Şiirde tekrar cümleleri zaman zaman ahengi sağlayabilmek ve kulakta tını yaratabilmek için başvurulan bir yöntemdir...Ancak bu belirttiğim etkenlerin olmadığı hallerde yapılan tekrarlar hele hele birbirine yakın dizelerde oluşan tekrarlar şiirin kalitesini düşüren hususlardır....
Bir örnek verecek olursam :
//Saçlarım neden beyazladı diye sorma !
Ben onları değirmende ""ağartmadım…""
Hani buğdayı ""ağartmak"" için kullanılan değirmen "taşı "var ya !
Benim yüreğimde de sabır "taşı" var…
Her babayiğidin harcı değildir kalbinde "taş "aşımak…
Analar yüreğine "taş "basar,
Ben ise sabrıma "taş" basarım…//
Tırnak içerisine aldığım kelimeler şiirde ahenk yada tını meydana getirmemiş aksine şiiri zayıflatmaktadır...
En iyisini şirii yazanın bileceğinin farkındalığımı belirterek şairin hoşgörüsüne sığınarak tebriğimi bırakıyorum...
Selam ve güzelliklerle...
bu yazı okunmamış mı hayret
çıkmalı bundan
kimse evliliğin kutsiyetii devam ettirilmesi derdinde değil mi çıkarılmalı bundan
sabun köpüğü edebiyat
bir kaç kelimelik satırlar dururkrn
kim uğraşacak bu küöük puntolu yazı
resimsiz müziksiz resmi gazete ile değil mi
çok şey istiyoruz
benim yazılarıma da UZUN dan başka yorum yazmayı beceremeyenler çok
bize düşen dua etmek
düşüncemizi de yazmak
kutlarım güzel insan
keş ke kısa yazsaydınız
seksi bir resim
kışkırtıcı müzik
baştan çıkarıcı bir seslendirme ekleseydiniz
şov yani
bunlar olmayınca
sapıkça bulunuyoruz sanırım
teşekkür ederim
saygılarımla
Gittiğin günden beri dinmez kalp ağrılarım
Hasret yüklü gece de çocuk gibi ağlarım
Hazana döndü inan geçti gençlik çağlarım
Elim koynumda kaldı neredeysen çık da gel
çok içten bir davet
ve güzel bir yorum
kutlarım emek veren dost kalemleri
selam ve saygılarımla
İyi ki benden yana yıldızlar
Ben kuşlara tutkun
Kuşların kanadında düşlerim
Ve insancıl düşüncelerim
Yoksa nasıl çıkardı sana yollarım
İyi ki varsın, uzaklarda
Çok uzaklarda da olsan
Ara sıra yoklayan selamların
Ve saçların vardı tespihimin püskülünde
Sıkıntılarımdan alıp beni götüren
Yıllar önce GERÇEK DOST SORDUĞUN ADRES GİBİDİR ;ADRESTE HATA VARSA VARILMAK İSTENEN YER DE MUTLAKA HATALI OLACAKTIR demiştim. O dizeleri anımsattınınız bana. Evet yürek adresini doğru bulmuşsa bunun adı sevgidir.. Bunun adı bağlalıktır. Mesajıyla ,teknik yapıdaki sağlamlığıyla,temasal bütünlüğüyle,akıcı diliyle benim GÜNÜME DÜŞEN bu güzel yürek sesini yarın sitemiz ana sayfasında görürsem değil ama görmezsem şaşarım. Çok hoş ve etkiliydi dizeler.
Başkaca da bir seçeneği yok insanların / insanlığın ..
İllâ ki barışmak, sevgiyi yeniden tesisi etmek,
Karşılıklı saygı moduna girmek
karşılıkla affetmek birbirlerini.
Unutmak dünün küslüklerini, kırgınlıkların .Açılan beyaz sayfalarda başlayarak yen yaşamlara.
Değilse toplumun temel taşı olan ailaden topluma,oradan da tüm dünyayı saracak olan sevgisizlik, güvensizlik ve küskünlüklerin yapacağı tahribat 2. dünya savaşındakinden katbe kat ağır olur sanırım..
Böylesi bir güzel yazı bireye, aileye ve topluma uyarıcı nitelikte olmuştur elbette,
Gerekliydi de böylesi duyarlı kalemlerin herkesi uyarması..
Kutluyorum değerli şair-yazar ay_ışığı öğretmenim sizi.
Körebe bir çocuk oyunu eskilerden oynadığımız ki ben pek sevmezdim bu oyunu. Yaşadığımız hayat içinde bize biçilen rollerde de pek çok bu duruma düşebileceğimizi nereden bilebilir ki insan. Ve düşününce sahi aşk değil mi sevdalı yüreklerin gözlerini kör eden diye düşündüm elbette ki şiiri okuduğumda. Her oyunun kuralı vardı değil mi? Sobelediğinde sen ebelik biterdi eskiden görünen o ki biz aşk oyununda ebedi ebe olmaya gelmiş gibiyiz bu dünyaya dedim içimden.
