Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar Yükseldikçe paye basamaklarını Özden uzaklaştık Gülden uzaklaştık Bülbülden uzaklaştık Çok sever olduk Maddiyatı Maneviyatımız öksüz evlatlar gibi Bir kenarda unutulup kaldı Biz çocukken gazete satardık. Gazete satmak için sabahın 3 ünde yola düşmek gerekir. Tabi o saatlerde dolmuş veya başka bir vasıta bulmak zor. Bisiklet diyarı diye anılan Konya da yaşıyoruz ama bir bisikletimiz bile yoktu. Gazeteyi alıp satışa çıktığımızda hep aynı manzarayı görürdük. Esnaf sabah namazını çarşı camilerinde kılar, sonra ticarethanesini açar, Önce içeriyi sonra yolu süpürür sular ve arkasından sabah kahvesini söylerdi. İşte biz tam o zaman gazete satışına başlardık. Ama şimdi. Sabah 9,30 oluyor daha dükkan açılmıyor, "Elbet bir gün" diyelim Hocam Elbet bir gün dinecek alemin gözyaşları... Çok güzel ve çok manidar dı Şiiriniz Beğeniyle okudum Selam ve dua ile
Başından beri takip ediyorum sizi...Hece konusunda ki bilginizi duymuştum bir sohbet esnasında... ben bu deryaya yeni daldım...Ama zaman zaman boğuluyorum sanıyorum...Kulaçlarım yetmiyor...Sekiz ay falan oldu heceyle haşır neşir olalı...Kimilerine bulmaca çözmek gibi geliyor nedense zorlanıyorum bazen...Teknik yönden değil sanki yazdığım şiir aslolan hislerimi, ve içimde biriktirdiğim ana fikre ulaşmadığı hissine kapılıyorum... Hani kelimeler sınırlı olunca duygularda labirentte kayboluyor gibi geliyor... Fakat bu yeni yetme bir şairin titizlikleri...Öyle güzel hecelere rastlıyorum ki dudağım uçukluyor...Ki son dönem şairlerinden örnek veremesem de geçmişteki devlerin şiirleri aşikar...Son dönemde elimizde Cemal Safi kaldı sanırım... Vardır yine iç-beş tane ama aklıma gelmiyor şimdi sabahın bu kör vakti... Aslında niyetim sizinle şiir konuşmak...Yani yazdıklarımı yorum olarak nitelendirmezseniz sevinirim... Buraya kadar yazdım size aklımdakileri...Sigara ya...
Ağlattınız beni :( okurken birebir hissettim o duyguları.. çünkü benim de annem yoğunbakımlarda kaldı, yaşam mücadelesi verdi, doktorlar "herşeye hazırlıklı olun, yaşamaz" derkerken, babam bile buna inanmışken, ben asla inanmadım! annem şuan karşımda, evet yatağa mahkum belki, ama beni tanıyor, öpüyor, seviyor, kızım, yavrum diyebiliyor.. ben daha ne isterim.. canım annem benim.. o kadaf cefa çekti ki... yazamıyorum daha fazla... ama ağlatınız beni, bilesiniz :( Anneniz için Allah'dan rahmet diler, ruhuna Fatiha hediye ederim.. (amin)
''ses,nefes'' kâfiyeleri kökten yapılmış oysa ''buse''kelimesinde öyle bir durum yok..Kâfiye ''e''sesleriyle sağlanmış.Belli bir ayakla yazılan şiirlerde bu tür hatalar kusur sayılır.Onun dışında yarım,tam ve zengin kâfiye kullanılmıştır." denmiş. ASLINDA ŞİİR KRİTİKLERE YORUM YAZMIYORUM. ZİRA UYAK(KAFİYE) TANIMLAMASINDA FARKLI GÖRÜŞLER VAR. HERKESİN GÖRÜŞÜ KENDİSİNE KALSIN. BEN KENDİ GÖRÜŞÜMÜ AÇIKLAMA İHTİYACI DUYDUM.O SEBEPLE İKİ ÜÇ SATIR YAZMAK İSTİYORUM. KAFİYE(UYAK): Kelimelerin kök veya gövdelerinde aranır. Kafiyeli sözler:Aynı dörtlük içerisinde bir bütün olarak değerlendirilir. Bazı kelimeler kök ve eklerden bazıları da gövde ve eklerden olabilir. bazı kelimeler ekli, bazı kelimeler eksiz olabilir. Bazı kelimeler fiil soylu, bazı kelimeler isim soylu olabilir. Ancak şu hususu da belirtmekte fayda var. Uyak konusunda yanılmamak için yapım ve çekim eklerini de bilmek gerekir. Çekim eklerinde ,eklerin görevlerini de bilmek gerekir. <...
