Dünyada Af nedense Bizim Ülkemizde bulunuyor ve sık sık Af çıkıyor
Madem çıkaracaksın neden tutukluyorsun madan tutukluyorsun Adaletin verdiği cezaya çekmeli.Tabi bu işin bir başka boyutu.
Hükümet Af çıkarmış.Ancak onun çıkmaması için yalan yola başvurmak da vicdan işi değil.
En güzeli her yapan çekmeli ama Affa uğramamalı.Affa uğrayınca zarar görenin Adalete güveni bitiyor.
Tebrik ederim.
.....
Sayende neler neler, gördü buğulu gözler
Unutmaya çalışsam , yine hep seni özler
Aklımdan çıkmazlar da , dolanır kötü sözler
Hayatımdan çıkardım, seni bitirdim artık.
.....
Aklından çıkmıyorsa hayatından çıkarman kendine eziyet olacaktır.
Güzel bir hece şiiriydi.
Tebrikler.
Sağlıcakla.
'Ama bil!
çok hoşuma gidiyor biterse bitsin
çocuksu masumiyetlerle bu kaçış provaları.
çünkü şiirler yazıyorlar sen ve ben gibi yıldızlara
dünyalarında ışığa muhtaç isyanın çocukları,
en çok da bizli taş ve topraklı aşk yollarına...'
Cenahını şaşırmış bulutlar bırakıyorken hüzünlerini kayıp bir kente
Üstelik kısmetini dere boyunda yıkıyan köylü kızları
Aklamıyorken bu ülkenin kararmış ruhunu:Gitme
Şimdi peşrev bir beste yazacağım ve onu okuyacağım ardıma hiç bakmadan
Burnu akan kara yağız çocuklar arayacağım selam vermek için
Ve güneşler ısınmak için.
Ne yazık ki yaşam ölüme esir düştü
Ecel siyahı kuşanırken geceler
Ama umut var. Hem Nedir ki seni böyle şiirin kuytusunda bekleten
Devadan öteye geçemeyişin hangi derdin tecellisi?
Sevda ile bilenen bir kalp nasıl körelsindi ki?... Gitme…
Eyvallah
Bir şarkı bestelesem sözler SEN olur,
Yürekten yüreğe bu beste yol bulur,
Bir çift göz uğruna bu beden ayakta durur,
Yüreğim deryadır gel sende yüz gemi gibi.
hakanKURTARAN
Değerli şairem,
Yürekten Tebrik ediyorum.
6 İmanın şartı,
5 İslamın Şartı,
4 abdestin şartı,
3 guslun şartı,
2 Teyemmümün şartı
12 Namazın şartı,
işte etti 32... Bir sen Birde Kitap ehli
32+2= yaptı 34 ....
Benim mantığım bu ...belki de cevap bu değil ama
ben bunu çıkardım
başlık uyarıyor
psikolojik rahatsızlık verir mi diye düşünmeden edemedim :ulvi ve sufli canlıların gölgesindE
yüce ve süfli (sufli sözcüğü tdk sözlüğünde olmadığı için süfli) canlıların gölgesinde deli ve veli der gibi gölge sahiplerine
akrostiş olabilir diye büyük harfleri anlamlı sıralayamadım
velhasılı anlamını çözünceye dek bir kaç fazla okumak zorunda kaldım
şiiri serinin bir parçası olarak düşünerek omzumda ki yükü sayfanıza bıraktım
sağlıcakla
gülümsedim.
sanırım duygu ya da acıların ortaklığından
ki daha beterini demişliğim bile vardır
" bundan sonra geleme emi" diye yumuşattığın cümleyi...
hep çocuklar ağlayacak değil ya kapalı kapılar ardında,
büyükler de ağlar ve şiir yazarlar,güzel yazarlar üstelik
en çok kendi iç aynalarında gördükleri o yıkık erkek ya da kadın resimlerine,
ki dayanmak zor olmasa hangi akıllı öper kendini kendi alnından?
bunu sadece şairler yapar...
insanın içinde türkülü bir yürek olunca aslında çok gönüllüdür
acıların asla ve asla dinmemesine,
çünkü en güzel sevdaların yeşertme yeri yürek değil midir sonuçta...
dostlukla..
