Üniversiteye Giriş Sınavı tek basamaktı; bu sene iki basamak haline geldi. Gençlerin geleceğini tek sınava bağlamaktan iyi bir gelişme. Daha önce bu imtihanın öncelikli meselesi, “başörtülü olarak” sınava almama meselesiydi. Bu senenin “Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı Uygulama Yönergesi’ne göre, cep telefonu ilk sırayı almış gözükmekte.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen 19. madde Kamu Çalışanlarının kılık-kıyafet yönetmeliğini içermekte; bunun 5. maddesi ise “başın açık olması’nı öngörmektedir. Sınav görevlilerini ilgilendiren bu konu “sınava girenlere de” dayatılmaktadır. Ben, tarım ve hayvancılık toplumundan sanayi toplumuna geçen kuşaklardanım. Misal bu ya, çiftçi acemi tosunu kart öküzle çifte koşunca acemi tosun boyunduruğun altında yere yatarmış fakat çiftçi koca öküze dayak atarmış. “Sen ona –yatması için- göz kırpıyorsun!” diye. Büyükler açınca küçüklere de açmak düşmektedir. Henüz çifte koşulmamış olsa bile.

Kanuna yönetmelik ekletenler, henüz üniversite öğrencisi olmayan adaylara da “baş açık olmayı” yıllardır dayatmaktadırlar. Uygulama Yönergesi’nin başında, (s.1) “Sınava başörtülü olanlar alınmayacak” derken ardından (s.17-b) özel talimat verilmektedir:

—Başörtülü olarak girmişse, salondan çıkarılması yolu tercih edilecektir.

—Açık girdikten sonra salonda başını örtmüşse, uyarılacak; açmasa “sınavı geçersiz sayılacaktır” ibaresi yazılacaktır.

Görüldüğü gibi ÖSYM, çağdaş ülkeler gibi A, B, C planları yaparak -dayatma konusunda- bütün önlemleri almaktadır. Aslında “uzaya uydu gönderecekti” ama 30 yıldır bu başörtüye takıldığından; füze kalkış yapamamaktadır.

ÖSYM geçen yıllarda adaya “çiş yapma hakkı” tanıdığında sevinmiş; kayserigundem.com’da, “ÖSYM Sınavında Özgürlükçü Bir Gelişme” başlığıyla sevinç ve umudumuzu dile getirmiştik. Ancak şimdiye kadar olumlu bir gelişme görmedik. Öğrenci olanların, Fakülte giriş kapısı önünde başlarını “kuzu kuzu açmak zorunda” kaldıklarını kör gördü, sağır duydu. Onunla ilgili görüşlerimizi yine aynı yerde “Utanç Duvarı” başlığıyla dile getirmiştik.

Bu başörtü nasıl bir şey ki… Meclis’e giremedi; haddini bildirdiler. Başbakanlık konutuna giremedi; eşinden ayırdılar. Cumhurbaşkanlığı köşküne giremedi; çünkü bazıları içlerine sindiremediler. Oysa komutanlara milli mücadele yolunu açan Sütçü İmam’ın ilk kurşunu, başörtüyü çeken Fransız askerlerine sıkılmıştı. İlk millet meclisini kuran sarıklıların, feslilerin kadınları başörtülü idi. Kahraman Maraş’ı işgal etmeyen Fransalı Fransızlar, laikliği icad eden, birilerine dikte ettirenler bunu problem edinmiyor. Size ne oluyor ki…” demiştik.
O günden bugüne değişen ne oldu? Cumhurbaşkanı ve başbakanın eşi ferdî olarak örtülü. Millet istediği için, oraya gönderilen iki kişinin, eşi oldukları için. “İstisnalar kaideyi bozmaz.”

Bu konuda, önceki yıllarda görülen tepkiler görülmez oldu. Eşi başörtülü olmayan iktidarlar zamanında, iktidara yapılan muhalefet artık yok. Galiba millet beklentilerini, gönderdiklerinden bekler oldu. Onlarınsa hiiiiç acelesi yok. Çünkü bu zulmün devamı, onları iktidara taşımaya devam ediyor.

Kurbağa yiyen mutfak kültüründe, kurbağayı haşlamak ve pişirmek sorun oluyor. Sıcak suya atılan kurbağa, ani bir refleksle sıçrıyor ve haşlanmaktan kurtuluyor. Tutup tekrar atıyorlar ama yine sorun oluyor. Adamlar, konunun “duyarlılık’tan kaynaklandığını keşfedince, kurbağaları normal suya atıp alttan yavaş yavaş ısıtmaya başlıyorlar. Kasılıp sıçrayan kurbağa yavaş yavaş ısındıkça yazılıyor; 4x4 bacaklarını kıpırdatmadan “haşlanmış kurbağa” haline geliyor.

Galiba, kurbağa testine tabi tutulduk.

“Ilımlı İslam” dedikleri de bu olmasın?!.

( Kurbağa Testi başlıklı yazı Mustafa IŞIK tarafından 13.04.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu