
Vurun dalgalar, vurun!
En kuytu köşeleri temizleyin sonra,
Temizlensin Hû Hû’lara karışan sesinizle
Dünyanın adaletsizliği…
Yanan yürekler serinlesin,
Selamete yüzsün suçu günahı olmayanlar!
Acılar kavurmasın artık hiçbir benliği,
Huzuru solusun, ızdırabı yudumlayanlar!
Gözyaşları karışsın içinize,
Sonra sevince dönmüş bir biçimde
Dönsün sahibinin yüreğine..
Kaç mevsim geçti hüzünle,
Ya da daha da geçecek
Meçhule uzanan gelgitlerde…
Vurun dalgalar, vurun!
Alın götürün haksızlıkları,
Vurun perçemine karanlığın!
Avazında gecenin çığlıkları
Çarparken çılgınca
Mahsun bakan gözlere,
Cayır cayır yanan gönüllere,
Azad edin, sinesi paramparça olanları!
Bırakın kor alevler içinde yananları,
İmtihan dehlizinden kurtarın ah vah ederek inleyenleri,
Bırakmayın çaresizlik içinde kıvrananları!
Vurun dalgalar, vurun!
Gecenin zülüflerinde,
Ay ışığının gölgesinde
Güzelliklere açın kollarınızı,
Salmayın celalli savruluşlarınızı,
Zaten bölük pörçük olmuş hayatlar!
Bir ışık hüzmesiyle tutun boynunu bükenleri,
Savurun tüm kötülükleri!
Her yerde can kırıkları;
Eşyanın diliyle, varlığın diliyle,
Bir olup yırtın ziyanın zifiri karanlığını..
Müslüman coğrafyam ağlıyor…