Ve sahi Safiye Sultan hani eskiden yum gözlerini diyerek, heyecanla bekleten sonra, haydi aç diyip güzel bir sürpriz sunu veren güzel bir gün ne zaman vaki olacak bizlere bu hayat yolunda.
Teşekkür ederim, aç artık gözlerini ve gör ki ömür geçiyor. Yıl hanesine, sevinçle büyüyorum diyen bir çocuk gibi değil, yaşlanıyorum galiba tebessümüyle yol alınan günlerdeyiz. Haydi aç gözlerini.
İnsanın içinden taşan bir yaşama sevinci,
Bir yaşama coşkusu varsa eğer,
(Ki; bu şiir kaleminde olduğu besbelli şiir dizelerinde aşikâr)
bu günler yarınlardan güzel,
güller de dikenlerden
hele de sadık bir dostun varsa doyulurmu bu yaşama ...
Dertleri,hüzünleri, ağıtları at gitsin
unut gitsin dünlerin yaralarını,
Taşır içindeki sevinçleri, bas çığlığ ko rahvan gitsin yalnuzlıklar/hüzünler..
kötülükler iyiliğe, ağıtlar türkülere dönsün..
"Halden bilmezse bu yürek karışsın közlerime
Ben ki varlık deryasında yok olmaya adayım"
Dedikten sonra ..
Coşkun,taşkın ve lirik ..
Kutluyorum değerli şair ay_ışığı öğretmenim sizi..
Eleştir ..
Eleştiri olmalı da ama,
eleştiri yapıyorum diye sivri diller de kullanılmaz ki !..
Arif olmak zor zenaat şair dost, zor zanaat ...
Enfes bir öğüt,
yerinde bir uyarı ve hiciv şiiri .
Kutluyorum değerli şair aygılarımla..
Sayın Hocam,
Milletimin en aziz varlığı can Azrbaycan'ın ülkeme yayılan en güzel seslerinden birisiniz. elbette serhat noktasındaki Aras iki can mesabesinde olan Azerbaycan Türklüğünü ikiye bölen arasla dertleşme olarak görüyorum şiirinizi.Aras sembolü ile anlatılan sanki bir gurbet,hasret türküsü yankılanıyor şiirinizden.
Aras söyle! Ne mehzunsun
Yoksa bana sözün mü var?
Biliyorum susacaksın
Söylemeye yüzün mü var ?
Åüphesiz ki Arasın söyleyeceği hiç bir şey yok! Olamaz da...
"Hüda'nın ebedi serhaddi" ifadesi Türke sınır çizilemeyecek derecede bir gerçektir.Dünyanın neresinde bir Türk varsa orada muhteşem Türk kültürürün izlerini bulmamak mümkün değildir.
Can Azerbaycana selam.
Kutluyorum..
Vazgeç gönül vazgeç bu hevesten
Acze düşmek var mıymış zafiyetten
...
Kesme gönül kesme umut hevesten
Mevla hiç ayırmasın afiyetten,
Geçme gönül ümit dolu nefesten
Bil ki tüm acziyetler zafiyetten...
yüreğin ve k/alemin dert görmesin şaire...
İç sesinin müthiş bir yankısıydı şiir.
taşadığımız ufak bir olayın bizde bıraktığı dolma duygusu...Ufak bir kıvılcım yetiyor.Bir iç titremesi, geriye sadece eylem kalıyor...Güzel şiirler tohumlar nasıl toprağa düşerse dökülüyor sayfalara.Atttığımız hangi tohundan meyve almadık ki.Tohumlar uygun zemine dökülür ve su ile karşılaşıp bir parça güneş ışığını görünce nasıl boy verirse gösteriyor kendini.Bu yürek bereketli bir yürek hasılı.Geriye birilerinin fark edip şiiri taçlandırması kalıyor zannımca.Kim bilebilir?Belki bir süre sonra bu şiirden doğma şarkılar türküler dinleyeceğiz...
İLhamınız bol olsun Safiye Hanım...
Tebriklerimle
Kabına sığmayan güneşin, bütün engelleri aşmaması mümkün mü? Çünkü o karanlıkları yok etmeye taliptir. Onun bedeni şuleyle bezenmiştir. Katranın izi bulunmaz ne kendisinde ne de yörüngesinde. O umuttur, o başlangıçtır ve o güle koşmanın sevinci ve saadetiyle adeta mest olmuştur. Aşıktır düne ve sefere hazırdır bugünden. O güllerdeki çiyin başlangıcıdır. O,umutların arifesi ve bülbüllerin düğünüdür.
Nasıl taşımasın ki alemi. İçindeki kaygılar onu, akşamın kasvetiyle eritmeye kalksa da o yine ertesi günün seheri için bir başka hazırlığın seranatını yakar.
Yine nasıl taşımasın ki iki varlığı birden. Çünkü o hem serap, hem de gerçek. Mecnun'u da Mecnun yapan bu değil mi zaten?
