Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Sen, baba figürü olmayan bir çocukluğu nasıl taşıdın omuzlarında? Üstü tütün kokan bir cekete sarılmanın ne kadar sıcak olduğunu bilsen... Yarı uykulu saçlarını yorgun eller okşarken, kalbin nasıl da telaşla çarpar. Uyur numarası yapmak istersin. Çünkü bilirsin; gözlerini açtığını görürse o el, ateşe dokunmuşçasına kendini senden çekecektir. Söylesene... Evin duvarları olmadan nasıl ısındın onca zaman? Şehir sıcaktan kavrulurken, burnundan soluduğunu, ellerinin çatladığını, ayazı iliklerine kadar sömürdüğünü anlatsın kulakların. Kelimeler, mahzenlerde saklanan yıllanmış şaraplar gibidir. Yıllar önce aklının idrak edemediği cümleler, bugün seni alıp uzaklara götürüyorsa; henüz uzun yola çıkmaya uygun değilse yüreğin, gel... İçindeki burukluğu anlat. İçindeki volkanların yeniden faaliyete geçtiğini anlat. Oturup rüzgara karşı bir sigara yakmak istiyorum. Yarısını esen yel tüketsin, yarısı ciğerimi yaksın. Neticede sönmüş izmaritin kokusu sinsin avuçlarıma. Sonra sorayım k...
Rastgelmeye saklanılan ihtimaller Dar geliyor üzerimde taşıdığım kabuğuma Nereden baksan narım çünkü Nereden baksan önüm arkam sobe Ama unuttum Çocukluğumda giyemediğim tüm elbiseleri Saklamıştı annem çeyizlik sandığıma Ayıp mı diyordu, günah mı Haram da olabilir Bacaklarıma iltifat diye yakıştırdığı sıfata Fallar hurafe kaldı anneannemin ayıracında Geceler Kıbrısın ıssızlığında Seninle çaya da tamamdı Bütün askerliğini yakmana da Sigaraya yetti gücümüz Uzaktan bir ses yollamana Biliyorum. Seneler sonra Yırtıp açarken bir sessizliği Aydınlattım geceleri; Tek göz bir mumla Sahi kara mıydı gecelerin senin; benden sonra da? Şarkılarla tutuştun mu yeni günlerine benzeyen Ya da uzun uzun baktın mı başkasına; şiire benzeyen? Bilmiyorum. İçimde bilemediğin bir zaman yükü var. Adını koyamadığım, Dilime alamadığım Dokunmaya kıyamadığım bir nar var. Diyorsun ki bana Rastgelmeyelim hiçbir uzak ihtimal de Nereden baksan sessizlik Nereden baksan kimsesizlik; zamanı bunca yıl harcatan hikaye...
Empati kurmak herkese nasip değil üstadem. Aynı yerden yanmayan, aynı yerden yaralanmayanların acıyı tanıması ve tanımlaması güçtür. Ve baharın çiçek açtıran o sıcaklığını, kışın ayaz vuran o soğukluğunu hissetmek için de etten değil esaslı yürek gerek. Üşümesin yüreğiniz inşaallah Muhabbetle
Muhataplarına naif bir sitem ve gonderme siiri olmus, lirik tarzda. Cogu insanin gunumuzde cogu zaman yuregi donuk, sevgiden uzak ve korkuyorlar, ogrenilmis caresizlik bir nevi ve cocukluk travmalarina dek gider. Hele toplumsal yapıdaki örnekler vs. Cocuklarimizi pek iyi bir gelecek beklemiyor maalesef, umudumuzu kaybetmeyelim yine de. Emeginize saglik.
Üstadem kaleminiz ilhamı şahlanmış ve yedi düveli dört nala kat etmiş.. İlhamınız bol bereketli olsun.. Selam ve sevgiler..
Biberimden mızrağım patlıcandan gürzüm var Miğferim badem, ceviz, kalkanım beyaz duvar Dişli bir rakip için dolaştım diyar diyar Aman kalemi kırma…Dur, hemen geliyorum. 😂😂😂 Selamlarımla
İşte bu Maşaallah Hatice hanım gönlüne sağlık Vatanıma göz diken o yamyam sürüsünü Boynuna yağlı urgan düşünün gerisini Kanı bozuk hainin ölüsün dirisini Delikte sokulursun nesiniz siz fare mi ?
