Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

"Çok keyifle okudum ve her satırına sonuna kadar katıldım. Kaleminize sağlık. Gerçekten de 'abarttıkça abarttığımız' bir tüketim ve gösteriş çılgınlığının içindeyiz. Anaokulu ya da ilkokul bitince yaşanan o devasa organizasyonlar, çocuklara da başarının özünü değil, şekilciliğini öğretiyor maalesef. İşin özündeki o gurur ve veda hissiyatını çok güzel hatırlatmışsınız bize. Bu toplumsal çılgınlığa böylesine net ve samimi bir ayna tuttuğunuz için teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim."
Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum, gerçekten de kreşe kadar düşürerek işin cılkını çıkardılar bu konuda da tamamen bir sektör oluştu. Yapılması gerekenlerin de kendi millî ve manevî değerlerimize uygun hâle getirilmesi daha doğru olacaktır. En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Baba sırtını yasladığın dağ Yolunda pusulandır. Yüreğinize sağlık hocam ne vefalı şiir. Başta babacığım ve evlatlarımın babası kıymetli eşim olmak üzere, sizlerin ve tüm babaların varlıkları daim olsun. Bir güne sığmaz ki Ata onlar, baba onlar, hepsine hürmetle selamlar
Aslında benim hayatım da kendimi bildim bileli ne millî takım nede kulüpler olarak beş parmağın sayısını geçmeyen başarılar var onun haricinde futbol olarak hiç başarı yok yani biz bu işi bilemiyoruz zorlama ile olmuyor futbol yerine başka spor dallarına yönelmek daha isabetli olur örneğin güreş voleybol okçuluk vs gibi gerçekten bu kadar çok para harcayıp başarılı olamamak kanımıza dokunuyor üstelik özel kulüplerin vergi borçları siliniyor o da cabası asgari ücret ve emekli maaşlarının bu kadar düşük olduğu Bir ülkede bu kadar astronomik rakamlar ile transfer yapmak yazık hemde çok yazık saygılar selamlar
Onyedi yıl önce salıncaktaki kızı hatırlıyorum. İlk falsosuz çırılçıplak haliyle verdiği korkusunu sana. Sahi ne oldu sence ona? Ne oldu da gizli öznelere saklanarak devirerek cümlelerini şiirler yazmaya başladı sana. Alnıma konmuş bir yağmur damlasıyken ellerimle tuttuğumu sandığım bir hikayeye eviren neydi? Senin memleketinde trenler var mıydı? Ben seni tanıdığımda ben bir otobüsteydim, Sen bana gidemem derken bir garda. Sahi merak ediyorum? "Gidemem, gitme demedin aslında" Fiiliyle "Mutlu olman gitmem demekse" fiili arasında kaç kilometre var sence? Ne hikayeler arşılandın buna inandırmak için kendini? Zar tutma hakkı tanınır mı hikayelerde yoksa alınır mı söke söke? Bilmem sen söyle yıllar sonra zar başka bir hikayede Tuttun mu zarını göz göre göre Yoksa hadi ben bakmıyorum mu dediler. Beraber tutacağımız nöbetler Kolunun altına sıkıştıracağım tavlalar Bir koltukta içeceğimiz çaylar Rençberle seveceğimiz akşamlar Senin bağrında uyanacağım sabahlar Bunlar neden yaşanamadı gerçe...
Üstadım ne diyeceğimi bilemiyorum. Sen doksan dakka tek kale oyna. Atak üstüne atak yap. Üstelik rakip kalmış aon kişi. Bir gol dahi atama. Adını ne koyacağız bunun bilemiyorum. Seksenbeş milyonun hayalleri, ümitleri ile alay ettiler. Gerçekten çok üzüldük. Bundan sonrasını bilmem ki seyreder miyim? Bir kaç tane İslam ülkesi takımı var. Belki onların maçını seyrederim ama onlar da hiç ümüt vermiyorlar. Selamlarımla.
İsraf ve gösteriş bulaşıcı hastalık gibi yayılıyor. Birinin konumunda gördüm, yanılmıyorsam Kurana geçme merasimi düzenlenmiş.... Bu gidişle daha neler görecez. Güzel paylaşım için teşekkürler hocam
"Tekrar tamir olmaya yüreğim daim şevkli Cesaret verenim var tabi O’ndan gelirim Vefakat idrak veren sonsuz gücü bilirim.." Daha ne söylenebilir ki bilmiyorum,şiirin potansiyeli sayfadan da ekrandan da taştı gergef gergef yüreğime işledi. Kaleminize münhasır her heceyi zevkle okudum can dost, daim olsun güzel yüreğiniz ve sevgilerim. (beş yıldız verdim ama aşağıda bir yıldız var onu anlamadım inşallah bir yıldız vermemişimdir sonrasında, siteyi hâlâ çözemedim)
Çokçana kutluyorum bu çevreci, sosyal şiirinizi. Selam ve saygılarımla. çağatay
Şiir kurgu da olsa, yaşanmışlıklar da olsa, Adem Beyimiz özneye ara mısralarda hep kendini koyarken, giriş ve ana finale giden kıta sonu ara geçiş finallerinde; bir başka deyişle nakaratlarda hep muhatap sevileni de kondurup özneyi bize taşıyıvermiş ki bunu muhatabın zımni kabulü olmadan şiirleştirecek bir şair değil Adem Beyimiz, elbette bence ve benim baktığım pencereden. Kutladım çokçana Adem beyciğim. Selam ve saygılarımla. çağatay
Su toprak, ağaçlar, kuşlar, sincaplar, yılanlar hepsi bize Rahman ve Rahim olanın emaneti aslında zarar verenler insanlığa zarar veriyor bilmeleri lazım... Kutlarım yürekten...
