Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Yerini hakeden bir şiir. Bir şiirde bulunması gereken unsurların hepsi var. Gerek öz, gerek teknik yönden iyi. Tebrikler.
Benzetme, mecaz gibi en basit edebî sanatlardan bile yararlanmadan, özgün imgelere başvurmadan, kelimelere gerçek anlamlar yükleyerek de şiir yazılabilir. Kelimeleri günlük anlamlarıyla kullanarak şairane anlatıma ulaşılabilir. Bu tür imgesiz, sanatsız şiir yazarak gerçek şiire ulaşabilmek ustalık ve deha gerektiren çok zor bir iştir. Sizce siz bu zorluğu aşmış sayıyor musunuz kendinizi? Selamlar.
Şehri kuş bakışı seyretmek gibi denemeleriniz.Sıkılmadığımı belirtmek istiyorum.Bunca birikimi, saydığınız insan türlerinin hepsinden en az birer tane tanıyarak elde etmiş olmalısınız. Denemenizi okuduktan sonra bir yorum yaptım.İnsan doğumla ölüm arasında bu kişiliklerin birden fazlasını ruhuna giydirebiliyor.Örneğin özgür insan; gençliğinin belli bir evresinde kişi rahattır.Dilediğini yapabilir.Fakat, yetişkinliğe adım atarak ailesi kurduğunda doğal olarak baş bir yaşamı kabullenir. Özellikle düz yazılar kişinin kendini, hayatı sorgulamasına olanak sağlamalıdır.Sizin kelimeleriniz bu işlevi yerine getirmemi sağladı.Var/olun... Kelimelerinize sağlık Saygımla
yaşamı çoğaltmak için sevmeler gerekiyorsa ve hem de çok, insan elbet hem kanayacak yürekler bakımsız kaldığından vazolardaki çiçeklerin dikenlerine değip ve hem ateş ve su yerince yangın, yerince tufan insanız, yaşayanından gayrı kimler bilecek... ve anne elbet acılarımızın hep ortasında kalan. yıkılmış yüreğimizde mağrur ezilmişliklerimizde sığınmamız için yurtlar saklayan... çok beğenerek okudum güne düşen güzelliği. dostlukla.
Aşk iki kişiliktir ey sevgili ! Sen yoksan aşk da yok, aşksız olan can da param parça olacağı belli... Yokluğun çatlamamış bir tohum / bekle ki çatlasın /içinden çıkacağı gözle dur ! Aşk sabır işidir gibime geliyor, kim bilir ? Az sözle duygunun özünü veren şiir ve ustası olan şair. Kutluyorum değerli şair Öğretmenim Nurşen Hanım sizi, Selam ve saygılarımla..
Belki 1 saat sonra, Belki şafağa yakın, Belki de hiç gel(e)meyeceklere ayarlanmış saatler.. Ama ben mutlaka gelirim nar-ım.. Şafağı görmezse kızıl kan oturmuş gözlerim olmuyor işte.. Kalabalıkların arasında ki boğucu yalnızlık türküsünün ağıdı dinince.. Burdayım..
Vurulmuyor kazanlar aşure kaynamıyor Koşturmuyor çocuklar etrafta oynamıyor Ekilmiyor tarlalar fidanlar boylamıyor Kırk da biri komşuya verilmiyor ki anam Evet ne varsa eskiden di... O zaman biz çocuktuk ve annelerimiz vardı değil mi? Bugün hiç vakitim olmadı öyle yoğundum ama içimde ve aklımda hep aşure vardı, desem. Hatta bir an telefon açıp Safiye Sultana desem ki bir aşureli şiir yazsa diye içimden geçirdim, hatta üstünde cevizi bol ve tarçın kokulu olsun diye kelimelerimi bile seçmiştim ama fırsat bulup arayamadım bile. Ama gördüm ki aynı hissiyatla akmış dizeler. Okudukça tüm dizeleri anam, dedim başkaca da bir şey demedim zaten. Ne yaptın Safiye Sultan. Sen bari kaynatsaydın bir kazan aşure. Ne oldu sahi bizlere nereye gitti paylaşım ve tüm o güzellikle. Nerede gül kokulu analarımız... Tebrik ederim.
