Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler

Etkili Yorumlar

İşte şimdi çıplak ayakla seğirtiyorum, Kurnazca saklandığım körebede… Gözleri bağlı sözcüklerimin, Sakın bakma ellerime… Nasır bağlamış tuttuğun günden beri, Müebbet hapsindeyim kayboldum gölgende BU KADARI BİLE KOSKOCA BİR ŞİİR BİR DERYA DESEM KIZMAZZSIN UMARIM DOSTT DERİN YÜREĞİNE SEVGİYLE MUHABBETLE DİYORUM HARİKAYDI SADECE KUTLANIR ALKIŞLANIR BU DİZELER DOST
ve yine sensiz bir şehir yüzüme güneş sıçratan yalaka bir rastlantıydı belki de ayağımıza çelme takan bu kadar mı güzel olur bir insanı yokluğunda sevmek bu kadar mı acıtır teni güneşin elleri ve bu kadar mı acıdır aşk dedikleri Uzun olmasına rağmen kendini okutturan bir şiirdi İl bölümü daha çok beğendim hatta bayıldım mükemmeldi hep aynı şarkıyı söylesin ama sadece bir kişi buraya kadar birinci şiir sonrası da ikinci şiirdi adeta İkici bölümde gözlere takıldı gözlerim. Çok çok güzeldi Tebrikler yüreğinize ve kaleminize Saygı ve sevgilerimle...
Kardan adam ile kardan kadın eriyince buluşurlar mı sahi Suya karışmasalar bile bir gül goncasında yada çeşit çeşit çiçekte Yada bir bedende En çok su var hepsinde Ve önemlisi aşıklar yok olur belki Ama aşklar kalır baki Tebrikler Yaklaşım ve şiir güzeldi Selam ve muhabbetle...
Geri dönüp bakıyorum da yosun tutmuş taşlar gibi anılar. Kırılmış salıncak kurduğumuz dallar. Aynalarda dost değil, hıncını alıyor yıllar. Vakitsiz yağan karlar gibi saçlar. Ya derin çizgiler, hangi sağanak iz bıraktı böyle? Kırk yamalı bohçalarda saklardım, oysa; sevgimi, hayallerimi, umutlarımı… hangi uğursuz baykuş alıp kaçtı? Hangi sularda uğunur şimdi Oyle degilmidir guzel kalem ,is isten gectikten sonra kaybedilenler degerli olup kiymete biner. Gune gelen yazinizi ve sizi ictenlikle kutlarim,tebriklerimle. Karanlığın dehlizlerinden gelen bir çığlık deldi geceyi. Şafaklarım kanadı, günün ilk ışıklarında.…Ellerimdeydi daha dün, nerede düşürdüm apansız? Değerli bir taştı sevgi, umut ve gençlik
üstadım sizin her zaman söylediğiniz bir söz vardır bana :her gecenin sabahı vardır diye şiirinizi ilk okuduğumda aklıma ilk gelen buydu aslında ve güneşi gördüm satırlarınızda varolun .
Pervane dudağına getirsin iki keklik, Canlarımın yüreği olmasın delik deşik, Aşkım boyun bükmesin, kalsın asrımda dimdik, Yetim meydanlarıma dizilsin efelerim. Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz Ömer Hocam Tabi Ülke Cennet gibi olunca göz dikeni, fesadı da çok oluyor Ne yazıkki hem içeride, hemde dışarıda Bunun sonucunda YETİMİ bol bir ülkeyiz Keşke böyle olmasak Daha dün Kurtuluş Savaşında yüzbinlerce çocuğumuz babasız kaldı. Yetmedi 1970 lerde oynanan oyunlar sonucu binlerce çocuğumuz yetim kaldı Şimdi de doğu ve güneydoğuda Kardeşi kardeşe kırdırma politikası yürürlükte Ve maalesef yüzyıllardır aynı yastığa baş koyduğumuz, aynı kıbleye döndüğümüz ve aynı topraklar için kader birliği yaptığımız kardeş bildiğimiz insanlara yaptırıyorlar tetikçiliği Oysa gönül isterdi Şöyle kaykıla kaykıla bir harmandalı oynamak Ama heveslerimizi hep kursağımızda bıraktılar Ve biz uyanmadıkça bırakmaya da devam ed...
