
Pencere açılıyor
Ve poyrazı hissediyorum
Rüzgar bu yamaçlarda her zaman deli bir üslupla eser
Ah bu antik yaylalar
Bu rüzgar ruhunda gizler mesajlarını kadimlikten beri
sabahın erken saatlerinde
sessiz ve yavaş yavaş
gün doğarken
sonra sakinleşir ve akşama doğru uzanır yatağına
rüya vaktidir
geceye yer açar alacakaranlıkla
ve efsaneler canlanır çalkarası bağlarda
çökelez dağının eteklerinde şenlenir zeytin ağaçları
o vakit şafak en güçlüdür
ve izliyorum sessizce penceremden
rüzgar ağaçları nazikçe bükerken görüyorum
ve ağaç tepelerindeki yaprakların valsını
deniz olmasa da bu kadim kentte
pamuk beyazı travertenlerden
maviliğin ruhu nefes verir tarihin sahnelerine
Ahilerin semâhânesinde…
Ve tarihin perdesinden süvariler dörtnala akın eder
Nice Alp ve Gazilerle deli eserler dört rüzgardan bir gök selamla tengri dağından
En önde Server ve Mehmet gaziyle ilyas)Gazi Ellez Dede
Ve durulur ırmaklar tengizli ovasında ulu yörükler otağ kurar dört bir yana…
Rüzgar bile apaçıktır bu vadide
sonsuza kadar açıktır her canlıya
Burada cennet yeryüzüne esiyor
Bu kentin
saf insanı tarihinden gelir ve uzaklara eser
yörükler göçer özlemle kadim düşlerinde
beklenen rüzgarın canlanmasıyla
bu tarihin yeni bir uyanışı, gizemli bir sürecidir