Dilinden anladım, derdin dinledim Yüreğim kabardı ben de inledim Adını haykırdım, onu ünledim Yüreğinde sönmüş, ahuzarı var beğeni ile okuduğum kalemden hüzün dolu güzel dizelerdi kutlarım Bahri hocamı selam ve saygılarımla
Merhaba, Sabahtan beri okuyorum şiiri.Ama müsait zamanın olmayışı ve hızlandırılmış bir hayatın gereklerini yaşamak zorunda oluşumuz bizi güzelliklerden alıkoyabiliyor ve şiirlere yorum yazmakta gecikebiliyoruz.Gözümüzde ve gönlümüzde güzellikler olunca ertelenmiş dahi olsa güzeli kovalayışımız bize yılgınlık vermiyor ve azmimizi bil eliyor.Ve durmadan şiiri takip ediyoruz.Kovul sakta.Bizim Antepli misali.Hemen anlatayım.Biliyorum sizde bugün neşeli gününüzdesiniz.:)Bizim Antepli İstanbul'a gider.Orda güzel mi güzel bir kız görür ve başlar takip etmeye.Aslında kız da ondan hoşlanmıştır. Fakat bizim Antepli bir türlü yaklaşıp da derdini anlatamaz, ama takip etmeyi de sürdürür. Bir iki üç gün geçer ay geçer. Kız artık patlar. Ne takip ediyorsun be diye çıkışır. Bizim Antepli "seviyik tama yorum tahıp da mı etmiyek" der.:) İşte bizim şiiri takip edişimiz bu. Biz bizim Antepliden farklı olarak şiirle halleşiriz de. Sabahın erken saatlerinde okumuştum şiirinizi. Hemen bütüm yoru...
Çok güzel bir seslenişti sevgiliye, yürekten kopan haykırışlarla "gitme" diyebilmek sevene ar gelmemeli. Değerli kaleminiz ve de yüreğiniz var olsun, gönülden kutluyorum Zekeriya Hocam.. Esenlik içinde huzurla kalınız.. Selam ve saygımla * * *
Oyyy bu ne güzel içli bir şiir.Tam bestelenecek bir eser.Ayağı,uyağı ile mükemmel... Mısralar daldan dala savurdu,Mecnun gördüm sanki eyvah! Bu gönül yangını daha çok yazdırır. Şiirin felsefsine göre teselli edecek kelimeler bulamıyorum. Eskiden köylerde aşık maşuğunu kaçırırdı.Kaçmaz ise atının terkine atıp dağ,bayır götürürdü.Ta ki maşuk da aşığını sevene kadar. Üstadım kır at gerekir,hani Köroğlunu atı gibi..... Şu ana kadar okuduğum şiirlerinizden en etkili en yürek yakıcısı idi. Kaleminiz ve kağıdınız çok olsun.saygılarımla...
hüzün perde perde iniyorken geceye bir yaralı gönül inler bir aşık ah çeker kimi ağlar kimi güler hüzne meftunum diye susar şarkılar solar güller hüzün perde perde iniyorken geceye -------------------------------- Bana çok farklı geldi bu şiir hüzzam makamı nı özledi şimdi yüreğim. Bulmalı dinlemeli şaire selam göndermeli hüzzam şarkılarından.. Kutluyorum çok güzeldi.
Öğrettiğin her şeyi beynimize kaydettik Geçirmedik hayata hepisini zay ettik Senin ile birlikte vicdanı da kaybettik Ahmaklık kurşun ile vurulmuyor ki anam ....... vurulmaz anam, vurulmaz, sevilmez anam, sevilmez, kurulmaz anam,kurulmaz, sorulmaz anam,sorulmaz, görülmez anam,görülmez, girilmez anam,girilmez, dedikelerin hepicek doğrudur bacım gayrı buralarda durulmaz, bu şiir gayri yorulmaz... (not bizim ellerde anam ifadesi laf arasında anam bacım,anam babam,anam yavrum ikilemesiyle akranlarımıza hitaben de kullanılır,bende şaireye dediklerine katılıyorum anlamında ''tabi anam tabi''benzeri hitap ettim,geldiğimiz yerlere götürdü yine şaire akıllarımızı tıpkı babayı anlattığı (aslımı inkar edemem)şiirinde olduğu gibi,dil aynı,öz aynı,söz aynı g/özellikte,gıpta ile tebrik ettim gönlü büyük k/alemi)
Zamanın acımasızlığına en dirençli Doğanın hırçınlıklarına dayanıklı elleri çınar yaprağı kolları ırmak akışı yüreği dev gönlü yüklü gözleri kömür ocaklarında karpit ışığı olan emekçı adam.. İşçi amele ırgat maraba kesene/ kabala olan dev adam.. Git dese de şiir, gitme kal derim sen koca dev adam/ çınarsız toprak / emeksiz yaprak olmaz .. bir ploreterya'ya şiirdi,güzeldi .. Genellikle şiire eklenen müziğ ve sesli yorumu dinlemiyorum. Bu şiirin üstündeki bu emekçi ile şiirin oldukça bütünleyici ve anlamdaşlığı çok hoş bir görüntü olmuş.. Kutluyorum değerli şair Hasan Bey sizi, Saygılarımla..
