Hayat Durakları
Birilerinin yürek ucundan geçmek midir hayat?
Veya gölge gölge yollarından geçerken, duraklarındaki ayak izini sevmek midir bir akşam vaktinin garip hayalinin? Yüzünde buruşturduğun bir tomar defter kağıdının, ayak ucunda sararan yapraklar gibi hüznünü sürmek midir?
Bir çay bahanesine ısıttığın yüreğinin demlenmiş buğusu mudur?
Teğet geçtiğin gülüşlerin dudak ucuna düşen özlemiyle yapayalnız iç cekişlerin midir, hayat? Bir kapı önü, bir duvar yanı, bir sokak arası, bir yol boyu, hele bir yol bakıp da geçiverişlerin mi? Issızlığa sığınmış ısınamayışların mıdır yoksa?
Bir bilmeceye başlayıp da sonundaki suskunluğunu bitiremeyişindir hayat bazen.
Ya da akşamları bir cam kenarından bir can yanına koşar adım aldanışlarındır.
Hayat, gökkubbenin seherinden gün batımının umuduna, sümbülün baygın kokusundan leylağın tutkulu eflatununa bir hevesle atlayış, hüznün renginden sevincin büyüsüne sarılıştır. Çünkü hisler, hayat duraklarındaki önsözlerdir.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.