Adem kardeşim,
Has şiir nedir biliyor musun? Kelimelerin şaire değil, şairin kelimelere hakim olduğu bir şiirdir. Aşkın aleviyle yanmak ve DİL-GÖNÜL VE KELAM'I aynı hizaya getirmektir.
Kurgulamaların kalemde değil, gönül kazanında pişmesidir. Ve senin dediğin gibi "aşka dair infaz sehpaları hazırlamaktır. " Yani ne diyoruz biz ona ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK...
EVET ADEM KARDEŞİM,
İşte öyle bir şey has şiire yönelmek. kendi iç seslerimizi çoğaltarak, yüreklere dalga dalga yaymaktır. Tıpkı bir umut öyküsü yazarak finale aşkın bütün isimlerini yerleştirmek gibi...
Dalgalardan medet ummayıp, derinlere kulaç atmaktır aşk. İçe çocuksu sevinçleri derlemek ve o çocuksu sevinçleri, damla damla yüreklerle paylaşmaktır aşk.
Yürümektir doruklara, daha doruklara ve ötelere, ötelerin ötesine. Alemleri okuyarak, kalemi oynatmaktır aşk... Çünkü biz kalemde gizliyiz. Kalem ancak bizi götürür aşkın zirvelerine. Dedim ya biz kalemi, tıpkı bir suzinak makamının tınıları gibi inleye inle...
Öncelikle güne gelen yazınızı tebrik ediyorum.
Maalesef gelişme ile gelen değişmeler yüzümüzü güldürmeyebiliyor bazen. Eskiye, ananelerimize ve gelenek ve görelerimize özlem hepimizde var.
Bizim büyüklerimize gösterdiğimiz saygı şimdinin gençliğinde yok diye söyleniyoruz ya hep, benim annem de aynısını söylerdi. Yani tarih bu konu da tekerrürden ibaret.
Günümüzde en önemli şey para. Aslında her daim önemliydi mutlaka ama, ihtiyaçlar içindi, adam gibi yaşamak içindi. Şimdi millet köşe dönme peşinde, banker gibi para istifleme peşinde. Dürüst çiftçiler bile kalmadı artık. Karpuz'a kabak aşılayıp, tam manasıyla Kabak Karpuzlar sürüyorlar piyasaya. Yada basıyorlar suyu içine ağır çeksin diye. Dediğiniz gibi hele fıstık gibi fıstıklar artık nerdee?
Sevgiler,
.....
Kimseyi de af etmem ,namusa yan bakana
Fitnelik gıybet edip,ev yıkıp can yakana
Yağdan kıllar çekip de, yağ üstüne çıkana
Hep kahır ediyorum,geçen gençlik çağlara
.......
Adı müslüman olup hala fitnelik yapanlara, namusa göz dikenler, laf getirip götürenlere,yuva yıkanlara, ortalığı karıştıranlara,insanları birbirine düşürenlere vb. Allah hidayet versin diyorum.
Kuranda yasaklanan bu fiiller hala insanlar arasında revaç bulmakta ve nice masumlar töhmet altına girmekte.
Konu güzel, işlenişide güzel.
Tebrikler.
Sağlıcakla.
Gerek kelime seçişinizle, gerekse şiiri kurgulayışla gönlümde taht kurdunuz sevgili şairim. İlhamlarınız daim olsun. Selam ve sevgilerimle. Ömer Öner
Yıllarca yolları gözledim cansız
Ben seni sevmiştim, sınırsız sonsuz
Yollar da perişan inan ki sensiz
Yollara özlemler, ekmekte varmış
****************************B.Yıldırım
Hiç düşünmemiştim böylesi sonu
İçimi acıtman değildi konu
Sevgin için ayırdığım bu fonu
Aşıklar yoluna sermekte varmış..
diyerek affınıza sığındım.Yürekte hep bir fazladan yer ayrılır yâr için...