çok mu uzun yazdım yeniden girişe yönlendirilmek için bilmem ama, peki... Kul Himmet derim ya da Nazım çok daha iyi anlaşılmak için ama beni anladığınız için dostlukla dan başka bir şeyde demem bildiğiniz üzere, çünkü dilimiz ya da anladığımız şovenlikten çok ama çok uzak elbet, Türkçe... bakın bir adam şöyle diyor On mektubun birincisinde, bence nasıl da Türkçe " kapıcı kadınlar avluda kar küremeğe başladı gıcırtılarla. odaya girdin. yüzüme bakıyorsun şaşkın,kederli; belki keder değil de uyku mahmurluğu bu. " beni geçirmeğe gelme," dedim, oysaki beni geçirmeni istiyordum bilemediğin kadar. kilitledin bavulumu kendi elinle. ben açtım kapıyı merdiven sahanlığına çıktım. sen içerde kapıyla çerçeveli bir bahar manzarasıydın, bir bahar manzarası öğle aydınlığında, yapraklarla sular som parıltılı, gölgesiz. kapadım kapıyı üstüne" anladığım ve yorumlayabileceğim şiirleri seviyorum sanki sizin de ne ...
Sızlasa da sol yanım gecenin loşluğunda Avuturum gönlümü ilk günün hoşluğunda Dua eder her sabah seherin kuşluğunda Kederi Rab den değil bil ki kuldan saklarım Gurbete uğurlanan sevgilinin ardından ne güzel dizeler dökülmüş. Yalnız kalacağım senin yokluğunda, gecenin loşluğunda sızlayacak ama yüreğim. Dilimde dualarla başlayacağım her yeni güne. Kimselere bildirmeyeceğim ben yokluğunu sevgili. Rabbim koruyup kollasın sevgimizi diyen çok güzel dizeler okudum doğrusu. Tebrik ederim Safiye Sultan.
teknik olarak insanı tökezleten fakat duygusal olarak da ğururlatan bir şiirdi dost sayfasında okuduğum sanırım şiiriniz biraz aceleye gelmiş Seyit bey kelime tekrarları dizeleri boğmuş yer yer harf eksikleri var şiirde. ama duygusal anlamdan bakarsak vefa örneği bir şiirdi. selam olsun bu iki şiiri yazan ve yazdıran yüreklere dostluğunuzun baki kalması dileklerimle hürmetler kalem dostu.
Sızlasa da sol yanım gecenin loşluğunda Avuturum gönlümü ilk günün hoşluğunda Dua eder her sabah seherin kuşluğunda Kederi Rab den değil bil ki kuldan saklarım Allahın bildiğini kuldan saklanmaz derler ama... Ne sırlar gömülmüştür toprağa Ne sevdalar sır olmuştur kapalı kapılar ardında Çok güzeldi Safiye Hanım Yüreğinize sağlık Selam ve sevgilerimle...
şiirin adı adeta haykırıyor gel beni oku diye sayfaya gelişim ile resme gözlerimin takılması bir oldu ne hikmetse bana birini hatırlattı bu resim ama kimi bir türlü çözemedim. şiir sade akıcı ve son derece etlikiydi bence de kutlarım Şairem başarılarınız daim olsun sevgiler.
Okudukça şiir sarmalı beni Diyardan diyara sürmeli beni Sevinçle hüzünle karmalı beni Visali görecek şiir isterim bu şiirde beni karmakarışık etti ne yalan söyleyeyim sanırım iki gündür okuyabildiğim tek hece şiirdi belkide şiir istemekte haklısını Adem bey bende istiyorum aynısından valla :)) haklı bir birincilikti ayrıca şiirin güne gelmesi bir çok kişini okumasına ve şairin meramını anlatmasında bir vesiledir bana göre. kutlarım Adem bey ilhamınız bol olsun saygılar.
