Maskeli, onursuz duruşlara cesurca yürekten dalga dalga duygular hapşırılmış...
Bize de "çok yaşa emi" demek düşer.
Tabi hayatınıza karışmak gibi olmasın da:)))
Şairin haklı dışa vurumlarına katılıyorum.
Maskesiz insanların çoğalması dileklerimle,
Sağ ol şairim.
Tebrikler.
Selam ve sevgiyle
+10
Gönül ehlinden gönlü kemale ermiş zatın şahsına ödenen vefa borcu.
Yıldızların tek tek sönüp kaybolduğu gibi hal ehli, muhabbet ehli insanlarda aramızdan kaybolup gidiyor.
Yıldızlar ertesi günü tekrar doğmalarına rağmen giden insanoğlunun yerini gelenler tutmuyor.
Çok güzel bir beyit şiirdi.
Tebrikleimi bırakıyorum.
Sağlıcakla.
Ağır bir itiraf..Yaşanan şey ortaya konmuş dürüstçe...Sanırım bir intikam duygusuymuş eylemi yaptıran..Sebep her ne olursa olsun pişmanlık olmuş...Gerçek sevenler belki bununda üstesinden gelirler...
Yazınızı tebrik ederim...
Selamlar..
Afet İnce Kırat;
hecelerinizin arasında sıkışan ben
ağlayan mısralara eşlik etmekteyim
her zaman ki tadında ve deminde güzel bir eserdi okuduğum
kutlarım ablam
Yüreğinizi yüreğimize tercüman ettiniz yine.
Bu geliş nerelerden harman savurdu bir bilseniz
"Harmana gel savır tığını"bu tığı terkes bilmez günümüzde zannımca...
Öylesine büyük hizmet ediyorsunuz ki Türk diline şairim...Bunu yaparken bizleri eski zamanının kolarına bırakıyor satırlarınız.
Ah! o aşka ve onun hallerine ki! Hararetiyle ciğerimizi yakar her zaman.Tabi bunu tetikleyecek gül satırlar şiirinizde gizli ...
Gülizarın süsünü bilmeyen mi vardır.Ama o mekan hep ayrılıkları bırakır arkasında.Degil mi y, bülbiller hangi zamanda kaldı...
Åiirin zevkini almak duymak düşünmektir dileğim.Bunu yapan şaire bunu yaşatan yüreğe selam olsun...
Kutluyorum Melahat hanım
Yine içmiş bu şair,
İlham denen şaraabı,
Mabedinde kalmamış,
Minber ile mihraabı,
...
Yine bulmuş bu şair,ilham denen seraabı,Bahçesinde kalmamış,Gazel ile türaabı...Yüreğinize sağlık hocam...
Ben ne desem bilmiyorum ki...Susmaya mahkumum.Yürek konuşunca her şey susuyor.yanaklarım karıncanamışken.Susamışken her şeye yağmur erken geldi işte...
Oysa öylesine durgundu ki her şey...Rasıra fırtınaların şiiddeti artsa da bir tatlı meltem esti işte...Güller seherlerde açarmış.Güller yönünü gelncikler gibi hep yüzünü güneşe döndürürmüş...
Bu sabah haberlerinde dinledikleriyle alt üst olan bir adam tekrar bir bengisu gibi gelen can bulduran harika bir denemeydi..
Sabahları bizim burda özellikle eylülle birlikte ya garbi yali eser ya da sakar kaya.hafifi bir üşüme hisssi verir ve dikkat etmezse insa çarpar.Diyeceğim odur ki bu kadar hoşluk içinde moralimiz bozulsa ne ki can bir ağabey bulmuşum.
Çok idealist başladım bu işe hocam.bütün olumsuzluklarıma rağmen idealist omaya devam ediyorum.yolumu kaybettiğim zaman bir çocuğun gözlerinin içine bakıyorum.
İşinin ehli işi bilen yüreğimin onlar gibi attığını bildiğim ağabeylerim le karşılaşınca.cennet yamaçlarda onl...
Deli kızım derdin bana / Yüreğimi sardım sana / Dua ettim yaratana / Bırakma hiç anneciğim
Çocukların ve annelerin en büyük korkusu küçük yaşta ayrı kalmaktır. Bu ürkütücü fikir halinde bile hem çocuk hem de anne tarafından taşınmayacak bir yük gibidir. Anneler çocukları için hep dua ederler… şairin burada duası… ince ve dikkat çekicidir.
Bir kerecik gülmen için / Neler yaptım için için / Gülmez idin bilmem niçin / Hayat dolu anneciğim
Çocukları her zaman annelerinin gülüşleri mutlu kılmıştır. Onların üzüntüsü, hüznü ise onların neşelerini söndürebilmektedir. Annenin varlığı ve mutluluğu aynı şekilde çocuğun varlığı ve mutluluğudur, bunun da farkında olan şair mısralarını bu doğrultuda yazmıştır.
