Ne sandın ya ?
Öyle kelli felli,allı pullu gördüklerine
Afralı-tafralı, attığınıı almaz, tuttuğunu salmaz gördüklerine
Tepeden bakan,yürek yakan gördüklerine
Süslü-püslü, boyalı cilalı gördüklerine .....
Safiyane niyetinle inanaır ve de aldanırsan, sonunda hüsrana uğrarsın işte böyle !
İnsanoğlu "kazı-kazan" şans oyunu kartına benzer.
Piyango satıcısına para verir bu karttan alırsın, şansım varsa para çıkar sanırsın/ ama aldanırsın işte böyle !
Kazırsın tırnağın bir köşesi yada bir cisimle kart üstündeki cilalanmış,kapalı kutucuğu bir heyecan bin umutla da;
Altından çokca (000000000) SIFIR çıkar... hüsran ,yanılgı, aldanma vs. İşte böyledir insanlar da. Kazı-kazan misali..
Hiciv de, taşlama de .. ne dersen de, ama şairin en güçlü silahıdır.
Yanlışlara,hatalara,haksızlıklara,yolsuznuklara, aldatanlara,sahte olanlara bu güçlü silahıyla saldırır şair. Bu olumsuzlukları yok etme niyetiyle. Çoğu zaman da etkili sonuç...
Sabahın seheri ne güzeldir.Çok merak ettiğim bir şey daha var aslında.Nurun sesi."Sabahın seherinde nurun sesi" Farketmek eylemi.Hep merak ederim , ama gerçekten bir merak bu.Nurun sesi nasıldır?Cevabını aradığım sorunun cevabı zaten şiirin birinci mısrasında saklı.Farkındalık.Farkında olmakla bulunamayacak şey var mıdır.yeter ki isteyelim .Bir iki görmüşlüğüm vardır.Bir delinin,diğeri bir garibin mezarının üzerine inerken.Gözün görebileceği en harika şeylerden biriydi doğrusu.
Her şiiriniz bir kapı açıyor hocam.Bir kapıdan diğer kapıya açılan sonu gelmez hazinelere doğru götürüyor.
Şiirinizi takip eden biri olarak belli bir ayrımda bulunmadan her şiirinizin güzel olduğunu biliyorum.Her değerli şey gibi bu da bir vergi meselesidir.verenin şanı büyük olunca verilenin değerinin pahası biçilemez asla.
Hangi yerden ışık aldığınızı az çok tahmin edebiliyorum .Tahminim is ancak doğruluğu ölçüsünde ben de değer bulanın ötesine geçemiyor hiç bir zaman.
terk etmek gerekiyor bütü...
Şaire yangın önce kelimelerde kıvılcım olarak gelir.Sonra tutuşur satırlar ruhun feryadını kor ateş gibi
döker dizelere.Şaire yanmak yaktığı ateşi ellerinle üfürmektir.Dumansız kızıla döner şair kalbi.
Sonra aklın ötesine taşar bu yangın tüm hüsranları katar közüne ateşin eşeler..
Ne çok acı vardır ne çok hüzün ve ne çok unutulmuş öfke nöbetleri.
Şaire yanmaksa şiir koskoca bir yangın oluşur bilinmeyen görülmeyen bir ocakta sürekli,
yanar yakar. Her cümle alev alır dile gelesi gönüle düşesi yemin edilesi sevdaların öyküleri gibi.
ŞAİRE YAZMAK YANMAKSA ŞAİR ŞİİR KADAR ATEŞTİR./ GÜLCENAZ
Beşeri olan insan bazen yoldan saparmış
Şöhret delisi olur olmaz işler yaparmış
Akıllı olan insan bundan bir pay kaparmış
Kör cahillerden bile şair olanlar gördüm
Diploması elinde yolda kalanlar gördüm
Göz gürünce gönül katlanmıyor değil mi Safiye Sultan. Ve bu gözler dur bakalım daha neler görecek. Şair diploması var mı bilmiyorum ki sahi. Bu iş elbette ki sadece yürek işi. Hepimizin bir yazma çabası var kendince, kendi derdimizi, hayalimizi anlatıp duruyoruz hepsi bu. En iyiyi ben bilirim diyen nice hamlar hep vardı ve olacakta, pişkin pişkin onlar yollarına devam edecekler elbette. Gören gözlerde ister istemez hiciv yazacak hemde böyle dize dize...
Tebrik ederim diplomasız şair.
Abla fena vurmuşsun...Yemin ediyorum o taşlar çok çetindi...Okudum bir daha okudum ve dedim ki Safiye Sultan'ın gazabından korunmak lazım ve dost kalmak lazım...
Bu nasıl şiir böyle ...
üfff hicvin kralını döktürmüşsün tebrik ederim....
:)))
Ben bu şiir sevdim ..
