Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Yazınızın başında sözünü naklettiğiniz tabiinin büyüklerinden Hasan-i Basri Hazretleri zamanında bir hanım evinden uğurladığı eşine “ Efendi aman dikkat et. Bana ve çocuklarına sakın haram rızık getirme. Helalinden kazan getir. Bizler açlığa, yoksulluğa tahammül ederiz ama cehennemin azabına tahammül edemeyiz. “ Dermiş. Erkek de helalinden kazanabilmek için vargücüyle çalışır be kazanmışsa “ Bugünkü rızkım bu kadarmış” Diyerek daha fazlasına tamah etmezmiş. O asırlarda müslümanlar daha sahabenin yaşantısından kopmamışlardı. Ama günümüzde lüks ve şatafatlı yaşam insanları bu hassasiyetten uzaklaştırdı. Şimdi helal haram sınırına riayet eden kalmadı. Yeter ki gelsin, ister helal olsun ister haram. Bu hassasiyetten uzaklaşan müslümanın inancı da zayıfladığı İçin Allah’ın rızka kefil olduğu şuuru aklına bile gelmiyor. Okuyanı tefekküre sevkeden güzel bir yazı. Kaleminiz daim olsun değerli üstadem. Selamlarımla.
Sevgilinin duruşu, gülüşü, bakışı, hasılı kelam ondan kalan tüm izleri, umudu birer sanat eseri gibi işlenir. Elif şair de öyle güzel işlemiş ki bu duyguları, hayranlıkla okuduk. Netice itibariyle, hasret ve hayranlık ve bağlılık, şiirde birbirini besleyen iki nehir gibidir. İnsan, hayran olduğu güzelliğin uzağında kaldığı için hasret çeker; hasret çektikçe o güzellik gözünde daha da devasa, daha da erişilmez bir şahesere dönüşür. Benzetmeler ve tasvirler, kalbin dilini tercüme eden elçilerdir. Şair, sevgilisini gökyüzüne, mevsime, suya ya da ateşe benzetirken ''Sen benim bu dünyayı algılama biçimimsin. Sen varsan dünya dönüyor, sen yoksan gerisi sadece kupkuru bir boşluktur'' demek istiyor. Bir nefeslik, bir göz kırpımı kadarlık o daracık zaman dilimi "bir elif miktarı" kendine yaklaşmak, sevgilinin çekim alanına girmek, ve gözlerin karasına yenilmek, işte bu mağkubşyetin en güzeli olsa gerek.. İnsan ancak böylesi bir derinliğe yenildiğinde gerçekten özgürleştiğini hissediyor dem...
Bu muazzam şiirde Elif şair sevdiğine duyduğu hasreti ve fedakarlığını tasvir biçimi ve ona duyduğu hayranlık alelade bir beşeri aşkın sınırlarını fersah fersah aşarak mistik, felsefi ve adeta kutsal bir boyuta ulaşıyor. Bir şiir düşünün; kapısından içeri adım attığınız an duvarları ortadan kaldıran ve sizi kendi gökyüzünün altına alan bir evrene dönüşsün. Sizi sadece okuyucu kılmasın, sahnede unutulmuş bir aktör, rüzgârda savrulan bir yaprak ya da o kırık bir aynanın ta kendisi yapsın. Şiirin gerçek gücü insanı kendi kapsama alanına dahil etme biçimindeki o büyüleyici kuşatıcılıkta saklıdır desek yeridir. Sevgili Elif şairin kalemi bu kuşatıcılığı o kadar sessiz ve derinden muktedir kılıyor ki, şiir bittiğinde kendinizi upuzun bir kışın ortasında, elinizde bir elif miktarı umutla buluyorsunuz. Şiiri bu denli yüksek bir kürsüye yerleştiren ilk unsur biçimsel mimarisi ile içeriksel derinliğinin gösterdiği o kusursuz uyum olsa gerek. Birine duyulan hasreti ve hayranlığı yalın bir d...
Gah çıkarım gök yüzüne seyrederim alemi Gah inerim yer yüzüne seyreder alem beni. NESİMİ Sen de öylesin. Gah ''Dünyada Gördüğüm Tek İnsana İthafen'' Diyor, gök yüzüne çıkıyor, alemi seyrediyorsun. Gah '' Şarap Gibi Kadınım '' Deyip yer yüzüne iniyorsun, alem seni seyrediyor. Ne diyelim. Rabbim hayırlara vesile eylesin. Bu arada şiir oldukça güzeldi. Zaten senin kaleminden kötü şiir çıkmaz. Ah bir de öfkeni kontrol edebilsen... ( O kötü huy bende de var maalesef ) Allah'a emanet olasın.
Günün şiirini ve şairin gönülden kutluyorum selamlar sevgiler
Hasretin bağrımı yakar ha yakar Gözyaşlarım çağlar, akar ha akar Hangi yöne dönsem hep sana çıkar Yoktur senden başka yol kara gözlüm. Dedim ben de bu güzel şiire.. Candan tebrikler. Selam ve sevgiler.