Acıkınca doyuran sen / Belalardan kayıran sen / Doğru yanlış ayıran sen / Özü doğru anneciğim
Şair burada annenin sadece şefkat, merhamet ve sevgi çemberi olmadığını, hayatta karşılaşacağı her şeye onu hazırlayan, onu tecrübelerle öğreten, doğruyu...
Sabrın ve merhametinle / Hayat buldum anneciğim / Sevgi pınarınla coştum / Çağlar oldum anneciğim
Şair anne kavramının kısacık resmini çizmiş bu bölümde, en belirgin özelliği sabırlılık, merhamet, sevgi... şefkat pınarlarına sahip olan kadın analık mertebesine ulaştığında bu yüceliği en çok çocuklar görmektedir. Onun sabrı, onun, merhameti şefkati, onun bitmeyen sevgisi her daim çocuğu besleyen önemli değerlerdir ve bunu tadan, bunun farkındalığına varan şairimiz kısa ve net yalın bir anlatımla mısralarına aktarmıştır.
Kalbini kırdım of! dedim / Yine teselli sen verdin / Sevgiyle bakar gözlerin / Benim canım anneciğim
Kalbini kırdım of! dedim / yine teselli sen verdin / bu iki mısra içimde hüzünlü bir rüzgar estirmiştir. Evet hepimiz annemizi kırmış ve pişmanlık duymuşuzdur ve bu pişmanlığın ilacı yine annemizin yüreğindedir ve bizi bundan o kurtarmış tesellimizi o vermiştir. Burada şair çok güzel bir konuya değinmiştir... çocuk yanımızı bir yana bıraktığımı...
dün akşam onca acımın içerisinde radyoda dinlemiştim bu güzel şiiri
ben ekmek teknesi spor'danım hiç bir takım tutmam ama
böylesi avrupaya bile nam salmış büyük bir takımın bu şekilde yargılanmasından da hiç hoşnut değilim doğrusu
inşallah haklarında hayırlı olan bir karar verirlir .şiir mi şiir yine çok hoş ve çok anlamlıydı bence
kutlarım Adem bey ilhamınız bol olsun saygılar.
imandır o cevher ki ilahi ne büyüktür
imansız olan paslı yürek sinde yüktür
kainatın nabzını elinde tutan kudretin kader kalemi...Fizik kudretin ve fizik kanunlarının yer ile bir edildiği bu yiğitler harmanında çanakkaleyi geçilmez kılan milli ve manevi ruhun bu şiirle ne kadar güzel ifade bulduğunu samimiyetimle itiraf ediyorum.
Mahir Bey ecdad ruhunun ne kadar güzel dile getirildiğini gördüm izah edebilmek için kendimi zorladım heyecanımdan iki kelimeyi bir araya getiremeyecek duruma düştüm...
yürekten kutluyorum....
Satırlara yüreğinizin güzelliği yansımış...
Yüreğiniz ve kaleminiz sağ olsun.
Selam, saygı ve sevgilerimle...
..
VARLIĞIMA
YOKLUĞUYLA
HÜKMEDEN
SONSUZ " SEVDAM"
içimden geldi dost Şair(e)
Saygılar emeğe
Kalp konuşunca her şey susar.
Dudaklarda inceden ince bir kıpırdanış hissedilmezken kalbin harareti can yakar...Belki nazardır konuşan.İnsan elektrik teli içindeki ceryanı görebilir mi?..
Bambaşka bir dünyadan ılğın ılgın gelen bir ses duydum.Duydum ki hatırladım.Söz önemli.
Aldım.bize ne gerekir artık?..
"ya Ömer istemez misin dünya onların; ahiret bizim olsun"
mihrab o olduktan sonra ne gam.
kutluyorum harika şiirnizi hocam...
Evin reisi sorumluluğu en fazla olan kişidir.
Allah'ın emirlerini hem kendisi yerine getirecek hem de ev halkının bu konuda yardımcısı olacaktır.
Şiirde sorumluluk sahibinin eşine seher vaktinde günahlardan kurtulması için bir çağrısı var.
Tertemiz bir davet.
Bu ibadet ve Allahın emirlerine davet kimden gelirse gelsin icabet gerekir.
Güzel bir çalışma, harika bir davet.
Davete icabet gerek.
Kutluyorum yürağinizi.
Sağlıcakla efendim.
