Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Ne kadar haklı dizeler her şey maddiyata döküldü... Kutlarım
Mezuniyetlerin etrafında da bir sektör oluştu. Aynı düğün organizasyonları gibi yapılıyor. Maalesef giyim kuşamda Avrupalılar gibi giyindiğimizden kep ve cübbedeki ince ayrıntı akıllara gelmiyor. Emeğinize sağlık saygılar selamlar
Gardaş, bu şiirde öyle bir özlem var ki insan okurken kendi yüreğinin sesini duyuyor; aranan sadece bir sevgili değil, sanki hakikat ve huzurun kendisi. Her dörtlükte hasret, teslimiyet ve gönülden gelen bir arayışın izleri var, emeğine yüreğine sağlık hayırlı geceler..
Güzel, anlamlı bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selâm ve saygılarımla
Unutulmasa da o kör kuyular, kuyularda kaybolmamak lazım... Kutlarım içtenlikle...
Allah'tan yardım almadan hangi dert defedilebilmiş ki hayatımızın kara deliklerinden kurtulmak mümkün olsun? Her halukarda O'na muhtacız. Selam ve saygılar.
Evet Yeşilaycı olalım. Ama sözde değil, özde Yeşilaycı olalım. Fiilen öğretmenlik yaptığım yıllarda Yeşilay kolu rehber öğretmeni seçerdik öğretmenler kurulunda. Kimleri dersiniz? Sigara içmekten parmakları, bıyıkları sapsarı olmuş öğretmenleri. Yani üstadım işe ciddiyetle el atmak lazım. Yoksa benim gibi sigarayı yetmişinden sonra ancak bir sebeple hastaneye düşünce bırakır insanımız ( Hoş öyle bir sebeple dahi bırakmayan var ya neyse... ) Selam ve saygılar.
O artık yok üstadım. Zarfa koyup, pulunu yapıştırdık ve sepet havası eşliğinde yolcu ettik kendilerini. Selam ve sevgiler.
ANILAR Anılar... İçimde yaradır. Ya kabuk bağlamış, istiflenmiş, ya da tımar edilmeyi bekleyen; ve her güne yenilerini ekleyen bir döngünün, ya da fütursuzca edilen bir sövgünün, yarım kalmış kararların ardında hesapsız bir zarar. Kapağı kapatılamamış, kara kabuklu bir defterde yarım kalmış bir muhasebe. Ve her seferinde, bakılmaksızın sebebe... Müsebbibi olunmamış nedenin, ve sebepsiz bir neferin; içindeki kine mi söyle, kime yarar? Bir sigara içimi... Bu şekilsiz biçimi... Hiç mi yok gerçekten bir işareti, bir imi? İnsan bu, bildiğin... Yaralar mı kendini bu kadar? Bardağı taşıran son damla gibi; dokunsan acır, dipsiz bir sızı. Her gün beslesen de içindeki bu arsızı. Her hâlükârda yazılacak bir kader var. Bu yürek, yaşanacaklara geniş; ama yaşananlara dar. Değmeyin... Ya da değme deyin. Ya da gerçekten ellemeyin. Unutulsun anılar... En azından bırakın, kabuk bağlasınlar. Kırılmasın diye kırgınlığım, sarıp sarmaladığım, darmadağın olsam da h...
Biz zaten yeşilaycıyız. O sigara denilen illeti ağzıma sürmedim. Rabbım, müptelası olanlara da ıkrahını versin. Duyarlı gönlünüze sağlık. Selamlarımla.