Aşk ta güneşin çiçekleri açar onları seyreder gözler dizer yüreğe o çiçeklerden tek biridir yürekteki ateş her mevsimde dumanlıdır her mevsim dumanlı yürekteki ateşe... eyvallah yüreğe...
1725 demiş şair... En çok burası dikkatimi çekti... Ve aklıma neler geldi neler... Güzel şiirdi... Tebrik ederim...
Yazınız , gerçekten de " Zamana sitem " ' dir. Gizli bir el , sanki , büyüsünü sessizce zerk etmişçesine , cazibesini katmış yazınıza... Ahmet Hamdi Tanpınar'dan , Ahmet Haşim'den , Cahit Sıtkı'dan esintiler üslubunuz içeriside erimiş vaziyet arz ediyor . Çok güzel örneklendirmişsiniz. Orijinal bir " Deneme " okuduğumun itiraf noktasındayım. Beni bu noktaya kim getirdi ? Hem teşekkür, hem bolca tebrikler...
Ben kağıdımla dertleşir gibi yazıyorum. Dert ortağım gibi. Ve dert ortağımla konuştuğum şeyleri de ezberlemeye gayret etmiyorum.Aslında ezberlemek lazım ama bu kadar uzun bir şiir nasıl ezberlenir ? Ki bunun gibi nice şiirleri vardır o şairin... Ayrıca her an aynı duyguyu yakalayamıyoruz şiir okurken. Mesela çok hüzünlü zamanımızda yazdığımız şiiri mutlu anımızda okuyasımız gelmiyor. Bir zamanlar benimde aklımı kurcalayan bir meseleydi.Gerçekçi ve ilginç bir konu. Tebrikler Nihat abi :)
Gecikmiş yağmurlar Affına sığınıyorum küskün ruhunun Arıyorum boşlukları nafile Yokluğunu bile bile Ayrılmaz ayrılık,vafalıdır dostlukta Öğrensem de sadakatı Anlıyorum dönmeyeceksin. yağmurlar gecikmiş ancak ben yine geldim... eyvallah...
"Yağmur saçlı kız ağlıyor yorgan altında Yalnız değil yirmi yaşında" Şiir bütünüyle özgün ve güzel de alıntıladığım şu bölüm bir başka. Ya da bendeki özel çağrışımlar, bu başkalağın sebebi. Kişinin, kendi yaşının, kendisine yarenlik yapıyor olması çok etkin bir imgelem. Bunun düşüncesi bile müthiş. O halde herkes kendi yaşı oranında mı kalabalık? Peki öyle... Zaten biz de (bizden kasıt yaşıma müstezat, yirmi sekiz adet ben. Aslında buçuğu da var ama kendisini adamdan saymıyoruz.) bütün kalabalığımız ve alkışlarımızla bu şiiri tebrik ediyoruz. İşittiniz mi? Eyvallah
Yıldıray Bey bu nasıl bir şeydi... Okurken aklımdan öyle şeyler geçti ki bunları sizinle paylaşmayı çok isterdim.... Ne yazık ki şuanda işteyim hepsi içimde kalmaya mahkum olacak...Anlatım, verdiği mesaj, içerikteki özgün ifadeler nasılda alıp götürdü beni... Alıp götürdü diyorum çünkü düşüncelerimin içinde bir sürü odacıklar belirdi... Ve her odacıkta bambaşka betimlemelerle şiirinizin içinde sürüklendim... Nefisti... Çok şiirdi...