Bülbülün ülvi vazifesi,bir gülün dalında ahuzâr etmektir. Şair 1.dörtlükte bülbülün de güleceğine işaret etmektedir.Bu mümkün değil.Çünkü yaratılış gereği herkesin rolleri belirlenmiştir.Bülbül gül-i bağbanı terk-i diyâr ederse belki bir nevi gamdan uzaklaşır,fakat yaşamı manasız olur. Devlet kuşu başımıza konsa yine saadette yüzeceğimizi sanmıyorum.Gene bir kusur buluruz.Buldukça bunayanlardanız. En iyisi Allah nasıl biliyorsa öyle muamele etsin. Bugün çarşıya çıkmışken yılbaşı bileti alayım dedim.Büfeye yaklaştıkça kalbim çarpmaya başladı. Nasrettin Hoca misali,ya tutarsa....düşündüm o kadar çok külfetliydi ki! En büyük ikramiye çıkmış,ev-araba değişmiş.....burnun bir karış havada.İyi kötü bir eş var,o da artık mutluluğu başka yerde bulacak.Para çok ya! ........Neyse tüm bunları göze alamadım,büfeye bir kaç adım kala vazgeçtim almaktan.İçim çok rahatladı. Ayrıca dün çamaşır makinesinde bir pantolunun cebinde iki yılbaşı bileti yıkamıştım.Bil...
Sevgili şair bu şiiri yazana kadar çok yorulmuş olmalı ki kimse tekrar tekrar yormak istememiş sanırım. Yüreğine ve emeğine sağlık kardeşim,güzel bir nefis muhasebesi olmuş,onlar açtıkça sen rahatlamışsın anlaşılan,sen rahatladıkçada onlar açmış, hece uyak ayak taşmış dört bir yana. Anlatım içinde anlatım olan,konuşur gibi yazılan,yazıldığı gibi okunan uzunca ve sohbet tarzı bir ç/alışma olmuş,yazmaya da,okumaya da,yorulmaya da değmiş bence, hep şen kalsın k/alemin...
Merhaba şair... Åžiirin derin bir tahlille gereksiniyor. Zira yüzeyde olmayan, diplerde gün ışığına çıkmayı bekleyen olanca duygu var. Åžimdi nakti vakit sıkıntım var. Tekrar geleceğim sayfana... Fazıl Hüsnü'nün ' Masa' sına öykünerek, biraz da sinetrik dilinden etkilenerek birşeyler yazıyorum şu ara... Åžimdilik şiirin altında dursun: Oturabilir miyim Dedi adam Yarısını gülümsedi kadın Yarısını oturdular Mahkumdurlar ya birbirlerine Sanki infaz edilmiş de Yatıyor gibi yarısı açık Cezaevidirler Ne içersin Dedi adam Yarısını düşündü kadın Yarısını içtiler Rüzgâr mırıldandı saçlarında Kadının: “bir ara ben de seni sevdim de yalan da olsa razıyım bir ara uğra kalbime bir ara hiç gitme…” Sigara içebilir miyim Dedi adam Yarısını içebilirim dedi kadın Diğer yarısına dek Sustular Ağzında geveliyordu rüzgâr Bir ayrılığı daha… <b...
Söz ile vurmaya çalıştım, az da olsa içimde ki öfkeyi dindirdim, dertlerimi sermeye çalıştım, doğru sözü sermaye yaptım, Allah yolundan şaşmadım. Vatan için mısralarda şahlandım, gurura tamah etmedim, şeytanla semah etmedim. Harfleri epeyce yorduğumu sanıyorum. Duygularımı dermeye çalıştım. Ama okuyanları sardı mı, sevinçle hüzüne kardı mı...Mevlaya vardı mı bilemiyorum. Yazdıklarım şiir miydi? Onu da bilemiyorum. Usta kaleminizden okuduğum ise harika bir şiirdi... Kutluyorum selam ile...
