Demir attık yalnızlığımız da özlemlere
Kokusunu çektik ancak aşkın sevdanın
Yediveren hakimiyetinde gönüllerde
Ağır gelsede kimliğimizin can evinde ki esareti
Cesareti yazdık işledik yüreğimizin en kuytusuna
Herkesin anlam yüklediği bezim farketmediğimiz
Yolları mızın kıvrım kıvrım eğildiği, suskunluğa
Boyun eğmek gereken gönlün çıkmaz sokaklarına
Diz çöktü güneşin muhteşem doğuşu
O zaman anladık ki özgürlüğün devasa büyüsü
Esaret yüreğin gölgesinde bile esamesi okunmuyor
Yüreğin ikrarı bırakıyor yerini dilin kemiğine
Batan Güneşin Doğmayan Aydınlığın da
Yüreklerde açılacak pare pare sancıların eşiğine
Aslında yok farkı hiç bir canlının diğerinden farkı
Hepsinde aynı mekanizma dem vuruyor
Batan Güneşin Doğmayan Aydınlığı
Var olmanın bilincini yüreklere kazımaya
Sevmek sevilmek mükemmel olmak şuurunda
Güzellikleri harcamak pahasına egonunun hâkimiyeti
Dil döktürüyor boyun eğdiriyor gururun pençesinde
Garipliği beyinlere kazımaya...
15.05.2016 P.ÇETİN Ankara
Not:
(
Batan Güneşin Doğmayan Aydınlığı başlıklı yazı
Kara kız tarafından
15.05.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.