Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Küllerden Doğan Nehir




Şehrin ruhunda bir başlangıca

...


Kamburlaşan aceleci adımların ilk nefesi,

Taraçalardan, saksıların arasından inatçı bir yeşil fısıldar

Mor çiğdemler, yosun kokan soğuk taşlara narin kökleriyle inatla tutunur.

Zamanın ipeksi perdesi aralanır, Salının soluğuna karışır usulca.


Küllerden doğan bir nehir, 

sessizliğin rahminden akar  

gökyüzünün ağıdı sanki .

Yıpranmış siluetlerin gölgesi kentin unutulmuş bahçelerine düşer,

tıpkı ezgin bir şarkı gibi

zaman hangi yöne dönse de,

varlığın sızısıyla birlikte yavaşça solar.


Önce en derinindeki sırrı açığa çıkaralım.

Sonsuzluğun sessizliğinde bir an duralım.

Ama sonra... benliğinin odalarındaki yankılar ve suretinin kırık parçaları erisin sessizlikte.

Bir tüy gibi hafifleyelim.


Ey canlar, 

varlığın engin sessizliğinden kaçış yok sizlere.

Bırakın solgun bir sis bulutu olayım, 

her şeyi saran.

Ve siz de yokluk olun

Şimdi sadece dinleyin, 

o derin, sonsuz sessizliği.


Sadece dinleyin...


Ne vakit olursa olsun, 

içimde bir sızı hep vardır;

Belki de bu an, uzun bir uykudan uyanıştır.

Solgun kalsa da o özlem, karanlık sarsa da sızıyı, inan bana,

küllerimizden yeniden doğacağız.


Bilinmeyene yağan zamansız bir boşluk 

dudaklarımda derin sessizliğin hüznü yankılanır.

Varoluş nehri, solgun benliğimin narin yansıması;

hiçliğe serilmiş unutulmuş rüyaların tülü, bilinmeyen her köşe.

Öteye giden kayıp bir kelime sadece;

solgun anı, geçmişin ince tozu kokar.

Zamanın rüzgarları tüm izleri savurur, zamansız bir yankı kalır.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Küllerden Doğan Nehir

Moonlight Moonlight