Mecnûn I Aşk Olanlara Meyl Eylemez Cihân
Aruz Kalıbı: Mef‘ûlü / Fâ‘ilâtü / Mefâ‘îlü / Fâ‘ilün
Zülfüñ hayâli başıma bir tâce benzedi
Gönlüm visâl-i vasluñ ile muktedâdadur
Pervâne tek yanar bu gönül şem‘-i rûyuna
Âteş içinde cân ü tenim bir safâdadur(1)
Sultân-ı hüsne bende olan gam yer mi hiç
Çün sermedî sefâsı o zıll-i hümâdadur
Tâc ü serîr-i mülk-i cihan bir pulla değmez
Gönlümsə bâd-ı vasl ile pür-iştihâdadur(2)
Yansın vücûd-ı âşık-ı şûrîde şevk ile
Her bir ser-i mû zerresi nûr-ı ziyâdadur
Kan ağlasa bu dîde-i hûn-bâr u bî-karâr
Sırr-ı muhabbet elde değil kibriyâdadur(3)
Devr eyler ise çarh-ı felek cevri eksilmez
Çünki ümîd-i vasl yine bir hüdâdadur
Ağyâre meyletme nitekim yâre-i dilim
Âşık ki kûy-ı yâre erip mültecadadur(4)
Mecnûn-ı aşk olanlara meyl eylemez cihân
Gözyaşı seyl-i katre gibi bî-bahâdadur
Bî-fâide bu ömr-i azîzi heder kılma
Âşık olan bu âlem-i fânîde yâdadur(5)
Ağyâre lutf edip bize cevr eyleme meded
Dil bir bakışla lutf-ı keremden revâdadur
Kıl bir nazar bu bî-kese ey şâh-ı mülk-i hüsn
Lutfuñ umar gönül ki fakîr ü gedâdadur(6)
Sînemde tîr-i gamzelerüñ yâre-i kadîm
Gönlüm hayâl-i leblerüñ ile gıdâdadur
Düşdüm belâ-yı hüsne meğer kılmaduñ meded
Âdem ki zâr ü bî-kes ü hem müptelâdadur (7)
Ahvâl-i dil mufassal u şerhi beyân-ı derd
Her şeb durûd u gırye vü âhım du‘âdadur
Ağlatma zârı hicr ile ey büt-i nevmîd
Bîçâre âşıkuñ gözü pîş-i fenâdadur (8)
Gülzâr-ı hüsnüñ içre açılmış bedî‘ güller
Bülbül misâli âhım o zülf-i siyâhdadur
Gönlüm tutuldu bendine ey ma‘şûk-ı cihân
Can mürgü dâm-ı hüsne düşüp derd-i nâdadur(9)
Geçsin zamân u devr-i felek gam değil bana
Aşkuñ nişânı cân u gönülde bekâdadur
Hiç kalmadı karârı bu virâne hâtıruñ
Son demde bile zikri o şîrîn-nedâdadur (10)
redfer
*
Günümüz Türkçesiyle açıklaması:
1. Açıklama: Saçının hayali başıma bir taç gibi oturdu; gönlüm senin kavuşmana tabi olmuş durumdadır. Bu gönül yüzünün mumuna kelebek gibi yanar; canım ve bedenim bu ateşin içinde bile bir zevk ve safadadır.
2. Açıklama: Güzellik sultanına kul olan hiç keder çeker mi? Çünkü onun ebedi sefası Hüma kuşunun gölgesi gibidir. Dünya mülkünün tacı ve tahtı bir pul bile etmez; gönlüm ise kavuşma rüzgarıyla tam bir arzu içindedir.
3.Açıklama: Çılgın aşığın bedeni aşk arzusuyla yansın; saçının her bir teli ve zerreleri ışık nuru içindedir. Bu kanlı ve kararsız göz kan ağlasa da yeridir; çünkü sevginin sırrı insanın elinde değil, Yüce Allah'ın katındadır.
4. Açıklama: Felek döndükçe eziyeti eksilmez, fakat kavuşma ümidi yine de tek olan Allah’tadır. Yabancılara meyletme; zira gönlüm yaralıdır ve sevgilinin semtine ulaşıp ona sığınan bir aşık halindedir.
5. Açıklama: Dünya, aşk mecnunu olanlara ilgi göstermez; oysa aksine akan damla damla gözyaşı paha biçilemez değerdedir. Bu değerli ömrü faydasızca heba etme; zira aşık olan kişi bu geçici dünyada hayırla anılacaktır.
6.
Açıklama: Yabancılara lütfedip bize eziyet etme, imdat! Gönül, senin tek bir bakışınla lütuf ve cömertliğe layık olur. Ey güzellik mülkünün sultanı, bu kimsesize bir bakış at; çünkü bu fakir ve dilenci gönül senin ihsanını ummaktadır.
7. Açıklama: Göğsümde yan bakışlarının oku eski bir yaradır; gönlüm ise dudaklarının hayaliyle beslenmektedir. Güzelliğinin belasına düştüm ama bana yardım etmedin. İnsanoğlu zaten inleyen, kimsesiz ve aşka müptela bir haldedir.
8. çıklama: Gönlümün halleri ayrıntılı, derdimin açıklaması bellidir. Her gece dualarımda yakarış, ağlama ve ahlar vardır. Ey ümitsizlik veren güzel/put, ağlayan bu aşığı ayrılıkla ağlatma; çaresiz aşığın gözü zaten yokluğun/ölümün eşiğindedir.
9. Açıklama: Güzellik bahçende eşsiz güller açmış; bülbül gibi olan ahım ise o siyah zülfüne takılmıştır. Ey alemin sevgilisi, gönlüm senin tuzağına tutuldu; can kuşu güzelliğinin ağına düşüp inleme derdine müptela oldu.
10. Açıklama: Zaman geçsin, felek dönsün; bana tasa değil. Çünkü aşkın izi can ve gönülde ölümsüzdür. Bu yıkık gönlün hiç sabrı kalmadı; ama son nefesinde bile anacağı ses, o tatlı sesli sevgilinin sesidir.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.