Herkes günahını ve sevabını sırtında taşır da gider bu dünyadan
Önemli olan o küfenin içinde neyin olduğudur.
O şaşmaz teraziye konulduğu zaman
neyin ağır basacağıdır.
Her şey gönlünüzce olsun.
Selam ve saygılarımla
Kemal Bey insanı derin bir tefekküre daldıran bir şiir olmuş
Habil ve Kabil'e değinmişsiniz
İnsan tarafını belli etmeli
Ya Habil gibi kurtuluşa erenlerden olmalı
Ya da Kabil gibi dalalete sapanların tarafında
Bu dünya da iyi ile kötünün savaşı var
Önemli olan biz neredeyiz
Her şey gönlünüzce olsun
Selam ve saygılarımla
Şiir değil, destan olmuş. Okurken aşka geldim. Coştum. İnanın Allah Allaaah nidalarıyla evimin içinde koşasım geldi.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ümüz olmak üzere, kanıyla, canıyla bu ülkeye kendini adayan herkesi minnet ve şükran duygularıyla yad ediyorum. Bu kahramanlıkları muhteşem şiiriyle bize sunan, bize hatırlatan ve yüreğimizi coşturan siz değerli üstadı da saygıyla selamlıyorum.
Aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
Tebrik, takdir ve saygılarımla sayın Hoca m. Sağlıcakla kalınız, vesselam....
ülkemle şanlı tarihimle sevgili Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki şanlı ordumla benim Mehmetçiğim vatanı uğruna canını hiçe sayarken nasıl nasıl gurur duymam...
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun
var olun değerli hocam.
içten selam sevgimle
30 Ağustos Zaferi Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki şanlı Mehmetçiğimizin bir kahramanlık destanıdır.
Bize bir vatan bırakılmış ama nasıl bırakılmış?
Binlerce şehit en değerli varlıkları olan canlarını vatan topraklarına feda ederek bırakılmışlar.
Ey vatan hainleri, ey bölücüler siz zannediyor musunuz ki en son Türk'ün de kanı yerlere saçılmadan ruhu bu aziz vatan için şehit olarak çıkmadan bu topraklar sizlere bölünüp verilecek.
Rabbım bu toprakları bize yurt kılmak için seve seve şehit düşen bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.
Selamlarımla değerli üstadım.
Biraz umutsuz hayattan tat alamayan birisinin yazısı görünümü veriyor ki senin yaşında biri için çok bu umutsuzluk hali hiç de hayra alamet değil. Görecek günler ve yaşayacakların var dolu dolu dur bakalım. Öyle bir olay olur ki Allah karşına öyle insanlar çıkartır ki bir an da umutsuzluk bulutları dağılır, gönlün neşeyle kafan da bilgi ve kültür ile ruhun güzelliklerle dolar. Dünyanın oluşumu milyarlarca yıl diye düşünülürse aslında bu bütünün içinde bir insan ömrü beş on dakikalık bir zaman dilimi, bunu insan ben ve benim gibilerin yaşına gelince anlıyor ancak. Rahman'ın rızasına uygun yaşamak, yaşamaya çalışmak beyinde ki soru işaretlerini de asgari seviyeye indirecektir Furkan Kardeşim. Bak ne güzel ne anlamlı bir ismin var hayatının da bundan sonrası anlamlı olur inşallah ne diyor Rahman ''Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin Allah'ın rahmetinden ancak kafirler ümit keser.'' çok şükür ki kafir olmadığımıza göre coşkuyla yaşamaya devam... Kutlarım seni yürekten...
Saygıdeğer Gülüm Hanım;
Öncelikle yazılarınızı büyük oranda aksattığım için özürlerimi iletmek istiyorum, bu konuda bana dargın mısınız bilmem ama eğer öyleyseniz oldukça haklısınız.
Eserinize gelince diğer eserleriniz gibi yüreğimi elleriyle yeniden boyayan türdendi, sanki bir ressam tuvaline boyar gibi :)))
Gıybet hayatımda görüp görebileceğim en kötü günahlardan biri olabilir. Nefret ederim şu gün olsun yapmışlığım da yoktur.
Özellikle anne tarafım çok düşkündür bu illete, kaç defa uyarırım ama nafile.. Bir insandan ne kadar nefret edersek edelim bu günaha el uzatmamız anlamına gelmiyor..