Keşke ayetler de bile belirtildiği üzere onu hayatımıza her konuda örnek alarak yaşasaydık, hiçbir sorun olmazdı. Cenab-ı Hak bizleri Yüce Resûl'ümüzün (sav) şefaatine nail olanlardan eylesin inşallah🙏 En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
''Bir varmış bir yokmuş Yüz yılı biraz aşkın bir zaman içinde, adına Anadolu denen ve hiç bir insanın yaşamadığı topraklarda tabiat birden bire yağmurlar yağdırmış. Bu yağmurlardan sonra topraklardan kökü olmayan mantarlar fışkırmış. Bu köksüz mantarlar zamanla evrim geçirerek insana dönüşmüşler. Bu insanlardan karlar üzerinde yürürken kart-kürt diye ses çıkaranlar kendilerine Kürt demiş.Karlı bölgelerde yaşamadıkları için bu sesi çıkaramayanlar da düşünmüşler, kendilerine Kürt kelimesinin tersi olan Türk adını vermişler. '' Bu hikayede Hun, Göktürk, Uygur, Avar, Macar, Bulgar, Karahanlı, Gazneli, Harzemşah, Selçuklu, Eyyubi, Memlük, Timur, Babür, Altınorda, Osmanlı veya Devlet-i Âliye diye bir şey var mı? Yok. İşte o sebepledir ki Türk ve Türk Tarihini mantardan evrimle türemek olarak bellemiş olan köksüz mantarların, Devlet-i Âliye'ye karşı ve düşman olmalarını anlamak o kad...
Elalemin kendisine faydası yok O yüzden çok da dert etmemek ve hatta hiç takmamak gerek. O alemin de bizim de Rabbimiz El Alim'dir gerisi koca bir teferruat Yüreğinize sağlık hocam Seslendirmesi ile hoş bir sadâ bıraktı gönlümde. Selamlar dua ile
El alem ne der'e verdiğimiz önemi ''El alim ne der'' e vermiş olsak inanın hayat çok daha güzel ve pek çok şey daha kolay olacak. En azından evlenmek isteyen gençler çok daha rahat yuva kuracaklar. Selam ve sevgiler.
Biz ki Türk'ün tarihden zinhar utanç duymayız, Vahdet tüter avazımız, fitne ficûr yaymayız Önce vatan sonra can , ölürüz de caymayız, Ne sandın sen ahdimizi sence bozuk para mı Hatice hocam imrenerek okuduğum bir şiirdi. Bu şiir hep hatrımda kalan eserlerinizden biri.. Emek yürek varolsun Hürmetlerimle.
Günün şiirini ve değerli hocamı gönülden kutluyorum selamlar sevgiler
Lavanta kâh kokısu kâh rengiyle ne muazzam bir çiçek Bir de kaleminzle güne gelmesiyle artarak gidiyor etkisi. Buralara kadar geldi rayihası.. Gönlünüze sağlık üstadem Muhabbetle
Sayfa buram buram lavanta kokmuş. Güne gelen şiiri ve şairini kutlarım Selam ve saygılar
Şair burada bize diyor ki; bu dünya hepimizin evi, doğayı kirletirsek dönüp dolaşıp zararı yine bize dokunur. Çöpümüzü, suyumuza, toprağımıza sahip çıkalım; herkes elinden geleni yaparsa yarınlarımız daha güzel olur.Çokta doğru diyor Tebrikler..
Milli hislerle yazılmış güzel bir şiir. Hiç bir zaman geçmişimizden hicap duymadık duymayacağız kıyamete kadar. Osmanlı'da bizimdir, Selçuklu 'da, Göktürkler de, Oğuzlarda... Bizim utanılacak bir tarihimiz yok bilakis dünyaya yön vermiş atalarımız. Amerika'da bile onlarca üniversitede Osmanlı Medeniyetini araştırma kürsüleri var. Atalarından utanç duyanlar bizden değildir kesinlikle... Manidardı kutlarım yürekten...
Nisa Suresi 140. ayet : "O (Allah), Kitap'ta size şunu indirmiştir: Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçinceye kadar onlarla birlikte oturmayın. Aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır." Mukaddesatla alay edenlerin yanında oturmak ya da dinlemek (onlar gibi olmak-insanın kafir olması) çok tehlikeli sonuçlarının olduğu kesin. Maalesef insanların ayetlerden haberleri yok. Saygılar, selamlar
Yüreginiz hep duyarli, kaleminiz hep ogretici, ironiyle de olsa tatli tatli mesajlari var yazilarinizin. Manevi degerlerimiz cok degerli, dokunulmazligi olmali. Gununuz bereketlensin, incelikli yureginiz ciceklensin degerli Ahmet Hocam, emeginize saglik.
Bazen sadece sessizce dinlemek gerekir.. Kısa ama duygusu olan şiirdi. Müzik de güzeldi. Tebrikler Bahtınur hanım Selam ve saygılar.