Kısaydı ( şiir kata kata değil,ata ata yazılandır )
Meramını bildik sözcüklerle anlattı ( imge-yoğun sarmalı yoktu)
az sözde çok anlam barındırdı,
Gökyüzü ile yer arasında gezdirdi okurken ..
Ondandır işte, ' ben bu şiiri sevdim' demem...
Ah bir de, dize sonlarına bu kadar yersiz noktalama işaretleri koyup da şiiri yormasaydık derim ..
Kutluyorum değerli şair efnam ,sizi ..
Özlem
hasretlik
özlem
kavuşmak isteği
ve
özlem , özlem...
Yüreğe oturmasın yoksa hasretliğin ,özlemin ateşi ....
Yerde,gökte
uzakta-yakında aradığı, hayellerle resmini çizdiği tek şey sevdalısıdır/ sevdiğidir..
Ünler uzaklara "gel" der,
haber yollar çağırır
şiieler yazar böylesi özlem bitsin diye..
Vuslat olmadığında da" YETSİN ARTIK" isyanı başlar..
Ne edem,ne diyem ki şair derman ola bu özleme.
Sabır,sabır ve yine sabır !
Kutluyorum değerli şair Safiye Hanım siz...
Sustun/m
Volkanlar misali kızıl lavlar içinde
Bir başıma kaldım
Avuç avuç göklere savrulurken küllerim
Ben yine dehlizlerde
Sanki yaşayan bir ölüyüm
Ne imam tekbir verir
Ne cemaat saf tutar
Müezzin sessiz okur duyulmaz aşk salâsı
Alnımın değdiği seccadeyle buluşurken gözyaşlarım
Ha çatladı, ha çatlayacak şakaklarım
şiirdi yüreğin koca harmana serilişi...
kocaman alkışlarımla .saygımla
Müezzin sessiz okur duyulmaz aşk salâsı
Alnımın değdiği seccadeyle buluşurken gözyaşlarım
Ha çatladı, ha çatlayacak şakaklarım
Sustun/m
Yine hasret
Yine hüzün
Yine gözyaşı doldu avuçlarım
Biliyorum bir hayalden ibaretti seninle yaşadıklarım
Aşk salası... Verilmez miş öğrendim. Aşkın bir düştü. Bir düşün ardına düştü gözümden damla damla göz yaşlarım. Ve sustum bende içimde saklı özlem ve hüzünlerimle diyen dizeler düşmüş şairem satırlarına hem de serbest kalemden.
Tebrik edip sustum bende...
Her zamankindendi...
Anlamla ölçü bir sahnede dans ediyordu ... Aşka yaranabilmek için....
Aşk durmuş sevgilinin gözlerinde fark edilmeyi bekliyordu...
Umarım fark etmiştir sevgili.....
Tebrikler...
Kısa,öz ve eğitici...Diğer öykülerinizde olduğu gibi.Eğer yapmadıysanız ,iki çocuk annesi olarak diyorum ki bu öykülerinizi seri küçük kitapçıklar yapın ve bir çok çocuk faydalansın.
Tebrikler,selamlar.
Buram buram kültür, burcu burcu maneviyat kokuyor güzide sayfanızda. Yunus, Mevlâna, Yesevi, Fuzûlî, Bâkî, Yahya Kemal gibi Türk Edebiyatı'nın ve İslâm dininin gelişmesine katkıda bulunmuş mümtaz şahsiyetleri yâd etmeniz yüreğime su serpti doğrusu.
Şiir her zamanki tadında; sözcükler dizelerin arasında raks ediyor âdeta, üslûp akıcı ve sürükleyici.
Hangi kaynaklardan nasıl beslendiğiniz aşikâr, abartısız söylüyorum her şiiriniz eşsiz güzellikte. Ben, şiirlerinizi okurken sözcüklerin büyülü dünyasına gidiyorum ve dizelerin arasında kayboluyorum.
Hocam, yüreğinizden ve ellerinizden öpüyorum. Selâmetle...
"Gitme ne olur" diyorsa ,sevda çok derinlerdedir elbet..
Bilirmisiniz ayrılığın ne olduğunu,
Yaşadınız mı ayrılıklar,
terlediniz mi her ayrılık sözü duyuşunuzda
değilse,
anlamazsınız bunları yaşamamışsanız /bekâra kolay gelir karı boşamak
Ve ölümü bile göze alıp bu ayrılığı önleme kararlılığı hiçten olur, mazallah !
İyi kurgulanmış, sağlam basmış iyi ve güzel bir hece şiiri okudum.
Kutluyorum şair azaptar sizi ...
Dört mevsim, yeniden doğuş,yeniden sevdalar ..
Baharda atılan tohumlar,taze doğuşlar ve başlangıçları umutların ,sevgilerin
Ve
Sonbaharı gelir her baharın ilkinden sonra,
Hazandır,hüzündür, dökümdür ama, tohumların toprağa düştüğü mevsimdir, Gelecek bahara yeni bir doğumun/ yeni bir başlangıcın hazırlığıdır, teleşındaki bu yoğunlun !
