
İt
Ürür Kervan Yürür
Nice
gönül erleri düştü yollara
Asaleti
ile adaleti ve insanlığıyla
Her
adımda yol taşları eylediler
Nakış
nakış gönüllere işlediler
Hece
hece dillere ezber ettiler
Kimi
zaman neyde nefes oldular
Ozanın
tellerinde nağme oldular
Sevginin
kapısını gönülden açtılar
İnsana
gönül açanlara gel dediler
Hece
hece dillere ezber ettiler.
Yol
uzun ve çilelidir dikenler batmaz
Batsa
da dikenler gül olur açarlar
Ağlamayı
bilemezler gönül erleri
Ağlasa
da arınarak akar gözyaşları
Hece
hece dillere ezber ettiler.
Hak
ile batılı birbirinden ayırırlar
Namert
ile merdi kardeş ederler
Barışa
sırt dönene “selam” derler
Heybesinde
ar-haya ile yola revan olurlar
Hece
hece dillere ezber ettiler.
Dağıtarak
giderler hayat yolunda
Nasibi
olanlar ar-hayâ kaparlar
Nasibi
olmayanlar it olur ürürler
Kervan
çıkmıştır yola ürse it ne olur
Hece
hece dillere ezber ettiler.
Kimi
zaman olur ki akıllar karışır
İt
izleri karışmıştır at izinlerine
Gel
de çık bu çarpık kul işinden
At
kişnese ne olur kervan yoldadır
Hece
hece dillere ezber ettiler.
Doğanın
kucağı sığınağıdır
Ağaç
gölgesi, birkaç lokmasıyla
Şükrün
meyvesi iki damla gözyaşıyla
Akar
durur gönlüne dinmez sızısıyla
Hece
hece dillere ezber ettiler.
Hepsine
“selam” dedi gülüp de geçti
Çıkmadı
ağzından asla bir beddua
At
iziyle it izini ayırdı da geçti.
Hece
hece dillere ezber ettiler.