Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Yazınızı beğendim. Yıkılmamızın birçok nedeni var. Bunlar da bu nedenlerden bazıları. Bence geri kafalı, dini yanlış yorumlayan, yeniliklere karşı çıkan yobaz takımı ve okutulmayan, gerçekleri görmesi engellenen, çıkarcı kişilere körü körüne inanan, inanmak zorunda bırakılan çaresi kalan halk da var bu işin içinde. Yobazlar saz çalmanın bile günah olduğunu söylemişler, kendilerini eleştiren, şeytan bunun neresinde diye şiirler yazan Pir Sultan Abdal gibi aydın kafalı sanatçılar dışlanmıştır hep.
Tuzu bastımda yaraya : Tuzu bastım da yaraya Tebrikler
Bu şiirde, aşkın derinliklerinde gezinen bir gönülün iç dünyası işleniyor. Şair, sevdiğinin gözlerinden bahsederek, onun varlığının kendisine yaşattığı duyguları ve içsel çatışmaları dile getiriyor. İlk dizeden itibaren, şairin gönül dünyasının hüzünlü bir atmosferde olduğunu hissediyoruz. Gökte uçan turna kuşlarının burukluğu, şairin içsel durumunu yansıtıyor. Sevdiğini çağırsa da, onun varlığını hissetmek mümkün değil gibi görünüyor. Şiirin devamında, şairin içinde bulunduğu duygusal sıkıntılar ve yaşadığı acılar betimleniyor. Sevgilisinin gözlerinin nazlı bakışlarının, şairin iç dünyasında fırtınalar kopararak umutları ve hayalleri paramparça ediyor. Gözlerin, şairin duygularını derinlemesine etkileyen bir motif olarak karşımıza çıkıyor. Sevgilisinin bakışları, şairin iç dünyasında birçok duygu ve düşünceyi tetikliyor ve onu derin bir hüzne sürüklüyor. Şiirin sonunda, şairin vuslata olan özlemi ve sevgilisinin gözlerinin bu özlemi daha da arttırdı...
Bu şiir, gönülün karmaşıklığını ve aşkın getirdiği yükleri derinlemesine ele alıyor. Her bir dizede, gönülün yaşadığı çeşitli durumlar ve duygusal ağırlıklar ifade ediliyor. Şair, gönül denen bu varlığın hafife alınmayacak kadar önemli olduğunu ve içinde taşıdığı yüklerin farkında olanların ancak değerini bilebileceğini aktarıyor. Her dizede, gönül ile ilgili farklı bir yükün altını çiziyor. İlk dizede, gönülün Kâbe'yle eşdeğer olduğu, bu yüzden yük olabileceği vurgulanıyor. Ardından, aşkın bedelinin ağırlığı ve aşkın getirdiği acıların insanı nasıl zorlayabileceği anlatılıyor. Şiirde ayrıca, aşkın insanı nasıl değiştirebileceği ve bazen insanın kendi isteği dışında hareket etmesine neden olabileceği de işleniyor. Gönül ehli ile kararsızların ve naz edenlerin, yaşamları üzerindeki etkisi farklı bir bakış açısıyla ele alınıyor. Gönüldeki çatışmalar, aşkın karmaşıklığı ve insanın içsel mücadelesi, şiirin temel unsurlarını oluşturuyor. Şair, bu yüklerin altında ...
Bu dizeler, içsel çatışma ve ruhsal sorgulamanın derinliklerine dokunuyor. Şair, kendi iç dünyasında yaşadığı karmaşık duyguları ve düşünceleri yansıtarak, insanın kendiyle mücadelesini ve kendini anlamaya çalışmasını dile getiriyor. Şair, düşünmenin, içindeki sesleri susturamamanın ve soruların cevaplarını bulamamanın ne kadar zorlayıcı olduğunu ifade ediyor. Duygusal yüklerin insanı nasıl ağırlaştırdığını ve bunlardan kurtulmanın ne kadar güç olduğunu da vurguluyor. Kendini ifade etmenin ve anlatmanın güçlüğüyle mücadele etmek, içsel bir mahkemeye çekilmiş gibi hissetmek, şiirin ana temasını oluşturuyor. Şairin kelimeleriyle, okuyucu bu içsel savaşın derinliklerine çekiliyor ve insanın kendiyle olan mücadelesini daha yakından hissediyor. Tebrikler...
Bu şiir dolu dolu duygularla yüklü, derin bir içsel yolculuğu anlatıyor. Şair, iç dünyasındaki zenginlikleri ve acıları, dize dize dile getirerek okuyucuyu derin duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Şair, sevdiği kişinin hatırasıyla yaşadığı acıları ve çektiği sıkıntıları ifade ediyor. Sessiz çığlıklarını, içinde taşıdığı acıları ve yorgunluğunu anlatırken, aynı zamanda içindeki gücü ve direnci de vurguluyor. Sözlerinde sık sık doğanın ve aşkın sembolleriyle örülü bir dil kullanarak duygularını ifade ediyor. Ayrıca, sevdanın çektiği acılar ve yaşanan zorluklar karşısında bile umudu ve direnci elden bırakmadan yaşamaya devam etme arzusunu da dile getiriyor. Şairin kullandığı imgeler ve dili, okuyucuya derin bir duygusal deneyim yaşatırken, aynı zamanda yaşamın zorluklarına karşı dirençli olmanın önemini vurguluyor. Tebrikler, nice güzel şiirlere...