Çalış çalış, durma sen de, Çiçek çiçek her desende, Vefakârım ben desen de, Cefada pusu ararsın. Bu kıtayı çok beğendim...Çok güzel işlenmiş... Şiirlerinizde seçtiğiniz konuları çok beğeniyorum... Tasavvuf, toplumun değerleri, insanların yaptıkları, yapamadıkları, gördükleri, göremedikleri kendinize has bir üslupla mısralara dökülüyor... Bir süre sonra bende köklü bir değişiklik yapacağım şiirlerimde... Artık sıkıldım ayrılık, aşk, özlem ve derinliği melankoliden oluşan şiirler yazmaya... Artık daha farklı yazmam gerektiğini hissetmeye başladım... Şimdi bu şiiri okuyunca daha da pekişti bu düşüncem... Her ne kadar yoğun olduğunuzu bilsem de şiirlerinizi eklemeniz için fırsatlar yakalamanızı rica ediyorum... Sizi okumak güzel... Tebrikler...
şiirde bütünlük göremedim ben girişi ile bitişi farklı bir anlamda gibi geldi bana kafiye düzeninde serbest şiir olmasınıda ayrıca çok yakıştıramadım biraz düzenleme ile daha güzel bir eser olabilir diye düşünüyorum seslendirme gayet güzel olmuş kutlarım
susunca dil tüm azalardan gelmeli ses ya eriyip bitmeli ya da, çekip gitmeli muhteşem bir seslendirme... şiir de bir o kadar güzel.... ama bir şey eksik sayfa düzeni onu da ben yapıyorum.... eyvallah....
Sabahtan bu yana gelip gelip gittiğim şiirlerden biri bu şiir.öylesine güzel saklanmış ki, sembollerle bezenmiş. Yer yer pastoral özellikler modern şiire konu olabilecek kadar törpülenerek çok güzel bir şekilde işlenmiş şiirde. Betimlemeler dikkat çekici. Ben tek tek buraya yapıştırmak istemiyorum. Zengin çağrışımlar var ki o çağrışımlar şiiri bir hayli arşınladıktan sonra bulunabilecek özellikte.. Oynadığımız bir kör ebeden başka nedir ki? Peki kör ebe oynarken çıplak ayak koşmakta neyin nesi, gözleri bağlanan biz değiliz.evet çıplak ayak koşuyoruz ki aşkın e hali kavlince bir yönelişin içinde buluyoruz sürekli kendimizi. Öyle olmasaydı Sevgilinin bir dokunuşuyla, duygularımızı neden kapatalım ki dış dünyaya.Bir o bilsin steriz işte bir tek o anlasın.bizi kendimize getirecek yegane iksir onun elindedir. Dolayısıyla şifadır işte o. Her ne hikmetse hep ben (de) kaybetmişimdir misket oyununda.Dük yemişimdir hep.çatlamıştır bir yerler. Ve yama tutmaz,bir delik gibi yada çı...
Yürüdü Kalbinin küçücük su birikintilerinde Devasa şiirler yüzdüren kadın Mutluluğun ekşimiş suratıyla Solgun çiçekler İçinde unutulmuş güz Ağlıyor son nefesini veren ümitler Göğe yükselirken suskun adaklar Boynu bükük dileklerin son çırpınışı küçücük kalpte devasa şiirler yazdıran kadın... eyvallah ne diyelim....
geçecek sabret diyen kullar yalan söyledi seferine bilet kesen yollar yalan söyledi vuslattan haber veren fallar yalan söyledi ikliminde yeşeren dallar yalan söyledi hasretini bileyen yıllar yalan söyledi ebruli gökkuşağı ayağına dolansın eyvallah şair... özgün mısralar... hece yazarken bu kadar orjinal sözcükleri bir arada toparlayabilmek her babayiğidin harcı değil.. beğendim şiiri... şair ne zamana kadar kayıp... eyvallah yüreğine....
Kalbinin küçücük su birikintilerinde Devasa şiirler yüzdüren kadın Mutluluğun ekşimiş suratıyla Solgun çiçekler İçinde unutulmuş güz Ağlıyor son nefesini veren ümitler Göğe yükselirken suskun adaklar Boynu bükük dileklerin son çırpınışı Huzunlerle karismis ic duygular siire inci gibi dizilmisti. Tebriklerimle yinede huzunler siirlerde kalmasi dilegimle. Saygilar