ekecektim usta, bilsemde bitmeyeceğini bakışlarımın tarlasına. yine yenildim usta, sağol, kendime geldim hatırladım sadece olsa olsa askeri olacağımı aşkın sınır boylarında nöbetinde duran... ustaya saygıyla.
Şiirin içinde okuyucuyu çeken bir kaç done var ki etkisini bize değin hissettirdi adeta. Şiir dedğimiz zaman içinde barındırdığı duygunun yanında tarihsel anlamlar içeren anektodları kullanmak daha doğrusu doğru kullanmak şiire ayrı bir hava katmaktadır. Aşkın Hz. Adem'in kaburga kemiğinde doğuşuyla başlayan hikaye Hz. Yakup'un gözyaşlarıyla kör oluşuna değin ulaştıktan sonra Hz. Yusuf'un kuyulara atışında ki manayı kuşatmış,Hz Musa'nın isfafiloğullarıyla tutuştuğu ve Kızıldenizi asasıyla yararak geçtiği anı hatırlatıp Hz.Eyüb'ün sabrıyla bütünleştirmiştir aşkı şaire.Çok güzel işlenmiş güzel bir eserdi okuduğum kutlarım şairem.
Dayanamadım, bu muhteşem şiire -çorbada tuz misali- "çeşnimi/önerimi" son satıra kadar yazmadan içim huzur bulmadı.Yalnızca, içimden gelen...Şiir, yalnızca Şairindir.Biz, yalnızca "okuyucu"yuz. Felek bile uzaktan selam çakıp gidiyor Bilirsin ki fazla naz tutkuları bitirir Geç kalırsak duygular işlevini yitirir Sanma ki göç mevsimi leylek çocuk getirir Elini çabuk tut yar, zaman akıp gidiyor Azrail durduk yerde çelme takıp gidiyor Hadi iyimser ol da, ölüme bir çeşni kat Ne kadar kral yapar bir namazlık saltanat İmreni bir yol bırak, imrenilene inat Elini çabuk tut yar, zaman akıp gidiyor Saygılarımla.
Hayatın içinde asıl çektiğimiz sıkıntıdır bu,kendimizi geliştirmek ve söz sahibi olmayı bilebilmek.Siyasette ki en derin yara kaypak bir zemin üzerinde olmasıdır,bu siyasetten ziyade siyaseti yapanlardan kaynaklanan bir durumdur.Oysa siyaset kurumunda bulununlar sözlerinin ardında yeterince durabilseler,ve kalsalar daha farklı bir siyaset oluşacaktır.Ama güzel yurdumda malesef böyle,gelmiş böyle gider siyaset.Biz de siyasete atıp dururuz siyasetçilerden ziyade.Herkes bilir söyler mıh gibi aklına kazınmıştır herkesin Kuran-ı Kerimin ilk emridir "Oku"ama dediğim gibi herkes sadece bilir,icraatı olmaz bu okumanın.Anlamlı bir gönderme idi şiir anlayana tarzı eyvallah.
Hadi iyimser ol da, ölüme fantazi kat Ne kadar kral yapar bir namazlık saltanat İmreni bırakalım, imrenilene inat Azrail durduk yerde çelme takıp gidiyor Elini çabuk tut yar, zaman akıp gidiyor Muhteşemdi yine kral... Evet ne yazık ki öyle zaman hiç anlamadan akıp gidiyor avuçlarımız arasında bir su gibi... Onun için bazı şeylerin şiirinde olduğu gibi çok ertelenmesinden yana değilim bende, Sevenlerin çok geç olmadan, ömürler tükenmeden birlikte ve beraberce yaşanmasından yanayım hep, Bu can bir kez doğuyor çünkü, ikinci bir şansımız daha yok, ne doğmaya, ne de yaşama dair... Yine harika bir heceydi, ve muhteşem bir şiirdi hicivle karışık... Sonsuz tebriklerimi bıraktım...Hep saygımla dost...
