Göçmen kız, bir gözyaşı kadar gerçekti ve bir daha konup göçmek istemiyordu. Yalaza tükenişlere alaz bir mahmurdu.
“Tesadüf Bey, rakının yanında meze de olabiliriz. Coşkun sellere şemsiye ve bir mutlulukta en gerçek de olabiliriz. Tütünün zararlı sevişi değilim. Tertemiz bir ciğerden, kalbine ikramım. Kokla beni, en derinden…”
BU MISRALARI okuduktan sonra keşke benimde böyle bir göçmen kızım olsaydıda kalbim ona göç etseydi o neredeyse kalbim orada olsaydı peşinde göçer olsaydı kulu kölesi olsaydı ,onun vahalarında onun vadilerinde onun bereketinde yok olsaydı...demeyen tesadüf bey varmıdır ki?
Bir gecekondu çocuğu olarak öyle bir ihtimal olsaydı o yaşlarıma dönmeyi çok isterdim. Sıkıntısıyla, çilesiyle benim kabulümdür :) varol biraderim.
Uuuff hocam yeniden çekemem valla hiç dön 17 ye baştan çek onca çileyi :))) Şaka bi yana şiir güzeldi. tebriklerimle saygı ve selamlar...
Anladım ki bizim zenginlik saydıklarımız bir hiçmiş;
Çünkü asıl hayat; bedende değil, ruhta başlar,
Gönülden gönüle akar ve sonsuzluğa ulaşır...
Saygıdeğer üstadım,
Yorumuyla ve içeriğiyle birlikte ihlas içindeki duygularla, hissedilerek ve içtenlikle yazılmış, öğütlerle bezenmiş yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler.
Kalemine ve ihlas dolu yüreğine sağlık diliyorum.
En kalbî selam, dua, sevgi ve saygılarımla.
Allah'a emanet olun 🙏
Şiiriniz bana yaşla ilgili olduğu için Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Otuz Beş Yaş" şiirini hatırlattı neden derseniz daha 35' i geçeli fazla olmamış o nedenle bize göre hâlâ gönlünüzün arzu ettiği yaşta sayılırsınız endişe etmenize gerek yok:))
Bu güzel şiir için gönülden kutluyorum tebrikler üstadım.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle 💐 🤗
Tebrik ediyorum kıymetli üstadım. Şair olan insan ilhamı bulur ya ad ilham onu bulabilir umulmaz bir anda. Gerçek Ozan ve Şair kişiler esin kaynaklarını tespit ve ince analizde mahirdir. Tıpkı sizin gibi.
Kaleminize, gönlünüze sağlık. Selam ve saygılarımla.
Hayatımızın ölünceye kadar her safhasında suyun önemini ve susuz hayatın olmayacağını en anlamlı bir dille ifade eden duygularla harika yazılmış yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler üstadım.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle 💐🤗
Bu güzide şiir bana Fuzulinin su kasidesini hatırlattı. Sonra döndüm birazda ondan okudum ikide mısra paylaşayım dedim üstadım. Bu emekle örülmüş şiirinizi tebrik ediyorum hoş bir sada bıraktınız...
Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su
(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan
taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.)
Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su
(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık
salmak (orayı aydınlatmak) ister. Eğer parça parça da
olsa o eşikten dönmez.)
Veda hutbesinden çok geçmeden Tefrikaya düşüldü, halifeler katledildi, suikastler yapıldı.
Ama İslamın nurunu söndüremediler
tebrikler selamlar üstad.
Hasret özlem aşk ile adeta dizeler harmanlanmış... Kutlarım
Okurken vaaaaoovvv dedim.
Müthiş bir eser bence.
Bir yayınevi sahibi olsaydım bu eserin peşine düşerdim mutlaka. Çünkü bu bana kalırsa - devamı da böyle işlenirse- Simyacıyı da Ferrarisini Satan Bilge'yi de sollar.
Can-ı gönülden kutlarım.
Selam ve saygılar.