" Kim bilir birdahakı son baharda
Kac türkü çalınacaktı ayrılıklara
Kim bilir… "
KİM BİLİR ?
Şiir olarak yazılmışsa şiir, okunulacak şiir olur.
Bu şiir gibi olanı yani .
Kutluyorum sizi değerli şair Huma ...
Neye baksam sensin
Neye dokunsam sensin
Yerde sen,gökte sen / dalda taşda/ ağaçta kuşta sen...
Şimdi yoksun ya
şimdi hayallerinle yaşayan benim / sana kavuşuncaya kadar sakın kimseler dokunmasın sana, verme elini başkalarına,
Sen benimsin, bunu unutma !..
Kurgu, örgü ve duygu ahenk içinde olup bir güzel hece şiiri oluşturmuş. Usta elinden çıktığı hemen belli olan bir şiir di okuduğum.
Kutluyorum değerli şair Ömer Bey sizi..
Şu bir şiir bile ne kadar derin bir kaynaktan beslendiğinizi gösteriyor hocam.
Anlaşılan o ki siz pınarın gözünden içiyorsunuz suyunuzu.Bulanmış kirlenmiş sularla işinizin olmadığını ne kadar da güzel anlatıyor şiir.
Ecdad yadigarı bir kültür ne kadar mübarektir.Teker teker süzerek zamanımıza taşıyan bir yüreğin kaleminden sözülünce,gönlül telimi tam on ikiden vuruyor doğrusu.
Ve şiiriniz bana bir kere daha gösterdi ki zorlanma ile ortaya çıkan şiirler o kadar iti ci oluyor ki.Sizin şiiriniz bir çağlayandan çağlayıp akan suyun şırıltısına benziyor.neden mi çıktığı kaynakta zorlanma yok.Tamamen o kültürü solumuşsunuz.O işte ustasınız da ondan.
Tebriklerimi sunuyorum hocam
Ardından imamın sesi:
"Nasıl bilirsiniz?"
"İyi biliriz,"diyerek hep bir ağızdan,
Başlattılar vaveylâyı!
Ahlar, vahlar arasında zikrederek Mevlâ'yı;
Kapattılar bir çukura,
Havari nam BAŞOĞLU Bekir Hocayı…
BU ÜLKE KÖY ENSTÜLERİNE ÇOK ŞEY BORÇLU KIYMETİNİ BİLENE
TEBRİKLER
Ben de bu siteye Neşter vuracağım galiba .
Ayda bir uğruyoruz uğradığıma pişman ediyor
Mübarek açılana kadar sinirimden 5 sigara içtim vallaha birde dörtlük yazdım .
Tebrikler şairim ,
Şiirlerin okuyana haz veriyor .
Adeta bir canbaz gibi kelimelerle oynuyorsunuz .
Şairlikte bu değil mi ? kelime canbazlığı , birazda duygu katınca tadına doyum olmuyor.
Fazla söze ne gerek var .Tek kelime yeterli Harikaaaaaaaaaa
Bir kez daha kutluyor buda benden olsun diyorum selamlarımı gönderiyorum
Yanağından verdiğin ilk hediyen saklımda
Yokluğun dolduruyor her gece düşlerimi
Gözlerin gönül suyu dudakların aklımda
Hep seni düşünmekten bıraktım işlerimi
Daldım derinliklere başım dalgalı yine
Dalgalar yüreğimde bin bir halkalı yine...Zaralı
Şiir yazma duygu işidir.Şair kendisinin kurduğu utobik atmosferde eseri vücuda gelene kadar hani derler ya ''dokuz doğurdum'' onun gibi bir durum yaşarlar.
İşçiliğini konuşturur.O esneda rahatsız edilmek istemiyor.Çünkü kafası ve yüreği o esere odaklanmıştır.Çevredekiler olup biteni anlayamaz bazen ne düşünüyorsun diye de sorarlar.
Ne anlatacaksın ki,seni anlasalar idi zaten yazmana gerek kalmazdı.
Mürekkep kokusu cinnetle buluşur ya
Evet beyaz sayfaya aktarılan duygular,kendi dünyasında kavrulup pişer.
Şair aslında kendinden yola çıkarak bu işe gönül vermiş dostlarının da duygularını aktarmış oluyor.İnsan kendisiyle aynı düşüncede olan kişilerin varlığını gördükçe teselli bulmaz mı?
Şiirsel düşlerin şiirsel yolculuğunda ilhamınız bol olsun Sayın Efiloğlu.Saygılarımla...
ne derler hocam
meyva veren ağaç taşlanır
veya
kedi uzanamadığı çiğere mındar der
onu diyenin kaç tane edebi eseri vardır merak ederim
olmayınca böyle konuşur işte
ve unutmadan
duygusuz bir şair hiç duymadım ben
siz duydunuz mu
kutlarım güzel cevap vermişsiniz