Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Kentleşen Şehir

Kentleşen Şehir

…..ben ebrar , içimdeki kendimden kaçıyorum , dersler çok fazla ileri gitti sanki , her biri yoruyor  hepsi üzerime geliyor , bu yıl mezun oluyorum okul ve arkadaşlarımdan kopacağım diye mi ? bilmiyorum , boğaza nazır kıskanılacak kadar güzel okulumdan ayrılıyor olmak sarsıyor mu yoksa beni ,  ‘’bensiz olmaz bu güzellikler  ‘’ diyorum , erguvanlar da açtı , daha bir renklendi sahiller boğaz ve yedi tepe , her ders ve teneffüs neşe içinde bağrış çağrış mutlu olduğum boğaz gören koridor bile bana iyi gelmiyor , çok sevdiğim arkadaşlarım bile şu an uzak durmalı benden , git başımdan nazlı,Rabia,elif ,nihan öykü , azra , eylül ,hatta hatta Zeynep sude , üşüşmeyin başıma , beni de sürüklemeyin sevinçlerinizle , hiç keyfim yok , yaa hepsi birer yıldız çok iyi güzel arkadaşlarım , ancak bugün sırası değil , uğraşamam doğrusu , sebepsiz neden niçin siz bir sıkıntı var içimde , bundan kurtulmalıyım  ama nasıl ,  fakat son günlerde beni iddialı düşünceler ve sorgulamalar sardı , herkes şaşıracak ama ne yazık ki doğru  , peki nedir bu , benim gibi yerinde durmak bilmez çat pat neşe sevinç kaynağı olan bende sıkıntı ne gezer olmalı değil mi ? , işte ben de bunu paylaşmak istiyorum , içimden konuşarak konuşmak istiyorum , üç gün önce derste öğretmenime(mustafa kaya) bir soru sormuştum , neden mutlu değiliz en ileri modern teknoloji rahatlığına rağmen ,insanlar niçin mutsuz , öğretmenim soruma mı cevap verdi yoksa daha geniş açıdan konuya bakmamı mı istedi bunun düşüncesi içindeyim , aynı şunları söylüyordu : ''...dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yaşıyorum ama , duvara gömülmüş evlerden ibaret yerleşim anlayışlarımız estetik ve güzellikten uzak  olması kahrediyor , giderek şehirlerimiz teknolojinin soğuk yüzünün işgali altında , nefes almakta zorlanıyorum, , mutlu sağlıklı sevinçli günlerle ömür geçirmek neredeyse imkansız , metal ve demir yığını şehirlerimiz bizi yok ediyor giderek ,bir zamanlar siyah beyaz o günlerde tüm yetersizliklere rağmen şehrin ,tatlı bir huzur , bir doğallık ve ferahlık içinde oldukları  söylenir , oysa şimdi pek çok güzelliğin neredeyse kaybolması söz konusu , ancak her şeye rağmen günümüz teknoloji ve modern gelişmeler bile yaşadığım şehrin büyüleyici güzelliğini silmekten aciz kalmıştır , yine de her zamankinden daha dikkatli  olmalıyız şehrimizi korumakta ,temiz tutmakta ve değer vermekte kendimizi çabuk tutmalıyız , her ne kadar geçmişin doğal içten samimi renk ve çizgilerinden uzak kalınsa da , konuşulmaya başlanınca beni bir dikkat heyecan alır  , o yılları ve dönemleri dinlemek bana hem ilginç geliyor , hem de bambaşka bir gezegeni tanıma imkanı veriyor hissine kapılıyorum , bu beni heyecanlandırıyor, şehrin gözlerine mil çekili gibi güzellik katan hisar ve surların dünden bugüne taşıdıkları inanılmaz hikayeleri sürüklüyor beni , teknolojinin doğal olan her şeyi yırttığını ve kirlettiği çehreye makyaj yapmakla meşgul olduğunu  , mavinin ve yeşilin şehrini  beton duvarlarla neredeyse gömdüğünü düşünüyorum ,Çengelköy sırtlarından Avrupa yakasına bakıyorum , abd ve Avrupa ülkelerinde görmeye alıştığımız bir şehir görünümü , akıllı binalar,plazalar,çelikten betondan yükselen yerleşim mekanları , ,ofisler,avm ‘ ler ..vb, boğaz ile uyum içinde gelişmeyen değişimleri bunları görmek içimi acıtıyor , her gün artarak yayılan modernizmin çatışmacı yüzü mavi şiir şehir istanbul’u uzaklaştırıyor bizlerden , farkında değil miyiz ....! '' , hayli konuştuğu süre içinde bunları hatırlıyorum ,  bu ve benzeri konular beni düşündürüyor , yoksa nazlı hilal arkadaşımın dostluğunu görmezlikten gelir miyim , Rabia nur’un gülümseyen aynı kafa arkadaşlığını istemez miyim , elanur’un gizemli sessizliğini merak etmez miyim , azra şenel’in çocuksu dostluğu,Zeynep yılmaz’ın ciddiyetini,elif atakan’ın doğrudan gerçekçi açık sözlü duruşunu , miray’ın doğal saçları , idil’in kendi güzel dünyasını, şarkıları güzelleştiren irem’in  sesi, Zeynep sude’nin kah rüzgarla yarışan enerjisi , kah durgun bir su gibi kalışı , düşüncelerini paylaşmayan nihan’ı, ezginin günlüğü gibi n.ezgi’yi nasıl hatırlamam , i.çakmaktaş’ın hiç geçmeyen tebessümü , elif’in zor gülen yüzünü ve  diğer sınıf arkadaşlarım , umurumda olmaz mı hiç ? nasıl ki bensiz olmaz ! , onlarsız da asla olmaz okul yıllarımı hatırlamak ..

09.04.2019 / çengelköy
mustafa kaya
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kentleşen Şehir

cirik cirik