Çok ders var dizelerinizde... Oldukça okkalı bir şiir okudum kaleminizden. kutlarım saygımla
Avrupa bizdeki bu bilim adamlarının eserlerini kendi dillerine çevirerek Rönesansı yakaladı tabi birde buna Gutenbergin bulduğu matbaayıda eklemek lazım onbinlerce eser bastılar matbaa sayesinde bize çok sonraları gelebildi matbaa İbrahim Müteferrika ile ki oda Türk değildi aslında. O zaman elle eser yazan hattatlar meslekleri ellerinden gidecek diye gerici din adamları vasıtasıyla bunu engellediler. Oysa ki ilk emri "Oku" diye başlayan bir kutsal kitabın Kur'anın muhataplarıydık. Biz okumadık onlar okudu ve ilerlediler... Hain her yerde var yok olmaz onlar. Kutlarım yürekten değerli Hocam...
Songül hocam 👏👏👏👏 Harika bir şiir kaleminiz daim olsun Yüreğine sağlık Selamlar sunuyorum
Bazılarını çoğumuz bilsek de, yazınızdaki kaşif ve bilimadamlarının çoğu malesef pek bilinmiyor.. o açıdan çok değerli bir derleme olmuş çalışmanız.. yazınızda vurguladığınız hususlara ise katılmamak mümkün değil.. Osmanlı'nın hainler tarafından geri bıraktırıldığı ve çöküşe sürüklendiği tarih nezdinde de sabittir aslında.. ama gerçek tarih nezdinde.. değerli yazınızı tebrik eder, saygılar sunarım..
Eleştirilemeyecek ve eleştirilmesi yasak pek çok kişi var Türkiye'de..... yazan kaleme saygılar
Geçenlerde bir resim görmüştüm. Resimde İbni Sina, Galen ve Hipokrat aynı karedeydi ama başında taç olan İbn-i Sina idi. Yani Avrupalının nazarında da İbni Sina tıp ilminin en büyüğüdür. Lakin gel gör ki bizlere nasıl bir aşağılık kompleksi yerleştirilmişse bugün doktorluğa başlayacak hekimlerimiz İbni Sina yemini değil Hipokrat yemini yapıyorlar. Selam ve sevgiler.
çabuk acele et hüzünlerimizi kaçıracağız...demek oluyor bazen şiir baş köşeye yerini ayırtmış hikayesiyle beraber üstelik... Her kırıktan yeni sürgünler yeşerir hayata derler ya şair ne diyeyim işte...kutlarım saygımla
Gülcenaz şaire bu güzel şiir için 41 kere maşallah :) Eh bende şiiri seslendirip sayfasına ekledim bana da maşallah o halde :) Tebrkiler sevgili Gülcenaz, tebrikler değerli kardeşim Selam ve sevgilerimle
Ne güzel bir şiir, tebrik ediyorum değerli kardeşimi, değerli hocamı. Selam ve sevgilerimle
Beğendiğim şiirinize yanıtım şu; Aşk hem gül hem dikendir seven sevdiğinin gönlüne gül dikendir
Çöl güzel bir şiirdi Nuri hocam günü hak eden bir şiir günün kutlu olsun
Benim uzun bir aram olmuştu bütün paylaşımlarıma. Anneme bakıyorduk. Uzun bir zaman sonra insan tanış yüzleri arıyor yine. Bu vasıta ile iyi bir dost kazanımım oldu, elbette sevinçliyim. Güzel bir hoş beşli saat geçmiş, daha ne olsun. Tebrikler
Özellikle sarı ve kırmızı ışık betimlemesi harikaydı mektepli kardeşim, kutluyorum çokçana. Selam ve saygılarımla. çağatay
Tüm iyi niyetim ve dualarım seninle olsun Haruni dostum. Dur bakalım yahu henüz yüzyüze tanışmadık bile bu ne dert keder. Güzel günler var önümüzde yaşanacak. Bu kadar gam yüklü bir şiirini daha okur isem ihtiyarla beraber olup sana çok ağır hiciv şiirleri yazacağım, ona göre :)) Allah büyük dostum, hepimizin yardımcısı, Sami ağabeyimin yazdığı duayı hemen not ettim ben. Başta ben olmak üzere hepimiz sağlığın ve huzurun için duacıyız. Seni çokçana seviyoruz. Rest assured that we all are fervently praying for your good health and inner peace. You are dearly loved by all of us. Soyez assuré que nous prions tous avec ferveur pour votre bonne santé et votre paix intérieure. Tu es profondément aimé de nous tous. Wir versichern Ihnen, dass wir alle Prionen mit Inbrunst für Ihr gutes Wohlbefinden und Ihr inneres Leben haben. Das ist unser tiefstes Zie. Dostum yorumumu anlamakta güçlük çekersen diye son tümcelerimi üç ayrı lisanda yazdı...