Yüzümdeki Boşluğun Odaları
"pantolonsuz kara basan çocuklar gördüm sonra
tırnakları sökülen kadınlar
ve kar altında gezinen hayatlar.
ağladı(m)(k)"
göz çukurlarımda geziniyor, acısını arayan milyonlarca sözcük
durgun ve sessiz kana kalıyorum atlasını şaşırdığım boşlukta
daha fazla sallanmak istiyorum
mesela bir ipin ucunda,
aklımın bağdaş kurduğu çocuk salıncağında.
adını her sakladığmda
ancak bu kadar derinleşirdi içimdeki yara
aras ın yorgun yüzüne çarpıp tüm küskünlüğümü
ıslak dilini anıyorum
beni de seni de ağlatan serçelerin şarkılarını duyuyorum
üstüme devirdiğin karanlığına küfürler savurup
gün yüzünü koynuma alıyorum.
ay çıplıklığımla alay ediyor
tam göğsüme bakışlarını fırlatıyor
seni ellerinden tutup
dizlerimin önüne seriyor
sonra da bir kuş gibi göğe yükseliyor
sarı saçlarının tekürürü olmayı diliyorum yalnızlığımın en bakir saatinde
çıplak ayaklarınla bastığın ıslak kum tanelerinden biri,
yüzünü yıkadığın su ya da
ille de öleceksek tabutundaki çivi.
geberen bir düşle gecelere gebe kalmaktan korktum
sesimdeki duman ve soğuk
serimde aşk ve acı
yağmur düşkünü kurak kentlerin sancılı yalnızlığı
yağmurluk giymek
ve bir şehri sen yüzünden terketmek
hangi masaldan dökülüyor bu saçmalıklar.
üşümemek için düşündüm istanbul u ,
önsözlerini ve ünsüzlerini
karanlık bir köşede öpüşen fahişeyi
güzeldi
is ve kömür dumanlarıyla boyanan şehir neyse
akşam üstü pencereden bakınca gördüğüm şey de oydu
karanlık ılık ılık damlıyordu içime
bin defa bozduğum yemini
ve seni ve beni
yüreğime alıp
usulca saklıyorum bizi.
kimse görmesin
kimse sevmesin
kimse ...
bulutlar ayaklarımın altında
tozlu şehirlerin hemen etrafında
ölüm bir kara tahta kadar yakında
ecel senin avuçlarında ?
Yüzümdeki Boşluğun Odaları başlıklı yazı Deniz Pınar tarafından
15.03.2013 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.