Bülbüllerin çilesi güle yanmak olduktan sonra, bülbüllerde niyaz olup da güller gülmez mi hiç? Hem de öylesine gülerler ki, alemler aldığı saadetten adeta mest olurlar. Sayın hocam " şeyda " olmak da bir meziyettir. Zaten şu alemde kaç tane şeyda var ki... Ama yine de iyi belirtmişsiniz. Rintlerin sofrasında haşır neşir olmayanlar anlayabilirler mi ufkun ötelerini ve şeyda olabilmek için hangi safhalardan geçeceklerini. Bırakalım onları! Evet yine sizin belirttiğiniz gibi son gülen iyi güler. Derin bir sükut içinde olan bizlerin halini, yine bizler gibi olanlar anlayacaklardır. Evet Abdullah Bey, Umut bizim can simidimizdir. Fanusların içinde kalıp da sesimizi tam anlamıyla duyuramasak da, bir gün fanuslardan çıkıp gerçeği haykıracağız. Cehlin acımasızlığı bir gün yok olacak ve yeni bir baharı müjdelemenin ve ardından baharı yaşamanın coşkusunu hep birlikte tadacağız. Ben şiirinizden dersimi aldım ve ezber ettim bile. Bir yenisini sabırsızlıkla bekliyorum. Selam,sevgi ...
Verilse idi baş başa, Saadetten başlar döner. Şiirinizin elbette ki tamamını okudum ama bu kısım her anlamda çok başka bana göre. Her mesele için böyle değil midir sahi. Devlet ve millet olarak düşündüğümde nedense başımızdakilerle bir başa başa veremeyiş hali zuhur ediyor zaman zaman ki düşününce içim sıkılıyor neden böyle oluyor diye. Öte yandan insanlar arasında her türlü ilişkide ne güzel olurdu değil mi baş başa verip saadete erebilmek. Sizin de dediğiniz gibi cehaletten çıkılırsa bilginin ışığıyla inşallah hem yanlış hesaplar Bağdat'tan döner hem de baş başa vererek kargaşalardan kurtulup saadetle kucaklaşırız demek düşüt payıma. Teşekkür ederim.
sevgili üstadım hem teknik hem duygu hem akııclık olarak çok güzel bir şiir özlüyorum kaleminizi daha sık beklerim selamlar
Bağdatlı Ruhi terkib-i bendinin ilk beytinde Sanman bizi kim şirei engüz ile mestiz Biz ehl-i harabattanız bezmi elestiz. Bizi üzümün şiresiyle sarhoş olanlardan zannetmeyin,biz harabat ehliyiz elest bezminden geliriz. Bizim sarhoşluğumuzun yegane sebebi aşkın en hakiki olanının bize vermiş olduğu o sekr halinin vermiş olduğu sarhoşluktur. Muhterem hocam,şiirinizin birinci dörtlüğünde bu muhteşem kültür abidesini ne de güzel işlemişsiniz. Akşamın bunlanımları bizleri yakıp durmaz bilakis ruhumuza serinlik verir. yıldızlar dinlendirir bizi.zümrütlerin arzusuyla denizler inler.Mehtap geceye ait bir haslettir. Yorulan gönüller ayın aydınlığında dinlenir.Haşimi hatırlamamak mümkün değil bu dörtlükte. İnsanlar Allah'ın gülü dikenli yarattına şiayet edeceklerine,dikenler arasında gül yarattığına şükretmelidirlergerçeğini buradada hatırlamamak mümkün değildir. Sanmayın ki bu yolda perişan ve garibiz, Bizler güllere değil, dikenlere talibiz, ...
Kaderin garip bir cilvesidir ki.dikeni arayanlar gülü buluyor.Dikene talip olmak ne meşakkatli iştir ki,bunun neticesinde kader elinize gülü tutuşturuyor.Bu gül meselesi belki somut dünyada gözle görülmeyen bir şey oluyor, ama gönüllerde açan güllerin değeri ancak gözle görülen eserlere dönüşünce görülmekte. İşte o zaman gönül meclisinde zikirler döşenir vce gözle görülmeyen varlıkların bolca indiği güüzelliklerin görüldüğü bir makam haline gelir.O ünlü cümleye çıkar o zaman yol işte yanmayan yakamaz;etkilenmeyen etkileyemez.Etkilediniz sonuna kadar can hocam... Tebriklerimle...
Nilgün ablacığım nerelerdesin?