Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Eskiden kasaba meydanlarında, kahvehanelerde ya da mahalle aralarında kurulan bu bağlar günümüzün dijital devrimiyle birlikte avuçlarımızın içine, saniyede binlerce verinin aktığı o dipsiz kuyuya/ sosyal medyaya taşındı. Derinlerine inildikçe insanın en ham, en çiğ ve en karanlık yönlerini besleyen bir panayıra dönüştü maalesef. Gerçek hayatta iki kelimeyi yan yana getiremeyen, toplumsal kuralların ağırlığı altında ezilenler klavye başına geçtiklerinde birdenbire asıp kesen birer cellada ya da dünyaya öfke kusan birer hakime dönüşebiliyorlar. İşte geldiğimiz son nokta; çağımızın bir otopopsisidir bu şiir. Günümüz insanının dijital dünyadaki çelişkilerini ve yozlaşmasını geleneğin kalıpları içinde çok temiz bir işçilikle anlatmış Adem bey. En içten tebrikler ve selamlar.
Temiz yürekli arkadaşım renktaşım benim Kalemin daha güçlü olsun Daha güzel daha iyi dostların olsun … yazmak nedir ki? Selamlar
Çok güzel. Konu bütünlüğü, ayak, kafiyeler mükemmel Duygu sarıveriyor okuyanı zaten. Bir de hece sayıları tutaydı beş dörtlük şiirdi, dört dörtlük yerine :) Tebrik ederim genç kardeşim. Selam ve saygılar..
"Gaflet uykusundan, çok geç uyandım, Bağışla YA RABBİM sana ayandım İki gözümde yaş kana boyandım Kör şeytan dalıma biner ha biner." Ah o nefisle şeytan var ya en büyük düşmanımız Rabbim onu sabırla dallarını kıranlardan eylesin, inşallah, amin selamlarımla kardeşim.
Duygusal bir metin, baba-kız ilişkisi üzerinden derin bir iç hesaplaşmayı ele almışsınız. Geçmişin yaraları, sevgi arayışı ve affetme temaları etkileyici bir şekilde işlenmişsiniz. Okuyucuyu düşündüren ve içine çeken bir anlatım. Tebrikler.
Kesinlikle... Zira düz gidenin hakimle, az yiyenin hekimle işi olmaz derler. Marifet doğru yaşamak
Çok güzel bir anlatımla karşı karşıyayım... Tuhaf şekilde etkileyen bir hikaye oldu. Aslında tuhaf değil belki de geçmişin çok derinlerine gittim. Kırktan Yirmi yaşlara kadar uzandı yol. Tam da kurtla savaştığım sıralar da babamı nasıl kurtardığım geldi aklıma. Serpil gibi kalakalmıştım ama Şimdi geride kalan ama sonundan güzel hikayelere yelken açan bazı acı günler deyip uzatmayayım. Ama af buyurun. Anlamamak benim kusurum mu yoksa okuru merakta bırakmak sizin meziyetiniz mi (mutlaka ikincisidir.) Serpil mi gitti baba mı =) Yoksa bu hikayenin devamını beklemeli miyiz. bu konuda tereddüt ettim. Tekrar affınıza sığınıyorum. =) Kutlarım Şairem. Geceme güzellik katan ve geçişimi kısmen hatırlatan bu güzel hikaye için... Sevgiler.
"Benim mutluluğum ise kırk yaşımdan sonra küçük küçük sevinçleri bir araya getirişimle ortaya çıktı baba." Yazının can damarı tam da bu cümle işte. Yazarımız bu şiirde adeta '' Biraz kül, biraz duman, o benim işte ''Demiş ve ortaya oldukça güzel bir hikaye çıkmış. Selam ve sevgiler
Hıncahınç delirmiş ormanlara taş çıkartır Kalemime yüklenen cümleler Bitiremediğim şiirlerim var benim Bitiremediğim mısralarım Kötü ve sevimsiz huylarımı kıskanırlar durmadan Şimdi sen gel ey hayat İçimde eskiyen sabahlara inat Sev yine de sevilmez yanlarımı… //...Öyle delicedir ki her cümle, Sonu gelmeyecek şiirlere çıkar tüm yollar... Ey Hayat! Her şeye rağmen gel de sar beni. Sar ki, içimdeki deli yanın sevildiğini hissedeyim...// Ötelerin bilinmezliğine meraklıyımdır Örselenen çocukluğuma inat Peşinden koşuşlarım vardır hayatın Peşinde uğraştığım zamanlar Yıldığımda hayallerim koşar imdadıma Yılmadım işte tam da bu yüzden Onun için dedim kendime Hayallerin için yılmaz bir savaşçı ol diye Şimdi zorlandığım her şartın içinde Yılmaz bir savaşçıyım işte… //...Bilinmeyi merak ediyorum. Sonsuzluğu aslında... Çok yıpransa da çocukluğum, Çocuk aklıma aldırma. Bak peşinden nasıl da terim akıyor koşarken; Sar beni. Sana tutunabilecek milyon tane sebebim var benim. Savaşmaya meyled...