Pembe panjurlu ev isteği çok revaçta idi bir zamanlar. Müstakil ise güzel lakin dördüncü katta panjuru hiç tavsiye etmem temizliği çok zor :) Rabbim herkesin yuvasını asr-ı saadet güzelliğiyle panjurlasın. Birbirine toz pembe, önyargısız, sevgi ve muhabbetle bağlananlar kılsın o sevda serüveninde. Güne ziyadesiyle yakışan şiirinizi kutlarım Şükrü Hocam Selamlar
Amerika ve İsrail'e pes etmediği için anlaşma yapmak zorunda bırakmış olmasının iyi olduğunu düşünsem de bizleri kâfir olarak gördükleri için hiçbir zaman onlarla birlikte olmamız mümkün değil bana göre sapkın bir ideolojiye sahipler, Nuri hocamızın ayrıntılı yorumuna tamamen katılıyorum. Önemli bir konuyu paylaştığınız için sonsuz teşekkürler. En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Kur'an-ı Kerim'de Hucurât Suresi 14. ayette geçer: "Bedevîler, 'İman ettik' dediler. De ki: 'Siz iman etmediniz; fakat 'Teslim olduk' deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize girmedi...'" Sure: Hucurât Suresi Ayet: 14 Bu ayet, imanın sadece dil ile söylenmesinin yeterli olmadığını, kalpte yerleşmesi ve davranışlara yansıması gerektiğini vurgular. Milliyetimiz için de geçerli, ülkemize faydalı bireyler olmalıyız. Saygılar, selamlar
Şiir yazmak bir yetenek işidir. İster hece,ister serbest olsun yazmak yetenek ister. Şiir mutlaka kuralına göre yazılmalı. Sizin gibi güzel şiir yazanları kutlar, Selamlarımı sunarım.
Schopenhauer’ın bu sözü, insanlığın en büyük prangalarından birini yüzümüze çarpıyor ahmet abi. Gerçekten de çoğumuz, içine doğduğumuz coğrafyanın ve ailenin bize giydirdiği kimlikleri, üzerine hiç düşünmeden hayatımızın merkezine koyuyoruz. Oysa insanı değerli kılan, hazır bulduğu şablonları körü körüne savunması değil; aklıyla, vicdanıyla sorgulayıp kendi hakikatini bulmasıdır. Şahsen ben de özümsemediğim, kalbimin ve aklımın onaylamadığı hiçbir fikrin avukatlığını yapmamayı hayat ilkem olarak görüyorum. Çünkü insanın ancak kendi seçtiği ve gerçekten inandığı fikirlerle var olabileceğine inanıyorum. Saygılar.
Unutuşlar yön verecek belki de ileri ki zamanlarda hayata ... Kutlarım Dilara hanım...
Uzak durmak en akıllıcası içkiden ve sigaradan ve dahi her türlü keyif veren maddeden... Manidardı kutlarım...
Ne kadere küs ne de canana. Birini Yaradan yazar diğerini gönül sever. Hayırlı cumalar diliyorum Baki ağabeyim. Selamlarımla.
Şia, ne zaman sunni müslümanlara dost olmuş ki şimdi olsun. İslam'a sokulan ne kadar hurafe ve batıl inanış varsa hep bu İran tarafından sokulmuş. Sunni ile şianın en büyük farkı bizler hiçbir zaman ehl-i kıbleyi küfürle suçlamayız. Ama onlar bizi küfürle suçlarlar. Fırsatını buldukları anda sunni müslümanları Arkadan kırarlar. Osmanlı'lar döneminde o kadar sinsice yayılmışlar ki neredeyse Anadolu elden gidip topran şii olacaktı. Tehlikeyi farkeden cennetmeken Yavuz bunların kökünü kazıdı da bir daha bellerini doğrultamadılar. Bugün Yavuz'a kızanlar olaya siyasi açıdan bakıyorlar.İnanç açısından bakmıyorlar. Yavuz Türkmenleri kırdı diyorlar. Evet Şah İsmail Türk'tü ama sahabeye küfreden , Hazreti Aişe'ye zine etti diyen sapık bir Türk ve şia idi. Ne işim olur böyle sapık inançlı Türkle. Kaleminiz daim olsun üstadım. Selamlarımla.
Çok önemli bir konuyu güzel şiirleştirmişsiniz kutlarım manidardı...