Eğer yazdıklarımı;
BAĞIRMADAN yumuşak bir dil ile aktarabiliyorsam
AĞLAMADAN duyorsanız sesimi mısralarımda.
DOĞRU zamanları bilip kararında yerinde bırakabiliyorsam eğer,
Aktarabiliyorsam
O duygu yüklü güçlü BAĞI sizlere.
Ne diyelim o zaman siz SAĞ,ben selamet.
Selamlar Hocam.
Yazınız çok güzeldi.Tebrik ederim sizi.Belki alfabede ilklerde değil ama onsuzda olmuyor işte.Kutlarım gönülden.
Saygılarımla
Esen kalın.
Alfabenin o mahzun köşesine, kimsenin halini sormadığı Ğ harfine öyle bir dokunmuşsunuz ki gönlünüze sağlık. Dağın yükünü, bağın bereketini sessizce sırtlayan bu harfi dert edinmek, ancak sizin gibi nüansları görebilen bir kalbe yakışırdı. Yumuşaklığı zayıflık sananlara inat, kelimeleri birleştiren o sessiz güce ne güzel iade-i itibar yapmışsınız. Kaleminiz daim, okuyanınız bol olsun. Aşk ile eyvallah.
Aldatılmanın getirdiği o keskin sızı, ruhu bir mermer gibi soğuturken kaleminizden adeta isyan damlamış. Şefkatle çarpan kalbin yerini buzdan bir boşluğa bırakma arzusu, ancak bu kadar sarsıcı ve sahici bir hüzünle anlatılabilirdi. "Rapor 46" vurgusuyla mühürlenen bu cinnet hali, dürüstlüğüyle insanı can evinden vuruyor. Kaleminize sağlık. Aşk ile eyvallah.
" Diyorum ki yüreğime bulaşan bakışlarını
Artık çek üzerimden
"
Çünkü her bakışın, kabuk bağlamış bir vedanın intiharıdır.
Ve ben artık, ölmeye bile mecali olmayan
Bir sürgünün son durağıyım....
yüreğine sağlık üstadım
saygıyla
Benim çok sevdiğim canım arkadaşım; zamanın dip boyası gelmiş ruhlarda, o hiç sahip olamadığın çocukların parmak uçlarına dokunmak ne kavi bir imtihandır; kalemindeki bu naif sızı içimi titretti. Bir kadının anne olma hakkı elinden alınsa da, 'insan olma' ve merhametle sarıp sarmalama mucizesini nasıl bu kadar edebi bir derinlikle nakşettin? Bu sadece bir yazı değil, hayatın süzgecinden süzülen gümüşten bir keder damlası; yüreğine, o şefkatli ellerine sağlık. Harikasın. Aşk ile eyvallah.
Kar tanesinin ateşe vurulup gümüşten bir kedere dönüşmesi... Ne naif ama aynı zamanda ne ağır bir teslimiyet bu. Zamanın kalbin tam ortasından akıp geçmesi, insanı kendi kördüğümleriyle baş başa bırakan o devasa sızı öyle derin işlenmiş ki; kışın bitip baharın hiç uğramadan yaza düşmesi tam da hayatın süzgecinden geçmiş bir ruhun feryadı. Kaleminize, ateşte eriyen ama ışıktan gözünü ayırmayan o kavi yüreğinize sağlık. Çok etkilendim. Aşk ile eyvallah.
Kefaretini peşin ödediğiniz o 'masum masalın' sızısı, satır aralarından insanın ruhuna sızıyor. Yirmi dokuz harfin her birine yüklediğiniz bu ağır yemin, vuslatın değil, onurlu bir vazgeçişin ayak sesleri gibi... Kaleminize, o her mısrada yeniden bölünen yorgun yüreğinize sağlık. Bazı aşkların bedeli hayattayken ödenir, değil mi? Aşk ile eyvallah.
Harikulade bir şiirdi beğeniyle okudum şair arkadaşımı içten dileklerimle kutlarım
Apaçık bir aşk itirafıydı şiir.
Derininde bile yansıyan sensin derken, insan kendini kaybediyor.
O sokağın delisi bile anladıysa,
bu aşk artık saklanamaz.
Bu aşka kalp dayanmaz.
Muhteşem bir şiirdi velhasıl Adem bey üstadım .
Selam ve saygılarımla
Bazıları vardır ya, buralar benden sorulur aga ayağınızı denk alın der gibi yürürler.
Öyle birini gözümde canlandırdım hocam:))
Satırlara ciddi ciddi racon kesmişsiniz.
Değerli kaleminizi yürekten kutluyorum selam ve saygılarımla
Bakalım ne zamandır o emanetin saati
Tebrik ederim
Hz. Muhammed, bir gün sahabelerle otururken Ebu Cehil gelmiş ve '' Ya Muhammed ! Sen ne kadar çirkin bir insansın.'' Demiş. Peygamberimiz sahabalere dönmüş ve '' Ebu Cehil Doğru Söyledi '' Demiş.