Hayat nehir misali gözümüzün önünde akıp gidiyor. Bu akan suyun içerisinde ise güzel ameller biriktirmemiz gerekir. Rabbim hepimizi iyilerle vesile etsin.
Kaleminize tebrikler ederim, daha nicelerine İnşallah. Sevgilerimle 🌟
Değerli Şair,
Şiirinizin her dizesinde derin bir mizah ve kendinizi ifade etme biçiminizdeki samimiyet gerçekten etkileyici. İçsel çatışmalarınızı ve toplumsal yargıları zekice ele almış, ‘deli’ ve ‘uçmuş’ gibi etiketlere karşı sarsılmaz bir duruş sergilemişsiniz.
Kelimelerinizin getirdiği ironiyi ve gücü, şiirinizin her satırında hissettik. Özellikle toplumsal yargıların, insanları ne kadar yanlış anlayabileceğinin altını çizen üslubunuz oldukça dikkat çekici. İçsel dünyanızı ve bu dünyanın dışa yansıyan hallerini mizahi bir dille aktarmanız, şiirinizi çok daha etkili ve akılda kalıcı kılıyor.
Kaleminize sağlık, bu keyifli ve düşündürücü eseri bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.
Sevgi ve selamlarımla,
Değerli Canan Hanım,
Şiiriniz, içten gelen bir çığlık gibi yankılanıyor yüreğimizde. Her bir mısrada dile getirdiğiniz isyan ve sorgulamalar, insanlığın vicdanına dokunuyor. Kelimeleriniz, sadece bir anlatım değil, aynı zamanda derin bir hissiyatın yankısı olmuş.
Firavunları, Karunları hatırlatan dizeleriniz, adalet arayışının ve insanlığın ortak vicdanını harekete geçirme çabanızın güçlü bir yansıması. Şiiriniz, bu karanlık çağda bir ışık yakma niyeti taşıyor, her dizede bu niyetin ağırlığını hissediyoruz.
Bu derin anlam yüklü şiiriniz için size teşekkür eder, kaleminizin daim olmasını dilerim. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.
Selam ve sevgilerimle, her daim huzurla kalın.
En güzeli ateşli, kesici, delici aletleri mecbur kalmadıkça yanımızda taşımamak.
insan bu ,aciz ve beşer.
Yanılıyor, unutuyor, daldırıyor.
Türlü türlü kazalara sebep oluyor.
Biz tedbirimizi alalım da takdiri Allah'a bırakalım.
Halk arasında kullanılan ama yanlış olan bir deyim vardır:" Tedbir takdiri bozar" derler. Takdir dedikleri kaderdir.
İstediğin kadar tedbir al takdiri yani kader-i İlahiyeyi bozamazsın. Kader neyse o hükmünü icra eder. Ama bizler kul olarak tedbirimizi almakla mükellefiz.
Bir de her işi erbabına sorup, danışıp erbabanına yaptırmak gerekiyor demek ki.
Hani ne derler "Yarim hoca dinden yarım doktor candan eder."
Selam ve dualarla.
Aynada gördüğünü eleştirebilen insan sayısı o kadar az ki..
Yani öz eleştiri yapabilen insan O kadar az ki..
Bunun yanı sıra karşımızdakine eleştirmek ne kadar kolayımıza geliyor değil mi..
Kendi eksiklerimizi hiç görmezken..
Onların eksiklerini tek tek dile getirmemiz ne kadar tuhaf değil mi..
Kaleminizi yürekten tebrik ederim değerli arkadaşım..
Sevgi ve saygılarımla..
''Gökyüzü yarıldığında; Yıldızlar dağılıp saçıldığında; Denizler taştığında; Kabirlerin altı üstüne getirildiğinde; Her insan dünyada neleri yaptığını, neleri de yapmadığını anlayacaktır." İnfitâr Suresi, 1-5''
O güne giderek yaklaşıyoruz. O gün geldiğinde zalimler, arkasına saklanacakları bir Gargat ağacı ararlar mı bilmem ama bildiğim bir şey varsa akıttıkları her damla kanın ve göz yaşının hesabını çok acı bir şekilde verecekler.
Peki sadece onlar mı?
Zulme sessiz kalanlar da bu acı hesaba dahil edilecekler.