Anlamlı bir serbest şiirdi okuduğum... Ahengi kaçırmamış, anlatımınızı hiç bir noktada dağıtmamışsınız. Bu anlamda başarılıydı. Konuya gelince. Okur olarak küçüğüm kelimesinde; küçük bir kız çocuğu gördüm. Hayatın zor halinden bahsedilen küçük bir kız çocuğu. Sonra empati kurdum. Kızıma sanırım kötü şeylerden bahsetmem. Hayata olan umudu kırılmasın diye. Endişeli yaşamasın diye. Korkmasın diye. Tecrübe ederek öğrensin diye. Belki de daha erken konuşmak için. Küçük bir kız çocuğu bırakın uçmayı hayal etsin gökyüzünde. Gidebildiği kadar gitsin o kurduğu dünyada karanlığa. Karanlıktan ışığı bulmayı öğrensin. Ama kötü şeyleri işiterek korkmasın... Uzatabilirim daha yorumumu. Fakat işgal etmek istemiyorum sayfanızı. Manası derin, başarılı bu şiiri ve şairini kutluyorum. Nicelerine. Saygımla.
su ve susuzluk gibiydi. bu ikisi bir araya geldiğinde bir anlam ifade ediyor. ikisinden birini çıkardığında anlam ve mana bütünlüğü bozuluyor. susuz olanlara su vermişsin yine... tebrik ve selamlarımla...
Bir pamuk şeker, bir topaç, bir uzun kuyruklu uçurtma dünyanın en değerli şeyleriydi üstadım.. Sokaklar sadece oyun saklardı bizim için. Zorluklar içinde yüzümüzün güldüğü tek yerlerdi. Mürekkebiniz azalmasin.. Selam ve saygılarımla..
Sevda bu karşılık bulmadı mı hüzün doluyor insan alabildiğine... Kutlarım
Kıyamet dünyanın sonu desek de her canlının kendi kıyameti öldüğünde kopuyor ne yazık ki. Ve insan nisyandan geldiğinden midir ölümlü olduğunu unutup hiç ölmeyecek gibi dünyaya ısrarla meyletmekte ve bazen haddi aşıp zulmetmekte. Hem kendine hem de aleme. Ve çok az bir insan topluluğu hem var olma hem de varlığı koruma adına ayakta kalmak için direniyor. Umarım o azlardan oluruz. Zira bizler biliriz ki şu tutunduğumuz imtihan dolu hayatta küçük kuşlar büyük filleri yenerler. Sağlıcakla umutla kalınız
Tülay hocam Allah kalemine dert vermesin, gönlündeki ne varsa öyle güzel dökmüşsün ki okuyanı da içine çekiyor. Ne diyelim, yüreğine sağlık, böyle yazı insana hem hüzün verir hem de uzun uzun düşündürür.Ben çok çok etkilendim selamlar Allah'a emanet olun..
Tebrikler güzel bir şiir sitemizde oldukça aktifsiniz bu memnuniyet verici ancak diğer şair arkadaşlarımızın şiirlerinide vakit buldukça okuyup yorumlarsanız memnun oluruz selamlar sevgiler
Hem içimizi hem de dışımızı aydınlatsın güneş... Kutlarım Hocamı...
Biz bile öğretmenler olarak '' Şu sayfadan şu sayfaya kadar okuyun '' dediğimiz öğrencilere daha sonra '' Okudun mu? '' Diye soruyorsak ve bir de imtihan ediyorsak bir dersin kitabından, Rabbimiz '' Oku '' diye indirdiği kitabından imtihan etmez mi? Edecek elbette. Ancak ne yazık ki ülkemizde hâlâ anlaşılmış değil ''Oku '' nun anlamı. Yüzüne ya da ezbere okuyoruz da bize ne diyor, mesajı ne? Bilmiyoruz. Ancak bundan daha feci bir durum var. O kitabın bize ne söylediğini anlatanların pek çoğu tamamen birbirinden farklı havalar çalıyor. Örneğin biri çıkıyor Hac'da şeytan taşlamanın farz olduğunu söylüyor, bir başkası yok öyle bir şey diyor. Biri çıkıyor Hz. Adem yaratılmış ilk insandır diyor, bir başkası Adem'den önce de insan vardı diyor. Biri çıkıyor Müslüman olmayan cennete giremez diyor, öteki çıkıyor Ehl-i Kitap için korku yoktur, onlar da cennete gidebilir diyor. Kafalar karm...
Emekli ama asla emeklemeyen bir öğretmen olarak gurur duydum. Çok teşekkür ederim değerli şair. Ancak ne yazık ki '' Okulda her yerde şık öğretmenim '' dizesi artık günümüzde eskisi kadar önemsenen bir durum değil. Okullara kılık- kıyafet serbestisi geldikten sonra öğretmenlerin bir kısmı artık eskisi kadar şık değiller maalesef. Selam ve saygılar.
Tebrikler hocam güzel bir şiir selamlar sevgiler