**çünkü şiirler yazıyorlar sen ve ben gibi yıldızlara
dünyalarında ışığa muhtaç isyanın çocukları,
en çok da bizli taş ve topraklı aşk yollarına...**
Tuvalin üzerine aşkı hangi renklerle çizersin usta, karanlığın gölgesindeki gözlerin masumiyetini ışığını çal az biraz,az taşını toprağını işle hiç yürümemişleri kanatsın...
çok güzel şiirin kalbine sevgilerimi saygılarımı ilettim
bir kaç kere okudum, her defasında biraz daha içimdeki ateş büyüdü, biraz daha aklım ağırlaştı
çocuklarımı düşündüm, yokluklarını düşündüm o anne babanın acılarını hissettim bir an
taşımaya gücümün bittiği yerde geri verdim yüklerini onlara
sonra ... çocuklarımızın bizimle konuşmasına izin veriyormuyuz, onları dinliyor muyuz, onlara anlatmayı öğretiyor muyuz...
onlar kimlerden öğreniyor bilmediklerini
onlara nefes aralığı bırakıp o boşlukta oturup onlarla muhabbetleşiyor muyuz
seviyor olmak yetmez... sevmek yetmez onlara silahlanmaları için fırsat, zemin, zaman vermeliyiz...
önce konuşmayı öğretmeliyiz bunu da dinleyerek yapabiliriz
önce seni seviyorum diyerek onu hissettirmeli, bize güvenmelerini sağlamalıyız... biz ana babalar onları yitirirsek...
alır karadeniz, alır ege, alır akdeniz... alır uçurumlar, eroinler, eller, dağlar...
onları yitirmeyelim... yüreğimizden yüreklerini ıratmayalım...
yüreğinize sağlık,
hüzünlü a...
'aynı giz, aynı düş
yine yorgun kalktım yatağımdan bu sabah…'
'Yanlış bir kapı çaldım dostlarım' diyor bir şair
'yanlış bir kapı açıldı ardına kadar…'
Rutin bir mecrada yol alan olağanlıklar adımlıyoruz gün boyu. Aynı gökyüzüne bakıyoruz, aynı soğuk sus sesleri uykumuzu kundaklıyor. Aynı slogan dilimizde: Günaydın ben. Aynı sessizlik.
Değiş tokuş edilince kederler, bir bardak çayın diğer bardağa boca edilmesi gibi soğutur mu kalpteki sıcaklığı? Adı mı değişir kederin yeri mi?..
Amacım sorularla yormak değil şiiri. Ki hiçbir sorunun cevabını bekleyemeyecek kadar acelem var bu günlerde. Garip bir duygu bu. Bir şeyler biterken yetişememek ya da yeni başlangıçlara cesaret edememek. Şiirleri gün batımına gömüp , haber bültenlerine kaçıncı sıradan gireceği belli olmayan 'o şahsı' beklemek gibi… Şiirde bunu gördüm, kendimi biraz.
Bir de 'modern bir ozan'ın gerçek üstü duygularıyla onu dizginleyen tecrübelerin somutluğunu.
Yani iki arada ...
Anlayacağın acılarla yaşamasını öğrenmek zorundayız.
Acı çekmek, ağlamak, gayet insani duygular. Ağla...ama sakın kendini bırakma.
Bırakamazsın zaten artık 2 çocuğun görsen ve ben varız hayatında.
Ona göre sağlam dur ayakta :)))
Anneciğinin mekanı cennet olsun. Rabbim çocuklarına ve geride kalan sizlere
uzun ömürler versin oğlum...
Her daim sevgin yüreğimde
Sayın Efiloğlu,
Öncelikle hece şiiri yazdığınız için teşekkürlerimi sunuyorum
Şiiri anlam yönüyle değil öncelikle hece tekniği yönüyle incelediğimde,
bariz bir hata görmedim.Sadece bir kaç küçük hususu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Şiir bir KOŞMA dır.6+5 duraklı,
aaab,cccb,dddb... uyak örgüsü ile yazılmış.
abab ceya abcb giriş dörtlüğünden sonra aaab,cccb,dddb...devam etseydi daha iyi
olurdu diye düşünüyorum.Zira "koşma" da uyak örgüsü genellikle öyledir.
Birinci dörtlükte kafiye(uyak) oluşturan kelimeler
alev-ler
imge-ler
gölge-ler dir.
görüldüğü gibi (ler) çoğul ekleri Rediftir.
alev,imge,gölge kilemelerinde alev sözcüğü uyağı bozmaktadır.
Bunun yerine imge ile gölge ye uyan bir kelime seçerseniz kafiye
yönünden kusur kalmaz.Diyeceksiniz ki,bu kadar kadının kızında da olur.Evet kadının kızında olur da
Zekeriya Efiloğlu'nda olmamalı.
Şimdi son dörtlüğe bir gidelim.
dilime,elime,seline kelimelerine projektörleri ç...