Aslında böyle çok uzun dizeleri olan şiirleri pek sevmem, okumak da istemem ama içimden bir ses '' Elif Erdem yazmışsa okunur.'' Dedi. Okudum, şimdi diyorum ki '' İyi ki okumuşum. '' Hem beni yanıltmadığın için hem de derin derin şiir soluttuğun için Can-ı gönülden hem tebrik hem teşekkür ediyorum. Selam ve saygılar.
Senelerce İstanbul'da yaşadım ama nasip olmadı Yahya Efendi Mezarlığını ziyaret etmek. Ama Eyüpsultan Mezarlığı delikanlılık yıllarımın en değişmez mekanıydı. Dede Efendi'den Mareşal Fevzi Çakmak'a kadar kimler yoktu ki o mezarlıkta. O mezarlığın da bugün halen en sadık sakinleri kedilerdir. Onlardan sonra yaz mevsimleri için leylekler. Eskiden geceleri şarapçılar da Eyüpsultan mezarlığını mesken tutar, orada kafa çekerlerdi. Şimdi bildiğim kadarıyla temizlenmiş oralar şarapçılardan. Ancak yazınızla bir şeyin daha farkına vardım: Mezarlıklardan feyz almak için oralara sabah ezanından önce varıp ezanın okunuşunu o mekandan dinlemek gerekiyormuş. Ne diyeyim bilemiyorumO kadar güzel yazıyorsunuz ki, bunları okuyup da kendinden bir şeyle bulamayacak herhangi bir insan tasavvur edemiyorum. Can-ı gönülden tebrikler. Selam ve saygılar.
Günün şiirini ve şairini kutluyorum. Selamlarımla.
Ne güzel bir esinti İçtenlikle tebrik ediyorum Sevgilerimle dost yüreğinize
Ne güzel bir yazı ki hemen aklıma Hazreti Ali r.a Efendimizin o veciz cümlesi geldi ''Allah rızka kefildir ama imana değil o yüzden rızkınızı değil de imanınız dert edinin.'' Bütün canlıların rızkı Rabbimin elinde o istediğine daraltır istediğine de artırır bize de buna iman etmek düşer. Zekat Müessesi diye bir olgu var Müslümanların hayatında... Vesveseler durmaz ama Rahmana teslim olanlarda bu vesveselerden kolay kolay etkilenmemeli diye düşünüyorum...
Hani içini dökse insan bu kadar olurdu dersiniz. Şiirin satır aralarına sızmış canıyanmışlık baştan sona kadar götürüyor soluksuz Kutlarım Sevgili Elif
Neydi seni onca zaman sonra cesaretlendiren? Bir zamanlar kalbinde tüterken ocağım, Şimdi gurbet kokan türkülerde Beni arama isteğin neydi? Onca yıl tek kelime düşmemişken kalemime, Saçlarımı okşayan bir yel misali Gelip dolandı yüreğin. Dünyamın ekseni kaydı şimdi… Bu yağmurların susmamasına Artık şaşırmaman lazım. Bahçelerinde bahar eksik kaldı, Yaz mevsimini unuttu iklimler. İçimde kaldı gururum, Yıllar önce tüküremedim içimdeki acıya. Oysa avlumda, Senin yağmur damlalarında karılacaktı toprağım. Sonra gözlerinle ısınacaktı Üşüyen bütün mevsimlerim. Şimdi bozkır kadar kurağım; Yanı başımda bir akarsu çağladığı halde... Bazen insanı, atamadığı adımlar eksiltir; bazen de attığı adımlar felakete sürükler. Bu yüzden yaşanmamış hiçbir acı ya da tecrübe hakkında kesin konuşmamalı insan. İçinde hâlâ yazdıran bir şeyler varsa, o ışığa tutunmalı. Çünkü insanın içindeki ışık söndüğünde, hiç ummadığı insanlar karanlıkta kalabilir..
Kutluyorum günün bu güzel şiirini akıp gitmiş mısralar...
Gerçekten müstesna bir şiir Özü anlatan
Güne gelen şiiri ve şairini kutlarım saygılar selamlar
Kapital sistem nasıl cebimizdeki son kuruşa kadar göz dikiyorsa, dilenciler de aynını yapıyor. Biri ürün , hizmet vs ,v.d'le kapital sistemin satışı. Güncellenmiş dua, beddua dilencininin satışı. Görücüye çıkan ne ve tabi ki para.
Bir Karsi klasiği siz hep aşka yazın çok yakışıyor.. Tebriklerimle.. Selam ve saygılarımla
Hay yaşayın siz. Komşum bana anahtar çoğaltacak altınlarını teslim edip gidecek kadar güvendi fakat arkamdan konuşup kuyumu kazarken kendisi düşenlerin haddi hesabı olmadı hayatım boyunca! Ben güvenilmez kötü biriysem komşum nasıl bana bu kadar güvendi ki on yıldır en yakınımda yaşıyor peki öyleyse sorun neydi konuşanların? Sadece hasetlik başka hiçbir açıklaması yok! Herkesi kalbinin yemine hapsedip devam etmek en güzeli.. Yüreğinize sağlık gümbür gümbür bir şiirdi vesselam.. Selam ve sevgilerimle 🌹