1995 yılında yaşanan Srebrenitsa Soykırımı sırasında 4 yaşındaki bir çocuğun ölümünden hemen önce annesine sorduğu kahredici bir sorudur '' Anne, küçük çocukları küçük kurşunlarla mı öldürüyorlar.''
Şiir sanki bu cümleden ilhamla yazılmış gibi geldi.
Oldukça güzel ve anlamlıydı ama sanırım okuyanın gerçekten okuyup okumadığını anlamak için '' bu şiirde noktalama işaretleri bilerek kullanılmamıştır.'' Desen de bir dizede kullanmışsın.
''bilinmez , güneş nasıl doğacak yarın.''
Selam ve sevgiler.
Allah razı olsun üstad.
Sayende hatırlamış olduk Peygamberimizin (S.A.S) ölüm tarihini.
Rabbim cümlemizi şefaatine nail eylesin.
Selam ve saygılar.
Çok şey değişti Hazreti Muhammed sav den sonra oysa ki bu kadar ifrat ve tefrit girmemeliydi korumalıydık özümüzü... Yine de devam İslam'a gönül vermeye her şeye rağmen... Kutlarım
Yaman çelişkiler yumağıdır insan.aslında var oluşumuzu bu kavgaya borçluyuz diye düşünüyorum ,çünkü insan içinde ki vahşi ,söz dinlemeyen ,yırtıcı ,tabiri caizse hayvan tarafını ehlileştirmekle geçirir ömrünü,o yüzden paradokslar yumağının içindedir an be an.kutluyorum canı gönülden güzel bir şiirdi ,saygılarımla.
Fedakarlık, kendini kutsal saydığın değerler, veya varlıklar için feda etmektir. Yalnız çok da dikkatli olmak gerekir. Sen kendini feda ederken birileri kâr elde ediyorsa bu fedakarlıktan çıkıp enayilik oluyor da...
Selam ve sevgiler.
Şairler için bir manifesto gibi olmuş.
Ben oldukça beğendim. İnşallah kavağın onlarca yıl uğraşarak ulaştığı boya, ona dolanarak üç ayda ulaşan ve '' Senin ulaştığın boya ben üç ayda ulaştım '' Diye hava atmaya çalışan, lakin güz gelince sararıp düşen kabak misali şairler okur ders alırlar.
Selam ve sevgiler.
İyi gezmeler.
Lafa gelince kadın ana dır, kadın bacı dır, kadın can dır, kadın canan dır, kadın yâr dır.
dır dır dır dır...
İcraata gelince ne ana olduğu ne yar olduğu, ne can olduğu ne canan olduğu hatırlanır.
Selam ve saygılar.
Kur'anın emrini, Resui'ün sünnetini terkettik bu hallere düştük üstadım.
Rabbım bizleri affeylesin. Basiret versin.
Selamlarımla.
"Faiz yiyenler, ancak şeytanın dokunup çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların 'Alışveriş de faiz gibidir' demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır..."
(Bakara Suresi, 275. ayet)
Hocam ayette de buyrulduğu gibi bir çarpılma oluyor. En doğrusunu Allah bilir.
Cin süresi(1-3) ayetler
De ki: Bana vahyolundu ki cinlerden bir topluluk Kur'an'ı dinledi de şöyle dedi: "Biz gerçekten hayranlık veren bir Kur'an dinledik.
O, doğru yola iletiyor; biz de ona iman ettik. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."
"Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O, ne bir eş edinmiştir ne de bir çocuk."
İslam kaynaklarında anlatıldığına göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gece cinlere Kur'an tebliğ etmek üzere gitmiştir. Bunlardan birinde, sahabelerden Abdullah bin Mesud Peygamberimize eşlik etmiştir.
Efendimiz (s.a.v.), Abdullah bin Mesud'a yerde bir çizgi veya daire çizerek:
"Bu dairenin içinden çıkma."
buyurmuştur. Daha sonra cinlerle görüşmeye git...