Düş Kırıntılarını Savurdum Rüzgara
düş kırıntılarını savurdum rüzgara
düştü senden yıllar ötede toprağa….
gönül külünü savurdum rüzgara
seni sevdi her mevsim her zerrem
kor saltanatın kalbimde süren matem
tek vazgeçilmezimsin sen yalvardığım
seninle doğdum seninle öldüm
affet bu benim patavatsızlığım
seninle yeşerir cennet bahçem
gel gör dizelere sığmaz hüzünleri
sensiz sürüklenirim hırçın sellerde
eserim ayaz ayaz poyraz yellerinde
eğer sen yoksan
ani kopan fırtına olursun yüreğimde
gözlerine mühürlü kalırm her mevsimde
bir tek seni yazar iflahsız kalemim
sensizliğe esir düştü tüm benliğim
gözlerine kul köle oldum sefil ayazlarda
ne olurdu bir tebessüm etseydin gözlerime
ne olurdu son verseydin umutsuzluğuma
bir gelsen şiir, şarkı ve özgürlüğüm olsan
mürekkepsiz boş sayfaların beyazına
eğer sen yoksan
tütün kokusunda buharlaşan dumansın
gecelerin buğusunda yüreğimin talanısın
mehtabın şavkında tuttuğum binlerce dileksin
sisli nefesimde titreşen nice şarkısın
şiirsiz gecede ağlayan efkarımsın
güz gecesinde solan hayallerimsin
söyle daha kaç sensizlikte bedeller ödeyim Azrail'e
sırf uzaktan bakmak için zeytin rengine çalan gözlerine
benden uzaklara her adım göçlerinde...
ben hüzne serilen mevsim
güz tablosuna düşen iklim
anıp adını yakarım meşale
anılar mezarına güller ekerim
ruhumla savrulduğum kalemde
çırpınan kelimelerin ölümünde
yeminle;
adına sela okuyup susarım
derim ki; lanet olsun sana minnet eden gölgeme
lanet olsun şu harabe yığını mahzun yüreğime…
ve sonsuza dek yaşayan bir mevta kalırsın şiirlerimde,…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.