Yahu işin o denli b.kunu çıkardılar ki artık bırak mezuniyet törenlerini vatandaş umreden geliyor, mahallede '' Umreden Geliş Töreni '' diye düğünlü dernekli bol göbek atmalı tören yapılıyor. ))))))))) Selam ve sevgiler.
Şiir teknik olarak da mana olarak da nefis. Tek kelimeyle harika. İllevelakin iki husus dikkatimi çekti: 1- Bu şiirin neresi kahramanlık şiiri? Ha dersen ki hocam Züleyha gömleğini arkadan yırtarken ye da Yusuf'u görüp parmaklarını doğradığında acısını duymazken nefsine hakim olmak az kahramanlık mıdır?'' veyahut da dersen ki '' Eyüp gibi yaralar içinde inlerken şeytana kanmamak az kahramanlık mıdır?'' Evet derim ama yine de kahramanlık deyince apayrı sahneler gözümüzün önünde canlanır genelde. 2- Ama daha da önemlisi: Burcu burcu tasavvuf kokan, erenler dergahları- tekkeleri kokan bu şiire bu müzik yakış mı? Yahu pop müziği almış resmen Hacı Bektaş Veli, ya da Mevlana Dergahına sokmuşsun. Oysa bizim ne güzel ilahilerimiz var. Mesela şu: https://www.youtube.com/watch?v=PaqBp7jHGdM Selam ve sevgiler.
Final dileklerinizle tüm kara delikleri pembeleştiren harika bir yazıydı, kutladım çokçana mektepli kardeşimi. Selam ve saygılarımla. çağatay
İnsanoğlu maalesef pek çok kez şunu yapmasını bir türlü beceremiyor. Kapıyı sonuna kadar açıp üzerine '' Gelene hay hay, gidene bay bay '' Yazmayı. Selam ve sevgiler.
Gardaş güzel bir noktaya değinmişsin, evlatlarımızın başarısı elbette başımızın tacıdır ama asıl değer gösterişte değil, ilim de, ahlakta ve hayırlı insan olmaktadır. Rabbim çocuklarımızı diplomalı değil, vatanına milletine faydalı, gönlü güzel insanlar eylesin.TEBRİKLER Gardaşım..
Son otuz kırk yıldır insanlar adeta zıvanadan çıktı. Bir toplum çıplaklığı övüp de kapalılığı dine uygun tesettürü öcü gibi görüyorsa o toplumun vay haline... Televizyon kanalları ve görsel basın, yazınsal basın arttıkça bu ahlaksızlıklarda arttı maalesef, tabi herkes açık saçık gezince de diğer insanlar tarafından bu normalmiş gibi algılanıyor, dokunmayın isteyen istediği gibi gezsin, karışmayın, ülke demokrasi vara geliyor cümleler. Kimse pijama gibi kıyafetle ya da on santimlik mini etekle çıkıp da sizde bakmayın diyemez dememeli. Hele de günümüzde aile kavramının, bekaret kavramının içi boşaltılmaya çalışılıyor ki bu çok tehlikeli ve sakıncalı bir durum... Toplumsal yozlaşma had safhada Allah hidayet versin evlatlarımıza... Kutlarım
Belirttiklerinin içinde en önemlisi abi düzenli beslenme ve kesinlikle ve kesinlikle düzenli spor. Bu ikisi olmazsa olmazımız olmalı. Kurban olduğum Allah bize bu bedeni ona eziyet etmemiz için vermemiş. Abartılı yiyerek hareket etmeyerek eziyet ediyoruz bu bedenlere. Saygılar.
Üniversite mezuniyeti haricinde ki diğer mezuniyetleri kesinlikle gereksiz buluyorum. Kep ve cübbe konusunda ki hassasiyetini anlıyorum Ahmet abi ancak sende biliyorsun ki mezuniyet törenleri dini bir ibadet değil, dünyevi bir başarı kutlaması. İslam fıkhına göre dünyevi adetlerde asıl olan serbestliktir. Kep ve cübbe bugün dini bir sembol olmaktan çıkıp evrensel, akademik bir örf haline gelmiş durumda. Niyet sadece başarıyı ve emeği kutlamak olduğu sürece bence dinen bir sakıncası yoktur. Ama keşke bu mezuniyetlerde Türkiye olarak bizde kendimize göre sembolik bir kıyafet ortaya çıkarmış olsaydık ama maalesef ki yok. Saygılar sunuyorum.
Bir adım yaklaştığın, sana on adım yaklaşacağını müjdelemişken aranmaz mı? tebrikler üstad Selam ve saygılar