Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Flu

O gün altıncı katta pencereyi açmıştım.

Elimde kahve fincanı vardı.

Hava soğuktu.

Aşağıya baktım.

İzdüşümüm çam ağacına denk geliyordu.

"Ya kurtulursam" dedim içimden.

"O zaman ne yaparım ? "

 

 

" İnsan çok garip değil mi ? " demiştin o son görüşmemizde.

" Olmaz sanıyor , oluyor. Sonra yeniden alışıyor ,sıkılıyor. Nasırlaşan bir yaraya dönüşüyor insanın kalbi. Söz de göz de dokunamıyor bir süre sonra. "

 

İkimizi anlattığını bilmeden mırıldanmıştın tüm bunları. Karşında benden nasıl koptuğunu bir kez daha izliyordum. İçim çok acıdı , kalbim de. Yol ve yolculuklarım, aldığım yaşım , sana doğru verdiğim nefes acıdı. Ama sen  acımadın bana. Herkes gibi alıştın ve uzaklaştın.

 

Ben seni hiç suçlamadım. Kimseyi suçlamam ki ben , bilirsin. Hep hata bendedir. Köpek ısırsa durduk yere ben korkmuşumdur oda hissetmiştir mesela. Yolda çukurlara düşsem aklım gökyüzünde olduğundandır. Çiçekler ölürse penceremde yok hayır bakamamışımdır , ondan. Ben nasıl bir safım , öyle bir saflık düşle ki hep ben başaramadım. Yaşamak dahil.

 

Ne önemi var şimdi yalnızlığımızın… o da yan yanayken güzeldi mesela.

 

Koyu bir karanlığı iğne ucuyla delerken güzeldi yalnızlık.

 " Aman ışığı kim  ne yapsın "demiştim .

" küçücük bir delik açabildiysek peşinden koşmak istediğimiz hayata, bu büyük bir yırtılmanın habercisi olabilir elbet."

 

Kusura bakma çok hayalperest kalakalmıştım o gün karşında. Tiyatral bir havada söyledim tüm bunları , elim adeta o karanlığa doğru uzanmıştı havada , bu büyük hayale  - sen – bile inandın o gün. İşte tüm bunları yaparken güzeldi yalnızlık.

 

Bir yönetmenin gözünden hayata bakarken , bir müzisyenin kulağından dünyayı dinlerken ki arada kaçırmamacasına detaylarını müziklerin , o kadar geçerken kendimizden "saçmasapan bir şeyler konuşmak da ihtiyaç " demiştim.

 

Konuşmalıydık, yoksa deliliğimiz herkese yayılacaktı… oysa bir birbirimize anlattık yaptıklarımızı , yapamadıklarımızı , yapacaklarımızı ve ötesinde yapmamız gerekenleri. "ben bu kareyi hiç sevmedim " demiştin.

Yağmurlu bir akşamüzerine yatay düşen tüm kelimeler bir ok gibi zamana saplandı.

 

İnan hiç farkı yoktu kelimelerin okyanusa çakılan bir uçaktan. İçimizde türlü türlü can  ,can çekişirdi. Hayat meydanlarında insanlar , bahis masalarında hırs , ateşli bir kavgada gömlek yakaları , gibi gibi uzardı hiç sevmediğim çekişmeler. En güzel çekişme kovalamaca oynayan çocukların uzayan kıyafetleriydi. Ah keşke böyle eskiseydi her şey hayatta. Gülerek , kahkahayla… bizde mi böyle eskidik , çok mu oyunlar oynadık sonra çok susayıp çok mu sarıldık birbirimize. Yağmur yağıyordu ,çocuklar kuytulara koşuyordu ,ıslanıyordu … biz birbirimize baktık, sustuk... Güzeldi yağmur. Ama işte – bir uçağın okyanusa çakılması gibi düşüyordu damlalar – içimizde türlü türlü can , can çekişiyordu.

 

Zaman çok hızlı geçip gidiyordu. Her yeni günde daha az hatırlar,  iyiden iyiye özlemez de oldun beni. Her şey eskiyordu. Dilden kayan kelimeler aniden parçalanıyor , eksiliyordu cümleler.

 

-         nasılsın

-         iyiyim , ya sen

-         ben de iyiyim.

 

Sonrası sessizlik , sessizlik , sessizlik…

 

Ne önemi var şimdi yalnızlığımızın… o da yan yanayken güzeldi.

 

Şimdi o bile çirkinleşti.

 

19.05.2014

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Flu

ÇİLER GÖKSEL ÇİLER GÖKSEL