Olsun be CAN ÖSQEE, insan yaşlandıkça duygusallaşıyor mu ne ? Ajitasyon desinler, şov desinler, ne derlerse desinler, sağı solu kale ala ala onu yazma bunu yazma, ne yazcaz ya?? Gözyaşları içinde okudum bütün yazınızı, mest oldum, bayıldım, hayran oldum, kaç kere okudum bilmem. Benim hayatım tam beş kere baştan yazıldı, kendi önceliklerimin hepsini bir tarafa bıraktım tüm öceliklerimi tam beş kez güncelledim beş evladım için, hanımı ikna etsem on tane de isterdim, Rabbim verir rızklarını, ananıza babanıza ziyadesiyle saygı duydum, sizin kocaman bir kalbiniz var, benim sıpalar da öyle olur inşaallah, olmasalar da OLSUUUUN ne yapem de, dünyaya gelmeleri için onlara bir seçenek sunmadık ki ... işe gireni de hayatını kuranı da ben hayatta olduğum müddetçe üç beş kuruşum ve var ise ne maneviyatım herşeyim evlatlarıma feda, ne kadar az OLSUUUN lara sebebiyet verebilirsem, bana hanımla beraber bir kuru OLSUN yeter , cansınız, birtanesiniz, çooook sevdiim yazıyı hem de çooook, Selam v...
İşin aslı bizlerin “ öğren ve düşün “ yetersizliği Kendimizi eğitmeden ahkam kesmenin densizliği. Başka söze ne hacet... Kutladım şiiri...
Efendim belki ciddi potlar kıracağım ama ben yine de bana yansıması şeklinde yorumlayacağım şiirinizi, baştan sona hayran kaldım zira benim perspektifimle tam bir diyalektik hakim şiire, her kıtanın ilk birkaç mısrası duygunun tezi, müteakip mısralar alternatifi ve / veya anti tezi ya da ikamesi, son mısralar ise final yani sentez yani ilk mısraların nedensellikl içeren sonucu. Böylesine duygusallık içeren bir şiire felsefi yaklaşmak abes ile iştigallik olabilir ama şiirin kendi içerisindeki nedensellik ilişkileri sebep-sonuç denklikleri beni böyle okuyup anlamaya yöneltti, toplam ruha bir anlaşılırlık, açıklanabilirlik, serzenişin yalın sadeliği hakim. Okuyucu sitemi anlamlandırabiliyor zira tasvirler yeterince altını dolduruyor ve mesnet kazandırıyor ruhun haykırışına. Yani çok beğendim sonuçta, müthiş bir çağdaş şiir olmuş şahsi kanaatimce, Kutlarım Şahsınızı Haddimce, Saygılarımla çağatay
GÖLGE, mavi ve aşk benim vazgeçilmez üçlüm var şiirde... Ve kullanıldığı betimlemelerle ayrı bir değer katılmış sözcüklere. Sandım ki şiir benim şiirim. Şair paylaşınca sonrasında okuyanın nasılsa... Kutlarım, saygımla...
İşin aslı bizlerin " öğren ve düşün " yetersizliği Kendimizi eğitmeden ahkam kesmenin densizliği. bunu de başka birşey deme dost... haaa diğerleride çok çok iyiydi... ama bu en gerekli olanıydı derim... tebriklerimle güzel insan
Şiir bir destandır,yaşamın içinden koparılıp duygularla harmanlanarak bize sunulan.Şiir nefes almaktır şairinin kaçıp kurtulduğu bütün mekanlardan .Şiir bazen yaşamaktır imgelerin ardına gizlenip büyüsünün seyretmektir gökkuşağının.Şiir ne desek eksik kalacak muazzam bir armonidir içinde her türlü makamın hazır bulunduğu.Sevgili Özne şiir hakkında denilecekleri demiş şairesi daha iyi anlar bunu biz ne desek az kalacak aciz cümlelerin boyu şiirinin derinliğine kurban gidecek sanırım.Kutlarım emeği yazanı tahlil edeni.