Saygıyla
ŞEN kalınız.
...BEN..SON ZAMANLARDA..DEĞİL,BELKİDE *ÖMRÜMDE,BÖYLE BİR ŞİİR OKUMADIM*..KARA HANÇER/DEDİĞİM TAŞKIN.BÖYLE NASIL VE NİCE BİR YÜREK VE BU YÜREKTE..NASIL BİR SEVDA TAŞIRKİ..AKLA SIĞASI DEĞİL.İNSAN HAVSALASI ALASI DEĞİL..BEN BU ŞİİRİ OKUDUKTAN SONRA..*YARIM ASRI GEÇEN ÖMRÜMDE..YAŞADIĞIM AŞKLARI-SEVDALARI-HASRETLERİ-HİCRANLARI .DÜŞÜNDÜMKİ..MEĞER BEN .ÇOCUK OYUNCAĞI ..YAŞAMIŞIM..ŞAYET ..AŞKI..TAŞKIN GİBİ.YÜREĞİNDEN-DİLİNDEN TAŞARAKYAŞASAYDIM.BU ŞİİR KADAR OLMASA DA..BU ŞİİRİN *ZEKATI*KADAR..BİRŞEYLER KARALAMAM GEREKİRDİ..DİYORUM..*SEVGİLİ TAŞKIN*ARTIK BU ŞİİRDEN SONRA..BEN SANA SATRANÇ DİLİYLE SÖYLEYEREK ,ROCK YAPIYORUM.SEN ÖNCE ŞAİR-SONRA GAZETECİSİN..HALBUKİ DAHA DÜNE GELENE KADAR .BEN SENİ..İYİ BİR GAZETECİ BİLİYORDUM..
O ARADAKİ,YABANCI CÜMLELERİDEÇÖZEBİLİRSEM..DEĞMEYİN BENİM..ŞİİR KEYFİME..İHTİMALDİR.İLERDE ,BİR ŞİİR KİTABI ÇIKARIRSAN..isim babası..ben olayım..*TAŞKINDAN TAŞANLAR*..SEVGİYLE ,GÖZLERİNDEN .ÖPÜYORUM..BÖYLEŞİİR YAZICAK OLDUKTAN SONRA..SONU OLMASADA..SEVMEY...
Sevgi hatırına biraz dursaydın.
Birkaç ayı uzun bir zaman saydın.
Yine de diyorum gözünüz aydın.
Ölünün ardından üç-beş ay matem.
Benim bu sözümü anlama sitem.
Vefasızlığı şiirsel bir dille harika anlatmışsınız.
Maalesef yazdıklarınız gerçek.Eşler arasında vefa duygusu kalmadı.
kaleminiz daim olsun Yaşar bey.
şiirinizi beğeniyle okudum.Selamlar.
Belki de kim bilir ki...Bu dünyada yaşıyoruz acısıyla tatlısıyla....Belki hüznün en alabilddiğine yoğununu yaşıyoruz elimiz kalem tutuyor sonuçta en hassas ve duyguları en yoğun yaşayan insanlarız...Bazen beklentilerimize cevap alamıyoruz bu hayat yolunda ilerlerken bazen de beklemediğimiz olaylarla karşılaşıyoruz....Çok güzel bir anlatımdı şiiriniz...Umudu kaybetmemek lazım herşeyin bir sebebi var olan bu dünyada her ne kadar kötülük ve olumsuzluklarla karşılaşsakta eski bir toprak kitabesinde geçtiği gibi " dünya bütün pisliğine rağmen insanoğlunun biricik güzel yaşam yeridir"
Tebrik ediyorum:...
Hüzünler demlendikçe insanı baygın bir kedere sürükler...Ve sorgulama nöbetlerini getirir ardından...Sevda sorgulamaları, hayatın bilmecesinde bir cevap bulma telaşıyla sürüklenir insan yaşam denilen sırlı labirentin içinde...
Sahi şiirler nasıl eskir şair?