Az Sonra Hz. Ebubekir gelmiş oraya ve Peygamberimize '' Ya resulallah ! Sen ne güzel bir insansın.'' Deyince Peygamberimiz yine sahabelere '' Ebu Bekir doğru söyledi '' demiş.
Sahabeler şaşırmış: '' Ya Resulallah ! Sen Ebucehil için de Ebu Bekir için de '' Doğru söyledi '' dedin. Bunun hikmeti nedir? Diye sormuşlar.
Peygamberimiz cevap vermiş: '' İnsan insanın aynasıdır. Ebu Cehil bana baktı, aynadaki kendisini gördü. Ebu Bekir de bana baktı, aynadaki kendisini gördü ''
Bu arada kafama hep takılan bir soru var değerli meslektaşım: Ruhun, kendisine benzeyeni sevdiğini köpeğine ''aşkım'' , Mevlana ve Şems-i Tebrizi arasındaki sevgiye ''Eşcinsel ilişki '' Di...
Benim canım meslektaşım; dünyanın tüm gürültüsüne inat, kendi deruni denizinde 'insan kalabilme' savaşını veren bir ruhun asil çığlığı bu. Bin yaşında bir öykünün yorgunluğunu, ütüsüz ama tertemiz bir gülüşle harmanlayıp baş eğmeden yürümek her kalemin harcı değildir. Kaleminize, hiç sönmeyen aydınlık yolunuza ve emsalsiz saf yanınıza selam olsun. Aşk ile eyvallah.
Ateş
ısıtır da
yakar da
kutlarım güzel şiirinizi
tekbir getiren iç sesin Eyvallah ı yoktur durduk yere
çok severim bu sözcüğü kullanmayı sanki erkeklerin ağzına daha mı yakışıyor diye düşündükçe...
:)) daha da baskın çıkar dudaklarımdan dökülen Eyvallah
aşk zaten hayatın temel yasası kimine göre yas'ı sevmeyen yüreklerin
tüm sevgimle değerli hocam kıymetli kalem dostum
Eyvallah tüm tüm güzel insanlara ve güzelliklere
Oldukça ilginç bir hikaye. Gerçekten de hiç düşünmemiştim binlerce bebeğe annelik ettiği halde bizzat kendisinin doğurduğu bir bebeği olmayan herhangi bir hemşirenin duygularını, düşüncelerini.
Ama biraz bir öğretmen arkadaşıma benziyor. O da binlerce çocuğa babalık yapardı ama akşam eve gittiğinde başını okşayacağı bir çocuğu olmamanın acısını yaşardı.
Selam ve saygılar.
Gençken ben de geniş yakalı gömlek, İspanyol paça pantolon, kalın kemer, sivri burunlu iskarpini giyince; saçları biriyantin ya da limonla şekle sokup suratıma badem yağı sürdüğümde ne raconlar keserdim ne raconlar.
Bu gün ekmek kesmek bile zor geliyor )))))))))
Evet, güzel bir şiir ama neden Ahmet Haşim kategorisinde onu anlamadım. Haa bu sorunun cevabını eğer bir bayan vatandaş araya kaynak yapıp
'' O Tarihçi hoca Ahmet Haşim'den anlamaz '' Diye yazarsa ona yaparsın.
Selam ve sevgiler.
Emek vererek yazılmış,
Güzel bir şiir okuduk.
Yazan şairin ellerine sağlık.
Sizi gönülden kutluyorum.
"Gözümün hareketini herkes gördü, aklımın matematiğini herkes duydu; ama sadece ruhumdaki sızıyı tanıyan yanıma oturabildi," demiş. Çünkü göz bir resme, akıl bir mantığa, ruh ise ancak kendi rengine meyleder."
Merhaba Derya deniz öğretmenim, neyzenin sözleriyle bize yaşam iksiri sunuyorsunuz. Hele "Şems-i Tebrizi şöyle der: "Göz hoşuna gideni sever, akıl kendini anlayanı sever, ama ruh kendine benzeyenden başkasını sevemez." sözü ise gerçeğin en su katılmamışı. Böylesi anlamlı sözlerle bezeli yazınızın düzeyi çok yukarlarda. Kutlarım.
Gönül ister ki klasik deyişle Havva-Adem çocukları ruhları birbirine benzeyen frekansları uyum gösterenlerle buluşsun! fakat çöpçatanın eşleştirdiği gibi ancak kırk da bir ruh ikizleri birbirine denk düşermiş.
Esenle.
Ne güzel örnekler ile eyvallahı açmışsınız, bir takım şeyleri aşmışsınız. Hiç kimseye eyvallahı olmamak da güzel, bazı sıkıntılı zamanlarda eyvallah deyip sıyrılmakta güzel ... Kutlarım içtenlikle...