/suya düşmeden de ıslanabileceklerini söylemelisin hayallerine
yağmurda yürümeyi öğretmelisin mesela /
I
suskunluğunu kimsenin dinlemediği bir çocuk masalıydın
içinde biriken koşma hevesini, yollara sığdıramıyordu adımların
söylenmemiş tümcelerin sarhoşluğundaydı için, gün doğdukça
ve sen doğdukça yeniden, çocuk olup susuyordu kahramanlığın...
II
yazdıklarını kimsenin okumadığı bir çocuk şiiriydim
yüreğimde yetişen lirik hislerimi sayfalar sahipleniyordu
hiç yazılmamış hecelerin peşindeydi içim, gün battıkça
ve güneş battıkça yeniden, sabahlarım şair olup konuşuyordu
III
kimsenin yaşamaya cesaret edemediği bir romandı aşk
yarınlarına uçurtma borçlu ellerin yazdığı...
bir masaldı, bir şiirdi hayat... camlara vuran güneş, yağmur oldukça
ıslattıkça saçlarımızı yeniden ve zaman geriye doğru akmadıkça
ve vuslatına, gözyaşından yollar yaptıkça sevdalılar
ayrılığı bir çöp kutusuna hapsettikçe elleri
ve çocuklar ve masallar ve şiirler dokundukça bize
alıp götürdü kelimeler hiçliğimizi...
/masalları severek de büyüyebileceğini söylemelisin çocukluğuna
bir varmış bir yokmuş'un yokluğunu silmelisin mesela/
(
Yağmur Surları başlıklı yazı
BüşraNazlı tarafından
29.05.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.