Oysa dünyayı yaşanabilir kılmak da mümkün. Hem de bu teknolojiyle çok daha fazla mümkün. O halde neden ya hu? Neden bunca zulm?
Hem sarsıcı hem de akıl dolu şiirini ve şairi olarak seni can-ı gönülden kutlarım.
Not:'' Değer mi söyle Muhammed'i kullanan'' Dizesini anlamadım. ( Daha doğrusu anladığımı sanıyorum ama aynı şeyi mi düşünüyoruz merak e...
Allah gönlüne göre versin
Selam ve saygılar.
Peygamberimizin kıyamet alametlerinden bahsederken kullandığı garkad ağacı biz de sahih mi değil mi diye tartışıla dursun onlar her gördüğü boşluğa bu ağaçları dikmekle uğraşıyorlar. Üstelik biz onların peygamberine inanıyor onlar bizimkine inanmıyorken. Dünyayı kendi cennetlerine çevirmek için cehennem zebanilerine taş çıkartıyorlar. Zorla gasp ettikleri toprakların insanlarına terörist diyor onların taşlarına bombayla karşılık veriyorlar. Tarihte de Hz. Musa'nın o engin sabrını son raddelere getirtecek taşkınlıklarına akıl sır ermiyor. İğrenç bir ırk. Sanırım tek bir doğruları var toprak. Yolları yanlış olsa da toprak kutsal olduğu için Yaratan müsaade ediyor. Yaratan elbette uyumuyor çünkü burası hesapların görüldüğü yer değil sanırım orada yaratana yazılmak istenmiş. Yapılanlar zulüm ve evet biz aynı zamanda Yaratan'a karşı da uyuyoruz, ben öyle anladım. Canan hanım zaten dün söyleyince güzel bir şiirle karşılaşacağımı biliyordum artık kaleminizi biliyorum ama bu çok yönü ve samim...
belki bir rüya tarar benzimizdeki yıkık kentin
dağınık saçlarını ...
kutlarım saygımla
Bugüne kadar binlerce şiirinizi okumuşumdur. İlk kez bu kadar farklı bir şiir okuyorum.
Maalesef ben de dahil pek çoğumuzun işlediği en büyük günahlardandır gıybet. Allah'ım affeylesin.
Selam ve saygılar.
Mübalağa sanatı ile ilgili dip notlar;
Mübalağa sanatı, bir şeyi olduğundan daha büyük, daha küçük, daha iyi ya da daha kötü göstermek amacıyla kullanılan bir edebi tekniktir. Şiirde, şairlerin hayal dünyalarını genişleterek okuru büyülemek ve duygusal bir bağ kurmak için sıklıkla başvurduğu bir araçtır. Özellikle de yaratma eylemi, mübalağanın en etkili kullanıldığı alanlardan biridir.
Yaratma eylemi, şiirde sonsuz bir potansiyele sahiptir. Şair, kelimelerle yeni dünyalar inşa eder, duyguları somutlaştırır ve okuyucunun zihninde canlı tablolar çizer. Mübalağa sanatı da bu süreçte şaire büyük bir özgürlük tanır. Şair, yaratma eylemini abartarak, okuyucunun hayal gücünü zorlar ve onu olağanüstü bir yolculuğa çıkarır.
Şiir, dilin büyülü bir aleme dönüştüğü, hayal gücünün sınır tanımadığı bir sanat dalıdır.
Şiirde, bu sanat özellikle yaratma eylemini daha etkili ve çarpıcı hale getirmek için kullanılır. Şairler, mübalağayı kullanarak okuyucunun hayal gücünü ...
Güzel bir masal. Hayvanlar üzerinden anlatılıp aslında insanlara sözler tabi anlarlar mı yoksa es mi geçerler orası da kişilerin vicdanın da gizli... Kutlarım içtenlikle beğendim...
Tebrik ederim. Kalemine yüreğine sağlık üstadım. Saygılar selamlar
Besleyip büyüttük bu israil'i
Bekle bekle gelsin gökten ebabili
Üstümüzde kalır bunun vebali
Ölen her bir masum bizden davalı
Şiiri okurken çeneme dayadım avucumu... düşler hep yaşamımın
derinliklerine götürdü...
kutlarım saygımla