ben ben yine de her şeye rağmen yağmurda yürümek isteyenlerdenim anne korkma ıslanmam kaçmaz yağmur gözlerime çünkü bedenime dar gelen ruhuma duaların perde... Bırak yağsın yağmur ıslansın bedenin... Yağmur rahmettir, berekettir... Bırak kaçsın gözlerimize damlalar, tuzunu alır belki yıllardır ağlayan göz çeperlerimizin... Ahh can kendimi kaybettim yine derinliğinde harikaydı yine canım Nar tadında ama bir o kadar da şiir tadındaydı can sonsuz tebriklerimle ve teşekkürlerimle, sevgilerimle...
Hayat her insanın omzuna eşit ağırlıkta çökmüyor işte. Zaman zaman hani gerekli gereksiz sızlanmalarımız var ya... Utandırıyor beni. Her sabah oğlunu işe götüren bir anne görüyorum ben. Oğlu tekerlikli sandalye de ve yine her akşam yine aynı anne oğlunu işten alıp eve getiriyor... Ve ben her sabah sadece utanıyorum bu durumdan. Hepimiz bu hayat yolunda bir gün engelli olabileceğimizi düşnsek mesele elbette ki daha kolay çözülecek ama... Tebrik ederim günün şiirini, gören ve gördüğü anda kabına sığmayan yüreğe ayrıca teşekkür ederim Safiye Sultan.
Zaman var yaşamaya… Zaman yok yaşlanmaya… Sözcüklerin yerini değiştirmek, evdeki eşyaların yerini değiştirmeye hiç benzemiyor. Yerini yadırgıyor anlam, can sıkıntılarının en uçlarında dolaşıyor belirsizlik. Üstelik ellerimi nereye koyacağımı bilmez oluyorum bazen. Manzarası tentürdiyot kokan hastane odaları iyi bilir bunu. Güneş soğuttu kendini iyice usta. Aynı şehri paylaşıyor diye aynı oranda üşümüyor insanlar. Mesela sana bu yorumu yazmazdan evvel , manzarası özürlü hastane penceresinden sokağı izliyordum. Kalabalık oradaydı, korna sesleri , alaca ışıklar, konuşanlar, koşuşturanlar… Sonra bir çocuk gördüm, tinerci olması muhtemel. Üzerinde incecik bir kazak. Bilmem hangi gecenin karanlığından özenle inceltilmiş, siyah. Yıpranmış ve korunaksız bir o kadar. Hemen ilerisinde Belediyeden kadro almayı bekleyen mevsimlik temizlik işçisi Ali ağabey. Bir sigara yakmış. Rüzgar söver gibi esiyor sigarasındaki melankoliye. Hal böyleyken hangimiz daha çok üşü...
Hep aşk şiirleri/sevda ve ihanet şiirleri, ya da, Vatan millet sakarya... Oysa toplumsal -gerçek yaşamda olup bitenlere bir türlü sıra gelmiyor derken, Duyarlı ve gözlemci şairimizin "görme Özürlü" insanları konu alıp, güzelcene bir şiirle işlemesi ve toplumuna da gerekli mesajı vermesi çok olumlu bir süreç diye düşündüm.. Çok da iyi oldu derim. Yani ; şair ve yazar dostlar şiir konularını biraz da toplumsal konulardan seçmeleri gereklidir sanırım.. Kutluyorum değerli Şair Safiye Hanım sizi, Selam ve saygılarımla..
Sabrı bırakma sabır taşı desinler Sen gül at onlar taş atsınlar Sabırla yüreğini doldur ilim ile işle Sana taş atanlar utansınlar. hece şiiri mi serbest şiir mi formatı tam anlayamadım... tebriklerimle...
dün akşam özel bir toplantıda kürsüye çağrıldı gardaşım gönüller dolusu alkışlarla teşekkürü bu şiirle hak etti onurumuz, medar-ı iftiharımız, emek verenimiz gardaşımız teşekkürler hassas yüreğinize kaleminize şiirinize alkışlar