Burda bahsetmek istediğin sayfalara yazılmış dizelerin gözyaşlarıyla kırış kırış olup sayfanın eskimesi mi yoksa dizelerin dudakların gözlerin değmesiyle akıllarda elem yarattığı anlar mı?
Bence her ikiside değil inadına sevgiliye yazılan satırlarda sevgilinin cansız hayaliyle hesaplaşmasıyla eskidi bu şiirler ...
Ah bilmez miyim her gece kırıntı kırıntı aşka ladelenmeyi...
Anılara mendil sallamak...
Geri gelmeyen güzel günlere veda etmek...Alışkanlıkların sevgili olmadan mevsimini kaybetmiş bir serçe gibi çırpınması ve çırpınsada bazı şeylerin geri gelmemesi...Hazin bir şiir...İnsan bu şiirin şairine hem kızası hem de teşekkür edesi geliyor...Gerçeklerle yüzleştirdiği için...
Suya yazı yazmak...
Şiiri 4 defa okuduktan sonra saatlerdir düşünüyorum;
ilaç kutularında ki marka adı gibi, bir sürü yanyana gelemeyecek harfler!
Hani süflör arkanızdan fısıldayarak söylese bile siz bu harflerden bir cümle kurup da
alacağınız ilacın markasını bir türlü söylemeyi beceremezsiniz de eczacı elinizde ki o karmaşık reçeteyi
şak diye okur sizde buna şaşarsınız. Şimdi ben de bu şiirin şairine şaşıyorum!
Yahu kardeşim bu harfleri yanyana koymaya kalksanız harfler birbirine uymuyor da...
Böyle muhteşem cümleler nasıl bir araya gelerek mana teşkil ediyor? Bence Sevgi hanımı okumak
akla zarar ve insan psikolojisi içinde sakıncalı. Bu kızı okumak için doktor raporu alıp, bak benim raporum var
sizi okuyabilirim demeli. Yahut da buna başka gezegenlerden bu şiirler vahî gibi iniyor hanım efendi de Gizli Özne olarak bunları yayınlıyor. Ama dikkat etsin diyorum!? şimdi ortalar da birde Gizsiz Özne dolaşıyor!?
Vallahi kardeşim ben 40 senedir yazıyorunm ama bu yazdıklar...
Ne yangınlar geçirdi evrenim,
Buzullara gebe kaldı karanlık dünyam
Bir sıcak güneş aradı evrenler ötesinde
Yeni yıldızlar keşfetmeyi meyletmedi
Oysa ne yıldızlar düştü gönül evreme
Yıkıldı dünyam her gidişlerde
Toplandı gönlüm dönüşe hazırlık
Gülden hanım yüreğine kalemine sağlık kaleminden çok güzel bir serbest çalışma okuduk tebrik eder
daha nice güzel şiirleriniz beklerim selam ver muhabbetlerimle...
Güzel bir yalnızlık şiiriydi....
Yalnızlık oldukça karanlık bir kavramdır. Çünkü yalnızlık insanın onu nasıl yaşadığına bağlıdır.
Yalnızlık bazen huzurdur insan için, bazense hüzün. Bazen korkudur, korktuğudur, kaçtığıdır. Bazense insanın kendi kendini arayışıdır tüm hayatı boyunca.
Yalnızlık öğretir insana bilmediklerini, başka insana nasıl muhtaç olduğunu, çünkü insan sosyal bir varlıktır ve istese de kopamaz diğer insanlardan, muhtaçtır onlara. Nedeni de basittir, yaşamı değerli kılan şey onu paylaşabilmektir.
İnsan yalnız kalmak istemez çoğunlukla, çünkü yalnızlık rahatsız eder insanı, çünkü insanın kendini yarım hissetmesine neden olur yalnızlık. Ne mutluluğu tam olur, ne de hüznü. Çünkü paylaşamaz bunların hiçbirini ve paylaşamayınca da hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Güzeliği güzel yapan onu paylaşabildiğimiz kişilerin olmasıdır.
Kimi zamansa insan kendi kendine teslim olur yalnızlığa, çünkü tek çıkış yolu yalnızlık gibi görünür. Belki başkalarına kızdığı için, b...