Günün Güzellıgıne Ve Sana Sonsuz Tesekkürlerımle
Sevgili kardesim,
sair-yazar HACI IBRAHiM SAGIR`a hithafen ..
Biz…simdlerde MAGAZIN
BAGIMLISI ahmakliga kul köle kilinarak ihmal ve ihanat edilen EDEPTEN EDEBIYATA
tüm toplumsal degerlerin kokusmus cürümüslügü bedelindeki her insani yüzlesmeye
cekip sürükledigi en sapkin , cani, yaratik, mahluk ve VAHSET bagimliliginin icindeki iltihaplasmalari disa vurdugu ve ciban basi
durumundaki toplumsal cüzümsüzlüge bireysel yerinden kanayan ve bütün toplumu
sabahtan sabaha kadar dönderip kivrandiran ve herkesin yillar yili kayitsiz
ilgisiz soyut yapay kalmalar sonucu bir noktadan sonra kendini tanimladigi NARiN…NARiN…NARiN…NARiN..sebepler
sonucunu senelerce yorduk yazdik irdeledik konustuk dertlestik söylestik
sevgili kardesim IBRAKIM`le. Konusup yazmaya da devam edecegiz elbette.
Sesini telefonda
duydugumda, okula gidiyormusum gibi bir sevinc, bin telas. Medrese Mekaninda
görüselim dedisek de, KALE`ye karsi ve Sehrin Meydanina bakan yukari bir yer
olsun istedik.
Yillardir bir türlü biz bize
kesismeyen ve bulusmamiza engel tatil araliklarinin uzakligi sebebini en nihayet
kocca bir hasret yanginiyla sarildik kucaklastik. Bastigimiz yeri sasiracak
derecede üstü basi tütün kokan masada zaptedilmez bir sevincin dalginligini
sanki her lafta her sözü birbirimizin dili ve keimelerinden aldik bizi bize
yudumlayarak ictigimiz hasrete tastamam ettik. Saatler ötekileri kovaladi
böylece, carsiya biraktigimiz horantayi filan töbeki unuttuk. Dertlestik de, hüzünlendik te, güldük sevine
sevine bir olduk ta..Doyduk mu bir birimize, ne gezeeeer, diyerek, nicelerimize
ve öteki bulusmalarimiza birbirimizi sarilip öpüp koklayarak görüsüp
kavustugumuzun hatirasi essiz ve emsalsiz efsanesine birbirimizin ismini yazip
yeniden görüsmelerimze ismarladik.
Günün güzelligine ve sana
sonsuz tesekkürlerimle canim kardesim IBRAHiM.
Kardesin seyfi.
…lafin sözün daha ötesi ilerisi
berisi siirin hakkiydi her daim…
EYLÜLCELERE
Eylene söylene dünya
dedigin bir avuc toprak
Bir yudum su
Bir sehimlik ömür nafakasi
Bir perdelik isik ve
gölgeler oyunu
Dünya dedigin, bir uzak yer,
bir yakin yol, bir garip diyar, dünya dedigin..
Bir rüyalik arzuhal perdesi
ve bir görümlük hasret kapisi,
icinde sakladigi sirra mesken
misafir insan dedigin bir solukluk can..
Döner bu mekanda saat
Yol isler
Ilmek baglar kördügüm
Evler yapilir bozulur, yel
eser, ates yanar, insan irgat durur kendi kendine
Güz olur, günes sogur,
dünya bir toz duman harmanidir
Eylülcelerden,
Savusur gider gülümserligin
yanaklarina dokunarak avludaki hayat..
Iraklari getirir götürür konar
göcerlige yaban kuslari
Zaman degirmeninde herkes sirra
kadem saklambaclar sürer savurur
Dünya dedigin bir dönümlük
hasat mevsimidir kimi kederin kiracinda
Kimi irem bahcelerinde huzurun…
Seyfi Karaca……..Eylül / 24
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.