Abdullah Bey,
Yeni şiirini hararetle bekliyorum. Bizi hasretinle yakma. Allah'a emanet ol. Selam ve muhabbetlerimle. Ömer Öner
Gelincikler gibi coşup gel
Yüreğimin başak tarlalarına
Uzat dudaklarını
Tut ellerimi
Aşka susamış toprağı öpercesine bak
Bir hasret çöktü yine
Gözlerimin içine
Benim işim yeşertmek sevgiyi
Sevgi bu aşk bu. Yaşama ait her olumsuzluğu giderecek gücü kendinde, yüreğinde, içinde hissedebilmek yani. Şairlikse bunu bu kadar içtenlikle ortaya koyabilmek. Hani ne diyorlar '' HERKES KAŞIK YAPAR; MARİFET SAPINI ORTASINA GETİRMEKTİR:'' Kalemin ve kelamın gücünü kanıtlayan bir sunum.Ben bu güzel şiirde bir de güzel seslendirme olsun isterdim. Yarın güne düşebileceğini umut ediyorum.
gardaşım şiiriniz gönül telimi titretti
müsadenizle sayfamda paylaştım
derdiniz derdim..
duanız duam
Allaha emanet olasınız
iyi ki güneşle başlatdınız sayfanızı...Güneş tek umutumuzdur...doğduğu andaca güler yüreklerimiz kendimiz bile nedenini bilmeden...evet kaygılıdır çünki tek hayat kaynağıdır hayat verdikleri için endişelenir...nasıl olacak dünyamız diye...
belki bu şairin içindeki endişedir? Belki arzularıdır doğan Güneşe sığınarak...
İyi ki Güneşle geldiniz hocam...sayfanızdan ışık eksik olmasın...Kutlarım..
Taşını, toprağını, kokusunu, insanlarını özledim köyümün.
Her gün anlatsam bitmez, sonu yok bu öykümün.
Vasiyetimdir; beni memleketimin topraklarına gömün.
Köyümüze dönelim anne.
Çok güzel ve temiz duygulardı Şairim. Gerçekten köye dönüp de bir daha şehre dönmemek gerek.. Bolca yıldızlarımı bıraktım sayfanıza..
Bu serinin bitmesine üzüldüm...Yanamadım ama küllerim cayır cayır bir aşkın cenaze törenine ilerledi Ganj'ın derinliklerinde...Şair sen de mi çaresiz hissettin kendini bu mısralar dökülürken kaleminden...İçinde ki ateşle kavrulurken kelimelere de bulaşmış gördün mü?
Kimse kurtaramaz artık bu alevin içinden bizi...
Bundan sonra ki gelecek Aralık aylarını kesinlikle hevesle karşılama...Dizelere öfkeni saçma diyemem kim kelimeleri görmüşse aynından oluyor...Hani bir hikaye vardı Şahmeran'ı görenin sırtında kocaman bir şahmeran dövmesi oluşuyordu...İşte onun gibi acı karşında duruyor ve sen onu günün 24 saati görüyorsun gördükçe sayfalardan şiirler sızıyor tıpkı şahmeranı görenin sırtında oluşan resimler gibi...
Saklayalım kimseye acımızı deşifre etmeyelim...
Yazdıkça yanalım şair...
Yandıkça küllerimizi gören bir daha imrensin bize...
Tebrikler...
Gönül pınarından olan sökünden
Gülü sarmalayan kasvet bükünden
Sırtına yüklenen çile yükünden
Bir nebzecik olsun almaya geldim.
çileye ortak olmak
ne güzel bir temenni ne güzel bir istek
baştan sona çok güzel bir şiirdi fakat
bu dize bir başka güzel göründü benim gözüme.
Burhanettin abinin yorumu ile ayrı bir tat kazanmış dizeleriniz.
selam olsun bu güzel eseri bizlere sunan dost yüreklere .
başarılarınız daim olsun Mahir bey saygılar.
Güneş iklimlere koşar;
Dağları, yolları aşar,
İçi içine sığmaz da,
Kahkahadan ışık taşar.
Ne güzel bir güneş tarifi değil mi? İklimlere koşan, yolları, dağları aşan bir güneş ki güneş aynen böyledir. Gamsız kasevetsiz midir bilmem güneş. Ama doğduğu anda insanoğlunun gamını kederini siler, gecelerin koyu karanlığını süpürür. Gün doğumundan itibaren aydınlatır tüm evreni ve tüm canlılar gülümser güneşe. Sahi güneşin de içi içine sığmaz mı?
Âşıktır yarına dünden,
Sefere hazır bugünden,
Azığı toydan düğünden,
Geleceğe umut taşır.
Hiç unutmuyor değil mi gün doğumunu ve gün batımını kusursuz bir devinimle ve ışıkla donanıyor her sabah, donatıyor evreni. Kara gecelerin ızdırabından hüzününden güneş mi çıkar sabahında düğüne bayrama insanlar mı? Güneşin umudu biter mi? Nedense bir an böyle düşündüm de bitmez dedim. Kimse bilmez yaşını koca mı genç mi bu güneş ve güneş sahi kime eş?
Kaygılıdır zaman zaman,
Karda kışta hali yaman,<...